Geçtiğimiz günlerde açıklanan 91. Akademi Ödülleri adayları, bir gerçeği tekrar hatırlattı. Hiç bir kadın yönetmenin aday gösterilmemesi sürpriz olmadı çünkü Hollywood’un erkek egemen dünyası bunu yıllardır sürdürmekte.

Cinsiyet ayrımcılığının hissedildiği bu listede; başrolünde Margot Robbie ve Saoirse Ronan’ın yer aldığı İskoçya Kraliçesi Mary filminin yönetmeni
Josie Rourke’un aday gösterilmemesi tepki çekti.


İskoçya Kraliçesi Mary

Geçmişten günümüze aday olarak gösterilen tüm kadın yönetmenlerin sayısı ise gerçekten şaşırtıcı. 2018’de çektiği Lady Bird filmiyle ‘En İyi Yönetmen’ kategorisinde aday gösterilen Greta Gerwig, bu adaylığı yaşayan beşinci kadın yönetmendi.

Bu yaklaşıma gelen eleştiriler ise şu yönde; “Kadın yönetmen konusunda eksiklik yok, akademi içerisinde kadınları aday göstermek isteyen erkek yetersizliği var.”

Özellikle yönetmenlik kategorisi gibi önemli bir dalda kadınların görmezden gelinmesi, yıllardır konuşulan önemli sorunlardan. Bu konunun yeniden alevlenmesine ise 2018 yılında Emma Stone’un Akademi Ödülleri’ndeki konuşması sebep olmuştu.


Greta Gerwig

Guillermo del Toro’ya en iyi yönetmen ödülünü vermek için sahnede olan Emma Stone; “Sıradan bir filmi bir sanat eserine dönüştüren yönetmenin vizyonudur. Aday gösterilen bu dört adam ve Greta Gerwig bu yıl kendi şaheserlerini yarattılar.” Greta Gerwig, o yıl aday gösterilen tek kadın yönetmendi.

Stone’un sözleri bir sürü övgüyle karşılandı ve neden daha fazla kadının altın heykelciği kucaklamadığı konuşmasını yeniden başlattı.

Total
0
Shares