|
|
Marie Claire Türkiye
ANASAYFA
EDİTÖRDEN HABERLER
MODA
GÜZELLİK
LİFE STYLE
SÖYLEşİ
YAşAM
YARIşMALAR
Video
BU AY DERGİDE
Romantik Komedi filminin oyuncularıyla aşk hakkında konuştuk...
Marie Claire Şubat 2010

Türk sinemasının en konuşulan oyuncuları bir tür Sevgililer Günü sürprizi yaparak; Romantik Komedi filmi ile gündemi aşktan yana değiştirmeyi hedefliyorlar. Sinem Kobal, Engin Altan Düzyatan, Sedef Avcı, Cemal Hünal, Burcu Kara ve Gürgen Öz'ün başrolleri paylaştığı filmde günümüzün metropol aşkları anlatılıyor! Biz de filmin oyuncularıyla aşk hakkında konuştuk.

Romantik Komedi'nin çıkış noktası nedir?
Sedef Avcı: Romantik Komedi; günümüz metropollerinde yaşayan insanların ilişkilerini, aşka bakış açılarını eğlenceli bir dille anlatan bir film. Aynı evi paylaşan üç kız arkadaşın ve bunun yanında üç yakın erkek arkadaşın maceralarını konu alıyor. Hepsi birbirinden farklı karakterlere sahip olan bu altı kişi sayesinde değişik ilişkiler izleyeceksiniz.
Sinem Kobal: Birbirleriyle iyi anlaşan, ancak farklı karakterlere sahip bu insanlar hayatın pek çok zorluğu ile başa çıkabiliyorlar, ancak karşılarına hayatlarının aşkı çıkınca ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Olaylara bambaşka açılardan baksak da aşk karşısında nasıl oluştuğunu çözemediğimiz ortak bir nokta var. İşte bu nokta kahramanlarımızın hayatını tam bir romantik komediye çeviriyor.
Burcu Kara: Film; hepimizin tartıştığı, hepimizin merak ettiği, hepimizin güldüğü gerçekler üzerine... İnsanın kendini yakalayacağı birçok öyküyü barındıran; çok akıcı, genelde de doğallığına güleceğimiz bir günlük hayat senaryosu!
Gürgen Öz: Bir de günümüz metropollerinde özenilen, yüzeysel, Amerikanvari yaşam biçimiyle de biraz dalgasını geçiyor.

Bu filmin en ilgi çekici yanı ne olacak sizce?
Engin Altan Düzyatan: Tabii ki romantik komedi türünde olması...
B.K.: Samimiyeti, doğallığı ve gerçekliği.
C.H.: Renkli, eğlenceli ve seksi oluşu.
S.K.: Yaşayan bir hikâye olduğunu düşünüyorum. Herkes kendi sorunlarından, aşklarından bir iz bulacak. Bir de kadınların ve erkeklerin hayatlarını bu kadar iyi yansıtan senaryolar çok az. Eh biz kızlar çok merak ederiz; 'Bu erkekler ne konuşur, ne yer, ne içer, nelerin dedikodusunu yapar?' diye... İşte bu sorulara cevaplar veriliyor filmde.
G.Ö.: Yeni, değişik, kaliteli, estetik...
S.A.: Samimi oluşu... Her şey o kadar gerçek ve samimi ki, herkesin kendini ve ilişkisini bulabileceği bir film ama en çok da kadınların ilgisini çekecek diye düşünüyorum. Kadınların ağzından erkekleri dinlemek çok hoşlarına gidecek.

Gerçek hayatta da bu filmlerde olduğu gibi mutlu sona inanıyor musunuz?
B.K.: Tabii ki... Her aşk dramatik olacak diye bir kural yok. Genelleme yapmamak lazım.
S.K.: Bence aşk insanı hayatta bir kere bulur ve nereden, nasıl geleceği de hiç belli olmaz.
G.Ö.: Evet...
S.A.: İnanmak gitgide zorlaşmaya başladı.
E.A.D.: Mutlu son olmazsa romantik komedi de olmaz.
C.H.: Evet... Sen inanmaz mısın?

İnanıyorum... O zaman sizler de mutlu aşkın varlığına inanıyorsunuz...
B.K.: Tabii ki...
C.H.: Aşk mutluluktur, kişi ise bir soru işareti.
S.K.: Neden olmasın!
G.Ö.: Kesinlikle ama aşkı aşk yapan çoğu zaman da acıdır.
S.A.: Elbette... Yani benim için var en azından.

En çok etkilendiğiniz aşk hikâyesi?
B.K.: Beni yıllanmış aşk hikâyeleri çok etkiliyor. Örneğin Hakkı Devrim ve Hasan Pulur'un eşleriyle ilgili verdiği röportajlar beni hep derinden etkilemiştir.
C.H.: Odysseus...
S.K.: Annemle babamın aşkı.
G.Ö.: Kendi yaşadıklarım...
S.A.: Hikâye değil de bir ana şahit olmuştum, onu hiç unutamam. NewYork'ta Brooklyn Köprüsü'nün üstünde bir genç sevgilisinin önünde diz çökerek ona evlenme teklifi etmişti. O anı hiç unutamam.
E.A.D.: Anna Karanina.

Filmde erkekler kadınlar arasında yaşanan farklılıklar da ele alınıyor. Bunlardan biri de ilk buluşmada seksin yaşanıp yaşanmaması gerektiği. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Seksin aşk üzerindeki etkisi nedir?
G.Ö.:
Cinsellik aşkta her şeydir. Ancak yeterince tutku yoksa o ilişki yürümez. Bence ilk buluşmada kadın kendini saklamalı. Her ne kadar modern bir çağda yaşasak da, böyle şeyler kalmadı desek de, pek bir şey değişmedi. Biz erkekler ne kadar inkâr etsek de, aslında içten içe âşık olduğumuz kadının bize karşı kendini saklamasından çok hoşlanıyoruz. Yine de arada dayanılamaz bir çekim varsa, taraflar kendilerini tutamaz o ayrı.
E.A.D.: Bence de ilk buluşmada seks olmasa iyi olur. Seksin aşka etkisini Cola'nın pizzaya etkisine benzetiyorum.
C.H.: İlk buluşmada seks... Eğer seks yapmak için buluşuyorsanız önemli olmalı herhalde... İyi seksin aşka etkisi büyüktür. Kötü seksin ise tam tersi.
S.A.: Tabii önemli değil ama seksin aşka etkisi olduğunu da yadsıyamayız.
S.K.: Açıkçası aşk konusunda her iddia değişkendir diye düşünüyorum.

Aşk filmde söylendiği gibi stratejik bir hata mıdır gerçekten?
B.K.: Mantığı yok ettiği için hayatımızı çok etkileyen bir duygu. Hayatında mantığı ön planda tutan biri için stratejik bir hata olabilir ama duygusal insanlar için âşık olmamak bir hata bence.
C.H.: Benim bu soruya makul bir cevap aramam stratejik bir hata olur.
S.K.: Ah bir çözebilsek... Bence en zor matematik işlemi gibi sanki çok bilinmeyenli bir denklem. Ne zaman, nasıl geleceği, neler yaptıracağı hiç belli olmuyor.
G.Ö.: Aşk, iyi ve güzel yanlarıyla, içinde hayata ve insana dair her şeyi barındırıyor. Tek bir cümleyle özetleyemem.
S.A.: Yaşadığın aşka bağlı. Hata olanı da var, şanslıysan olmayanı da.
E.A.D.: Eğer böyle şeylere strateji olarak bakılıyorsa, bence kişilikte stratejik bir hata vardır. Hemen doktora gitmelerini tavsiye ediyorum.

Kadın erkek arasındaki sorunlara dikkat çekmeye çalışıyorsunuz. Sizce yaşanan en büyük problem nedir?
B.K.: Farlılıkları kabullenememek.
C.H.: Erkeklerin kadınların yönlendirdikleri bu tip sorulara cevap vermek zorunda kalması... S.K.: Kesinlikle olaylara bakış açımız... Erkek daha yüzeysel kadın ise daha ayrıntıcı.
G.Ö.: Aynı zamanda bizi bağlayan şey; kadın ve erkek olmak.
E.A.D.: Aynen birinin kadın birinin erkek olması...
S.A.: Beklentilerin farklı olması.

Röportaj: Debora Zakuto
Fotoğraflar: Emre Doğru - 20 ML
Styling: Hakan Öztürk

Röportajın tamamını Marie Claire Dergisi Şubat sayısında bulabilirsiniz.

Galeri
 
 


Yorumlar
Siz de Yorumda Bulunun
Yorumda bulunabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir


"Ben bu işe aşığım" dediği günden bu yana tam 25 yıl geçti Uğurkan Erez'in...

Emre Ergani, yaşam tarzı haline dönüşen mesleğini, gastronomiye olan ilgisini ve yurtdışındaki eğlence adreslerini Marie Claire'e anlattı.
Tasarımları bundan böyle Atelier 55 ile Türkiye'de de satışta!

"Kendimi en sade ve duru halimle görmek isterdim..."
Arama
Bu Ay Dergide
 
'Yaşayan En Seksi Kadın' seçilmek kolay olmasa gerek......
Marie Claire Video
 
Elie Saab Sonbahar/Kış 2010
Paris Moda Haftası - WireImage Video/Serimaj
Hemen İzle
ERDEM Sonbahar/Kış 2010
Chloe Sonbahar/Kış 2010
Editörden Haberler
 
İnsanlar karşılıksız iyilik yapmayı özledi......
 
MARIE CLAIRE DUYURULAR

Marie Claire Erkek Ekini Kaçırmayın!

Maskülen dünyada yeni trendler neler?

Ve Tanrı Erkeği Yarattı...

 

BU HAFTA EN ÇOK OKUNANLAR
EN YENİ HABERLER
ANASAYFA
|
EDITÖRDEN HABERLER
|
MODA
|
GÜZELLIK
|
LIFE STYLE
|
SÖYLEŞI
|
YAŞAM
|
VIDEO
|
BU AY DERGIDE
|
GİZLİLİK
|
KULLANIM KOŞULLARI
|
BİZE ULAŞIN
|
KÜNYE
İlginizi Çekebilecek Diğer Dergilerimiz
|
|
|