|
Londra'da yaşadığı yıllarda büyülü vintage dünyaya ilgi duymaya başlayan Nigar Bilgen, Nişantaşı'nda açtığı made in Love isimli mağazasının ve renkli hayal dünyasının kapılarını Marie Claire için araladı.
Marie Claire Temmuz 2010
Made in Love tasarımları tıpkı markanızın ismi gibi aşkı, yaşanmışlıkları ve geçmişe olan saygıyı temsil ediyor. Siz markanızı yaratırken hangi düşünceyle yola çıktınız? Tasarladığımız ürünlerin ve kıyafetlerin bir ruhu olduğuna inanıyorum. Bizi ifade ederken aynı zamanda bir şeyler de katmalı diye düşünüyorum. Tasarımlarımızda o ruhun enerjisini ve özgürlüğünü ortaya koymaya çalışıyorum. Kullandığımız aksesuarların doğal geçişlerini, bir araya geldiklerinde renk, doku, hat ve orantı ayrıntılarını iyi ayarlayabilmek ve bu muhteşem dörtlüyü doğru evlendirebilmek, ruhumuzu oluşturuyor. Zekâ, duygu ve insanı gülümseten bir espri anlayışı ile harmanlanmış ayrıntılar, hele bir de moda adına yaratıcılık baskısı taşımıyorsa farklı bir tasarım anlayışı içerir.
Edebiyattan sonra tasarımla uğraşmak sizin için nasıl bir deneyimdi? Tıpkı edebiyat gibi tasarım da kendini ifade etmenin bir başka yolu. Artık yazmadığım için yaratıcı yönümü başka bir şekilde ortaya koyuyorum. Şu anda elimde kalem yerine makas ve iğne tutuyorum. Sadece kumaşla da kısıtlı kalmadım, taş ve cam gibi malzemelerle de çalıştım. St. Martins'te aldığım eğitimle materyalin dilini öğrenmeye çalıştım. Bir insanın içinde yaratıcılık varsa bu her şekilde, yazarak, çizerek, boyayarak ya da dikerek mutlaka ortaya çıkıyor... Yaratıcı insan, etiketlere de önem vermez. Şimdi tasarımcı olmak oldukça gözde... Herkes kısa zamanda büyük işler başarmak istiyor. Ben birtakım etiklere sahip olmaya değil sadece kendi kendimi ifade etmeye çalışıyorum. Hiç kimsenin ne yaptığı ile de ilgili değilim çünkü benim kendi içimde kat etmem gereken o kadar çok yol var ki...
Vintage kıyafetleri yeniden hayata kazandırmaya nasıl karar verdiniz? Bir gün bir yerde kopmuş bir düğme gördüm. Onun kayıp bir eşya olduğunu düşünürken aslında kendimin de kaybolmuş olduğunu fark ettim. Kökümden ve ailemden uzaktaydım. Bu düğmenin ait olduğu yere dikilmesi ve tamamlanması gerektiğini düşündüm. Aynı dönemde Customizing dersinde üzerinde çalıştığım ilk tasarım, bir trikoydu. Diğer öğrencilerle malzeme almak için bir dükkâna uğradık. Burada işime yarayacak hiçbir şey bulamadım. 'Ne yapmam gerekir?' diye düşünürken evde anneme ait bir dantel parçası buldum. Onu trikonun koluna yerleştirdim ve üzerine figürler yaptım. Gardırobumu açtım ve gömleklerimden birinin düğmelerini çıkartarak trikoya diktim. Tasarımım çok beğenildi. Bundan sonra vintage malzemeler kullanmam gerektiğine karar verdim. Piyasadaki kurdeleler, danteller ve diğer malzemeler benim ruhuma hitap etmiyordu. Bu vintage kıyafetleri ve malzemeleri nereden bulurum diye araştırmaya başladım ve böylece yeni bir maceraya daha atılmış oldum.
Modaya bakış açınız ve çizginiz ne yönde? Çok siyasi bulduğum moda kavramı yüzünden yeni alternatifler ve çizgiler aramaya daima hevesliydim. Birçok alanda olduğu gibi moda alanında da şartlanmış alışkanlıklarım olmadığı için özgün ve özgür bir şeyler üretebilmek bana da giyinenlere de farklı bir kimlik duygusu katıyor. Kapalıçarşı'da bir takı ya da bir müzede tablo gördüğüm zaman değişik fikirler ediniyorum. Sürekli kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Bu benim kendi yolculuğum. Tasarımda birbirine bağıran renk tonlarına ve dozunu kaçıran seksapele karşı bir duruşum var. Gerçek zarafetin, içinde iyi hissettiğimiz kıyafetlerle yaratılan sade bir şıklık olduğuna inanıyorum.
Türkiye'de vintage'a olan ilgisi konusunda neler düşünüyorsunuz? Her geçen gün ilgi ve takip etme duygusu artıyor. Ancak bu konuyla ilgili kat edilmesi gereken daha çok uzun bir yol var. Londra'da bulunduğumda ayda dört önemli fuarı mutlaka takip ediyorum. Bunların hepsi inanılmaz güzellikteki mekânlarda gerçekleşiyor. Bu fuarların benzerini Türkiye'de düzenlemek istiyorum. Burada vintage ile ilgilenen insanlar bir arada değiller. Herkes kendi içinde yaşıyor. Zaten vintage da doğru algılanmıyor. Vintage meraklılarının ve bu işle ilgilenenlerin ayda bir kez bir araya gelmesi çok güzel olurdu ama bunu organize etmek için İstanbul'da uzun süre kalmam gerekiyor. Ancak geldiğim gibi tekrar Londra'ya dönüyorum. Çünkü mutfağım orada...
Berrak Sürücü
 |
|
|
 |
|
karttime Çok başarılı
www.karttime.com
|
|
|
|
|
|
Estetik ve Plastik Cerrahı Dr. Osman Oymak; 26 yıllık kariyeri süresince başından geçen ilginç tecrübeleri, önümüzdeki aylarda piyasaya çıkarmaya hazırlandığı bir kitapta toplayacak.
|
|
|
|
'Kaşık pozisyonu, başka da şey istemem!' |
|
|
|
Hakkında herşey!
|
|
|
|
Sarp Levendoğlu'nu yakın çevresi anlatıyor.
|
|
|
|
Genç oyuncu Selen Seyven'i yakın çevresi anlatıyor.
|
|
|
 |
|
|
Nehir Erdoğan, Engin Altan Düzyatan, Yiğit Özşener ve Berrak Tüzünataç; ... |
|
|
|
 |
|
|
MC / Son'un Başlangıcı
MC / Son'un Başlangıcı
|
|
|
Kenzo SS2012
Stella McCartney SS2012 |
 |
|
|
Chloe Moretz, 14 yaşındaki bir genç kızın hayal dahi edemeyeceği bir yerde...
|
|
|