Sonbahara girdiğimiz şu günlerde, yeni çıkan kişisel gelişim kitaplarını ve sizi oturduğunuz yerden uzaklara götürecek sürükleyici romanları merak ediyorsanız haydi gelin beraber inceleyelim!

Eşlikçi Kız | Nina Berberova

eylül ayının en yeni çıkan kitapları

Yetenekli bir piyanist olan, ancak fakir ve çekingen Soneçka, ünlü opera şarkıcısı Marya Nikolayevna’nın kapısını çalar. Marya Nikolayevna, Soneçka’nın erişemediği her şeye sahiptir: zarafete, güzelliğe, zengin bir kocaya.

Avrupa turnesinde şarkıcıya piyanoda eşlik etmek için işe alınan Soneçka, çok geçmeden gölgesinde kaldığı bu görkemli figürden intikam almanın hayalini  kurmaya başlar. Nina Berberova’nın 1936 tarihli eseri Eşlikçi Kız, kıskançlık duygusunun kalbine inen sarsıcı bir yapıt.

Hayır Diyebilme Sanatı | Müthiş Psikoloji

En azından yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. İlle de rafadan mı? Yoksa “Bugünlük de böyle olsun, ne fark eder ki?” dediğiniz olur mu?
Önemsiz gibi görünen bu küçücük ayrıntıların mücadelesi içinde silinip gider sizi siz yapan sınırlarınız. Çünkü “özgürlük” sandığınız gibi “sınırsız” olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir. Diğer bir deyişle, hayır diyebildiğiniz ölçüde, özgürlük alanınıza sahip çıkarsınız.
Hayır Diyebilme Sanatı sınırlarınızı doğru çizerek, kendinize geniş bir özgürlük ve özgüven alanı yaratmanın incelikleriyle dolu, duyarlı bir rehber…

Mesmenya’dan Sevgiler | Fabienne Betting

sonbaharın ruhunu bu kitaplarda yakalamak mümkün

Hayattan da işinden de bezmiş mutsuz Thomas, dergide gördüğü bir ilana başvurarak unutulmuş bir Baltık ülkesinde konuşulan Mesmenceden yetkin olmadığı halde bir kitap çevirisini üstlenir. Ne var ki, ender bir maden yatağının keşfiyle Mesmenya makûs talihinden kurtulup gündemin başköşesine yerleşince kitap bir anda çok satanlar listesine girer. Bu “başarı” çok temel bir sorunu da beraberinde getirir: Çevirinin aslına uygunluğu. Kırık bir aşk hikâyesinin mirası olan “çevirisiyle”  Thomas artık yeni bir hayatın eşiğindedir.

Fabienne Betting’den yazmak, çevirmek, ün kazanmak ve elbette âşık olmak üzerine ummadık taşın baş yardığı bir yanlışlıklar komedyası…

Kendine Hoş Geldin | Miraç Çağrı Aktaş

Kendinden başka kimseye ihtiyacın yok. En kötü gününü düşün, sana “Yanındayım” diyen onca insan vardı.  Tek başına atlatmadın mı? Düştün, ayağa kendin kalkmadın mı? Doldun, tek başına ağlamadın mı? Soruyorum sana: Değmeyecek insanlar için kendine yeteri kadar haksızlık yapmadın mı?

İnsanlar gelip geçici. Unutma, kimse senden daha çok düşünmeyecek seni. Gitmem diyenler gidecek, sen yine kendine geleceksin. Düşeceksin, ayağa yine kendin kalkacaksın. Yaralanacaksın, yaralarını kendin saracaksın. Onca acının içinden yine tek başına çıkacaksın. Sarılmaya ihtiyacın olacak, yine kendine sarılacaksın. Dertlerin seni yakacak, Anka Kuşu gibi küllerinden doğacaksın.

Kendine iyi bak, sana en çok sen lazımsın.

Livaneli’nin Penceresinden | Zülfü Livaneli, Zafer Köse 

Yüzyıllar boyunca büyük kırılma anları ve sancılı dönüşümler yaşamış bir toplum. Anadolu insanının kültür dağarcığında yerini almış büyük bir sanatçı, önemli bir aydın. Kabilenin dışında kalıp onun için düşünenlerin trajedisi… Bu kitapta, Livaneli’nin penceresinden görünen Türkiye toplumunun manzarası ortaya çıkıyor.

Kapitalizmin tektipleştirdiği bir dünyada her şeye rağmen varlığını sürdüren “insan”ı arıyor Livaneli. Reklamların, gürültülü televizyonların, şaşaalı unvanların arasından geçip “düşünce”nin peşine düşüyor. “Anı yaşa” sloganlarıyla bezenmiş bir dönemde, geçmişi terk etmeden, gelecekten vazgeçmeden, toplumuyla ve devletiyle hesaplaşıyor.

Zafer Köse’nin Zülfü Livaneli ile yaptığı söyleşi, evrensel bir entelektüelin portresini sunuyor.  Livaneli’nin onlarca yıldır sınanmış tavırları, iktidarlara direnmiş sözleri, eğilip bükülmeyen bir aydının düşünce dünyası… Toplumun kalbinden hayata açılan bir pencere.

Zehirli Masallar | Arzu Özev

Arzu Özev, “Zehirli Masallar” kitabında, kendi içinde yaşadığı dönüşüm sürecini, uzun yıllar mücadele ettiği yeme bozukluklarını nasıl tedavi ettiğini yogayı ve aşkı cesurca anlatıyor. Özev, kitabında bize devredilen gerçeklik algısı, öğretilen yaşam biçiminin, hayatımızda bizi ele geçiren duyguların ve düşüncelerin hapsinde, başarı ve hırs yolunda sağlığımızı yitirip, nasıl mutsuz olduğumuzu gösteriyor.

Arzu Özev, hayata ve kendine dair yaptığı yolculuklar sonucunda, şu anda insanlara aslında ne kadar değerli olduklarını ve nasıl mutlu yaşayacaklarını, yaptığı stres yönetimi ve yoga çalışmaları, Mutlu Mutfak atölyesinden sunduğu sağlıklı ve taze lezzetleriyle buluşturarak yol gösteriyor.

Total
0
Shares