Video yükleniyor

 

Toplam
7
Paylaşım

 

Kim demiş erkekler romantik komedilerden sıkılır diye?

İşte gerek oyuncu kadroları; gerekse konuları ve esprileriyle erkeklerin de izlemeyi sevdiği 10 romantik komedi filmi:

High Fidelity

Rob bir plakçıda çalışan herhangi bir adamdır. Kız arkadaşı Laura ile aralarında sıradan bir ilişki vardır. Bir gün Laura, Rob’u terk eder. Bu Rob’un hayatında ardı ardına dizilmiş ayrılıklara eklenen yeni bir halkadır sadece. Rob, Laura’nın terk edişinden hareketle eski ayrılıklarına doğru bir serüvene atılır. Rob’un oldukça kişisel addedilebilecek olan bu yolculuğu, kadın-erkek ilişkisini etraflıca masaya yatırmasına neden olacaktır.

Sizin için: Sevimli ve yakışıklı bir John Cusack

Onun için: İyi bir soundtrack.

Date Night

Steve Carrell ve Tina Fey filmde akşam yemeği ve film izleyerek geçen gecelerinin rutininden sıkılan bir karı kocayı canlandırıyor. Wahlberg ise Fey’in flört ettiği başarılı bir yazar rolünde yer alıyor.

Sizin için: Tina Fey

Onun için: Steve Carrell

That Awkward Moment

Beraber yaşayan ve üç iyi dost olan Jason, Daniel ve Mikey ilişkilerinde herkesin sorduğu o malum soruda tıkanmışlardır: Peki şimdi ne olacak?

Sizin için: 3 yakışıklı ve yetenekli başrol oyuncusu! Bonus: Muhteşem New York!

Onun İçin: İlişkinize dair korkularını başka erkeklerin gözünden görmesi eminiz ki daha iyi hissettirecek!

Forgetting Sarah Marshall

Mütevazı bir müzisyen olan Peter, Televizyon yıldızı sevgilisi Sarah’tan ayrılmış olmanın bunaltısından kurtulmak için Hawaii’de bir kaçamak yapmaya karar verir. Gittiği bu tatil beldesinde, Sarah’ı da orada yeni sevgilisiyle görünce kendini kaybedip kıskançlık krizlerine giren Peter, daha sonra resepsiyonist kızla yakınlaşarak “çivi çiviyi söker” taktiği güder.

Sizin için: Acılı ayrılık süreciyle empati kurma.

Onun için: Jason Segel’in diyaloglarıyla kahkaha dolu anlar.

(500) Days of Summer

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor.

Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kıza ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur.

Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

Sizin için: Glee-esque müzikal sahnesi.

Onun için: Zooey Deschanel.

No Strings Attached

Yıllar önce henüz ergenken çıkma teklifini reddettiği Adam Franklin’le şans eseri karşılaşan Emma Kurtzman için bu olay unutamayacağı yeni bir aşkın fitilini ateşler. İlişkilere karşı soğuk bir tavrı bulunan Emma ve aşka tövbe eden Adam’ın yıllar sonra meydana gelen bu tesadüfî karşılaşması, ergen dönemlerinde yaşanan deneyimin tam tersidir.

İkili, böylece ilginç bir birlikteliğe, çıkar üzerine kurulu karmaşık bir ilişkiye başlarlar. Hiç bir bağın olmadığı, dertsiz tasasız, sadece cinselliğe dayalı bu yalansız ve dolansız ilişkide ne kıskançlığa ne de duygusallığa yer vardır. Koşulsuz ve beklentisiz bir ilişkiden ibarettir yaşananlar.

Fakat bu durum, Adam’ın duygularıyla ön plana çıkmasıyla farklı bir yola girer. Sözünü bile etmedikleri “aşk” yavaş yavaş ilişkilerine karışmaya ve ikiliyi hep kaçtıkları o sona doğru sürüklemeye başlar….

Sizin için: Romantik ve aşık Ashton Kutcher!

Onun için: Duygularını saklamasının zaman kaybı olduğunu anlayacak!

Alfie

Manhattan caddelerinde genç Britanyalı limuzin şoförü Alfie Elkins kadınların başını döndürmektedir. Zengin bayan müşterilerini gidecekleri yere kadar bırakmanın yanında bazılarının kırılmış kalplerini onarmak şoförlüğünün yanında ekstra hizmeti olmaya başlar.

Londra’dan kalkıp, New York’a gelen Alfie’nin amacı kısa zamanda çok para kazanmaktır. Yakışıklılığının ve cazibesinin farkında olan genç adam bunu sonuna kadar kullanmaya karar verir. Kendini bir ilişkinin kalıbına sokmadan kadınları baştan çıkarmak ve onlarla beraber olmak çok cazip bir fikirdir. Sayısını aklında tutamadığı gönül maceralarıyla günü birlik ilişkilerin baş kahramanı oluverir. Para kazanma amacını, hızlı bir çapkın olma yolunda unutur.

Sizin için: JUDE LAW! JUDE ! LAW!

Onun için: Menfaatleri için insanları kullanmanın sonuçlarının eğlenceli bir şekilde anlatılması.

Two Night Stand

New York’ta yaşayan Alec ve Megan yirmili yaşlarında iki gençtir ve tek gecelik ilişkinin ardından ertesi sabah uyandıklarında her yerin karla kaplandığını görüp şaşırırlar. İkili Alec’in dairesinde mahsur kalıp o günü birlikte geçirmek zorunda kalırlar.

Sizin için: Sıcak ev romantizmi!

Onun için: İlişkiniz ve cinsellik konusunda düşüncelerini belirtmek konusunda cesaretlenecek!

Friends With Benefits

New York’ta yaşayan Jamie (Mila Kunis) bir şirketin oldukça becerili insan kaynakları sorumlusudur. Dylan (Justin Timberlake) ise Los Angeles’ta çalışan bir sanat yönetmenidir. Jamie yeteneklerini kullanıp Dylan’ı New York’a yerleşmeye ikna edince, yolları da kesişir.
Aşktan ve ciddi ilişkilerden canı yanmış olan Dylan ve Jamie, tanıştıktan sonra bağlanmanın olmadığı sadece eğlencenin ve sorgusuz seksin ağır bastığı bir ‘arkadaşlık’ kurarlar.

Birbirini hem arkadaş olarak görmek ama duyguları katmadan seks yapmak mümkün müdür?
İlişkilerin Hollywood romantik komedilerindeki gibi mutlu sonla bitmediğine inanan bu iki insan, birbirlerini tanıdıkça etliye sütlüye bulaşamayan bu modern ilişki tarzını ne kadar sürdürebileceklerdir?

Sizin için: Justin Timberlake. (Belitelim: Üstsüz.)

Onun için: Seksten yola çıkan konusu.

What’s Your Number? 

Orta yaşa geldiğinizde birçok adamla çıktığınızı ama evlenmek bir tarafa, doğru düzgün ilişki sürdürülebilecek kimsenin yanınızda kalmadığını gördünüz. İlişkilerde bir türlü aradığını bulamayan Anna Faris’in (Ally Darling) yaşadığı tam da bu. 20 farklı adamla çıkan Anna, hiçbirinde tam olarak aradığını bulamadığı için kendisini yapayalnız hisseder. Hem de kız kardeşi evlenmek üzeredir ve o düğüne bir başına gidecektir.

Geçmişte kalan ilişkilerini tek tek gözden geçirmeye karar veren Anna telefon defterini eline alır ve bir zamanlar flörtleştiği bütün adamları tek tek gözden geçirerek onları yeniden arar. Geçmişte kalanların bazıları mesleğinde çok iyi yerlere gelmiş, bazıları çok değişmiş hatta biri eşcinsel olmuştur! Geçmiş ilişkilerin tozlu sayfalarını açan Anna, aradığı sevgiyi önceki yıllarda mı yoksa yanı başında mı bulacaktır?

Sizin için: Chris Evans.

Onun için: Uzun süreli ilişki konusundaki duygularıyla yüzleşebilir!

Toplam
7
Paylaşım