ERKEKLERİN DE SEVDİĞİ 10 ROMANTİK KOMEDİ FİLMİ

 

 


Kim demiş erkekler romantik komedilerden sıkılır diye?

İşte gerek oyuncu kadroları; gerekse konuları ve esprileriyle erkeklerin de izlemeyi sevdiği 10 romantik komedi filmi:

High Fidelity

Rob bir plakçıda çalışan herhangi bir adamdır. Kız arkadaşı Laura ile aralarında sıradan bir ilişki vardır. Bir gün Laura, Rob’u terk eder. Bu Rob’un hayatında ardı ardına dizilmiş ayrılıklara eklenen yeni bir halkadır sadece. Rob, Laura’nın terk edişinden hareketle eski ayrılıklarına doğru bir serüvene atılır. Rob’un oldukça kişisel addedilebilecek olan bu yolculuğu, kadın-erkek ilişkisini etraflıca masaya yatırmasına neden olacaktır.

Sizin için: Sevimli ve yakışıklı bir John Cusack

Onun için: İyi bir soundtrack.

Date Night

Steve Carrell ve Tina Fey filmde akşam yemeği ve film izleyerek geçen gecelerinin rutininden sıkılan bir karı kocayı canlandırıyor. Wahlberg ise Fey’in flört ettiği başarılı bir yazar rolünde yer alıyor.

Sizin için: Tina Fey

Onun için: Steve Carrell

That Awkward Moment

Beraber yaşayan ve üç iyi dost olan Jason, Daniel ve Mikey ilişkilerinde herkesin sorduğu o malum soruda tıkanmışlardır: Peki şimdi ne olacak?

Sizin için: 3 yakışıklı ve yetenekli başrol oyuncusu! Bonus: Muhteşem New York!

Onun İçin: İlişkinize dair korkularını başka erkeklerin gözünden görmesi eminiz ki daha iyi hissettirecek!

Forgetting Sarah Marshall

Mütevazı bir müzisyen olan Peter, Televizyon yıldızı sevgilisi Sarah’tan ayrılmış olmanın bunaltısından kurtulmak için Hawaii’de bir kaçamak yapmaya karar verir. Gittiği bu tatil beldesinde, Sarah’ı da orada yeni sevgilisiyle görünce kendini kaybedip kıskançlık krizlerine giren Peter, daha sonra resepsiyonist kızla yakınlaşarak “çivi çiviyi söker” taktiği güder.

Sizin için: Acılı ayrılık süreciyle empati kurma.

Onun için: Jason Segel’in diyaloglarıyla kahkaha dolu anlar.

(500) Days of Summer

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor.

Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kıza ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur.

Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

Sizin için: Glee-esque müzikal sahnesi.

Onun için: Zooey Deschanel.

No Strings Attached

Yıllar önce henüz ergenken çıkma teklifini reddettiği Adam Franklin’le şans eseri karşılaşan Emma Kurtzman için bu olay unutamayacağı yeni bir aşkın fitilini ateşler. İlişkilere karşı soğuk bir tavrı bulunan Emma ve aşka tövbe eden Adam’ın yıllar sonra meydana gelen bu tesadüfî karşılaşması, ergen dönemlerinde yaşanan deneyimin tam tersidir.

İkili, böylece ilginç bir birlikteliğe, çıkar üzerine kurulu karmaşık bir ilişkiye başlarlar. Hiç bir bağın olmadığı, dertsiz tasasız, sadece cinselliğe dayalı bu yalansız ve dolansız ilişkide ne kıskançlığa ne de duygusallığa yer vardır. Koşulsuz ve beklentisiz bir ilişkiden ibarettir yaşananlar.

Fakat bu durum, Adam’ın duygularıyla ön plana çıkmasıyla farklı bir yola girer. Sözünü bile etmedikleri “aşk” yavaş yavaş ilişkilerine karışmaya ve ikiliyi hep kaçtıkları o sona doğru sürüklemeye başlar….

Sizin için: Romantik ve aşık Ashton Kutcher!

Onun için: Duygularını saklamasının zaman kaybı olduğunu anlayacak!

Alfie

Manhattan caddelerinde genç Britanyalı limuzin şoförü Alfie Elkins kadınların başını döndürmektedir. Zengin bayan müşterilerini gidecekleri yere kadar bırakmanın yanında bazılarının kırılmış kalplerini onarmak şoförlüğünün yanında ekstra hizmeti olmaya başlar.

Londra’dan kalkıp, New York’a gelen Alfie’nin amacı kısa zamanda çok para kazanmaktır. Yakışıklılığının ve cazibesinin farkında olan genç adam bunu sonuna kadar kullanmaya karar verir. Kendini bir ilişkinin kalıbına sokmadan kadınları baştan çıkarmak ve onlarla beraber olmak çok cazip bir fikirdir. Sayısını aklında tutamadığı gönül maceralarıyla günü birlik ilişkilerin baş kahramanı oluverir. Para kazanma amacını, hızlı bir çapkın olma yolunda unutur.

Sizin için: JUDE LAW! JUDE ! LAW!

Onun için: Menfaatleri için insanları kullanmanın sonuçlarının eğlenceli bir şekilde anlatılması.

Two Night Stand

New York’ta yaşayan Alec ve Megan yirmili yaşlarında iki gençtir ve tek gecelik ilişkinin ardından ertesi sabah uyandıklarında her yerin karla kaplandığını görüp şaşırırlar. İkili Alec’in dairesinde mahsur kalıp o günü birlikte geçirmek zorunda kalırlar.

Sizin için: Sıcak ev romantizmi!

Onun için: İlişkiniz ve cinsellik konusunda düşüncelerini belirtmek konusunda cesaretlenecek!

Friends With Benefits

New York’ta yaşayan Jamie (Mila Kunis) bir şirketin oldukça becerili insan kaynakları sorumlusudur. Dylan (Justin Timberlake) ise Los Angeles’ta çalışan bir sanat yönetmenidir. Jamie yeteneklerini kullanıp Dylan’ı New York’a yerleşmeye ikna edince, yolları da kesişir.
Aşktan ve ciddi ilişkilerden canı yanmış olan Dylan ve Jamie, tanıştıktan sonra bağlanmanın olmadığı sadece eğlencenin ve sorgusuz seksin ağır bastığı bir ‘arkadaşlık’ kurarlar.

Birbirini hem arkadaş olarak görmek ama duyguları katmadan seks yapmak mümkün müdür?
İlişkilerin Hollywood romantik komedilerindeki gibi mutlu sonla bitmediğine inanan bu iki insan, birbirlerini tanıdıkça etliye sütlüye bulaşamayan bu modern ilişki tarzını ne kadar sürdürebileceklerdir?

Sizin için: Justin Timberlake. (Belitelim: Üstsüz.)

Onun için: Seksten yola çıkan konusu.

Going the Distance

Erin ve Garret’in uyumlu aşkları adeta dillere destandır. Bu iki kişilik, birbirlerinden çok uzakta olsalar dahi yine iyi ve uyumlu birer çift izlenimi bırakırlar. Ancak gazeteci olan Erin (Drew Barrymore) okuldaki son yılı için San Francisco’ya gittiğinde, erkek arkadaşı Garret (Juntin Long) müzik sektöründeki işinde, beklediği terfiyi alabilmek için Manhattan’da kalır. Webcam, cep telefonu ve mesajlar aracılığıyla ve birçok karşılıklı ziyaretle, mesafenin neden olduğu yanlış anlamalar ve aile ve arkadaşların olumsuz tavsiyelerine rağmen, aşklarını kilometrelerce uzaktanda olsa yaşarlar. Ancak, sonunda ilişkilerini nerede ve nasıl sürdürebilecekleri konusunda bir karar vermeleri gerekmektedir. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur atasözü haklılığını ispatlayabilecek midir?

Sizin için: Uzak mesafe ilişkisinin nasıl yürütülebileceğine dair işe yarar tüyolar.

Onun için: Charlie Day, Jason Sudeikis ve Justin Long.


Müşra Demir