Mango, Madrid’de Sofía Sánchez de Betak, David Gandy, Eugenia Silva ve Christina Rosenvinge gibi uluslararası sanat ve moda alanından birçok ünlü simanın bir araya geldiği samimi bir akşam yemeği düzenledi.

Etkinlik, markanın şimdiki kampanyası Together’ın değerlerini vurguladı: Topluluk ruhu, kültür ve tarz aracılığıyla ilham verme.

İkonik top modeller Amber Valletta, Carolyn Murphy ile aktör Adrien Brody ve diğer isimlerin temsil ettiği duygusal bağlar ve yaratıcılığa övgü şeklindeki Together kampanyasının başarısının ardından Mango, davetlilerin Şef Alberto Povedano’nun yemekleri, caz ritmine uyarlanan klasik müzikler ve dönemin filmlerinin keyfini çıkardıkları Noel temalı bir kutlamada en yakın işbirliği içerisinde olduğu kişiler ile bir araya geldi. Akşam yemeğinin ardından DJ ve müzik prodüktörü Pascal Moscheni, gerçekleştirdiği seans ile kutlamaları devam ettirdi.

Mango’nun işbirliği içinde olduğu sanat yönetmeni ve it girl Sofia Sánchez de Betak, İspanyol model Eugenia Silva ve diğer mankenler Mark Vanderloo, Oriol Elcacho ile David Gandy; Jeanne Damas, Daria Malagyna, Jeanette Madsen, Diletta Bonaiuti, Erika Boldrin ve Sylvie Mus gibi #MangoGirls; Blanca Miró, Nuria Val ve Miguel Carrizo gibi influencerlar; Luis Sendino, iç tasarımcı Pascua Ortega, illüstratörler Jordi Labanda ve Miranda Makaroff, aktör Quim Gutiérrez ile şarkıcı Christina Rosenvinge gibi kültür temsilcileri bir araya geldi.

Aşağıda da, bu keyifli davete katılan Mango işbirlikçilerinden Diletta Bonaiuti ve Nuria Val ile gerçekleştirdiğimiz keyifli röportajı okuyabilirsiniz.

 

Jeanette Madsen – Nuria Val

Mango ile işbirliği yapmak nasıl bir his? Mango senin için ne ifade ediyor?

 DILETTA BONAIUTI – Mango yeni bakış açısını ve değerlerini duyurmak için işbirliği yapabileceği isimleri araştırıyordu. Benim iyi bir destekçi olabileceğimi düşündüler. Ben de ilham aldım ve merak ettim. Bu yüzden neden olmasın dedim!

NURIA VAL- Neredeyse 3 sene önce Mango ile işbirliği yapmaya başladım. Benim için çok özel bir andı çünkü markanın estetik anlayışını her zaman çok beğendim. Mango girls projesini ve yaratıcılığını çok seviyorum. Bunun bir parçası olmak benim için gurur verici.

 

Büyük bir Mango ailesi gibi gözüküyorsunuz. Bu Christmas toplantısı ile iglili düşüncelerin neler?

DILETTA BONAIUTI – Çok heyecanlıyım! Mango ekibi vve Mango kızları ile her zaman çok güzel vakit geçirdim. Onlarla tekrar görüşeceğim için çok mutluyum. Bu kadar özel bir tatil için neler organize ettiklerini görmek için sabırsızlanıyorum. Bu insanların çoğu artık benim arkadaşım ve buluşmaya her zaman can atıyorum.

NURIA VAL- Bence harika! Çok eğlenceli olacağına hiç süphem yok ve birlikte vakit geçirmek çok eğlenceli ve iş dünyasındayken bu kadar güzel ilişkiler kurmak çok iyi hissettiriyor.

 

Kendi tarzını 3 kelimede anlatabilirmisin?

DILETTA BONAIUTI –  Feminen, temiz ve zamansız.

NURIA VAL- Spesifik bir tarzım olduğunu düşünmüyorum. Bence tarz yaratıcılık ile aynı şey. Değişiklik gösterir olduğunuz mekana veya hissiyatınıza gore.

 

Tarz sahibi olmak isteyen kadınlara ne önerirsin?

 DILETTA BONAIUTI –  Tarz olmak aslında öğrenilecek bir şey değil. Tabii ki moda bilgini genişletebilir ve bunu zevkine gore şekillendirebilirsin. Moda kitapları okuyarak, dergilere bakarak, belgeseller izleyerek ve moda sergilerine giderek. Moda hakkında genel bir culture sahip olduktan sonra kendi tarzınızı yaratıyorsunuz. Gördüğünüz her şeyden ilham almaya devam ediyorsunuz.

NURIA VAL- Onlara şunu demek isterim: ‘Değişik kombinleri denemekten korkmayın ve kişiliğinizle barışık olun’.

 

Moda endüstrisinde olmasaydın hangi kariyeri seçerdin?

DILETTA BONAIUTI –  Ben her zaman modayı çok seviyordum. Diğer genç kızlar gibi ben de bir kıyafet mağazasında çalışarak başladım. Bu da bana bu sektöre giriş sağlamış oldu. Bir noktada kendimi geliştirmeye başlamak istedim. Moda kampanyalarının arkasındaki yaratıcı süreci görmek istedim. Styling ile kendimi ifade etme şansını yakaladım. Adım adım, çok yoğun çalışarak ama sabrımı hiç yitirmeden amacıma ulaşmaya başladım.

NURIA VAL- Model olarak çalışmaya başladım. 16 yaşındayken seyahat etmeye başladım. Başından beri fotoğraf çekmeyi çok seviyordum. Olduğum mekanları keşfetmek benim için çok keyifli. Maceralarımı paylaşmayı seviyordum. İnsanlar da maceralarımı sevdi. Bir noktadan itibaren yaşadıklarımı göstermek beni germiyordu ve bu şekilde fotoğrafçı oldum diyebilirim.

 

Total
0
Shares