Saim Güveloğlu’nun uyarlayıp yönettiği Elizabeth Costello, Tansu Biçer, Tülin Özen, Defne Koldaş ve Sezer Arıçay’ı aynı sahnede buluşturuyor. J. M. Coetzee’nin Türkiye’de Can Yayınları tarafından Romancının Romanı adıyla yayımlanan eserinden uyarlanan oyun, 4-5 Kasım’da Paribu Art’ta İstanbul Tiyatro Festivali’nin 30. yılı kapsamında ilk kez seyirci karşısına çıkacak. Bahçe Galata ve Dolkun Production ortak yapımı Elizabeth Costello, festivalin ardından sezon boyunca Paribu Art’ta sahnelenmeye devam edecek.
J. M. Coetzee’nin Elizabeth Costello; Eight Lessons eserinden uyarlanan oyun; insanın dünyayla ve diğer canlılarla ilişkisini, entelektüelin sorumluluğunu ve sanat ile etik arasındaki gerilimi sahneye taşıyor. Saim Güveloğlu’nun uzun zamandır üzerinde çalıştığı eser, onun rejisiyle ilk kez tiyatro sahnesine uyarlanırken İstanbul Tiyatro Festivali’nin 30. yılında seyirciyle buluşuyor.
Bu buluşmanın ardında uzun yıllara yayılan yaratıcı bir iş birliği var. Saim Güveloğlu, Tansu Biçer ve Tülin Özen’in yıllar içinde farklı projelerde geliştirdiği ortak çalışma, Elizabeth Costello ile yeni bir sahne dünyasına taşınıyor. Uzun süredir üzerinde çalışılan metnin sahneye gelmesi, ekip için uzun bir hazırlık ve düşünme sürecinin somut bir karşılığı olurken birlikte üretmeye devam etmenin de yeni bir adımını oluşturuyor.

Elizabeth Costello rolünde Tansu Biçer
Elizabeth Costello’nun merkezindeki yazar karakterine Tansu Biçer hayat veriyor. Edebiyatın sınırlarını esneterek düşüncenin alanına giren Elizabeth Costello; hayvanların insan çıkarları uğruna kullanılmasından türcülüğe, sanatın sorumluluğundan entelektüelin toplumsal konumuna uzanan tartışmaların içinden geçiyor. Biçer’in yorumuyla sahneye gelen Costello, seyirciyi de bu sorular karşısında kendi yerini düşünmeye davet ediyor.
Costello’nun çevresinde Tülin Özen, Defne Koldaş ve Sezer Arıçay, oyun boyunca farklı karakterlere bürünerek anlatının parçalı yapısına eşlik ediyor. Karakterler ve anlatım biçimleri arasındaki geçişler, oyunun tek bir bakış açısına yaslanmak yerine farklı düşünceler ve karşılaşmalar arasında dolaşmasına alan açıyor. Böylece oyun, tek bir doğru ya da mesaj sunmak yerine seyirciyi farklı bakış açılarıyla karşı karşıya bırakıyor.
Bu yaklaşım oyunun biçimine de yansıyor. Bir prolog, dört tablo ve bir epilogdan oluşan Elizabeth Costello, farklı düşünsel ve estetik katmanları kolaj anlayışıyla bir araya getirerek düşüncenin ve tiyatronun iç içe geçtiği özgün bir sahne dili kuruyor.
Bu dünyanın yaratıcı ekibi de farklı disiplinlerden isimleri bir araya getiriyor. Yapım sürecine yaklaşımı ve ayrıntılara gösterdiği özenle Yağmur Dolkun, oyunun düşünsel ve estetik dünyasına karşılık verecek yaratıcı ekibin oluşmasında belirleyici bir rol üstleniyor. Farklı disiplinlerden gelen isimler, oyunun sahne üzerindeki dilini birlikte şekillendiriyor.
Bu ortak dilin parçalarından biri de Hatice Gökçe’nin oyun için özel olarak tasarladığı kostümler. Gökçe’nin tasarımları, Elizabeth Costello’nun sahnedeki görünümünü oluşturmanın ötesinde karakterin benimsediği değerler ve dünyaya bakışıyla da örtüşüyor. Jorela Karriqi’nin yapının parçalı karakterini bütünleyen skenografisi, Afterwork’ün (Ceren Çaylak, Yasin Arıbuğa) düşünsel katmanlara görsel bir karşılık getiren video ve görsel tasarımları ile Berkay Özideş’in ritmi belirleyen müzik ve ses tasarımı, sahne üzerindeki dünyanın birbirini tamamlayan parçalarını oluşturuyor.
Elizabeth Costello’nun üretim biçimi de oyunun anlattığı dünyayla kurduğu ilişkinin bir parçası. Bahçe Galata ve Dolkun Production ortak yapımı olan oyun, hiyerarşik bir çalışma anlayışı yerine karşılıklı katkı, özgürlük ve dayanışmayı merkeze alan kolektif bir sürecin ürünü. Bahçe Galata’nın kuruluşundan itibaren benimsediği, yapılan işle söylenen söz ve çalışma biçimi arasında mesafe bırakmama yaklaşımı, Elizabeth Costello’nun üretim sürecine de eşlik ediyor.
Elizabeth Costello, İstanbul Tiyatro Festivali’nin 30. yılı kapsamında 4 ve 5 Kasım’da Paribu Art’ta ilk kez seyirci karşısına çıkacak. Saim Güveloğlu’nun rejisiyle sahnelenen oyun, festival gösterimlerinin ardından sezon boyunca Paribu Art’ta izleyiciyle buluşmaya devam edecek.
