İYİ Kİ DOĞDUN CHRISTIAN BALE!

 

 


American Psycho‘nun Patrick Bateman‘ından; Batman‘in Bruce Wayne‘ine; beyaz perdede canlandırdığı her karakter ile gönlümüze taht kuran Christian Bale bugün 44. yaş gününü kutluyor. Biz de doğum günü şerefine Bale’in en iyi 7 filmini listeledik. İyi ki doğdun Christian Bale!

American Psycho / Amerikan Sapığı

Patrick Bateman, aileden zengin bir adamdır. Gençliği ve yakışıklı olması, kendisine hem işinde hem de sosyal hayatında avantajlar sağlamaktadır. Oldukça sıradan bir hayata kapılıp gidiyormuş gibi görünen Bateman’ın hayatının karanlık tarafın ise oldukça derinliklidir. Bateman, insanları sebepsiz yere öldürmekten hoşlanan ve öldürdüğü insanların vücutlarından hatıra olarak aldığı parçaları evinde saklayan bir akıl hastasıdır. Bunu kendisi dışında kimse bilmemektedir.

The Dark Knight / Batman: Kara Şovalye

Suç işleyenlerden arındırılan bir yer, bir zaman sonra yeniden tehdit altında kalabilir ve işte o zaman yeniden kolları sıvayacak olanların mücadelesi de daha keskin olarak hayata geçecektir. Batman, Teğmen Gordon ve Savcı Harvey Dent bir araya gelerek Gotham Sokakları’nda bu işi kotarmış olsalar da ansızın ortaya çıkan Joker, işleri fena halde bozar. Onun dehası ile baş etmek kolay olmayacaktır. Gotham eski karmaşa dolu günlerin eşiğindedir. Batman yeniden kurtarıcılığa soyunurken kendi varlığının bulduğu anlamı da sorgulamaya başlar. O aslında suçluların sayısını azaltıyor mudur yoksa çoğaltıyor mudur bunu gerçekten anlamak isteyecektir.

The Prestige / Prestij

19.yy sonlarında Londra’da Robert Angier, sevgili eşi Julia McCullough ve Alfred Borden hem arkadaştırlar hem de bir sihirbazın asistanlarıdırlar. Bir gösteri esnasında Julia ölünce Robert, onun ölümünden Alfred’i suçlar ve birbirlerine düşman olurlar. Zaman içinde ikisi de hem ünlü olurlar hem de rakip sihirbazlara dönüşerek birbirlerinin sahne üstünde performansını sabote etmeye kalkışırlar. Alfred başarılı bir hile yapınca Robert, rakibinin sırrını çözmek konusunu takıntı halinde getirir ve trajik olaylar birbirini kovalar.

Velvet Goldmine

New York’ta sıradan bir gazetede muhabirlik yapan Arthur, yakın dönemin en önemli Glam Rock temsilcilerinden biri olan Brian Shade’in kariyeri ve şaibeli ölümü üzerine bir haber yapmak üzere görevlendirilir. Kendi gençliğinde Glam Rock akımından çok etkilenmiş bir çocuk olan Arthur, yeni göreviyle birlikte kendi gençliğine doğru bir yolculuğa çıkacaktır. Brian Shade’in sansasyonel ölümünün üzerindeki sır perdesi, Arthur’un kendi tutkuları sayesinde aralanmak üzeredir.
Amerikan bağımsız sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri olarak kabul gören Todd Haynes’in müzik filmi, David Bowie’den esinlenerek tasarlanılmış. Filmin başrollerinde Christian Bale ve Ewan McGregor var.

The Machinist / Makinist

Bir yıldır uykusuzluk hastalığı çeken Trevor, bir fabrikada işçi olarak çalışmaktadır. Dinlenememekten ötürü vücudu bitik bir haldedir. Öte yandan işi dikkat gerektirir ve en ufak bir hatanın bedeli ağır olacaktır. Trevor ise her şeye çok zor konsantre olmaktadır. Trevor, kendisine bir takım notlar bırakmaya ve giderek azalan kilosunu sarı kağıtlara yazıp dairesine asmaya çok meraklıdır. Hayatında duygusal olarak bir şeyler yaşadığı fahişe Stevie ile bir yandan da tutku duyduğu Maria vardır. İş arkadaşları kendisine, bu gözle görünür kilo kaybı ve bedensel çöküşün arkasında ne olduğunu bilmemekten ötürü güven duymazlar.

The Big Short / Büyük Açık

Sektör dışından dört kişi büyük bankaların, medyanın ve hükümetin görmekten kaçındığı şeyi, ekonominin küresel çöküşünü gördüğünde akıllarına bir fikir gelmişti: Büyük Açık. Cesur yatırımları, onları her şeyi ve herkesi sorgulamalarının gerektiği modern bankacılığın karanlık, hassas noktasına götürecek. Michael Lewis’in çok satan kitabına ve gerçek bir hikayeye dayanan, Adam Mckay’in yönettiği Büyük Açık filminde başarılı oyuncular Christian Bale, Steve Carell, Ryan Gosling ve Brad Pitt rol alıyor. Filmin senarist koltuğunda ise Adam McKay ve Charles Randolph oturuyor.

3:10 Yuma

Evans, azılı bir katil olan Wade’in yakalanmasının ardından onu 3.10 ‘da Yuma’ya kalkacak olan trene götürmeyi kabul eder. Buna gönüllü olmuştur. Ancak durum farklı şekilde gelişecektir. Evans, bu kanun kaçağı ile birlikte yola çıktığında bir şekilde ona saygı duyacak noktaya varır. Wade’in bir çetesi vardır ve farklı noktalarda sayısız tehlike ile çevrilidir etraf. Söz konusu yolculuk bir tür kader görevine dönüşür. Film, bir zamanlar çok fazla ilgi gören hakiki bir Western filminin yeniden yapımıdır.


Müşra Demir