Tüm sezonun yorgunluğunu atacağı tatilinin ilk gününü bize ayırıyor. Gökyüzünün masmavi olduğu güzel bir günde, Bodrum’da buluşuyoruz. En son kendisiyle yine bir röportaj için buluşmamızın üzerinden tam 12 yıl geçmesine rağmen görür görmez hatırlıyor beni. Bu da onun, ne kadar samimi olduğunu bir kez daha gösteriyor.  Poyraz Karayel, çok konuşulan bir sezon finali yaptı. Diziyle ilgili ve merak edilen özel hayatı hakkında onunla konuşacak çok şey vardı. Sorularımı cevaplarken ciddi ama bir o kadar da samimi ve kendini tam anlamıyla ifade eden bir Burçin Terzioğlu vardı karşımda.

burçin terzioğluu

 

Bodrum’da çok güzel bir çekim gerçekleştirdik. Sence nasıl geçti? Yaz çekimleri biraz daha enerjik oluyor, değil mi?
Otuz saatlik uykusuzlukla geldim Bodrum’a ve sabah 05.00’de çekim için hazırdım. Çok yorgun ve biraz da huysuz… Nasıl geçeceğiyle ilgili endişeliydim açıkçası… Ekip öyle güzeldi ki, tam da ihtiyacım olan enerji onlarda vardı. Öğlen beni dinlendirerek çok özenli davrandılar. Çok mutlu oldum günün sonunda. Çekim yaptığımız otel de, ekip de çok iyiydi… Çalışmaktan çok keyif aldım. Giydiklerimden, saçımdan, makyajımdan yana gönlüm rahattı zaten. Fotoğrafları da görünce çok sevdim. Herkese çok teşekkür ediyorum.
Dizi sezon finalini yaptı. Nasıl tepkiler geldi? Beklenen bir final miydi sürpriz mi oldu?
Sürpriz oldu valla. Biz oyuncular bile bölüm senaryosunu okuduğumuzda çok şaşırdık. Gelen tepkiler biraz gergin ama hedefe ulaşmış gibi görünüyor. Herkes çok merak ediyor devamını. ‘Poyraz öldü mü?’ sorularının sayısına gerçekten inanamazsınız.
Cevaplamayacaksın büyük ihtimalle ama yine de soruyorum… Poyraz öldü mü gerçekten?
62 bölümü geride bırakmış, üçüncü sezonuna giden bir işte, hikâyesi bitmiş oyuncular elbette diziye veda edecektir. Yeni hikâyelere yol alırken, yeni karakterler de girecektir senaryoya. Bu tamamen yazarın hayal dünyasıyla ve kalemiyle ilgili bir şey. Bazen de iddialı ve ses getirecek finaller yazılır; gelecek sezon için merak uyandırmak ve beklenti yaratmak adına. Bütün diziler gibi… Şu anda gelecek sezon hakkında benim bir şey söylemem doğru olmaz. Tek söyleyebileceğim çok sürprizli bir sezon geliyor. Bu soruyu sorduruyor olmak, doğru bir final yaptığımızı gösteriyor. Ve tabii ki, bu sorunun cevabı için 63. bölümü beklemek gerekiyor.

burçin terzioğlu hakkında

Tatil planların nedir? Dinlenmek için birkaç ay vaktiniz var sanıyorum ekip olarak…
İki aya yakın diyelim tatil süremize. Birçok program yaptım ama bunları söylemeyeceğim tabii ki… (Gülüyor…)

Poyraz Karayel oyunculuğuna neler kattı? Bundan önce Merhamet dizisinde de yoğun bir rolün vardı…
Her karakterle yeni bir şey katıyorsun kendine; yeni bir şey öğreniyorsun. Zor şartlarda dayanıklılık testi gibiydi Poyraz Karayel mesela. Karavanda yapılan ezberle, uykusuz bir bölümün nasıl üstesinden gelirsin onu öğrendim. 62 bölüm boyunca karakterin değişimi, aşkın zamanda yolculuğu çok belirgindi Ayşegül’de. Onun nasıl evrileceğini çözümledim.
Ayşegül o kadar mafya olayının arasında hep bakımlı ve topuklu ayakkabılarla. Sen de öyle misindir? Mesela uyanır uyanmaz hazır mısındır, yoksa daha mı rahatsın stil olarak?
Ben uyanır uyanmaz pijamayla ya da onun gibi bir kıyafetle sete giderim. Rahatlık her türlü görselliğin önündedir benim için. Zaten sete girince saçın, makyajın, kostümünle tam bir gün geçiriyorsun. Günlük hayatımda şık ama rahat kıyafetler seçmeye çalışıyorum ve makyaj yapmıyorum. Haftanın beş-altı günü öyle gezince gerisinde arınmak istiyorsun çünkü…
Genç bir oyuncu olarak birçok önemli projede yer aldın. Senin için en özeli hangisiydi?
Sahte bir cevap vermek istemiyorum… Tabii ki hepsi çok kıymetli ama yaptığım son iki proje benim için, kabuk kırmak gibiydi. Oyunculuğun içinde hep bir gökkuşağı vardı ama bu renkleri çıkarmak, o iki projede daha imkânlı hâle geldi. Merhamet dizisindeki Deniz ile hiç görmedikleri bir Burçin gördü izleyici. O da bana Ayşegül’ü sundu. Bundan sonra ne yaparsam yapayım şu bir gerçek ki, geçmişten bugüne kırılma yaşadığım karakter kesinlikle Deniz oldu. Benim için değerli. Hem de çok…

Genelde çocuk oyuncular kaybolup gider ama sen sanıyorum oyuncu olarak doğanlardansın…
Oyuncu olarak doğmak diye bir şey var mı bilmiyorum ama kader denen yazgı gerçekse, kaderimde varmış diyebilirim. Hiç başka bir iş yapmak istemedim gerçek anlamda. Sektörden uzak kalınca, sudan çıkmış balık gibi oluyorum. Başka bir şey bilmiyorum çünkü… Niye diğerleri devam edemedi ya da bu devamlılığı ender sürdürebilen kişilerdenim bilmiyorum. Sadece mesleğimi çok seviyorum. Aramızda bir aşk olduğu doğru. Ben aşkıma çok sadık ve bağlıyım galiba. O da bana…

 

burçin terzioğlu hakkında bilmedikleriniz

Şimdiye kadar aldığın birçok ödül var. Bunlar çok gurur verici… Nasıl hissettiriyor sana?
Hangi sektörde olursan ol takdir görmek, egosal bir ihtiyaçtır. Ödül de gerçek anlamda inanarak yaptığın işe daha çok asılman için bir teşvik oluyor. Özellikle üniversitelerden aldığım ödüller beni çok mutlu ediyor. Sevilmenin ve hayatını adadığın bir işin karşılığında alkışlanmanın hazzı tarif edilemez.

Senin için en zorlayıcı rol ne olurdu?
Her yeni rol aslında oyuncuyu ilk başlarda zorlar. Karakteri tanırsın, içine girersin, bir nefes, bir hayat verirsin o role. Oynadığın kimi karakter evet, daha zorlayıcı olabilir. Ama en zorlayıcı olanını asla bilemezsin.
Yıllar önce seninle yaptığımız röportajda anlatmıştın… Oyunculuk adına kendine çok fazla yatırım yaptığını hatırlıyorum. İleri sürüş tekniklerinden at binmeye kadar birçok konuda kendini geliştirdiğini söylemiştin. Geçen on yılda bunlara neler eklendi?
Zaman geçiyor ve bu sektörde tarzlar, kişiler, oyunculuklar yenileniyor. Her dönemin oyuncusu olabilmek için hiçbir şey yapmazsan, geride kalırsın. Sadece durup bakarak rolünü yaparsın. Ya herkes gibi olursun, öğütülüp gidersin ya da çaba sarf edersin. Bunun için yeni sistemleri çalışıyorum, araştırıyorum. Yurt dışına gittiğimde olabildiğince çok oyun izliyorum, sevdiğim oyuncu ve yönetmenlerin hayatlarını okuyorum, yaptığı işleri izliyorum. Bu ara Avrupa sinemasına ilgi duyuyorum; tarzlarını çok seviyorum. Çoğu oyuncu arkadaşımdan farklı değilim. Sadece işimi severek yapıyorum ve onun için yapmam gereken yatırımları kısıtlamadan uygulamaya çalışıyorum.

 

burçin terzioğlu hakkında bilinmeyenler

 

Sinemaya nasıl bakıyorsun? Teklifler geliyordur sana…
Ne mutlu ki, bu sene de birçok teklif geldi. Fakat bu yaz, bir sete girip o proje için verimli olabilecek gibi hissetmiyorum kendimi. Geçen yaz da bu yüzden hiçbir teklifi kabul edemedim. Poyraz Karayel bittikten sonrası için konuştuğumuz birkaç proje var. Sabırsızlıkla bekliyorum.

Bir röportajında kontrollü bir insan olduğunu daha doğrusu kontrolün sürekli sende olmasını istediğini söylemişsin. Bu yorucu olmuyor mu senin için?
Evet, öyle bir dengesizliğim var açıkçası. Ama gerçekten çok törpüledim bu huyumu. İnsanın elinde olmayan şeyler için gereksiz çaba sarf etmesinin ne kadar yorucu olduğunu keşfettim. Ben kontrolümü sadece hacmimle sınırlıyorum artık. Sözüm, nazım bana geçer. Ben, ‘beni’ kontrol edip sınırlar içinde tutabilirim. Herkesin hükmü kendinedir. Kontrol delisi olmanın bir faydasını görmedim şimdiye kadar.
Hayatının nasıl bir dönemindesin? Bir Balık burcu olarak bu dönem değişimler var hayatında… Hissediyor musun bu değişimleri?
Kişisel anlamda genel olarak mutlu, güzel bir dönemdeyim. Tabii ki her insan gibi ben de çevremizde yaşanan durumlardan fazlasıyla etkileniyorum. Değişim hepimizin hayatında, her dönem yaşanıyor aslında. Bazı dönemler bu değişimlere karşı daha hazır, daha toleranslı oluyoruz, bazen de tam aksi oluyor.

Şimdiye kadarki en büyük kişisel reformun ne olmuştur?
Kabul etmek… Hayatta başına gelenleri, yaşananları kabul etmeyi öğrendiğin anda işte o bahsettiğin kişisel reform gerçekleşmiş oluyor.

 

burçin terzioğlu hakkında d

 

30’lu yaşlar nasıl geçiyor? 20’li yaşlardan farklı buluyor musun?
Keyifli geçiyor açıkçası. Klasiktir ama evet, her yaşın dönemine göre güzellikleri var. Her yaş birbirinden farklı oluyor ister istemez. Çünkü insan değişiyor, tıpkı hayat gibi… Üç, beş sene önce düşündüklerinle, bugün düşündüklerin bambaşka olabiliyor. Beyin olarak, ruhsal olarak tabii ki ben de 20’li yaşlarımdan farklı hissediyorum kendimi ve bu duygudan da gayet memnunum.

Çok yoğun çalışıyorsunuz. Set saatlerinden bahsetmeyeceğim bile. Hayata nasıl yetişiyorsun? Bu seni mutsuz etmiyor mu?
O biraz üzücü bir durum aslında. Hayatı kaçırıyorsun ne yazık ki. Geçtiğimiz sene iyi bir konsere gidebilmek, yurt dışında bir oyun izleyebilmek, düzenli spor yapabilmek, kafayı toplayıp konsantrasyonu hiç bozmadan beni bekleyen kitapları okuyabilmek için çok bekledim. Ama dönemsel vazgeçişler, kalıcı imzalar atmanı sağlıyor. Poyraz Karayel gibi bir dizide yer almak istiyorsan (ki bu sektöredeki her dizinin çalışma şartları gerçekten çok ağır) sosyal hayatından ödün veriyorsun tabii ki. Uzun süre görmediğim arkadaşlarım, aile bireylerim oldu. Bu kadar çok çalışmanın karşılığını manevi anlamda görebiliyor olmasaydım, emin olun devam etmezdim. Her bölümden sonra insanlardan aldığım geri dönüşler, bir sonraki bölüm için güç oluyor. Şahane bir işte yer aldığım için çok mutluyum. En güzel çıkarımım bu kariyerimde. Bunun için de şükrediyorum. On aylık yoğun bir çekim programının üstüne 45 gün tatil yapacağım. Zoru görmeden kıymet bilemezsin. Ben önümdeki günlerin kıymetini bilip dolu dolu bir tatil planlıyorum.

 
Yanlış anlama ama gün geçtikçe güzelleşiyorsun. Bunun sırrı nedir? Aşk mı acaba?
Teşekkürler… Geçmiş yıllardaki fotoğraflara bakınca ben de aynı şeyi hissediyorum, ne yalan söyleyeyim. Çok değişmişim. Zaman yaralar açıyor, doğru. Fakat o yaraların bıraktığı izler de seni diğer insanlardan farklılaştırıyor; karakterize ediyor. Dönemin ince kaslı, oturmamış ifadeli, toy Burçin’inden daha anlamlı bir yüze sahip bir Burçin’e dönüştüğümü görüyorum. Olgunluğun doğasında kabullenmek var. Hayatla savaşmayı bırakıp teslim bayrağını çektiysen, gelişine vurmayı kabul ettiysen, elindekiyle tatmin olmayı öğrenip onun değerini bildiysen bu huzur, gözlerinden yüzüne ve tüm bedenine yansıyor. Bu yansıma da insanda bir güzellik yaratıyor. Ben, içimi güzel tutmaya çalışıyorum. Benim için her şeyin bir adım önünde bu. Dış görünüşle ilgili bir güzellikse demek istediğin, bunu bir iltifat sayıyorum ve teşekkür ediyorum. Ama güzellik son derece geçici. Gerçek olan ruh güzelliği. Kalıcı olan yalnızca o…
Aşk geldiği zaman nasıl anlıyorsun ve ne hissediyorsun? Midende kelebeklerin uçuştuğunu hissediyor musun?
Aşk geldiği zaman anlamaya fırsat vermeden, daha adını koyamadan bir girdabın içinde kaybolup gidiyor insan. Karar merci, bayrağı beyninden kalbine teslim ediyor. Beyin sıvıların oran değiştiriyor. Kimyasal bir tepkime aslında… Sen de o değişimde mantığı bir kenara bırakıp doğru-yanlış çizelgesine zaman kalmadan teslim oluyorsun. Bende de öyle oluyor açıkçası…

Kıskanç mısındır? Sevgilini kıskanır mısın?
Kıskançlık denince gözümün önüne kavga kıyamet, gizli saklı, belki saygısızca davranışlar barındıran sahneler geliyor. Kıskanmak naif bir duygu olduğu sürece tamamdır, o içinde sevgi barındırır. Bende de vardır biraz ama asla kendime ve karşımdakine zarar verecek seviyede değil.

 

burçin terzioğlu hakkında ss

Sana göre bir ilişkide olması gereken en önemli değerler nelerdir?
Empati önemlidir mesela. Gerginlikleri yumuşatır, daha derin iletişim kurmayı, birbirini anlamayı sağlar. Güven çok önemli bir de… Karşı tarafa güvendiğin sürece, onun alanına saygın daha çok artar. İç huzurunu sağlar bu durumda. Herkesin; karşısındakinin de bir birey olduğunu ve kendi kişisel alanı olduğunu unutmaması gerekiyor bence.

En son neye kahkahalarla güldün?
Gülmek her zaman mutluluktan olmaz biliyorsun ki. Bazen üst üste yaşanan acılar, felaketler sinir bozukluğundan güldürüverir insanı. Bugünlerde bizi mutlu edecek, güldürecek bir an yaşasak bile yanı başımızda olanlar o kadar korkunç ki; o andaki kişisel mutluluğumuzu bile unutuyoruz.
Beslenmene dikkat ediyor musun? Düzenli olarak yaptığın bir spor var mı?
Setim olduğu zamanlarda belli bir düzene sahip olamadığımdan ne uykuma, ne beslenmeme, ne de spora maalesef özen gösteremiyorum. Haftada iki kere pilatese gidiyorum ve arada detoks yapıyorum. Açık havada yürüyüş yapmayı çok seviyorum. Bu, sporun yanı sıra bana huzur da veriyor. Çalışmadığım zamanlarda her gün on kilometre yürüyordum. Fakat dizi varken tüm enerjimi sete, zamanımı da uyku ve senaryo ezberine verdiğim için bunu gerçekleştirmek pek mümkün olmadı. Önümüzdeki günlerde eski spor düzenime kavuşacağım ve bunun için çok mutluyum. Beslenmeyle ilgili de şöyle söyleyebilirim; ekmek ve tatlı yemiyorum. Şekeri hayatımdan çıkaralı yıllar oldu. Arada kaçamaklar olmuyor mu? Tabii oluyor, yalan yok.

Güzellik rutinlerin neler? Cildine ve saçına bakım yapar mısın?
Çok sıradan gelecek belki ama mucizevi iksirlerim yok. Her şeyden önce cildimi devamlı temiz ve nemli tutarım. Set olmadığı zamanlarda makyaj yapmam. Saçım için de çeşitli bakımlar uygularım. Bunlar bazen kuaförde uygulattığım ürünlerle bazen de evde hazırladığım maskelerle oluyor. Eğer sağlıklı, bakımlı bir cilt ve saç istiyorsan, çok alternatif var.

Yemek yapar mısın?
Vakit buldukça… Yemek yapmama sebep olacak misafirlerim geliyorsa, keyifle yaparım. Çok severim aslında yemek yapmayı.
Bu yaz nasıl geçsin istiyorsun?
Huzurlu…

 

Röportaj: Gözde Eyibilir
Fotoğraflar: Mehmet Erzincan
Moda Editörü: Ceylan Atınç
Saç: İbrahim Zengin / No:21
Makyaj: Hamiyet Akpınar
Fotoğraf Asistanı: Levent Sülün
Moda Editörü Asistanı: Dilara Takımoğlu
Backstage Video: Semih Ergün

Kapak çekim mekanı Nikki Beach Resort&Spa Bodrum’a teşekkür ederiz.

Total
2
Shares

Bir cevap yazın