Sosyal medyada takip ettiğimiz paylaşımlar, whatsapp gruplarından gelen mesajlar, facebook ve diğer uygulamaların bildirimleri beynimize yağmur gibi yağarken bu durum günlük akışımızı ister istemez kesintiye uğratmaktadır.

Bu ‘maruz kalma’ durumunu en uygun şekilde yönetmek için HANERSMAN Yönetim Danışmanlığı Araştırma ve Pazarlama Hizmetleri kurucusu Ecehan Ersöz’ün önerilerine göz atmaya ne dersiniz?

#1 Hayatımızın iplerini kendi elimizde tutmalıyız, 

#2 Kişisel vizyon ve misyonumuz doğrultusunda hedeflerimizi asgari kesintiye uğratarak gerçekleştirmeliyiz, 

#3 İçinde bulunduğumuz kıymetli anı en verimli şekilde yaşamalıyız, 

#4 Ne istediğimizi bilmeden girdiğimiz yaşam döngülerinden kurtulmalı yani akışta kalmalıyız, 

#5 Şehir hayatının stresi ve sosyal medyanın dikkat dağıtıcı etkisine karşın, sosyal hayata, sağlıklı yaşama ve yaşam amacına odaklanmalıyız. Robotlaşan insan yaşamlarının aksine, var oluş nedenimizi keşfetmeliyiz,

#6 Arkadaş ve ailemizle daha çok sohbet etmeliyiz ve empatiyi önemsemeliyiz, 

#7 Hayatımızda iş-yaşam dengesini kurmalıyız. Kendimize daha fazla alan yaratmalı, var olma sebebimize ve önceliklerimize odaklanmalıyız,

Kısaca kendi yaşamımızın sanatkarı olmalıyız!        

Dijital Obeziteye Nasıl Esir Olduk?

Son yıllarda en çok öne çıkan sorun ise sosyal medya ve whatsapp gibi çeşitli iletişim grupları kanalıyla hayatımızı tıka basa teknoloji ile doldurmak! Bu durum en az fiziksel obezite kadar tehlikeli ‘Dijital Obezite’ kavramını ortaya çıkarıyor. Bu sebeple dikkati sürdürmek, hayat amacımıza uygun akışta kalmak ve odaklanmak giderek zorlaşıyor.

Bu durumu İletişim Teknolojisi Uzmanı Herbert Marshall McLuhan ‘Önce biz araçlarımıza şekil veriyoruz, sonra araçlarımız bize şekil veriyor’ sözüyle vurgulamıştır.

Teknolojinin hayatımızda amaç değil araç olarak kalmasını istiyorsak bize sağladığı avantajların yanında dezavantajlarının da farkında olmamız ve kendimizi buna göre adapte etmemiz gerekiyor.

Çünkü son zamanlarda yapılan araştırmalar, teknoloji kullanımı ile bizi biz yapan empati kurma, iletişim ve dikkat gibi unsurların belirgin ölçüde azaldığını ortaya koyuyor.

Bu durumun sonucu olarak görülen yalnızlaşma, konsantrasyon eksikliği ve zaman yönetimi konularına da Dünya Ekonomik Forumu 2019′ da da önemli yer verildi.

Bu sebeple Dijital Dünya’nın faydalarından yararlanırken gerçek dünyamızın güzelliklerini yaşamak, kişisel vizyon ve misyonumuzu gerçekleştirmek için kendimizi merkezde tutma gerekliliğinin farkında olmak ve bu durumu sürdürülebilir kılmak için bir yöntem izlememiz oldukça büyük önem arz ediyor.

Western Ontario Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre ise beynimiz verilen uyarıları zaman içerisinde daha fazla oranda istiyor. Eskiden televizyonda bir film izlemek ile yetinirken şimdi eş zamanlı olarak telefonumuzdan instagramımızı veya da whatsapp mesajlarını kontrol etmek istiyoruz.

Total
58
Shares