Tatminsizliği giderme arayışıdır ihanet. Duygularınızı hiçe sayan bir tahribattır aynı zamanda… Bunu acı bir şekilde deneyimledim. En yakın arkadaşım ve eski sevgilimin arzularını dindirmek için seçtiği bu yol benim için büyük bir değişimin başlangıcı oldu.

ESKİ ERKEK ARKADAŞ

Eski sevgilim Mert’le 19 yaşımdayken tanıştım, ilk görüşte aşktı. Önceleri ayrı şehirlerde yaşıyorduk ancak üniversite sınavını kazandığımda İstanbul’a, onun evine taşındım. Öğrencilik yıllarımız beraber olgunlaştığımız ve hayattan beklentilerimizin şekillendiği bir süreçti. Sonra çalışma hayatına atıldık ve daha konforlu bir eve taşındık. Ancak birlikte geçirdiğimiz zamanlar da giderek azalmaya başladı. Mert arkadaşlarıyla kurdukları amatör müzik grubunun provalarına katılmayı yeğliyordu. Bazen ben de gidiyor, sosyalleşmeye çalışıyordum. Yalnızca erkelerden oluşan bu arkadaş grubuna sonradan vokal olarak iki kız eklendi. Biri sonradan en yakın arkadaşıma dönüşecek olan Funda’ydı… Ortak zevklerimiz vardı, bu yüzden kısa sürede kaynaşmıştık. Hafta sonlarımızı beraber geçiriyorduk ve tatilleri aynı tarihlere denk getiriyorduk.

O dönem lisede büyük aşk yaşadığım Fırat’la karşılaştım. Bir kahve içip eski günleri yâd edelim diyordu. İlk başta üzerinde fazla durmadım çünkü hislerimden tam olarak emin değildim ve risk almak istemiyordum. Ancak ilgiye ihtiyacım olduğu bir dönemdi ve Fırat ile yeniden iletişime geçmenin kendimi iyi hissettireceğini düşünmüştüm. Sonunda aklımı kurcalayan merak duygusunu dizginleyemedim ve Mert’in iş seyahati nedeniyle şehir dışına çıkmasını fırsat bilerek, Fırat’ın buluşma teklifini kabul ettim. Onunla yeniden görüşmenin hayatımın dönüm noktası olacağından da habersizdim… Fırat’la görüşme fikri ilişkimin aslında yolunda gitmediğini, yenilik arayışı içinde olduğumu ve farklı maceralara atılmak istediğimi fark etmem için yeterliydi… Birkaç ay sonra da Mert’ten ayrılmak için girişimlerda bulundum. Bu kararımda Funda’nın sevgilisini terk edip kısa süre sonra kendisinden yaşça küçük olan Kerem’le yeni bir ilişkiye yelken açması da büyük rol oynadı. Bu bana da cesaret vermişti. Ayrıca 30 yaşında bir kadın ‘aşk’ için hiç de geç kalmış sayılmazdı! Böylece Mert ile ilişkimi geride bırakıp hareketli gece hayatına hızlı bir giriş yaptığım günlere adım attım.

Bir süre sonra Fırat ile görüşmelerimizin sıklığı azalmaya başladı. İlişkimiz resmiyet boyutuna taşınmadan ‘takılmak’la sınırlı kalmıştı. Sevgiliniz olmadığı zaman evli arkadaşlarınız bir süre sonra sizi davet etmez ve yaptığınız tek aktivite yalnızca kız kıza buluşup yemek yediğiniz programlardan ibaret olur. Benim için de durum farksızdı. Hafta sonları çoğu zaman televizyon karşısında yalnız başıma uyuya kalıyordum. İlişkimize darbe vurduğum bu dönemde Mert’le ayrıldığımız için kendimi sorumlu tutuyordum. Başlarda bu hayat eğlenceli gelse de yalnızlık git gide korkutucu bir hal almaya başlamıştı.

Öte yandan Funda ile yaşadığımız gel gitleri birbirimize hiç çekinmeden anlatacak kadar yakındık. Mert ile evimizi ayırma sürecinde Funda’dan aldığım tavsiyeleri uygulayacak kadar güveniyordum ona. Maddi konuların haricinde eski sevgilimle ayrılma sürecimiz sorunsuz geçse de Funda’yla aramda bir sorun çıkması an meselesiydi. Zira zamanla daha seyrek görüşmeye başlamıştık. Önceden kararlaştırdığımız programları nedensiz yere iptal ediyor, buluştuğumuzda da acil bir işinin olduğunu söyleyerek erken ayrılıyor ve beni sık sık atlatıyordu. Oysa hafta sonumda elim telefona gidiyor ve hemen Funda’yı arıyordum. Görüşmeyeli iki ay olsa da, durumu sorgulamak yerine rutin işlerden birbirimize yeterince zaman

ayıramadığımızı düşünerek onun adına mazeretler getiriyordum. Eski sevgilimle aynı arkadaş grubunda olduğu için sık sık bir araya gelmelerinde de hiçbir sakınca görmüyordum. Ancak kendinden yaşça küçük erkek arkadaşı Kerem ile ilişkisinin sürdüğünü söylese de küçük ayrıntılar aklımda istemsizce şüphe uyandırmaya başlamıştı. Kendime şu soruyu soruyordum; “En yakın arkadaşım eski sevgilimle birlikte olabilir mi?” Yılbaşından sonra Funda’nın yemek davetini seve seve kabul ettim. Buluştuğumuzda Kerem’le ilişkisinin monotonluğundan bahsedip, eski bir arkadaşıyla görüşmeye başladığını söyledi. Tüm saflığımla bu ‘eski arkadaş’ın kim olduğunu sormak bir yana, onun heyecanını paylaşıyordum.

İLİŞKİ

Aptal durumuna düşmek

Birkaç gün sonra Mert’ten bir telefon aldım; “Seninle konuşmam gerek, kendimi hiç iyi hissetmiyorum ve beni anlayabileceğine inanıyorum” diyordu. Üç gün boyunca her gece sabahlara kadar sevdiği kadını ve imkânsız aşklarını anlattı. Elbette tüm bunları anlatırken hikâyenin kahramanından habersizdim… En yakın arkadaşıymışım gibi her gece Mert’in sorunlarını dinliyor, kadınlar hakkında tüyolar veriyor ve onu teselli etmeye çalışıyordum. Gençliğimi, bir dönem evimi paylaştığım hayat arkadaşıma ayrıldıktan sonra da destek olmam gerektiğine inanıyordum! Bir gece tekrar dertleşmek istediğini söyledi. Yorgundum ve tek yapmak istediğim evime gidip, bir film izledikten sonra uyumaktı. Mert’e telefonda da konuşabileceğimizi söylesem de bana anlatacaklarının çok önemli olduğunu belirterek birkaç dakika içinde ikna etti. Ağız kalabalığının sonunda hayatımı tamamen allak bullak edecek gerçeği itiraf etti; “Ben Funda ile beraberim!” En yakın arkadaşım ve eski sevgilimin beni hiçe sayarak yaşattıkları ihanetin ardından Funda’ya; “Bana bunu nasıl yaptın? Arkadaşlığına güvendiğim için kendimden utanıyorum!” diye bir mesaj gönderdim. Her şey açıklığa kavuşmuştu… Funda’yla aramıza giren mesafe, garip davranışları, eski sevgilimle ilgili verdiği tavsiyeler… Bütün bu zaman diliminde rol yapıp beni gerçekten dost olduğumuza inandırmıştı.

Yaşananlara dönüp baktığımda tüm bu olanlara hâlâ inanamıyorum. Aptal yerine konmuş ve en yakınımdaki kişi tarafından kandırılmıştım. Beraber geçirdiğimiz güzel anılar, yaz tatillerimiz, paylaşılan mutluluklar hepsi bu gerçeği öğrendiğimde anlamını yitirdi. Bir gecede en yakın arkadaşımı, eski sevgilimle sürdürmeye çalıştığım dostluğu, değer yargılarımı kaybettim. Funda eski sevgilime âşık olduğunu bana ilişkilerinin en başında söyleseydi belki her şey bambaşka olurdu… Dürüstlüğe dayanan bu itiraf karşısında anlayışlı davranıp onu affedebilirdim de ama söylediği yalanlar olayları içinden çıkılamaz bir hale sokmuştu. İlerleyen haftalarda olayın dramatik boyutunu bırakıp gerçeklerle yüzleştim. Funda artık Mert’le bir zamanlar birlikte yaşadığımız eve taşınmıştı. Arkadaşlarımla programlar yapacak, hatta Mert’in aile yemeklerine katılacaktı. Kısacası Funda tamamen benim yerimi almaya başlayacaktı. Öyle de oldu… Durumun katlanılamaz boyutlara ulaşmasındaki en büyük etken de tüm ortak arkadaşlarımızın Funda ile görüşmeye devam etmesi, eski sevgilimle birlikte yaşamasını doğal karşılamalarıydı. Hainlikti bu! Öte yandan ortak arkadaşlarımızla karşılaştığımda bana Funda ve Mert’ten bahsetmeleri aldatılmışlık hissimi körüklüyordu.

Güvenimin duvara tosladığı günlerin ardından kendi yolumu çizmeye kararlıydım. İhanetin yaşattığı duygu denizinde boğulmak yerine yeni başlangıçlar yapmayı seçtim. Üstelik kısa süre önce bir arkadaşım arayıp Funda’nın düzenlediği partiye katıldığını ve içinde bulunduğu durumdan çok rahatsız olduğunu söyleyerek şunları söylemişti: “Funda’nın yaptığının alçakça olduğunu uzun zamandır biliyorum. Artık onunla görüşmek istemediğimi söyledim ve seni çok özledim. Olanları geride bırakalım!” İhanet karşısında eski sevgilimin ya da en yakın arkadaşımın tüm açıklamaları yetersiz kalsa da yakın çevremden bu tür cümleler duymak beni çok mutlu ediyor. En yakın arkadaşım bana yaşattığı ihanetin bedelini ödeyecek mi bilmiyorum ama dünü unutup geleceğe baktığımda artık sadece gerçek dostluğun peşinden gitmek istiyorum… •

Total
0
Shares

Bir cevap yazın