Genel

Deprem Sonrası Ruh Sağlığınızı Nasıl Koruyabilirsiniz?

Ülkemizde meydana gelen deprem felaketleri, birçoğumuzu psikolojik olarak olumsuz etkiledi. Peki bu süreçte daha iyi hissedebilmek için neler yapılabiliriz? İşte bunlardan birkaçı…

Ülkemizde ardı ardına meydana gelen deprem felaketleri, depremi yaşayanların yanı sıra, bu duruma izleyici olan birçok insanı da psikolojik olarak olumsuz etkiledi. Etkileri belki de yıllarca geçmeyecek olan bu büyük felakette, hem ruhsal hem de fiziksel olarak kendinizi bırakmamalı ve iyileşmenin yollarını aramalısınız. Peki bu süreçte kendinizi daha iyi hissedebilmek için neler yapabilirsiniz? İşte bunlardan birkaçı…

İç Dünyanıza Zaman Ayırın

Duygularımız, bizi günlük hayatımızda hem yönetir hem de kısıtlar. Genellikle bize acı, kaygı ve kızgınlık hissettiren duyguları yaşamak istemeyiz. Ancak hayat, maalesef hep olumlu yönde ilerlemiyor ve başımıza gelenlerle bize bunu daima hatırlatıyor. Ülkemizde yaşanan deprem felaketleri, depremi yaşayanların ve yakınlarının yanı sıra, ülkenin dört bir yanındaki insanları etkiledi. Özellikle bu dönem, çevrenizde bu durumdan fazlasıyla etkilenen, ruhsal, hatta fiziksel olarak bir çöküntü yaşayan insanlar görebilirsiniz. Öncelikle bu durumu ve hissedilen üzüntü, acı gibi duyguların normal olduğunu kabul etmelisiniz. Yani iç dünyanız ile yüzleşmekten kaçınmak, bu duyguları görmezden gelmek yerine, hissettiklerinizi gözden geçirin. Bu duygulardan kaçarak kendinizi güvenli alana aldığınızı hissediyor olabilirsiniz. Ancak, bu durum aksine sizin hayata devam etmenizi engelleyen önemli bir husus. Yani size acı veren duyguları önemseyin ve var olduğu kabul edin. Gerçekten ne hissettiğiniz ile yüzleşin ve bu duygu durumundan en hızlı şekilde çıkabilmek için çaba gösterin. Duygularınızı kesinlikle bastırmayın, aksine size en iyi gelecek şekilde ifade edin.

Sevdiklerinize Yönelin

Yoğun kaygı ve korku yaşanılan bu dönemde, kendinizi yalnızlaştırmak yerine sevdiklerine yönelin. Sevdiğiniz bir arkadaşınız ya da yakınınız ile vakit geçirerek, bu kaygı ve korkularınızı paylaşabilirsiniz. İçinizdeki duyguları ifade etmek sizi rahatlatıcaktır. Birçok kişinin ruhsal anlamda olumsuz etkilendiği bu dönemde, bize güven veren ve bizi rahatlatan insanlara daha çok ihtiyacımız var. Bunun yanı sıra, çevrenizde de bu durumu yaşadığını düşündüğünüz insanlar varsa, onlara duygusal anlamda yaklaşmaktan çekinmeyin. Bu süreci her ne kadar farklı yaşasakta, birçoğumuz ortak kaygı ve korkularla geçiriyoruz. Siz de kendinizi yalnızlaştırmak ve insanlardan uzaklaştırmak yerine birilerine daha çok adım atmalısınız.

Size İyi Gelecek Aktiviteler Yapın 

Günlük hayatınızda, bireysel anlamda belirsizliklerin oluşması ve rutinlerinizin bozulması da kaygılarınızı ve korkularınızı besler. “Acaba bir daha bunu yapamayacak mıyım?” hissine dahi kapılabilirsiniz. Bu süreç, herkeste farklı etkilere neden olduğu gibi, bu gibi kaygıların da ortaya çıkmasına neden oldu. Bu durumun olası psikolojik etkilerden biri olduğunu unutmamalısınız. Bu nedenle, hem belirsizlikleri azaltmak hem de yeniden rutinlerinize dönebilmek için küçük aktiviteler ile başlayın. Kendinizi iyi hissedeceğiniz, sizi yormayacak herhangi bir aktivite ruh ve fiziksel sağlığınız açısından çok önemli. Açık havada yürüyüş yapabilir, yakın bir arkadaşınız sohbet edebilir ya da kafanızı dağıtacak bir film seyredebilirsiniz. Bu konuda kendinizi dinleyin, çünkü size en iyi gelecek kişi yine sizsiniz. Öte yandan, hayatın yeni anlamlarını bulabilmek için acele etmeyin. 

Bilinçli Farkındalık Meditasyonu

Kaygı ve korkularınızdan meditasyon ile kurtulmaya ne dersiniz? Bilinçli farkındalık, bedende, zihinde ve şu anda olan bitene odaklanma süreci anlamına gelir. Meditasyon ise nörobilimcilere göre, beyinde yapısal ve işlevsel değişiklikler sağlayabilme durumudur. Özellikle stres, endişe, kronik ağrıların azalması, duygu durumunun dengelenmesi ve depresyonu iyileştirir. Daha önceden yaptığınız bir meditasyon var ise devam edebilir, daha önce yapmadıysanız size iyi gelen bir metodu bularak başlayabilirsiniz. Meditasyondan sonuç alabilmek için sabırla olmanız gerektiğini unutmayın. Günde 10 dakika meditasyon yaparak, deprem ile ilgili korku ve kaygınızı azaltabilirsiniz.  

Uyku Rutininizi Oluşturun

Uyku düzeninizin bozulması, yorgunluğa, bitkinliğe, aşırı sinirlilik haline ve ciddi anlamda psikolojik ve sağlık sorunlarına yol açar. Stresli geçen bu günlerde, uyku düzeniniz, en dikkat etmeniz gereken noktalardan biri. Çünkü saydığımız bu maddeleri ancak sağlıklı bir uykuya sahipseniz yapabilirsiniz. Bu nedenle uykunuzu bozacak beslenme alışkanlıklarından uzak durun, uygu rutininizi oluşturun, en önemlisi gündüz değil gece uyumaya dikkat edin. İyi bir uyku, iyi hissetmenizin birinci önceliği. 

Beslenmenize Dikkat Edin

Stres, kaygı ve korku beslenme alışkanlıklarını doğrudan etkiler. Bu dönemde aşırı beslenme, az ya da yetersiz ve sağlıksız beslenme gibi durumları sıkça yaşarız. Bu, fiziksel olarak gücün ve verimliliğin azalmasına, baş ve vücut ağrılarına yol açarken, fazla beslenme de obeziteye kadar yol açabilir. Özellikle bu dönemde sağlıklı ve dengeli beslenmeli, öğünlerinizi atlamamalısınız.