|
|
Marie Claire Türkiye
ANASAYFA
EDİTÖRDEN HABERLER
MODA
GÜZELLİK
LİFE STYLE
SÖYLEşİ
YAşAM
YARIşMALAR
Video
BU AY DERGİDE
İtalyan modasının öncülerinden Alberta Ferretti, 'İtalya'nın sessiz neferi' olarak nitelendiriliyor.
Moda dünyasında transparan, ve hafif materyaller ile gündem yaratan Ferretti, Akaretler'deki butiği ile Türk kadınlarını da cezp ediyor. İstanbul'daki yeni butiği şerefi ne sorularımızı cevaplayan modacı, Türk kadınların başarılı ve güzel olduğunu düşünüyor.

1974 yılında Jolly adlı küçük bir butik açarak moda dünyasına adım atan Alberta Ferretti, İtalyan modasının öncülerinden biri... Meslek hayatına perakendecilikle başlayan ve ardından da tasarımcılığa geçen modacı, sert hatlı tayyörlerin giyildiği bir dönemde dişiliği gündeme taşıyarak yepyeni bir akım başlattı. Transparan ve tüy kadar hafif materyaller kullanarak farklılık sağlayan Ferretti, hemen akabinde ağabeyi Massimo ile birlikte AEFFE'yi kurdu. Moda dünyasının demirbaşlarından biri olan AEFFE, bünyesinde Alberta Ferretti, Philosophy dışında Jean Paul Gaultier, Rıfat Özbek gibi markaları da bulunduruyor. Yavaş ve emin adımlar ile markasını geliştiren modacı, İstanbul'da bir butik açmanın heyecanını da yaşıyor.

Moda dünyasında yer alan sayılı aile şirketlerinden birisiniz... Ağabeyiniz Massimo Ferretti AEFFE'nin yönetimi ilgilenirken, siz işin yaratıcı kısmındasınız. Moda dünyasına girmeye nasıl karar verdiniz?
Annem terziydi ve kumaşları müşterilerin üzerine göre şekillendirmesi beni çok etkiliyordu. Moda tasarımcısı olmayı düşünmeye başladığımda, moda zaten benim hayatımın bir parçasıydı. Ayrıca parfümü ve kumaşı hep çok sevdim. Annemin mesleğine olan aşkı hepimizi etkiledi. O ortamda yetiştiğimiz için aldığımız bu karar çok da şaşırtıcı değildi.

Aile şirketinde çalışmanın zor yanları var mı?
Kesinlikle yok, hatta çok güzel. Massimo'yla harika bir iletişimimiz var. Birbirimize uyum sağladığımızı düşünüyorum. Bazen tasarımlara da karışıyor, ben de yönetime... Eğlenerek çalışıyoruz.

Bildiğim kadarıyla moda dünyasına adım attığınızda çok fazla İtalyan tasarımcı yoktu. 60'lar ve 70'lerde Milano'da moda nasıl yaşandı?
Gelişmeye başlıyordu ama ben henüz Milano modasının bir parçası olamamıştım. Çok gençtim ve orada yaşamadığım için de sektörden uzaktım. Milano'daki ilk defilemi 1983'te gerçekleştirdim. O zamanlarda moda, iş kadınını çift cinsiyetli ve sert hatlı tayyörler içine sokmaya çalışıyordu. Ben ise işin içine dişiliği ve dişiliğinin farkında olan kadınları yerleştirdim.

Zaten moda dünyasında tasarımlarınız transparanlığı ve feminitesi ile meşhur. Siz Alberta Ferretti ve Philosophy'yi nasıl tanımlıyorsunuz? İkisi arasındaki en belirgin fark nedir?
Alberta Ferretti tamamen benim kişiliğimle bağlantılı bir dişiliği yansıtıyor. Philosophy'yi de bir o kadar seviyorum çünkü o da, tecrübelerim ve deneyimlerimi yansıtıyor. Philosophy kadını, bugünün modasıyla yetinmeyip, geleceğin tasarımlarını herkesten önce keşfetmek isteyen biri...

Tecrübelerinizi yansıttığını söylediniz. 30 yıldır bu işin içindesiniz. O zamandan bu zamana değişen neler var gözlemlediğiniz?
Moda artık gerçek bir endüstri ve hata yapma payınız çok az. Eskiden, daha hoşgörülüydü diyebilirim.

Çoğu marka kampanyalarında ünlü isimleri tercih ederken, siz ve bünyenizdeki diğer markalar bu stratejiden uzak duruyor.
Ünlü isimler, bir markayı popüler hale getirmek için daha etkili bir yol. Ancak ben kampanyalarımda bunu tercih etmiyorum çünkü moda, tüketiciyle kendi iletişimini kendi kurabilir inancındayım.

Yine de birçok davette ünlü isimler sizin kıyafetleriniz ile kırmızı halıda boy gösteriyorlar. Hatta bildiğim kadarıyla içlerinden bazıları da yakın arkadaşınız. En çok hangisinin tarzını beğeniyorsunuz?
Son birkaç yıldır birçok ünlü ismin Alberta Ferretti tarzda giyinmesinden ötürü çok gurur duyuyorum. Bu kişilerin çoğu da dediğiniz gibi yakın arkadaşım; Scarlett Johansson, Sandra Bullock, Diane Kruger, Reese Witherspoon, Claudia Schiffer ve Eva Herzigova. Ürdün Kraliçesi Rania ve Monaco Prensesi Caroline'in de tarzlarını çok beğeniyorum.

Siz moda dünyasındaki başarılarınız kadar İtalya'ya olan turistik katkılarınızla da; 'İtalya'nın sessiz neferi' olarak adlandırılıyorsunuz. Hatta doğduğunuz şehre yakın küçük bir kasabayı yenilemişsiniz.
Kişiliğimde abartıya yer yok. Sanırım bu yüzden beni bu şekilde adlandırıyorlar. İhmalkârlık yüzünden yok olmak üzere olan Montegridolfo'yu yeniledim. Bunun dışında bir de butik otel açtık.

Ocak 2009





Yorumlar
Siz de Yorumda Bulunun
Yorumda bulunabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir


Blair Woldorf'un okul kıyafetleri bir trend harikasına dönüştü.
Yeni it-girl'lerden Valentine Fillol Cordier...
Kate Moss Longchamp'in yeni kampanyası için kamera karşısındaydı.
Havalı ve seksi mayolar için Miami'de buluşuyoruz.
Geçtiğimiz sonbahar kampanyasında Disney çizgi karakterlerine yer veren McCartney bu sonbahar da renkli bir kampanyayla karşımıza çıkıyor.
Arama
Bu Ay Dergide
 
Kendine özgü cool çekiciliğinin yanı sıra gün geçtikçe genişleyen aile...
Marie Claire Video
 
Elie Saab Sonbahar/Kış 2010
Paris Moda Haftası - WireImage Video/Serimaj
Hemen İzle
ERDEM Sonbahar/Kış 2010
Chloe Sonbahar/Kış 2010
Editörden Haberler
 
Istanbul, 16 Temmuz-28 Ağustos...
 
MARIE CLAIRE DUYURULAR
 
Marie Claire
Defileler
 
2010-11
Sonbahar - Kış
Koleksiyonlarının
500 En Çarpıcı Modeli
 
BU HAFTA EN ÇOK OKUNANLAR
EN YENİ HABERLER
ANASAYFA
|
EDITÖRDEN HABERLER
|
MODA
|
GÜZELLIK
|
LIFE STYLE
|
SÖYLEŞI
|
YAŞAM
|
VIDEO
|
BU AY DERGIDE
|
GİZLİLİK
|
KULLANIM KOŞULLARI
|
BİZE ULAŞIN
|
KÜNYE
İlginizi Çekebilecek Diğer Dergilerimiz
|
|
|