Vazgeçilmiş, bitmesine göz yumulmuş bir ilişkinin tekrar canlanması mümkün mü? Günümüzde birbirine ikinci kez değil, defalarca dönenler azımsanmayacak kadar fazla. Bunun nedeni yarım kalanlar mıdır yoksa yokluğundan dem vurduğumuz aşk özlemi mi? ‘kürkçü dükkânına geri dönmek’ tabiri peşi sıra neler getirmekte? Yaşayanlar anlattı…

YENİDEN BİR ARADAYIZ

 

Ona âşığım ve bu hep böyle olacak’’ dedim arkadaşıma. 2005 yılında ayrılmıştık ancak bu yıl beklediğimden çok farklı başladı. Romantik filmlerin ana teması genellikle elde olmayan nedenlerle ayrılmak ve yıllar sonra tekrar bir araya gelmektir ya, benim hikâyem de buna benziyor. Nişantaşı’nda çok yakın evlerde oturuyorduk ve birbirimizi ister istemez görüyor, en olmadık zamanlarda karşılaşıyor ve ayaküstü de olsa sohbet etmek zorunda kalıyorduk. Arkadaşlarımız bu garip ilişkimiz hakkında yorum yapmaya bayılıyordu; kimi tekrar bir araya gelmemizin an meselesi olduğundan dem vuruyor, kimi hayatımızdaki boşluğu olur olmadık kişiler ve uğraşılarla doldurmaya çalıştığımızı düşünüyor, kimi de içinde bulunduğumuz durumun bir tür kangren olduğunu iddia ediyordu. Gelin görün ki ben bambaşka hesaplaşmalar içindeydim. Ayrılmıştık! Yani birbirimizden vazgeçmiştik, o uzaklığın aramıza girmesine göz yummuştuk ve yollarımızı ayırırken ikimiz de aşktan söz etmemiştik. Hatta o gün hissettiğim ikilemi ona söylediğimde bana şöyle söylemişti; “Biz ne olursa olsun iki yakın arkadaşız, hep de öyle kalacağız. Bugünü geçmişte yaşadıklarımızı düşünerek değerlendirme. Ayrılıyoruz ama aslında yeniden başlıyoruz. Aramızdaki saygı bitmiş olsaydı şu anda bu konuşmayı dahi yapamazdık, sadece sevgili olmayı başaramadık.” Gururum kırılmıştı… Hepimizin hayatımızda bir dönem duyduğu klasik ayrılık sözleri gibi gelmişti bana. Benden bu kadar kolay vazgeçmesi eve dönüp gözyaşı dökmeme neden olmuştu. Kendimi dünyaya kapamasam da bir süre yaralı bir şekilde dolaşmıştım. Bilgisayarın karşısına geçerek boşanıp tekrar bir araya gelmiş ünlü çiftlerin hikâyelerini okuduğumu dahi hatırlıyorum. Mantığınızı ne denli öne sürmeye çalışsanız da, mutlaka siz de bu tarz garip tutumlar sergilemişsinizdir. Kimlerin hikâyelerini okumadım ki? Örneğin Brian Austin ile Megan Fox, evlenmek ve aile kurmak için iki kez birbirlerine geri dönmüşlerdi. Tıpkı 2006’da evlenen Pink ve Carey Hart gibi… Evlendikten iki yıl sonra bir süre ayrı yaşamışlar ama kızları Willow için tekrar bir araya gelmişlerdi. Hatta; “Fikirlerimiz çatışıyordu. İçinde bulunduğumuz durum derin bir sevgi ile vahşi bir öfkenin karışımı gibiydi. Çözümü ilişki terapisine giderek bulduk. İçimizdeki ses savrulsak da doğru yolda olduğumuzu söylüyordu çünkü birbirimizin yanında mutluyduk. Her şeye rağmen birinin sizin için orada durduğunu hissediyorsanız asla geç değildir” diyordu Pink bir röportajında. Ama o vazgeçmişti! İşte bu düşünceyle yıllarımı geçirdim. Başkalarıyla birlikte oldum. O da öyle… Ve uzun yalnızlık dönemleri de geçirdik tabii ve birbirimizi hep uzaktan izledik. Bir kere anılarınız var, geçmişte de kalsa tanıdığınız biri var, alışkanlık hissi var, yarım bırakılmış bir şey var… Üstelik bu durum bilimsel olarak da ispatlanmış. Yapılan araştırmalardan çıkan ilginç sonuçlar ise keza. Hollanda’da eski sevgililerin barışma oranı yüzde 80 civarındaymış örneğin. Amerika’da ise söz konusu durum biraz daha farklı boyutta. Kaliforniya Devlet Üniversitesi’nden emekli profesör Nanc Kalish kitabında kaybolan ve tekrar kazanılan aşk hikâyelerine yer veriyor. Gerçekler ve Fanteziler adlı bu kitapta ikinci kez alevlenen aşkları dünya çapında 1001 denekle masaya yatırmış. Kalish şöyle söylüyor; “Ayrılan çiftlerin bir araya gelme olasılığı çok düşük. Bilimsel olarak incelediğimde de gördüm ki çiftlerin sadece yüzde altısı ilişkilerine yeniden başlıyor. Ancak çarpıcı olan tekrar birleşen çiftlerin yüzde 64’ünün bir daha hiç ayrılmaması. Üstelik çoğu ayrılık nedenleri olarak aynı şeyi söylüyor; ‘Hiçbir şey artık eskisi gibi değil!’ Bu noktada ortaya çıkan ipucu şu aslında; bu çiftler için aşk hâlâ orada sadece umutlarını kaybetmişler. O yüzden de tekrar bir araya geldiklerinde bir daha ayrılmamak üzere birleşiyorlar. Onlar için çözüm hemen seks yapmak yerine birbirleriyle daha fazla konuşmalarının ve ilişkilerine daha çok zaman ayırmalarının ardında gizli.”
Dönelim bize… Bir gün iş çıkışı evime giderken sokakta karşılaştık. “Kahve içelim mi?” dedi. Kabul ettim… Başta kasıldım çünkü yıllar önce hissettiğim o kırgınlık su yüzüne çıkmıştı bir anda. O da farkındaydı… Derken; “Artık köşe kapmaca oynamayalım ya da ayaküstü adet yerini bulsun diye konuşmayalım. Seninle görüşmek istiyorum ama ilerisini göremiyorum” dedi. Ona biraz da öç almak isteyerek; “Öyle mi yapıyoruz? Bence her şey olması gerektiği gibi. Yıllar önce vazgeçmiştik” dedim. “Vazgeçseydik umursamaz ve çok iyi arkadaş olurduk ya da tam tersi merhaba dahi demezdik. Biz birbirimize acı da olsa süre tanıdık. Biraz uzun sürdü ama göze almalıydık. Belki aptallık yaptık ama tamamen bitmesinden daha iyiydi. Yıllar içinde kendimizi sınadık, ilişki yaşasak da âşık olmadığımızı gördük. O riski aldık ama birbirimizi daha da çok sevdik” dedi. Öfkelendim… Beni defalarca arayıp en sonunda tekrar görüşmeye ikna etti. Ona zaten âşıktım ama her şey bu kadar basit de olmamalıydı. Birlikte eğlenmeye, aynı ortamlarda sosyalleşmeye, akşam üzerleri buluşup yürüyüşe çıkmaya, market alışverişlerine beraber gitmeye başladık ve gözlerime eski ateş yeniden yerleşti. Söylediği gibi ilerisini bilemiyor, göremiyorum ama en azından ‘yaşıyorum’ diyorum.

100 GÜN KURALI
Eski sevgilinizle ya da eşinizle tekrar barışmanız için bir sürü iyi neden bulabileceğinize eminim. Sevgi ile birbirinize bağlıydınız, paylaşılan ortak bir geçmişiniz vardı, birbirinizi seks açısından çok iyi tanıyordunuz, hatta harika bir ikiliydiniz. Diğer taraftan ayrılmak için de harika nedenleriniz vardı. Değişim kaçınılmaz ve her insan bu radikal süreci yaşar, monotonluktan sıkılabilir ama süreç sonlandığında, tekrar başlamak kulağa iyi bir fikir gibi gelir. Mutluluk ve gerçeklik hissi çoğu zaman beklentiler nedeniyle bölünüyor. Örneğin çiftler bulaşıkların yıkanmaması ya da yatak odasında ıslak havlu bırakılması gibi çok küçük nedenlerden ötürü dahi ayrılık noktasına gelebiliyorlar. İçinizde biriktirip, kendinizi başka bir yola kanalize ettiğinizde ilişkinizi öldürüyorsunuz. Ancak bahsettiğim küçük öfke krizlerine rağmen halen ortak noktada buluşmaya devam edebiliyorsanız her şey kolaylaşıyor; “İlişkimiz zor bir zamandan geçmesine rağmen temelde birbirimizi seviyor ve iyi şeyler de verebiliyoruz” diyebiliyorsunuz. Birbirinizin orada olduğunu bildiğiniz sürece karşılıklı güven algımız da hep orada var oluyor. Bu nedenle 100 gün kuralında şöyle bir öneri var! Tekrar bir araya gelmeye karar verdikten sonraki ilk 100 günde sevişmeyin… Sinemaya gidin, koşuya, yemeğe çıkın, eğlenin ve ayrı odalarda olmak kaydıyla hafta sonunuzu beraber geçirmekten çekinmeyin. İki yetişkin insan iki hafta boyunca bunları yaparak ilişki üzerine master yapmış kadar bilgi toplayabilir. Böylelikle 100 gün içerisinde sağlıklı bir karar verebilirsiniz.

 

SAĞ TUŞLA GERİ ALMA
Sezgi Doğan (33) 100 gün kuralını uygulamış ve eski sevgilisi Serhat ile ilişkisini kurtarmış.
“Belleği boşaltmak ve birlikte spor yapmak yenilenmek için seks yapmaktan çok daha iyi bir fikir” diyor Sezgi ve ekliyor; “O sıradan buluşmalar olmadan bu kadar hızlı bir gelişme sağlayamazdık. Vazgeçmedim ama evlenmek için de henüz hazır değiliz çünkü halen çözemediğimiz konular var ve bu durum yakında canımızı acıtacak biliyorum. Eskiden de o her zaman spora düşkün biri oldu, ben ise arkadaşlarımla sosyalleşmekten keyif alan biriyim, kendi hayatlarımızı ortak evimizin ufak çatısı altında yaşıyorduk. Kısacası; birlikteydik ama ayrı hayatlarımız vardı. O kendi hobileri ile ilgilenen birine âşık olduğu zaman da ayrılmıştık. Sonrası bir anda gelişti. Evden ayrıldı ve ortadan kayboldu. Geçen yıl ortak bir arkadaşımızın cenazesinde karşılaştık. İkimiz de yalnızdık ve dipten dibe yaşadıklarımızı geri almak için tetikte bekliyorduk. Bir akşam yemeğe çıktık, sonra bir kere daha ve bu bir rutin olarak devam etti. Onu her gördüğümde düşüncem şu oluyordu; özlemişim… Zeki ve beni güldüren bu adamı hala çekici buluyorum ve hiçbir ilişkimde Serhat’la olduğum kadar rahat olamadım! Derken ona 100 gün kuralından üstü kapalı bahsettim. Biraz garip buldu ama reddetmedi de. Birbirimizi yeniden keşfediyor, her geçen gün daha samimi oluyorduk. Tekrar denemeye karar verdiğimizde, artık bunun bir heves olmadığını aksine çok daha farklı ve yoğun bir iletişimimizin olduğunu, belirli bir olgunluğa eriştiğimizi ve sesimizin eskisi gibi fazla yükselmediğini fark ettik. Şu anda eski bilgilerimizi tazeleyerek birlikte yeni bir yaşama başladık.’’

 

İKİNCİ ŞANS VERİLMELİ Mİ?
Hepimizin bildiği ama başarmakta zorlandığı gibi; sağlıklı bir ilişki doğru iletişim kurmakla başlar. “Onunla tekrar karşılaştığım gün Nejat’ın alttan alan hali tavrı birbirimize ikinci bir şans tanımamıza imkan sağladı” diyor Ela Sağoğlu (42). “On iki yıl önce boşanmak isteyen oydu aslında. Bu yüzden kollarımı açarak onu bekleyen kadın izlenimini vermek istemiyordum. Beni gizli gizli beraber olduğu biri için terk etmişti ve bu son derece aşağılayıcıydı. Fakat kendime bile itiraf edemesem de hayatımın erkeği olduğuna inandığım bu adamı tekrar karşımda buldum. Nejat ile yıllar önceki ilişkimiz çok dramatik bir süreçten geçmişti. O gün ise daha yumuşak ve sakin bir izlenim vermişti. Ben de gururumu ve mükemmeliyetçi yanımı bastırmaya çalışıyordum. Artık her şeyi Nejat’ın yüzüne vurmaya son vermiştim çünkü daha önce ilişkimize bu şekilde çok zarar vermiştim. Nejat’la tekrar bir araya geldikten sonra birbirimizin ne kadar eğlenceli olduğunun farkına vardık. Onunla barışmayı kabul ettiğimde tek düşündüğüm, hayatın çok kısa olduğu ve mutlu olduğumuz her ne varsa onu yapmamız gerektiğiydi. Artık gururum önümde bir engel teşkil etmemeliydi. ”
Hikâye Ela ve Nejat için mutlu sonla bitmiş olsa da bazen ikinci kez başlanan ilişkiler çiftlere iyi gelmiyor ve fiyaskoyla sonuçlanabiliyor. “Facebook aracılığıyla eski sevgilimle tekrar bir araya geldim” diyor Ceylan İlkin (32). “İlk başladığımızda ikimiz de çok mutluyduk ama bu mutluluğumuz bir hafta sürdü, sonrasında eski sıkıntılar tekrar su yüzüne çıktı ve bizi hızla dibe çekmeye başladı.” Vildan Demirci de (28) aynı şekilde eski sevgilisi ile barışanlar kulübünden. “Ayrıldıktan hemen sonra ikimizin de sevgilileri olmuştu ama sürekli temas halindeydik. Sanki ceplerimizde gizli bir mıknatıs vardı ve bizi birbirimize çekmeye devam ediyordu. Bir süre sonra bu kopamama durumu tekrar birleşmemize neden oldu. Barıştıktan sonra birlikte geçirdiğimiz ilk gece o kadar tanıdık geldi ki… Ancak bu kez işi sağlama almak istiyorsak, daha yapıcı olmamız gerektiğine karar verip bir ilişki terapistine gitmeye karar verdik. Aslında eğlenceliydi çünkü ilişkimiz üzerinde düzenlemeler yapmak, her şeyin neden yanlış gittiğini, nasıl ve niçin anlaşamadığımızı keşfetmemize yardımcı oluyordu. Bu kez daha farklıyız. Bir kere birlikte eğlenmenin gücünü keşfettik, dırdır ettiğim zamanlarda daha dikkatli davranıyorum, artık hiçbir şeyi uzatmıyoruz. İşin içinde daha az ego var, ilişkimizi nasıl daha iyiye götürebileceğimizi sorguluyoruz. Çoğu kişinin yanlışlarını düzeltmesi için ikinci bir şansı vardır, önemli olan bu şansın farkına varmak çünkü bu en güzel hediyedir.” Konuyu kapatmadan önce başa dönüp bir tavsiye vereyim size; ikinci kez başlanan ilişkiler eskisinden daha hassas bir süreçten geçiyor. Bu nedenle yetişkin olduğunuzu kendinize daha sık hatırlatın, onu olduğu gibi kabul etmeye çalışın ve bu kez her şeyi akışına bırakın. Evet; akışına bırakmak… İşin sırrı kesinlikle bu! •

Total
2
Shares

Bir cevap yazın