Moda ve teknoloji arasındaki sınırlar her geçen gün daha da silikleşiyor. Ayakkabı Dünyası, yapay zekayı kreatif süreçlerine entegre ederek bu dönüşümün öncü oyuncularından biri haline geliyor. Markanın Pazarlama Müdürü Ümre Ak ile, yapay zekanın koleksiyon çekimlerinden müşteri deneyimine uzanan etkisini, Provoq koleksiyonuyla birlikte doğan dijital marka yüzünü ve perakendenin geleceğini konuştuk.
Ayakkabı Dünyası olarak yapay zekayı koleksiyon çekimlerine entegre etme fikri nasıl doğdu? Bu süreci başlatan temel motivasyon neydi?
Moda perakendesi, değişimin çok hızlı yaşandığı bir alan. Biz de Ayakkabı Dünyası olarak, bu değişimi şekillendiren tarafta olmayı önemsiyoruz. Yapay zekayı koleksiyon çekimlerine entegre etme fikri de bu bakış açısıyla ortaya çıktı.
Geçtiğimiz yıl yapay zeka ile imaj çekimini hayata geçirerek bu alanda öncü adımlardan birini attık. Bu sezon ise bir adım daha ileri giderek Provoq koleksiyonumuzda marka yüzümüzü de yapay zeka ile oluşturduk. Böylece markamızın stil kodlarını ve estetik dünyasını yansıtan özgün bir karakter yaratma imkânı bulduk.
Sürecin temel motivasyonu, yaratıcı üretimi daha esnek, hızlı ve sınırsız bir alana taşımaktı. Aynı zamanda markamızın görsel dünyasını farklı bir anlatım diliyle ifade etmeyi hedefledik.
Yapay zeka destekli çekimlerin marka performansına etkisi nasıl oldu? Özellikle dijital mecralardaki geri dönüşleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yapay zeka ile ürettiğimiz içeriklerin dijital mecralarda oldukça güçlü bir karşılık bulduğunu gördük. Özellikle video ve görsel içeriklerimiz, izlenme ve etkileşim oranları açısından beklentimizin üzerine çıktı.
Bu da bize şunu gösterdi: Tüketici yenilikçi anlatım biçimlerine açık ve bu içerikler doğru kurgulandığında merak duygusunu tetikleyerek marka ile daha güçlü bir bağ kurulmasını sağlıyor.
Bu yaklaşımın hız, maliyet ve operasyonel verimlilik açısından sağladığı avantajlar neler oldu?
Yapay zeka, üretim süreçlerimizi hem hız hem de esneklik açısından ciddi şekilde dönüştürdü. Geleneksel prodüksiyonlarda haftalar sürebilecek süreçleri çok daha kısa sürede tamamlayabiliyoruz. Maliyet tarafında da daha optimize bir yapı oluştu. Fiziksel prodüksiyon ihtiyaçlarının azalması, kaynak kullanımında verimlilik sağladı.
Operasyonel açıdan en büyük kazanımımız ise çeviklik oldu. Artık farklı kreatif senaryoları hızlıca test edebiliyor, karar alma süreçlerimizi daha dinamik bir şekilde yönetebiliyoruz.
Moda gibi duygusal bağın güçlü olduğu bir alanda yapay zeka kullanımının tüketici algısına etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Moda, duygunun ve hikaye anlatımının çok güçlü olduğu bir alan. Bu nedenle yapay zekayı insan yaratıcılığının yerine geçen bir unsur olarak değil, onu destekleyen bir araç olarak konumlandırıyoruz.
Tüketici tarafında da bu yaklaşımın karşılık bulduğunu gözlemliyoruz. Yapay zeka, markanın hikayesini daha farklı ve dikkat çekici biçimlerde anlatmayı mümkün kılıyor. Ancak temelde hala insan yaratıcılığı, sezgi ve marka ruhu yer alıyor.
Ayakkabı Dünyası’nın dijitalleşme stratejisinde yapay zeka nasıl bir rol oynuyor?
Yapay zeka, dijitalleşme stratejimizin merkezinde konumlanıyor. Sadece içerik üretiminde değil; müşteri deneyimi, kişiselleştirme ve operasyonel süreçlerde de aktif olarak kullanıyoruz. Amacımız, yapay zekayı markayla müşteri arasındaki ilişkiyi güçlendiren bir yapı haline getirmek. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde de yatırımlarımızı artırarak bu entegrasyonu daha derinleştirmeyi planlıyoruz.
Yapay zeka ile üretilen içeriklerin fiziksel mağaza deneyimine nasıl bir katkı sağladığını düşünüyorsunuz?
Dijitalde ürettiğimiz görsel dilin mağaza içine de yansıması, daha bütüncül bir marka deneyimi yaratmamızı sağlıyor. Tüketici, dijitalde karşılaştığı hikayeyi mağazada da devam ettirdiğinde marka ile kurduğu bağ güçleniyor. Bu da online ve offline deneyim arasında daha akıcı ve tutarlı bir geçiş yaratıyor.
Türkiye perakende sektöründe yapay zeka kullanımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce sektör bu dönüşüme hazır mı?
Türkiye perakende sektörü teknoloji adaptasyonu açısından oldukça dinamik. Yapay zeka da giderek daha fazla markanın gündeminde yer alıyor.
Tabii bu dönüşüm, aynı zamanda kültürel bir dönüşüm de gerektiriyor. Veri altyapısı, insan kaynağı ve organizasyonel adaptasyon, sürecin en kritik unsurları. Bu alanlarda erken adım atan markaların sektöre yön vereceğini düşünüyoruz.
Yapay zekayı moda süreçlerinize entegre ederken en çok hangi alanlarda dönüşüm gözlemlediniz?
En büyük dönüşümü içerik üretimi ve kreatif süreçlerde gözlemledik. Yapay zeka, fikirlerin çok daha hızlı hayata geçirilmesini ve farklı varyasyonların kolayca denenmesini mümkün kılıyor. Aynı zamanda kampanya kurgusundan görsel üretime kadar pek çok alanda daha esnek ve üretken bir yapı kurmamızı sağlıyor.
Yapay zeka ile birlikte moda perakendesinde müşteri deneyimi nasıl evriliyor?
Müşteri deneyimi giderek daha kişiselleştirilmiş ve dinamik bir yapıya dönüşüyor. Yapay zeka sayesinde kullanıcıya özel öneriler, daha akıllı iletişim modelleri ve veri odaklı deneyimler mümkün hale geliyor.
Dönüşümün merkezinde ise müşteriyi pasif bir alıcıdan, markayla birlikte deneyimi şekillendiren aktif bir katılımcıya dönüştürmek var.
Önümüzdeki dönemde Ayakkabı Dünyası’nı teknoloji ve moda kesişiminde neler bekliyor?
Önümüzdeki dönemde teknoloji ile modanın çok daha iç içe geçtiği bir yapı göreceğiz. Biz de bu doğrultuda yapay zeka destekli içerik üretimini geliştirmeye devam ederken, müşteri deneyimini zenginleştiren yeni teknolojilere odaklanıyoruz. Kişiselleştirme, veri odaklı iletişim ve dijital deneyim alanlarında daha yenilikçi projeler hayata geçirmeyi hedefliyoruz.