İlişkinizde gücü elinde tutan taraf kim? Uzmanlar geleneksel rolleri paylaşmanın uzun soluklu bir ilişkinin anahtarı olduğuna inanıyor. İşte, mutluluğa giden yolda size rehberlik edecek ipuçları!

Güç, her sosyal ilişkinin içinde var olan temel unsur. Birçok insan gücü manipülasyonla bağdaştırsa da, günümüz psikologları onu diğer insanları etkileyebilme kapasitesi olarak açıklıyor.

Güç aslında bizim birbirimizle ilişki kurma biçimimizi tanımlıyor. İnsanların sizi dinleyip dinlemeyeceklerini veya size ilgi gösterip göstermeyeceklerini belirliyor. Romantik ilişkilerde ise güç bir kişide toplandığında, ilişki zarar görüyor.

Partnerlerden biri, diğerinin ihtiyaçlarını görmezden gelebiliyor ve çiftler duygusal olarak bağ kurmakta zorlanabiliyor. Öte yandan bir ilişkiden beklediğimiz ve ihtiyacımız olan şey ise aslında bu duygusal bağ.
Uzmanlar uzun soluklu ve tutkulu bir ilişki yaşamanın tek yolunun, toplumda kabul edilmiş geleneksel kadın-erkek rollerini paylaşmak olduğuna inanıyor.

Eşitlik sadece arzu edilen bir durum değil; aynı zamanda partnerinizle uzun süreli bir ilişki yaşayıp yaşamayacağınızı ya da nefret dalgaları ve depresyon içinde sürüklenip sürüklenmeyeceğinizi belirleyen bir etmen.
Couples, Gender and Power kitabının yazarı, evlilik terapisi konusunda uzman Profesör Carmen Knudson-Martin diyor ki;

Çiftlerin stresle başa çıkabilme yetenekleri, değişime ayak uydurabilmeleri ve birbirlerine iyi gelmeleri, güçler dengesini kurabilmelerine bağlı.

İlişkide yaşanan neredeyse bütün sorunların kaynağı, aslında rollerin eşit olarak dağılmaması. Günlük yaşamın stresiyle mücadele eden çoğu çift -farkına dahi varmadan- toplum tarafından kabul gören, erkeğin ihtiyaç ve isteklerinin ön planda olduğu geleneksel rollere bürünüyor.

Gün boyu çalışıp eve geldikten sonra bu durumu değiştirebilen fazla kişi de yok. Ayrıca çiftler, sürekli aynı konu hakkında bir tarafın, diğerinin fikrini beyhude bir çabayla değiştirme uğraşı verdiği bir güç savaşı içinde kalabiliyor. Evin içinde güç dağılımını dengede tutmak, ilişkideki sorunlara aynı pencereden bakabilmeyi öğrenmek açısından önemli.


“SADECE ?K?M?Z”

Hepimizin arad??? ?ey asl?nda birisi ile yak?n olabilmek. Destek görmek, ba? kurmak ve duygular?m?z? ifade edebilmek, hem fiziksel hem de zihinsel sa?l???m?z için gerekli. Ama yak?nl?k anlay???m?z de?i?mi? durumda. Tarihçi Stephanie Coontz, 20. yüzy?la kadar yak?nl???n aile ve arkada? çevresiyle kuruldu?unu belirtiyor.

Bu dönemde insanlar kuzenleri ve hatta kom?ular?yla bile s?k? f?k?yd?. Fakat bireysellik ve küreselle?me etkisiyle insanlar, yak?n olmay? “çift olma” durumu ile ili?kilendirmeye ba?lad?. Günümüzde birçok çift, ailelerinden farkl? ?ehirlerde ya??yor. Ve art?k eskisi gibi kom?uluk ili?kileri kurmuyoruz. Coontz, “Yak?nl?k kurma konusunda beklentilerimiz artt? ama yak?n oldu?umuz insan say?s? azald?. Di?er ili?kilerimizdeki beklenti ve duygular?m?z?, partnerimizle ya?ad???m?z ili?kiye kanalize ettik” diyor.

Sosyal çevremiz de oldukça darald?. Bugünlerde erkekler sadece bir s?rda?a sahip olabiliyor ki o ki?i de e?i oluyor. Bu da erkekleri, e?inin hissettiklerine kar?? a??r? tepki vermeye itiyor. Kad?nlar bu tarz tepkiler vermiyor demiyoruz tabii. Ama erkeklere k?yasla biraz daha geni? bir sosyal çevreye sahip olu?umuz, içimizi ba?kalar?na dökebilmemizi sa?l?yor. Böylece tüm sinirimizi partnerimizden ç?karmam?? oluyoruz.

Biriyle yak?n olmak, ili?kide her hâlinle (mesela daha hassas oldu?un regl döneminde) var olabilmeniz demek. Psikolog Harriet Lerner, “Gerçek yak?nl?k için gün geçtikçe ili?kiye kendini daha çok adama cesaretini gösteren, dinlemeyi ve konu?may? bilen iki insan gerekli” diyor.

“?ki taraf?n da gerçekte ne istedi?ini anlamas? için e?it güce sahip olmas? gerek. Ayr?ca ili?kinin günün birinde bitebilece?i gerçe?inin de unutulmamas? gerekiyor. E?er ili?kiniz olmadan hayat?n?za devam edemeyece?inizi dü?ünüyorsan?z, o ili?kide gerçekten kendiniz olabilecek güce sahip de?ilsiniz demektir.”

S?kl?kla partnerlerden biri, kendinden daha fazla ödün veriyor. Öncelik ve de?erler, ili?ki bask?s? alt?nda de?i?meye ba?l?yor. Çiftlerden biri karar verme a?amas?nda gere?inden fazla alttan al?yor ya da kar??s?ndaki insan? öncelik hâline getiriyor. Lerner, “Geçmi?e bakt???m?zda bunu yapan taraf?n genellikle kad?n oldu?unu görüyoruz. Fakat günümüzde bu her iki taraf için de geçerli. Çünkü art?k kad?nlar ekonomik özgürlüklerini kazanm?? durumda” diyor.

S?kl?kla olan ?ey ise ?u: Taraflardan biri sürekli alttan al?yor; as?l yapmas? gereken ise, her ?ey kötüle?meye ba?lamadan evvel gücünü tekrar elde etmeye çal??mak. Bunu yapamad???nda ise eninde sonunda ili?kiyi terk eden taraf oluyor.

Peki ne yapmak gerek?

Lerner, “Tüm bunlar olmadan önce ‘Bana bu ?ekilde davranmandan ho?lanm?yorum ve böyle davrand???n müddetçe seninle bu tart??may? sürdürmeyece?im’ diyebilmek gerek” diyor.

?Y? ?L??K? TANIMI

Peki, gerçekten dengeyi kurmu? oldu?unuzu nas?l anlayacaks?n?z? Washington Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden emekli olan Profesör John Gottman’a göre her ne kadar para payla??m?, çocuk bak?m? ve çöpü ç?karmak gibi ?eyler sürekli örnek gösterilse de, asl?nda ili?kide e?itli?in sa?lanmas? için illaki ev i?lerinin e?it bölü?ülmesi gerekmiyor.

Gottman, “Partnerine gösterdi?in ve onun sana gösterdi?i nezaket, ili?kinin adil oldu?unu hissettiren en önemli ?ey. Ve bu da esneklik ve duygulara kar?? duyarl? olmay? gerektiriyor. ?nsanlar partnerinin ilgisini çekmek, sohbet etmek, ?akala?mak ya da sevgi görmek ister. Birbirinizin istek ve ihtiyaçlar?n? dikkate al?n” diyor.

E?er gözlerinizi birkaç dakikal???na da olsa telefonunuzdan ay?r?p birbirinizi “gerçekten” dinliyor ve sevginizi belli etmekten kaç?nm?yorsan?z, ili?kide sa?l?kl? bir güç payla??m? yapm??s?n?z demektir.
Psikolog Pepper Schwartz’a göre bu tarz davran?? biçimi sayg?yla alakal?. Binlerce çiftle yapt??? görü?melerde, ço?u ki?inin “iyi ili?ki” tan?m?n?n, “birbirinin en iyi arkada?? olabilmek” oldu?unu görmü?.

Bu yan?t çok da ?a??rt?c? olmasa gerek. Çünkü iyi arkada?lar e?itli?e önem verir ve bir arkada??n “en iyi” s?fat?n? alabilmesi kar??l?kl? sayg?ya ba?l?d?r. Schwartz’?n dedi?ine göre evliliklerde bu durum i? bölümüne de yans?yor ama bunun yan?nda kar??l?kl? konu?ma becerisi ve ortak karar alma mekanizmas?n? olu?turmak da önemli: “Sayg?, birinin bana insan olarak de?er vermesi ve ili?kideki taraflardan biri olarak benim de bir birey oldu?umu unutmamas? demek. Neden tuvaleti temizlemek benim oldu?u kadar senin de görevin olmas?n? Tamam, ben tuvaleti temizlerim ama sen de köpe?in tuvaletini temizle ki ikimiz de ili?kinin selameti için pis i?ler yapmak durumunda oldu?umuzu bilelim.”

Knudson-Martin’in bulgular?na göre partnerinin ihtiyaçlar?n?n fark?nda olan ki?i, kar??s?ndaki ki?iye sadece önemli oldu?unu de?il, desteklendi?ini de hissetme f?rsat? vermi? oluyor. Bireysel ve ortak de?erlerin belirlenmesi sonras?nda çift olarak kendinizi de?i?ime açabilir ve birbirinizi etkileyebilirsiniz. Hatta en bast?r?lm?? duygular?n?z? aç??a ç?kar?p, zay?fl?klar?n?z?, çeli?kilerinizi ve hatalar?n?z? kabul edecek kadar kendinizi güvende hissedebilirsiniz.

Kar??l?kl? olarak savunmas?z yanlar?n?z? birbirinize açman?z, ili?kide tamamen kendiniz oldu?unuzun göstergesidir. Knudson-Martin’in parmak bast??? bir di?er nokta ise e?it olarak payla??lan gücün, çiftlerin ileti?iminin daha net olmas?n? sa?lamas?. ?stedi?iniz her ne ise laf? doland?rmadan söyleyebilirsiniz. Çocuklar? elçi olarak kullanmak ya da uygun an? yakalayabilmek için saatlerce beklemek zorunda de?ilsiniz.


ÇABA GÖSTERMEK

E?it olman?n ba?ka bir önemli yan? ise ikinizin de ili?kinin iyili?i için sorumluluklar? payla?mas?. ?li?ki adil olursa, iki taraf da i?ler ray?ndan ç?kt???nda onu yoluna sokabilmek için çaba sarf edecek kadar ili?kiyi sahiplenir. Knudson- Martin’e terapi için gelen çiftlerde s?kl?kla sadece bir taraf (tahmin edib bakal?m hangi taraf?) sorunun ne oldu?unu anlamaya çabal?yormu?:

Erkekler ili?kinin devam etmesini istediklerini söylüyorlar ama ili?kinin devam etmesi için ne yap?lmas? gerekti?ine dair net bir fikre sahibi de?iller.

Coontz, gerçekten dengeli bir ili?ki kurmak için biz kad?nlar?n da bir türlü vazgeçemedi?imiz duygusal payla??m iste?imizi sorgulamam?z gerekti?ini söylüyor. Ayr?ca sürekli duygu payla??m? hâlinde olmay? yak?nl???n bir göstergesi olarak dü?ünmemizin tamamen kad?nsal bir yakla??m oldu?una inan?yor:

Duygusal derinli?imizin büyük bir k?sm?n?n ortaya ç?k?? sebebinin, kad?n?n (tarihsel olarak) gücünü gösterememesi ile alakas? oldu?unu kabullenmiyoruz. Bu durumun yegâne sebebinin, ‘Ben asl?nda bunu yapmak istiyorum’ diyebilecek güce sahip olmay???m?z oldu?unun fark?na varmadan, erkeklerden sürekli duygusal payla??m içinde olmalar?n? bekliyoruz. ?li?kinin çok fazla ‘derin ve anlaml?’ olmas?n? istemek, çiftlerin üzerine büyük bir yük bindiriyor. Oysa çiftlerin küçük sorunlar? an?nda çözmeleri gerekti?ine dair bir kural yok. Sözlerden ziyade eylemlerin ili?kiye kataca?? yak?nl??? hafife al?yoruz. A?ka biraz da erkek gözüyle bakmal?.”

Sizin için araban?n sileceklerini de?i?tirmesinin, asl?nda “seni seviyorum” demesinin ba?ka bir yolu oldu?u gerçe?ini neden görmezden geliyorsunuz ki?


GÜÇ HER ?EY? DE???T?R?R

Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden Psikoloji Profesörü Dacher Keltner, gücün (ya da güçsüzlü?ün) beyindeki biyolojik de?i?ikliklerle uzaktan bir ba?? oldu?unu söylüyor. Uzun y?llar yapt??? ara?t?rmalar?n?n sonucunda, güce sahip olman?n sinir ta??y?c? dopamini tetikleyerek insanlar? de?i?tirdi?ini ortaya koymu?.

Bu da güçlü insanlar? arzular?n?n pe?inden ko?ma, besin, para, ilgi, cinsellik ve onay gibi sosyal ödülleri fark etme konusunda daha h?zl? hareket etmeye itiyor. Seks hakk?nda daha fazla dü?ünüyor ve daha aç?k bir ?ekilde flört edebiliyorlar. Ancak ba?ka insanlara kar?? daha ilgisiz olduklar? için onlar?n duygular?na kar?? duyars?z kalabiliyorlar. Keltner’a göre güç sahibi olmak, insanlar? sosyopat gibi davranmaya meyilli hâle bile getirebiliyor.
Di?er yandan güçsüzlük, beynin inhibisyon sistemini harekete geçiriyor. Yani tehdit ve cezaya odaklanmay? sa?layarak, ki?inin yüzle?mekten ya da rahats?z edici durumlardan kaç?nmas?na sebep oluyor. Marriage Rules kitab?n?n yazar? Dr. Harriet Lerner’a kulak verelim:

“?nsanlar farkl? yollarla ve farkl? zamanlarda ili?kilerindeki gücü kaybedebilir. Bir ki?i ne zaman sesini yükseltmekten vazgeçer ve kendinden ödün vermeye ba?larsa, ili?kide güç kayb?n? en ?iddetli ya?ayan partner hâline gelir. Anksiyete, depresyon ve ba? a?r?lar? gibi sonuçlar da beraberinde gelebilir. Bu durumun cinsiyet ya da mevki ile alakas? olmad??? da a?ikâr. Bir ?irketin genel müdürü olan biri dahi eve geldi?inde tart??man?n nafile oldu?unu dü?ünerek konu?muyorsa, ili?kide bir sorun var demektir.”

SOSYAL BASKIDAN KURTULMAK

Peki, partnerlerden birinin çocuk sahibi olmak ya da yüksek lisansa ba?lamak istemesi gibi kaç?n?lmaz güç dalgalanmalar? oldu?unda ne yapmal?? Gottman, heteroseksüel çiftlerin sürekli devam eden evriminin yan? s?ra, homoseksüel ili?kilerden de ö?renece?imiz çok ?ey oldu?una inan?yor.

Gottman’a göre 200 y?l içerisinde heteroseksüel ili?kiler, homoseksüel ili?kilerin bugün bulundu?u yere ula?m?? olacak. Bu, de?i?imi beklemek için epey uzun bir süre. Ancak bahsetti?i bulgular, ili?kinin ayn? cinsiyetten olan çiftlerde daha nazik ve net ilerledi?i, güç sava?lar?n?n daha çok heteroseksüel çiftlerde ortaya ç?kt??? fikriyle örtü?üyor.

Çünkü gay ve lezbiyen çiftler, toplumsal cinsiyet rollerine ba?lanmak yerine, karar almak ve i? bölümü yapmak için rol payla??mlar?n? kendileri yap?yor. Kimin ne yapaca??na birlikte karar vermek, her iki insan? da adaletli bir ili?ki ya?amak konusunda duyarl? hâle getiriyor. Ve hepimiz buradan bir ders ç?karabiliriz.

Son olarak diyebiliriz ki bütün ili?kiler, gücün ve a?k?n birbirine yak?n kuvvetler olmas? durumunda sa?l?kl? bir ?ekilde ilerleyebiliyor. Power and Love kitab?n?n yazar? Adam Kahane, “Sevilmek için güçten ya da güç için sevilmekten vazgeçmek gerekti?ine dair çok yayg?n bir dü?ünce var” diyor.

Ama bu do?ru bir dü?ünce de?il. Sa?l?kl? bir ili?ki, iki insan?n karakterinden ödün vermeden bir tak?m olabilmesi demek. Peki, bunun için ne gerekli? Ba??ms?zl?klar?n? kaybetmeden tak?m ruhuna sahip olma gücünü kendilerinde bulmalar?na imkân verecek bir a?k!

Derleyen: P?nar ?en | Women’s Health Nisan 2017

Total
37
Shares