Birkin Bag’leri, statü sembolü tahtından indirecek bir trendle karşı karşıya olabiliriz ve Jane Birkin kesinlikle bu versiyonuna bayılırdı. Bu yaz bir plaj çantası almayı düşünüyorsanız Jelly Firkin aradığınız şey olabilir.

Bazı dönemlerde kullandığımız parçaları birkaç yıl sonra odamızın en dip köşesinde bulduğumuzda “ben bunu o dönem nasıl kullanmışım?” diye içimizden geçiririz ya… İşte bu Jelly Firkin’ler tam da o cinsten. Ama bu, eğlenceli olmadıkları anlamına gelmiyor. Hatta Birkin Bag’lerin tasarım ilhamı olan Jane Birkin kesinlikle bu plastik Birkin fikrine bayılırdı. Jane başından beri kendi Birkin’lerini boncuklar, posta pulları, şallar ve stickerlarla renklendirip çantanın derisi aşınana kadar hakkını vererek kullanırdı.
Zaten onun Birkin Bag için tasarım önerisinde bulunmasının nedeni tamamen çantaların pratik olmamasından dolayı yakınmasıydı. Bu yüzden Hermès’in o dönemki CEO’su Jean-Louis Dumas ile denk geldikleri uçak yolculuğunda, Jane Birkin’in hasır çantasının devrilip içindekilerin yere saçılması üzerine “hem şık hem de günlük hayata uygun bir çanta” fikri doğdu. Çocuklarının mamaları, bezleri, belki üşümesin diye çantasına atmak istediği hırkasının aynı anda bir çantaya sığmasının ne kadar hayat kurtarıcı olacağından bahsettikten sonra Birkin Bag ortaya çıktı.
Bilin bakalım kim Birkin Bag’i statüsünden uzak, sadece tasarım amacına uygun kullandı? Tabii ki Jane Birkin. Hatta bu statü sembolü haline gelmesi onu o kadar rahatsız ediyordu ki etik kaygılarını dile getirdi ve hayvan hakları konusunda daha şeffaf olmaları halinde isminin kullanılmaya devam etmesini istedi. Ayrıca kendi kazandığı isim hakkı/royalty gelirlerini de çoğu zaman Amnesty International, UNICEF, Médecins du Monde (Doctors of the World), Sidaction ve çeşitli hayvan hakları kuruluşlarına bağışladı.
İşte bu yüzden Birkin Bag’lerin gündelik plaj hayatına uyarlanan hali olan Jelly Firkin’leri kesinlikle kullanışlı bulurdu. Yine de kendileri cıvıl cıvıl renkleriyle hoşuma gitse de, küçükken sahil kasabasında sahilde voleybol oynayabilelim diye top almak için girdiğim bir bakkalda askıda asılı olan pembe jel bir çantayı görüp anneme almak için tutturduğum zamanları hatırlatmadı değil. Gelin bakalım nereden çıkmış bu Jelly Firkin’ler.
Jelly Firkin’de nereden çıktı?

Jelly Firkin ifadesi, tek bir marka ya da tasarımcının ortaya koyduğu resmi bir ürün adından ziyade, internet kültürünün moda üzerindeki etkisiyle şekillenen bir terim olarak ortaya çıktı. Kökeni, 2000’lerin başına uzanan Y2K estetiğinde sıkça görülen şeffaf PVC “jelly bag” trendine dayanıyor. Bu çantalar o dönem hem oyuncakvari görünümleri hem de günlük kullanımda yarattıkları ironik şeffaflık hissiyle popülerleşmişti.
2020’lerle birlikte Y2K estetiğinin yeniden yükselişi, özellikle TikTok ve Instagram gibi platformlarda bu tarz şeffaf ve plastik görünümlü çantaların yeniden dolaşıma girmesini sağladı.
Bu sırada lüks moda dünyasının en güçlü statü sembollerinden biri olan Hermès Birkin çantası, sosyal medyada sürekli referans verilen bir ikon haline dönüştü. Tabii bu da ulaşılmaz fiyatı ve prestiji nedeniyle Birkin’i dijital kültürde giderek “dupe” yani alternatif, esprili ya da düşük bütçeli yorumlara açık bir sembole dönüştürdü.
“Jelly Firkin” de bu noktada ortaya çıkan bir internet birleşimi: Bir yanda şeffaf, plastik, nostaljik “jelly bag” estetiği; diğer yanda lüksün zirvesi olarak kodlanan Birkin Bag. TikTok içerik üreticileri ve sosyal medya kullanıcıları bu iki ayrı estetik dili bir araya getirerek hem ironik hem de stil sahibi bir görsel anlatım oluşturarak bunu yeni bir akım haline getirdi. “Jelly Birkin” ya da zamanla “Jelly Firkin” olarak anılan bu ifade, aslında belirli bir üründen çok bir estetik yaklaşımı ve komedi kültürünü tanımlıyor.
Influencer’ların “bunu alamıyorum ama bu versiyonu var” tavrını benimsemesi, çantanın ekonomik bir alternatif olmasının yanı sıra bilinçli bir stil ifadesi olarak görülmesini de destekliyor. Bütün bunları bir kenara bırakırsak, bu çantanın trend olmasının ötesinde benim Jelly Firkin’leri gördüğüm anda düşündüğüm şey “Jane Birkin’in Jelly Firkin’i olsaydı içine ne koyardı?” sorusuydu.
Jane Birkin’in Jelly Firkin’inde ne olurdu?

Renk olarak klasik çizgisini beyaz, buzlu ve şeffaf bir Jelly Firkin seçerek sürdürürdü.Bence kesinlikle kendisi plaj sohbetlerinin kurtarıcısı olan her atıştırmalığı çantasında bulundururdu: çekirdek, gofret, küçük kutu meyve suyu ve cips. İki tane havlu ve yedek bikiniler de her sudan çıktığında değiştirmek için çantada yerini alırdı. Kesinlikle saç bakımı için kuaförde bulunmayacak çoğu ürün yine Jelly Firkin’in içinden çıkardı: tarak, çeşit çeşit toka, taramayı kolaylaştırıcı sprey ve saç yağları.Güneşlenmek için de bir kiti olurdu hem koruyucu güneş kremleri hem de bronzlaştırıcı yağlar, belki ışıltılı vücut yağı bile çantanın içinde bulunurdu.
Ve son olarak bir kitap ve günlüğünü bir kalemle birlikte yanına alırdı. Bütün gününü plajda geçirmek için tam takım bir hazırlıkla, trend olduğu için değil; jel yapısı sayesinde içine sığdırdığı her şeyi ıslanmaktan koruyacağı ve ihtiyacı olan her şeyi içinde bulundurabileceği için Jelly Firkin’leri severdi.
Eğer sen de bu yaz bir Jelly Firkin alacaksan, bence onun hakkını Jane gibi vermelisin. Belki evde yaptığın bir kokteyl karışımının bile çantanda yeri vardır.
Fotoğraflar: Instagram