|
Dön bebeğim, dön megastar, özledik seni...
Marie Claire Nisan 2010
Hiçbir şeyden çekmedi dünyada megastarlık'tan çektiği kadar. Hatta Orhan Veli'yi yad ederek, 'çirkin yaratıldığından bile o kadar müteessir değildi' diye devam edeceğim, olmayacak ama yazık oldu Tarkan Efendi'ye diyebilirim. Çünkü star olmak zor iş, çünkü megastar'lık bir kambur gibi sırtına yapışmış durumda Tarkan'ın. 'Star'lar yalnızdır' derler ya, bizim Tarkan sanki daha bir yalnız. Daha en başından belliydi Tarkan'ın yeni bir dönem başlatacağı. Doçent Aysun Yüksel'in Tarkan - Yıldız Olgusu kitabında söylediği gibi Türk toplumu 90'lı yıllara dek tek bir Tarkan tanıyor o da; "Uzun perçemi yüzüne dökülen hayvan postundan giysisiyle Sezgin Burak'ın yarattığı çizgi roman kahramanı Tarkan." Ne zaman ki Yine Sensiz albümü çıkıyor, Tarkan adı farklı bir anlam kazanıyor.
Yine Sensiz albümünün çıkış şarkısı "Kıl Oldum Abi" ve bu ayrık dişli, güzel sesli çocuk tüylerimizi diken diken etmişti başta. En azından bir bölümümüzün... Hatta karikatür dergilerinden biri hediye olarak 'Kıl Oldum Abi Tarkan' kuklası vermişti. Bu Tarkan'ın kariyeri boyunca hazmetmesi gereken ilk darbeydi büyük olasılıkla ama son olmayacaktı. Yine de hiçbir olgu ilk albümün 700 bin satmasını, Tarkan'ın da megastar olmasını engelleyemedi.
Megastar'lığa Doğru Tarkan art arda çıkardığı albümlerle satış rekorları kırdı. En büyük patlamayı ikinci albümü A Acayipsin'le, özellikle de Sezen Aksu'yla tanışmasının ardından seslendirdiği Şıkıdım parçasıyla yaptı. Beyaz gömlekli seksi klibini izlemek için herkes ekranlara yapışıyordu. Üstelik ayrık ön dişlerini de yaptırmıştı Tarkan. Başta bunu garipsesek de daha sonra aslında s'leri söyleyemediğini fark edip, ona hak verdik. Derken Savaş Ay'ın uzattığı mikrofona canlı yayında; "Çişim geldi, şu anda bir şey düşünemiyorum" demesiyle olanlar oldu, üçüncü büyük darbeyi aldı. Özür diledi dilemesine ama laf ağızdan bir kere çıkardı. Ağır kınamalar, tenkitler, 'adam olamama' ithamları derken soluğu Amerika'da aldı Tarkan. O gün bugündür de genellikle Amerika'da nefes alıyor.
Düşüş Şımarık, Tarkan'ın bugün hâlâ tüm dünyada tanınmasının en önemli sebebi. Ardından sırasıyla Karma, Dudu, Come Closer, Metamorfoz ve Metamorfoz Remixes albümleri geldi. Ne yazık ki hiçbiriyle aynı başarıyı elde edemedi. Ahmet Ertegün'le bir araya gelip İngilizce albüm yapma çabaları da sonuç vermedi. Çok çabuk yükseldi, ışığı belki kendisinin bile hayal etmediği mesafelere ulaştı. Yine de işler çok yolunda gitmedi onun için.
Önce askerlik sorunu geldi. Zorunlu askerliğe inanmıyordu. Zamanı gelmişti ama Amerika'daki işlerini tamamlamadan, planlanan konserlerini gerçekleştirmeden dönmek istemiyordu. Dönemin Milli Savunma Bakanı Hikmet Sami Türk, askerlik sırasında dilerse albüm bile çıkarabileceğini söylediyse de Tarkan'ın gelmesini sağlayamadı. Olay büyüdü, milli mesele haline geldi, minibüsçüler araçlarına 'Bu minibüste Tarkan kaseti çalınmaz' yazarak protesto ettiler. Tarkan'ın ne vatan hainliği kaldı ne korkaklığı. Bizler omzumuza aldığımız kadar; ayaklar altına almayı da iyi bilirdik. Oysa o ısrarla bir amaç için Amerika'da olduğunu ve ne gerekiyorsa yapması gerektiğini anlatmaya çalışıyordu. Bu samimi açıklaması onun için yeni bir darbeyle sonuçlandı; 1999 yılında vatandaşlıktan çıkarılması için Bakanlar Kurulu'na teklif sunuldu. Tarkan daha sonra bedelli askerlik yaparak bu tartışmaya son verdi ama kırgınlığı büyüdü, daha da içine kapandı.
Özellikle 2003'te çıkan Dudu albümüyle birlikte bir şeyler hep geriye gitmeye başladı Tarkan için. Peki, ne olmuştu? Sezen Aksu'yla darılmışlardı ve artık Nazan Öncel'le çalışıyordu. Bu yeterli bir sebep olabilir miydi? Artık zamanını hep Amerika'da geçiriyor, Türkiye'ye nadiren geliyor, geldi mi de siyah camlı cipinde alıyordu soluğu. Adeta görünmezdi. Bu olabilir miydi? Tamam, star denilen kişi ulaşılmaz olmalıydı ama biraz fazla mı uzak kalmıştı acaba? Ya da sırtındaki o kambur çok büyümüş, o da özgürlüğü mü seçmişti? Zaten Bunte Dergisi'ne verdiği röportajda Türkiye'de gözlenmeden tek adım atamadığından yakınmıştı; "Bu nedenle yılın büyük bölümünü New York`ta geçiriyorum. Orada beni kimse tanımıyor. Süpermarketten alışveriş yapıyorum, çamaşırlarımı yıkıyorum. Fotoğrafçılarla karşılaşmadan istediğim her şeyi yapıyorum." Derdini aslında çok da açık anlatıyordu Tarkan; Türkiye'ye 'sığamamıştı.' Çok kırılmıştı, o da çareyi gitmekte bulmuştu.
Dön Bebeğim Yıllar geçti, Tarkan büyüdü, duruldu. Doğrusu, biraz da gözden düştü. Yine de o star duruşundan ödün vermedi. Basına karşı mesafesini hep korudu. Sosyal projelerle adını duyurmaya başladı. Örneğin dünyaya Hasankeyf'i duyurdu, sokak hayvanları için çalıştı, son olarak da Peta için poz verdi. Dünyadaki örneklerinin aksine tamamen çıplak değildi ama yıllar evvel kürk giydiği için tepkisini çektiği kurumun gönlünü almıştı. Son yıllarda akılda kalan şarkılar çıkarmamıştı belki ama ezbere bildiğimiz onlarca şarkısı bir ömür yeterdi. Ayrıca yeni albümü için çalışıyordu ve çok da umutluydu. Derken bir gece malumunuz narkotik polisi tarafından evi basıldı, emniyette uzun saatler geçirdi ve yeni şehir efsaneleri oluştu. Şu kadar gram kokain bulundu; yok aslında bulunmadı, Tarkan teslim etti; kokain değil, esrardı; esrar şoförüne aitti; Tarkan Amerika'da alışmıştı bu illete; öyleydi, böyleydi, paşa muamelesi görmüştü; iyi de olmuştu, biraz kendine gelsindi...
Doğru ya da yanlış, bu son darbe çok ağırdı. Tarkan; bizim güzel gözlümüz, güzel yüreklimiz, emniyetten ayrılırken ağlıyordu usulca. Sonra var gücüyle cipinin üst camından çıkıp sevenlerini selamladı. Hâlâ bir star gibiydi. Kırgın, mağrur ama güçlü... Gün Tarkan için silkelenme günü. İyi şarkılar yapıp, bizi yine ekrana yapıştırma günü. Çünkü dön bebeğim, dön megastar'ım, özledik seni...
Berin Yavuzlar
 |
|
|
|
|
|
|
|
Gezegenler 6 - 12 Şubat arasında hayatımızı nasıl yönlendirecek?
|
|
|
|
Haftaya ev, aile ve yuva konularınız ön planda olarak başlıyorsunuz Sevgili Koçlar |
|
|
|
Haftaya yakın çevre ve iletişim alanlarınızla başlıyorsunuz Sevgili Boğalar |
|
|
|
Haftaya parasal konular ön planda olarak başlayacaksınız Sevgili İkizler |
|
|
|
Haftaya kişisel istekleriniz ön planda olarak başlıyorsunuz Sevgili Yengeçler |
|
|
 |
|
|
Nehir Erdoğan, Engin Altan Düzyatan, Yiğit Özşener ve Berrak Tüzünataç; ... |
|
|
|
 |
|
|
MC / Son'un Başlangıcı
MC / Son'un Başlangıcı
|
|
|
Kenzo SS2012
Stella McCartney SS2012 |
 |
|
|
Chloe Moretz, 14 yaşındaki bir genç kızın hayal dahi edemeyeceği bir yerde...
|
|
|