Marks&Spencer kadın giyim baş tasarımcısı Neil Hendy; sezon trend’lerini ve markanın hikâyesine dair düşüncelerini bizimle paylaştı. 


Sizi Marks&Spencer’la buluşturan hikâyeyi anlatır mısınız?

Marks&Spencer ile çalışmaya başlayalı tam altı yıl oldu ve muhteşem bir süreç yaşadım. Bu göreve gelmeden önce Debenhams ve River Island gibi başka markalarla çalışmıştım ama Marks&Spencer kariyerimin en önemli kısmını oluşturuyor.

Sizce Marks&Spencer kadınını farklı kılan sizce nedir?
Marks&Spencer kadını dört önemli olguya kilitlenir; stil, kalite, değer ve yenilik. Marks&Spencer’ın her zaman tutarlı olan bir mağaza olduğunu bilir.

Markanın tarihçesinden kısaca bahseder misiniz?
Marks&Spencer’ın 128 yıl önce açılan ilk mağazasından beri stil olağanüstü bir tarihi var. Bugün Avrupa, Ortadoğu ve Asya’da 44 farklı bölgede 390 uluslararası mağazaya sahibiz. Modaya uygun ve kaliteli ürünlerimiz dünya çapında yaklaşık 2000 tedarikçi tarafından sağlanıyor. Modanın yanı sıra kaliteli ev tekstil ürünleri ve yiyecekler de yoğun talep görüyor.

Marks&Spencer’ı marka olarak bu denli güçlü kılan nedir?
Yaptığımız her şeyin ve geliştirdiğimiz her ürünün kalbine müşterileri yerleştirmemiz. Biz müşterilerimizin her duruma ve her ihtiyaca uygun çözümler bulabilecekleri modaya uygun bir gardıropları olmasını istiyoruz.

İngiliz kültürü ile bağlantılı bir marka olarak, Marks&Spencer’ın birçok ülkede bu kadar talep görmesinin sırrı nedir?
Müşterimize harika gardırop klasiklerinden, sezonun önemli trend parçalarına kadar geniş bir yelpaze sunmak için uğraşıyoruz. Bütün bunlar ise müşterilerimizin güveni ile destekleniyor.

Çok satan bir markanın baş tasarımcısı olarak öncelikleriniz neler?
Müşteriyi anlamak ve her giysinin kullanım amacını gözeterek tasarım yapmak. Bu bağlamda trend’leri takip eden müşterilerimizin ihtiyacı olan mükemmel kıyafeti onlara sunmak.

Sezon koleksiyonunuzdan bahseder misiniz? Ne gibi yenilikler var?
Yeni sezonda dört farklı trend üzerinden çalıştık. İlki Modern Askeri oldu. Siyah, koyu yeşil, koyu kahverengi ve krem renklerden oluşuyor. İkinci trend’imiz Demure… Yumuşak, feminen siluetlerle desteklenen zarif ve yalın bir koleksiyon. Üçüncü trend ise Arts&Crafts. Ağırlıklı olarak rahat giyim trend’i, klasik İngiliz kırsal stilini, modern, dokulu ve desenli örgülerle harmanlıyor. Dördüncü trend’de ise fütüristik bir bakışla düzgün, şık ve modern siluetin altını çiziyoruz.

Koleksiyondaki favori parçalarınız neler?
Seçim yapmam zor çünkü alternatifler çok çeşitli… Benim mutlak favorim askeri esintiler taşıyan Autograph elbise. İnce askeri ayrıntılar, zayıf ve sofistike bir siluet için renk bloklarıyla oluşturuldu. Diğer önemli parçalar ise güzel dantel elbiseler, zengin jakarlı kumaş pantolonlar ve harika trikolar.

Etkileyici bir sokak stili yaratmak için birkaç ipucu verebilir misiniz?
Podyumdan ilham alın ve stilinizi aksesuarlarla zenginleştirin. Askeri bir ceket ve harika bir ‘statement’ çanta edinin. Daha yumuşak bir görüntü için kışın pastel tonlarında daha sakin bir ceket ve pantolon tercih edin ve çaba harcamadan şık görünün.

Bu sezon gardıroplarımızda yer alması gerektiğini düşündüğünüz ilk beş parça sizce neler?
Kesinlikle ‘askeri’ bir parça olmalı. Harika bir palto ya da elbise seçin. Bizim koleksiyonumuza gelince; Autograph dantel elbisemiz, kaşmir örgü trikolarımız, işlemeli kürk paltomuz, şık kalem eteğimiz ve jakar pantolon listenizde yer alması gereken kilit parçalar.

Koleksiyonunuzu hazırlarken idolleriniz kimler oldu?
Rosie Huntington-Whiteley Autograph koleksiyonunun özünü taşıyor. Çünkü o her zaman çabasız bir şekilde şık, stil sahibi ve zarif gözüküyor.

Total
0
Shares

Bir cevap yazın