İnsana dair en doğal duygulardan birisi olan kıskançlık hayatınızın tümünü ele geçirmeye başladıysa ve ilişkinize zarar veriyorsa, artık onunla yüzleşmek zorundasınız demektir.

kıskanma 1

İlk önce bir konuda anlaşalım: kıskançlık illa ki kötü bir şey değil. Zaman zaman insan doğası gereği kıskançlık hissine elbette kapılabilir. Ama iş, kıskançlığın hayatımızı ele geçirmeye başladığı ve bütün davranışlarımıza yansıdığı zaman içinden çıkılamaz bir cehenneme dönüşebilir. Uzman klinik psikolog Christina Hibbert ve evlilik terapisti Katy Morelli, özellikle kıskançlığın bu yanına dikkat çekiyor. Kıskançlık söz konusunu boyutlara ulaştığında, insanlar çok daha çabuk sinirlenebiliyor.

Kıskanmanın en bilindik çeşidi romantik kıskançlıktır. Aynı zamanda başkalarının başarılarını, güçlerini, yaşam tarzlarını ya da ilişkilerini de kıskanmak mümkün. Örneğin başka birinin hayatının çok daha iyi ve kolay olduğunu düşünebilirsiniz. Morelli’ye göre bu bir hata; çünkü insan, karşısındakinin hayatının sadece iyi yanlarını değerlendirmeye alıyor ve kendi hayatının en negatif yönleriyle birleştiriyor. Ya da bir başka örnekle, bir arkadaşınızın ortak arkadaşınızla olan ilişkisini sizinkinden daha sağlıklı ve güzel bulabilirsiniz. Morelli bu konuda da aynı görüşe sahip.

Sosyal ağlar günümüzde kıskançlığın en güçlü tetikleyicilerinden. Morelli’ye göre internetteki ve gündelik hayattaki sözlerimiz artık birbirine karışmış durumda. Bu nedenle de sanal dünyada insanların ilişkilerini gündelik kişisel ilişkilerinle karşılaştırma eğiliminde olabilirsiniz. Ya da başkalarının sizden daha güçlü olduğu kanısına varıp, onları kendine tehdit olarak algılayabilirsiniz.

Peki kıskançlığın önüne geçerek onun negatif etkilerinden nasıl kurtulabilirsiniz? Bu noktada yanıtlanması gereken en önemli soru bu gibi duruyor.

Total
0
Shares

Bir cevap yazın