Bebek ve küçük çocuklara özel organik mamalar üreten aynı zamanda dünyanın en büyük organik hammadde işleyicisi Hipp, gelecek nesiller için çalışıyor.

Çiftçilikle uğraşan aile, 1932’de Almanya’nın Pfaffenhofen kentinde ilk fabrikalarını, 1950 yılında ise ilk kavanoz fabrikasını kurduktan altı sene sonra ellerindeki arazileri Doktor Hans Müller’in de katkılarıyla organik tarım arazilerine dönüştürüyor.Bugün ise Hipp, 74 ülkede satışı, 25 üretim tesisi bulunan ve sağlıklı nesiller yetiştirmeyi amaçlayan bir marka olarak biliniyor. Hipp’in her ambalajının üzerine imzasını atan Claus Hipp, halen hayatta ve işini oğlu Stefan Hipp ile birlikte yürütüyor.Marka aynı zamanda bir yaş üzeri çocuklar için ürettiği organik çocuk gofretleri, meyve püreleri ve barlarıyla da bebek maması pazarının yalnızca ek gıda ve bebek sütlerinden oluşmadığını vurgulayarak, yeni bir segment oluşturmuş durumda. “Doğadan en iyisi, doğa için en iyisi” ve “Yaşamdaki en değerli varlık” mottolarıyla ilerleyen Stefan Hipp, doğayı önemsemenin, onu sevmenin ve onun bize sunduklarının değerini bilmemiz gerektiğini fark ettiriyor. “Sağlıklı toprak sağlıklı bitkinin, sağlıklı bitki ise sağlıklı insanın ön şartı” diyor ve gelecek nesillere sunduğumuz besinlerin kaynaklarını düşündürüyor.

Hipp’in Polonya’nın Podagi bölgesinde 15 hektarlık bir arazi üzerinde yer alan organik tarım çiftliği ise markanın vizyonunu en iyi şekilde doğrular nitelikte. Stefan Hipp’in bizzat ilgilendiği çiftlik 2003 yılından bu yana faaliyette ve aynı zamanda markanın organik tarım ile ilgili çalışmalarını sürdürdüğü dev bir laboratuvar görevi görüyor. “Bizim için önemli olan bir şey daha var, o da bütün üretim aşamasının çok şeffaf olması. Biz dünyadaki bütün tedarikçilerimizin ne şekilde, nerede, neyi, hangi zamanda ürettiklerini en başından en sonuna kadar biliyoruz. Bizim ürünlerimiz 280’den fazla standart kontrolden geçiyor. Bu şekilde bebek maması olarak tüketicimize sunuluyor.” Bu aşamalardan geçebilmek ve bu kontrolleri yaparak üretim gerçekleştirmek için çok büyük bir tecrübeye ve bilgiye ihtiyaç var. Markanın bu konuda 100 yılı aşkın bir süredir tecrübesi bulunuyor.

Stefan Hipp kendilerini birinci derecede tüketiciye karşı sorumlu hissettikleri için toprağın sağlıklı yapısını korumayı amaçladıklarını, kimyasallara ve genetiği değiştirilmiş organizmalara(GDO) ihtiyaç duymadan kendimizin ve çocuklarımızın hayatını riske atmadan çok daha ucuz yöntemlerle ve daha az enerjiyle insanları sağlıklı beslemenin mümkün olacağını belirtiyor.

Total
0
Shares