Kadınlar liginin var olduğu bir ülkede, bu sorunun sorulmasını tuhaf bulan bazı yazarlardan esinlenerek; aynı soruyu futbol fanatiği kadınlara ve onlara yorum yapan erkeklere sorduk… Futbol geni sadece erkeklerde mi var?  

EN GÜZEL 6 KADIN FUTBOLCU
BANU YELKOVAN – FourFourTwo Dergisi Eski Genel Yayın Yönetmeni, Radikal Gazetesi Spor Yazarı ve NTV Spor Yorumcusu

Futbol aşkınız nasıl başladı?
Çocukken tam olarak hatırlayamadığım bir şekilde başladı. Babamın sporsever olmasının da payı büyük. Kız kardeşim ve babamla birlikte her türlü sporu ilgiyle izlediğimizi, özellikle Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası maçlarını kaçırmadığımızı çok net hatırlıyorum. Bir de o yıllarda Florya’ya Galatasaray Kulübü’nün burnunun dibinde bir eve taşınmamız işin tuz biberi oldu. Eskiden televizyonda kırk yılda bir maç yayınlanırdı. Biz de önce antrenmanlara, sonra maçlara gitmeye başladık. Stadyuma gittikten sonraysa futbolu içinizden çıkarmak çok daha zor. Bence futbolu statta seyretmeden gerçekten anlamak ve sevmek pek mümkün değil. Önce arada sırada, sonra her maça gitmeye başladık. Gittikçe sevdik, sevdikçe gittik. Çok iyi bir arkadaş grubuna düşmemiz de bunu kolaylaştırdı. Koca bir grubun içinde iki kızdık. Hatta o dönemde (bence halen) kardeşim futbolu benden çok severdi. Ben futbolu bazen basketbolla aldatıyordum.

Hangi takımı tutuyorsunuz?
Bu işi meslek olarak yapmaya başladıktan sonra eskisiyle aynı gözle bakamıyorsunuz maçlara ama Galatasaraylı olduğumu da hiçbir zaman saklamadım. Gol olunca sevinmek benim için çok eskilerde kaldı. Zaten hiçbir zaman; ‘Bileklerimi kesseler takımımın renginde akar’ tadında bir taraftar değildim. Biz Radikal ekolü bu durumu ‘Takım değil adam tutarız’ olarak ifade ederiz. Eskiden de bu gözle seyrederdim, şimdi de aynı gözle izliyorum.

Arkadaşlarınız sizdeki futbol tutkusuna şaşırırlar mıydı? Özellikle erkek arkadaşlarınız ya da eşiniz?
Arkadaşlarım futbol tutkuma şaşırmadılar. Ya alıştılar ya kendilerinde de aynı tutku olduğu için normal karşılıyorlar.  Erkek arkadaşlarım bu durumu hep haneme artı puan olarak kaydettiler sanırım. Eşim de halinden memnun ama şunu da söylemeliyim; hiçbir zaman onun gibi sabahtan akşama kadar kıpırdamadan, gözlerimi ayırmadan, peş peşe altı, yedi maç seyredemem. Futbolu çok seviyorum ama o kadar da değil!

Sizce kadınlar futbolu neden sevmiyorlar?
Futbolu sevmediğini iddia eden kız arkadaşlarıma futbolu sevdirecek, onları sahadaki oyunu ya da futbolcuyu merak ettirecek bir dolu hikâye anlatabilirim. Futbol sevmeyen kadın yoktur; maça gitmemiş ya da kendisine doğru hikâyeler anlatılmamış kadın vardır… Erkekler maç izlerken pek konuşkan olmazlar, arada bir ‘ofsayt’ ya da ‘faul’ demek dışında gözlerini ekrandan ayırmadan maç seyreden bir erkek, hiçbir kadına futbolu cazip gösteremez. Kadınlar futbolu sevmek istiyorlarsa mutlaka maça gitmeliler ama sadece kadınlar ve çocuklara oynanan ve futbolun ruhuna aykırı o ‘seyircisiz’ maçlara değil.

Futbol izlerken içinizden bir yaratık çıkıyor mu?
İçimden hiçbir koşulda bir yaratık çıkmıyor. Futbol izlerken değişime uğrayanlardan değilim. Futbol benim için deşarj olmak ya da sinirlenmek için bir vesile yaratmıyor. Futbol sayesinde çok sevindiğim ya da çok üzüldüğüm zamanlar olmuştur. 2002 Dünya Kupası’nda hüngür hüngür ağladığımı hatırlarım ama oyuna dair hiçbir şey beni sinirlendirmiyor. Dürüst olmam gerekirse; oyunun etrafında dönen bazı hikâyelerin, kimi demeçlerin ve yorumların insanın sinirlerini ciddi zorladığı oluyor maalesef.

‘Futboldan anlamak’ demek mutlaka fanatik olmak demek midir?
Hayır! Aksine fanatizm insanı körleştirir. Aynı durumda kendi takımı olunca başka, diğer takım olduğunda tam tersi konuşturur. Fanatizm ve körü körüne bağlılık beni her zaman ve her konuda korkutmuştur. Futboldan anlamakla fanatizmin çok şükür hiçbir ilgisi yok.

Bir futbol dergisi için iki buçuk yıl genel yayın yönetmenliği yaptınız. Neden o konuma bir kadını seçtiler?
FourFourTwo Dergisi’ne yıllardır aboneyim. Türkiye’ye geleceğini duyduğumda çok heyecanlandım. Kadro kurduklarını ve çalışmalara başladıklarını biliyordum. Önce yazı işleri müdürü olarak başladım. İlerleyen aylarda genel yayın yönetmeni oldum. Derginin harika bir kadrosu vardı. O kadroda futbolu en iyi bilen insan bendim o yüzden ben seçildim dersem, komik olur ama yöneticilik tıpkı teknik direktörlük gibi, salt bilgiyle yapabildiğiniz bir iş değil, daha başka yığınla ayrıntıyla uğraşmanızı gerektiren bir pozisyon. Türkiye için tabii ki sembolik açıdan çok önemliydi. Hatta İngiltere merkezdekileri bile şaşırtan bir durum oldu. Sanırım halen dünya çapındaki bütün edisyonları dâhil, ilk ve tek kadın genel yayın yönetmeni olma özelliğim devam ediyor.

Artık Türkiye’de kadınlar futbol muhabiri, spor müdürü, futbol yazarı, spikeri hatta teknik direktör olmaya başladılar. Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında?
Bunlar güzel gelişmeler ama spikerliği bir kenara koyarsak diğerlerinde bir kadının bir yerlere gelmesi halen çok zor. Gazetecilikte çok daha eskiyim ama spor yazarlığına başladığımda kadın yorumcu ve köşe yazarı sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu, aradan neredeyse on yıl geçti, sayı olarak en fazla iki elin parmaklarına ulaşmışızdır.

Geçenlerde Simge Fıstıkoğlu’nun katıldığı bir programda Ümit Özat; “Kadınlar futboldan erkekler kadar anlamaz” diyerek programı terk etti. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bir kere her türlü genellemeye ve her türlü ayrımcılığa karşıyım. İlk önce bu yüzden tasvip etmiyorum. Ümit Özat’ın üslubu da çok saldırgan ve fevriydi. Yoksa; ‘Kadınlar futboldan erkekler kadar alamaz’ cümlesinde bir terslik yok. Bir yerde okusak üzerinde bile durmayız ama üslup kötüydü. Önce o programda sinirlendiği için kendine hâkim olamadığını düşünmüştüm ama başka bir programda da benzer şeyler söyledi. “O hanım yazın günde iki bikini değiştirirken, futbolcu arkadaşlarım güneş altında günde dört saat antrenman yapıyorlardı” dedi mesela. Ben alakayı tam kuramadım; Simge futbola mı başladı yoksa televizyonda yorum yapan bütün yorumcular, futbolcularla birlikte antrenman mı yapıyorlar tam çözemedim. Gördüğünüz gibi futboldan ‘anlamak’ konusunda benim de eksiklerim var.

Futbol neden kadına yakıştırılmıyor? Futbol ille de erkek sporu mu?
Evet, futbol erkek sporu ama bu kadınların da futbolu giderek daha fazla şekilde sevdiği ve hatta oynadığı gerçeğini değiştirmiyor. Futbola merak saran birçok kadının yaptığı en büyük hata, bu oyunu erkekler gibi sevmeye çalışmak bence. Bu yüzden yakıştırılmıyor olabilir. Oysa farklı bir bakış açısı her zaman zenginleştiren bir şeydir. Bence kadınlar futbolu diledikleri gibi sevebilir, istedikleri gibi konuşabilir ve yorumlayabilirler. Kimsenin tekelinde olan bir şey değil.

Kadın futboldan anlar mı gerçekten?
Sorunuza soruyla cevap vereyim; neden anlamasın? Dünyanın en iyi teknik direktörlerinden biri Jose Mourinho’nun sözleriyle de bitireyim; “Futboldan anlamak için futbol oynamış olmak gerekmiyor. İyi bir jokey olmak için bir zamanlar at olmanızın geremediği gibi…”

 

CELAL KOLOT – Eski Beşiktaş Yöneticisi, Futbol Şube Sorumlusu

Aslında her şey sizin bir yorumunuzla başlamış, Ümit Özat sadece vesile olmuş buna. Kardeş kardeş geçinirken, neden bir anda ‘Kadınlar futboldan ne anlar?’ diyerek ortalığı karıştırdınız?
Çünkü durum budur. Kadınlar geçen yıldan beri seyircisiz maçları dolduruyorlar ve en son maçta Habertürk için bir röportaj yaptığımda, kadınların yorumlarını hiç beğenmedim. Kadınlar kendilerini başka yönden geliştirmiş olabilirler ama sadece bedava diye bir maça gidip, biz futboldan anlıyoruz diyemezler. Bir kere maçtan çıktıktan sonra; ‘A biz onu gol oldu sanmıştık’ diyorlar. Ofsayt durumu nedir bilmiyorlar bile.

Neden? Mutlaka futboldan anlamak mı gerekiyor?
Bir kere kadınların buna takmaması lazım. Kadınların şu konuda kendi haklarını savunmaları lazım; Takımlarına ceza veriliyor, maç seyircisiz oynanacak ama kadınlar maça gidiyor. Sanki kadınlar adam yerine konulmuyormuş gibi… Bence kadınlar esas hakkını orada aramalı…

Futbolcuları mı cezalandırıyorlar sizce?
Evet… Kadınların doldurduğu stat çekilmez bir hal alıyor çünkü çok kötü bağırıyorlar. Tezahürat yakışmıyor onlara ve tezahüratları da takıma bir katkı sağlamıyor. Çığlık çığlığa oluyor ortalık. Bu hem futbolculara hem seyredenlere büyük ceza… Hakikaten öyle. Bu haftaki Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde sadece kadınlar olacak ama Fenerbahçe’nin bir seyirci avantajı olmayacak.

Neden? Kadınların desteği işe yaramıyor mu?
Hayır! Tam tersine neden oluyor hatta futbolcuların moralini bile bozuyor olabilirler. Beşiktaş kadınların desteği yüzünden bir baskı altında kalmayacak mesela. Dünyanın her yerinde maç izledim ama ilk kez böyle bir şeye şahit oldum ve biz de anlamış olduk ki, kadınlar tezahürat yapmamalılar. Sesleri o kadar kötüydü ki maalesef ben televizyonun sesini kıstım.

Futbol kadına yakışmıyor mu?
Kadınların başka özellikleri var. Kadınların doğuştan ve Allah tarafından hem altıncı hisleri erkeklerden daha güçlü, hem de hastalık ve zorluk durumlarında erkeklerden daha dayanıklı… Kadına birçok şey yakışıyor ama futbol yakışmıyor; oynamak da, bağırmak da, tartışmak da yakışmıyor… Bir kadın futbolcu görmek hoşuma gitmez, çünkü kadınların vurduğu futbol topu daha güzel gitmiyor, artı kadınların ayağına tekme yemesini görmek bile hoşuma gitmiyor. Erkeklerin kas yapısı daha farklı ve derileri de daha kalın, bu yüzden futbol hem kuvvetlilik hem dayanıklılık bakımından erkek sporudur.

İyi de, kadın boksörler bile var sporda!
Var ama yakışmıyor işte. Kadınlar daha nazik olmalı bence çünkü öyle yaratıklar…

Hangi sporu yakıştırıyorsunuz onlara peki?
Mesela voleybol kadınlara inanılmaz yakışıyor.

Kadınlar artık her spor dalında olduğu gibi futbolda da aktif görevler alıyorlar artık. Yorumculuk, yazarlık, spikerlik, hakemlik, antrenörlük bile yapanlar var. Bunları göz ardı mı edelim?
Kadından teknik direktör olmaz bir kere. Erkeklerin çırılçıplak dolaştığı soyunma odasında kadın teknik direktörün ne işi var ya! O kadar da değil yani… Soyunma odasında erkek başkan bile istemez futbolcular… Ben onlar için diğer saydığınız şıkları olamazlar demiyorum tabii ama teknik direktör olmaları zor. Maçlara da gelsinler çünkü bu dikenli bahçede güller olsun, ama bu kadar müdahale de olmaz. Tüm dünyada kadınlar dizi, erkekler maç seyreder.

Çevrenizde sizinle futbol tartışacak kadar futbol aşığı olan bir kadın yok mu?
Var ama bunlar istisnadır. Belki bir milyon kişi içinde on kişidir. Kadınların bakış açısı erkeklerinki gibi olmaz işte. Kendimden örnek vereyim; ben günde yedi, sekiz maç izlemeden yatağa girmem. Şimdi kadınlar sadece bir kere maça gitti diye –o da bedava olduğu için- futboldan anlayacak diye bir şey yok. Tabii ki bazı kadınlar vardır, kendini geliştirmiştir ve futboldan anlar.

Dünyada başka örnekleri yok mu?
Chelsea’nin doktoru kadındır mesela ve kenarda oturur, futbolcunun neresi sakatlandıysa ona bakar ama o toplum bu konularda daha ileri bir toplum olduğu için orada bu durum garip karşılanmaz ama her ülke böyle değil.

İyi de, doktorlar zaten karşısındakine cinsiyet ayrımı yapamaz ki! Her cinse de bakmak zorunda.
Evet, ama her futbol takımı da kadın doktor almaz, ben bunu anlatmaya çalışıyorum.

Peki, Ümit Özat’ın programı terk etmesine ne diyorsunuz?
O Ümit Hoca’nın kendi tasarrufu, kendi bakış açısıdır. Saygı duymak lazım…

Bir de; “Ben kadınlarla neden yemek konuşmuyorsam, kadınlar da benimle futbol konuşmasın” dedi…
Ben öyle değilim mesela, ben sizinle röportaj yapıyorum.

İyi de biz futbol konuşmuyoruz ki! Ben mesela Beşiktaş hakkında bir takım yorumlar yapsam, beni ciddiye alır mısınız?
Alırım tabii ki! Herkesi ciddiye alırım. Beşiktaş’la ilgili her şeyi ciddiye alırım ama hemen de söylediklerini çürütürüm. Simge’yle de çok röportaj yaptım Habertürk’te. Hatta bir programda Simge’nin bildiğini sandığı bazı şeyleri iki, üç kere düzelttim maalesef. Futbol konusunda bayağı iddialı ve bilgiliyim ve yanlışları görebiliyorum. Yeteri kadar bilgilenmiyorlar, çalışmıyorlar demek ki. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Öyle birkaç şey biliyorsun diye, her şeyi bildiğini düşünemezsin…

Her konuda en ince ayrıntısına kadar bilgi sahibi olmanız gerekir mi?
Türkiye’nin en büyük sorunu bu işte. Bir şey hakkında az veya çok şey bilmek yetiyor insana. Hayır efendim, eğer bu senin işinse her ayrıntıyı bileceksin. Bugün kadın seyirci daha bilinçli olsa, daha güzel tezahürat yapsa belki Fenerbahçe daha avantajlı olacak ama teknik direktör, Fenerbahçeli futbolcular hatta başka bile bu maça seyirci avantajımız yok, cezamız bitsin diye bakıyor.

Futbol konuştuğunuz bir kadın sizin bir yanlışınızı yakaladı mesela…
Olabilir tabii, akıl akıldan üstündür. Orada cinsiyet ayrımı yapılmaz. Ama bu konuda o kadar iddialıyım ki bilgide beni geçen yok. Şu ara dünya kadınlar futbol şampiyonası oynanıyor, bunu bilen kim var? Hani kadın bu konuda yazdı, yorum yaptı? Ama derbiler söz konusu olunca birden bire ortaya çıkıyorlar. Öyle olmuyor işte. Her şeyi bilmek lazım… Futbol sadece derbiler değildir.

Beşiktaş’ı ne kadar seviyorsunuz?
Beş yaşımdan beri seviyorum. Bu aşk başka bir aşk… Beş yaşımdan beri hiç yalnız bırakmadım takımımı.
Beşiktaş kadar sevdiğiniz kim var hayatınızda?
Çocuklarım ve eşim.
Ama Beşiktaş kadar, Beşiktaş’tan fazla değil…
Evet, Beşiktaş kadar… Zaten bu ‘kadar’ kelimesiyle yırttı Ümit Hoca da… (Gülüyor)


FAİK ÇETİNER – Habertürk TV Spor Müdürü, Bizim Stadyum Program Yapımcısı, Köşe Yazarı

Sizin hazırladığınız bir programda Ümit Özat birdenbire programı terk etti ve birden gündem değişti…
Bir arkadaşımız böyle bir yorum yapmış, hemen gündem oldu ama ben iki yıl önce 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde sadece kadınlarla program yaptım, kimse bir şey yazmadı. Türkiye’de hiç olmayan bir şey yaptım ve kimse bundan bahsetmedi ama bir arkadaşım kadınlara ters gelen bir şey söyledi ve birden şimşekleri üzerine çekti. Niye bu konunun üzerine bu kadar gidiliyor?
Aynı şey mi bu sizce?
Aynı şey tabii… Hatta benim yaptığım daha önemli, benim yaptığım bir dünya meselesi ve Türkiye’de bir ilk ama bu bir dünya meselesi değil ki! Belki üslubu yanlış olabilir ama Ümit orada; “Kadınlar futboldan anlamaz” demiyor, “Erkekler kadar anlamaz” diyor. Burada ‘kadar’ sözünü atlamayalım. Erkeklerin de kadınlar kadar anlamadıkları konular var, kadınların da erkekler kadar bilmediği konular var. Benim annem de Fenerbahçelidir, kazandıklarında alkışlar ama futboldan anlamaz.

Çok mu uzatıldı konu sizce?
Tabii ki çok uzatıldı hatta olayı çarptırdılar biraz da. Bazı yazarlar bundan prim yapmaya çalıştı, hatta bazı kadın yazarlar da belden aşağı vurdu. Hâlbuki bu kadar abartılacak bir durum yok ortada. Bazıları diyor ki “dünyanın en iyi aşçıları erkektir”, bunların sayısı 1000’i geçmez ama ben bir yumurta kırmayı bile bilmem ve diyorum ki “ben yemekten kadınlar kadar anlamam”… Ne var şimdi bunda?

Peki, sizce kadınlar futboldan anlar mı?
Bazıları anlar ama yüzdeye vurursan çoğu anlamaz. Ama erkeklerde de topu görünce, bomba diye karakola götürecek olanlar vardır elbet. Bu merak işi, heves işi… Hevesliysen, öğrenmeye istekliysen futboldan anlarsın.

Aileden de kaynaklanmıyor mu bu durum? Mesela genelde babalar kızlarının futbolcu olmasını istemiyor ve desteklemiyorlar, onlara futbol sevgisi de aşılanmıyor…
Siz ister misiniz kızınızın futbolcu olmasını? Sahalarda deli gibi ter içinde, yağmur çamur, kar demeden koşturacak, ayağına suratına tekmeler yiyecek, sakatlanacak… Elbette kızlar spor yapsınlar ve sporla büyüsünler ama onların yapacakları, destek görecekleri, onlara daha çok yakışan sporlar var, basketbol voleybol gibi…

İlle futbolu sevmek ya da seyretmek için ondan anlamak mı gerekiyor?
Hayır. İlle de maç izlemek için futboldan anlaman gerekmez. Heyecanlanabilir, gole sevinebilir, yenilgiye üzülebilirsiniz, bunun için futboldan anlamanıza gerek yok. Ben de futboldan bir teknik direktör kadar çok anlamam. Böyle bir şeyi iddia edersem saçmalamış olurum. Şimdi Dünya Kadın Futbol Şampiyonası oynanıyor, kaç kadın yazar, yorumcu, spiker bu maçlara gitti? Hiç biri gitmedi ama bizim içimizde gidenler var.

Kadınlar artık futbol dalında daha da aktif görevlerde bulunuyorlar. Kadından teknik direktör olur mu?
Olmaz. Soyunma odası namahrem yeri, muhabir de olmaz kadından. En iyi haberleri soyunma odasından alırsın, nasıl gireceksin oraya? Bana en iyi haber getirecek olan kişi kulüp muhabiridir, ben bir kadını kulüp muhabiri yapabilir miyim? Asla. En iyi haberler soyunma odasından gelir ve bir kadını erkeklerin çıplak dolaştığı yere yollayamazsın. Ayrıca bırakın kadını, bundan futbolcular da rahatsız olur.

Kadınlar futbol liginde erkek teknik direktör var mı?
Olmaz! Bu mümkün olacak bir şey değil.

O zaman oradaki teknik direktörler kadın… Neyse, ben sizin ne demek istediğinizi anlıyorum, fakat kadınlar futbol spikeri olacak kadar aktif bir rol oynamaya başladılar artık…
35 yıldır bu işin içindeyim ve şunu söylemeliyim ki, ekranda haber okuyan spikerlere insanlar önce dış görünüşüyle bakarlar ama spor farklıdır, gerçekten bilgi gerektirir. Gerçi bizim ülkede buna pek önem verilmiyor ama…

Simge Fıstıkoğlu da sizin programınızda yorumcu…
Simge farklı. Onun futbol bilgisi diğer kadınlardan daha fazla. Öğrenmek için de çabalıyor, bu yüzden genelde soru soruyor zaten.

Sonuçta bu ülkede kadınlar futbol ligi de var…
Var ama bir tirajı yok onun. Bana bir tane kadın futbolcu sayar mısınız? Niye?
İyi de ben farklıyım, futboldan anladığımı iddia etmediğim gibi benim işim futbolla ilgili de değil ama elbette bu ülkede kadın futbolcuları sayacak kadınlar da vardır.
Vardır ama bir elin parmaklarını geçmez.

Siz sayabilir misiniz?
Sayarım tabii, Ayten var, Nurten var, Ankara’dan Lale, Hale, Şale var. Ne olacak ki, isimler işte?

Sizce kadınların daha başarılı oldukları bir spor dalı var mı?
Voleybol… Bence voleybolda kadınlar erkeklerden daha başarılı. Ama bu erkekler voleyboldan anlamıyor demek değil ama her voleybol izleyen erkek de voleyboldan anlamayabilir. Bu anatomi ile ilgili bir şey. Kaldırmıyor. Karateci, judocu, boksör kadın da var ama sonuçta bu erkek sporu ve erkeklere daha çok yakışıyor. Yani bence!

Seyircisiz maç cezalarında kadınların alınmasına ne diyeceksiniz?
Bir hoşluk esasında ama bunu bir destek olarak görmüyorum.

Maç seyrederken kadınların yanında küfreder misiniz?
Ben gerçek hayatta bile küfretmem. Ayrıca küfreden kadın da çok gördüm.

 

FERYAL PERE – Radikal Gazetesi Spor yazarı ve NTV Spor Yorumcusu
Futbol sevdası nasıl başladı sizde?
Daha okula başlamadan, seni elinden tutup Fenerbahçe maçlarına götüren bir baban varsa, çok sevilmesi gereken, sevince kendini daha iyi hissettiğin bir şey oluyor futbol…

Ne kadar fanatiksiniz?
Çok severim; ‘Bileklerimi kessem sarı-lacivert akar’ demeyi… Malum, lacivert asil kandır, ama arada bir elim falan kesilirse, saliselik şaşırmalarım olur; ‘Tüh, kırmızıymış yahu’ diye… (Gülüyor) Dediğim gibi, baba ve iki erkek kardeş, hepimizin ortak zamanı, sevinci, kederi olan bir şeye, bu ortama, sanki ‘doğmuşum.’ Bizim evde ‘kızlar futbol sevmez’ diye bir cümle geçmedi.

Arkadaşlarınız sizdeki bu futbol tutkusuna ne diyorlar? Peki, erkek arkadaşlarınız ya da eşiniz?
Arkadaşlarımın şaşırması çok eskilerde kaldı. Erkek arkadaş veya eş… Hmm, güzel soru! Futbol tartışmaları, birisi haklı çıkarak sonuçlanmaz. Herkes haklıdır. Kimse fikrini değiştirmez ve elbette her tartışmada ben hep haklıyım. (Gülüyor)

Maç izlerken içinizden bir yaratık çıkar mı?
Real Madrid, Barcelona, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor, Bursaspor izlerken, içimden bir yaratık çıkmaz. Güzel olan her oyunu izlerim. Ama o yaratık, sadece Fenerbahçe izlerken mi çıkıyor, yoksa zaten ben o yaratığım da hayatımın kalanında poz mu yapıyorum, bilmiyorum (gülüyor). Sadece oğlum benimle maç izlemekten hiç memnun olmaz, ben de ondan… ‘Sevgilin anlayışlıdır, oğlun her şeyi senden iyi bilir’ durumu diye özetlenebilecek bir insanlık dramı bu! Ama Fenerbahçeli bir oğulla yaşanan sevincin tadına da doyulmaz. (Gülüyor)

Kadın gerçekten futboldan anlar mı? Futboldan anlamak için fanatik mi olmak gerekir?
Önce futboldan anlamak ne demek acaba? Doğrular herkese göre değişebiliyor. Zaten futboldan anlamak teknik kadronun, oyuncuların ve belki yorumcuların işidir. Adı üstünde, onların ‘iş’i bu… Seyirci ya da taraftar, kadın ya da erkek fark etmez, istediği dozda anlar oyunu, kalanı anlamazdan gelir. (gülüyor) Hayır, futbolu anlamak için fanatik olmaya gerek yoktur. Zaten fanatiğin anladığı başka bir şeydir. Her koşulda takımı haklıdır. Hele güzel oyunla gelen bir galibiyet varsa, bu başarı takım ve taraftar arasında pay edilir. Yenilirse, asla ve asla takımın suçu yoktur, dış mihraklar iş başındadır. (Gülüyor)

Hala kadınların futbolcu, futbol muhabiri, spikeri hatta kulüp başkanı olmasına şaşıranlar var…
Aslında bunun soruluyor olması bile biraz tuhaf, değil mi? Kadınlar neden uzay mühendisi oluyor, neden siyasetçi oluyor, neden cerrah oluyor soruları sorulmaz mesela. Klişe tarifleri sevmem ama kadınların ‘erkek egemen’ bir alanda top koşturmaya başlanması değişik geliyor olabilir. İyi muhabir olur, kötüsü olur, bunun cinsiyetle bir alakası yoktur. İyi teknik direktör kötü teknik direktör olur ama cinsiyet ilk akla gelen kriter olmamalıdır. Biraz sancılı da olsa erkeklere ait görünen bir alanı, ortak kullanıma açmanın yeniliğini yaşıyoruz. Ayrıca bu kadar şenlikli ve renkli bir alana, kadının kayıtsız kalması düşünülebilir mi?

Geçenlerde Bizim Stadyum programında Ümit Özat; “Kadınlar futboldan erkekler kadar anlamaz” diyerek programı terk etti. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ümit Özat, Fenerbahçe’nin eski kaptanı… Sonraki tercih ya da zorunlulukları ne olursa olsun, akılda en çok bu kaldı. Bu sebeple çok üzüldüm, kaba buldum tepkisini. Simge Fıstıkoğlu, yıllardır işine emek veren, saygı duyan bir televizyoncu… Haksızlığa uğradığını düşünüp çok üzüldüm.

Futbolu seven biri olarak, kadınlar futbol ligini izler misiniz hiç peki?
Belki seni şaşırtacağım ama kadın futbolundan hiç hoşlanmam! Demek benim şartlanmalarım da varmış. “Zeynep adeta al da at dercesine pasını Kadriye’ye ulaştırdı… Kadriye iki kızı çalımladı… Topu sürüyor…” filan gibi bir anlatımı duyunca, gülmem tutuyor. Yine de saygısızlık etmeyi hiç sevmem, dünyada da bizde de hatırı sayılır başarılara ulaşmış, bunu iş edinmiş kadın futbolcular var ve onları da izlemeyi sevenler de var. Benimki bir tercih diyelim… Bir zeybek, bir futbol, erkek daha güzel oynuyor ama kızların voleyboluna da bayılırım mesela, hem de erkeklerden daha çok.

Kadın nasıl bir taraftardır sizce?
Kadın, taraf tutmayı çok iyi bilir. Sınırsız sevgi kapasitesini takımına verir, şefkatle bakar oyuncusuna. O bazen sevgilisine, eşine, bazen evladına gösterdiği toleransını hak eden geniş ailesidir. Onlara kızabildiği kadar kızar, nerdeyse onları sevdiği gibi -kadar demiyorum tabii- sever.

 

GAMZE İSKEÇELİ – Antrenör, Futbolcu, Beden Eğitmeni Öğretmeni
Futbol sevdası sizde nasıl başladı ve oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?
Altı yaşımda erkek arkadaşlarımla sokakta futbol oynarken, onlardan daha yetenekli olduğumu anlayınca başladı futbola olan sevdam. 23 yıldır da vazgeçemiyorum bu sevdadan.

Ailenizden bu konuda destek gördünüz mü? İnsanlar mesleğinizi duyunca size nasıl yaklaşıyorlar?
Evet, onlardan çok destek gördüm. Yedi yaşındayken babam isteğimi geri çevirmedi ve beni kulübe yazdırmaya karar verdi fakat o zamanlar benim yaş grubumda kadın takımı yoktu. İzmir Spor Kulübü’ne gittik, oradaki antrenörler yetenekli olduğumu görünce, erkek takımının alt yapısına aldılar beni. Kulübe alındığım yıl, minikler arası turnuvalarda gol kraliçesi oldum, hem de erkeklerin arasından. Çevremde futbolcu olduğumu duyan insanlar ilk başta şaşırıyorlar, fakat daha sonra antrenman ve maçlarımı izlemeye geldikleri zaman, erkeklerden daha başarılı olduğumuzu söylüyorlar.

Hangi takımı tutuyorsunuz? Sizin de bileklerinizi kesseler takımınızın rengi akar mı?
Koyu bir Galatasaray taraftarıyım. Futbol ve Galatasaray aşkı bende bambaşka… Bileklerimden sarı kırmızı kan akar mı bilemem ama bu iki kelime hayatımda söz konusu ise, yeri gelir bunlar için her şeyden vazgeçerim.

Arkadaşlarınız sizdeki futbol tutkusuna şaşırırlar mıydı? Peki ya erkek arkadaşlarınız veya eşiniz?
Arkadaşlarım tabii ki bendeki bu futbol tutkusunu hissedince şaşırıyorlar çünkü ülkemizde genellikle erkek sporu olarak bilinen futbola kadınlar pek fazla yakın olmadıkları için… Ama öğretmen olduktan sonra en azından öğrencilerime ve çevreme futbolun sadece erkek sporu olmadığını anlatmaya çalışıyorum. Şu an görev yaptığım okulumda kadın futbol okul takımında oynayan yaklaşık 50 tane öğrencim bulunmakta ve üç yıldır da takımımız İzmir’de yıldızlar kategorisinde şampiyon olmakta. Velilerime ve öğrencilerime kendimi örnek göstererek futbola olan sevdam sayesinde buralara kadar geldiğimi anlatıyorum. Erkek arkadaşlarım beni bu konuda her zaman destekler, şaşırmanın aksine her zaman daha iyi olduğumuzu düşünmekteler.

Eşiniz ya da arkadaşlarınız sizinle futbol izlemekten memnunlar mı? Arada futbol konusunda size danıştıkları olur mu?
H
er önemli futbol müsabakası için çağırdıklarına göre, sanırım memnunlar ve bunu dile getirirler. Evet, futbol konusunda benim bilgilerime çok fazla güvenen arkadaşlarım var.  Erkek arkadaşlarım beni arayıp futbol konusunda bana danıştıkları zaman, bu daha da bir hoşuma gidiyor.

Futboldan anlamak demek ille de fanatik olmak demek midir?
Değil tabii ki ama bence futboldan anlayan insanlar, ya futbolun içinden gelmiş insanlardır ya da çok sayıda futbol müsabakası izleyen insanlardır.

Kadın olmanızdan dolayı sizi dışlayan, ciddiye almayan veya sizinle tartışmayan meslektaşlarınız oldu mu?
Beni tanımadan ve görmeden yargılayan insanlar oldu tabii ki fakat daha sonradan bendeki futbol bilgisi ve yeteneğini gördükten sonra, çoğu arkadaşım gıpta ederek yaklaştılar bana.

Artık Türkiye’de kadınlar futbol muhabiri, futbolcu, spor müdürü, futbol yazarı, spikeri hatta teknik direktör olmaya başladılar. Bunlar hakkında neler diyeceksiniz?
Gururluyum çünkü bence kadın futbolunda başrolde kadın olduğu için biz kadınların her konuda bunlara öncülük etmesi gereklidir diye düşünüyorum. Tabii ki şu zamana kadar erkek antrenörlerim de oldu. Şu an oynadığım Konak Belediyespor Kulübü’ndeki antrenörüm Hüseyin Tavur ve onun bilgisine ve bize kattığı her şeye hayranım fakat biz kadınların psikolojileri biraz daha hassas ve farklı. Kadın antrenörler çoğaldıkça kadın futbolunun daha ileriye gideceği kanısındayım.

Geçenlerde Simge Fıstıkoğlu’nun katıldığı bir programda Ümit Özat; “Kadınlar futboldan erkekler kadar anlamaz” diyerek programı terk etti. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ümit Özat’ın bu görüşüne birçok kadın gibi bende katılmıyorum, kadınlar da erkekler kadar futboldan anlar. Gerek futbol bilgim ile gerek yeteneğim ile ömrümün sonuna kadar da bunu kanıtlayabileceğimi düşünüyorum. Yeri geldi futbol için uykusuz kaldım, fedakârlık yaptım her konuda.  Ümit Özat eğer 20 yıl futbol oynamışsa, ben de 20 yıldır futbol oynuyorum. Milli takım ve birçok kulüp takımı müsabakalarında görev aldım. Bu görüşün yanlış olduğunu düşünüyorum. Erkeklere artık bunu kanıtladığımızı sanıyorum.

Seyircisiz maç cezalarında, çoğu zaman kadınlara ve çocuklara stadyumu açıyorlar. Aslında kadınları bir tür ceza gibi görmelerinden ve bu yüzden oyuncuları cezalandırmalarından mı kaynaklanıyor bu durum?
Ceza olarak görüldüğünü düşünmüyorum. Eğer öyleyse bile kadınlar ve çocuklar ceza aracı olarak kullanılmamalı. Aksine bence oyuncuları ödüllendiriyorlar. Çünkü erkek taraftarlar maç izlerken agresifleşebiliyorlar, bu da oyuncuları olumsuz yönde etkiliyor.

Futbol neden kadına yakıştırılmıyor? Futbol ille de erkek sporu mu? Futbolun kendisinde cinsiyet ayrımcılığı var mı?
Kadınların daha narin yapıda olduğu için yakıştırılmıyor olabilir. Futbol ne kimsenin tekelindedir, ne de sadece erkeklerin egemenliğinde. Futbolu seviyorsan seviyorsundur ve bir parçasısındır, ötesi yoktur. Futbolun sadece erkek sporu olduğunu düşünmüyorum. Maalesef şu an için cinsiyet ayrımcılığı yapan insanlarımız var  fakat bunun zaman içinde maddi manevi verilen desteklerle daha iyi yerlere gelinerek giderileceğini düşünüyorum.

 

RABİA MERMİ – Hakem, Mersin Yenişehir Spor Kulübü Başkanı

Futbol tutkusu sizde nasıl başladı?
Eşim İsmail Mermi ile başladı bu tutku… Kendisinin futbol hakemi olması benim futbola olan sevgimi gün be gün artırdı.

Hangi takımı tutuyorsunuz? Sizin de bileklerinizi kesseler takımınızın rengi akar mı?
Gönlüm Beşiktaş’ta… Her fanatik gibi benim de bileğimden takımımın rengi akar.

Arkadaşlarınız sizdeki futbol tutkusuna şaşırdılar mı? Eşiniz buna ne diyor?
Hayır şaşırmadılar. Çevremdeki insanlar da futbolla ilgilendikleri için, pek şaşıran olmadı.  Bizim etrafımızdaki insanların çoğu da futbolla ilgili insanlardır; futbolcular, futbol hakemleri, teknik direktörler vs. Eşim de futbol ile ilgilenmemden dolayı mutlu ve benim en büyük destekçim…

Futbol izlerken içinizden başka bir yaratık çıkıyor mu? Eşiniz sizinle futbol izlemekten memnun mu?
Hayır; rahat ve sakin maç izlerim ama takımım gol kaçırdığında ister istemez sinirleniyorum. Eşim benimle futbol izlemeyi seviyor. Beraber maç izlerken hakemleri takip eder, direktörün kullandığı stratejiye dikkat eder ve sonrasında oturup pozisyonları değerlendiririz. Benim de hakemlikten gelmem bunun en büyük sebebi… Birlikte futbol izlemek çok keyifli olduğu için, fırsat buldukça bebeğim dâhil ailecek Mersin İdman Yurdu maçlarına gidiyoruz

Futboldan anlamak demek ille de fanatik olmak demek midir?
Bence değil. Futboldan anlamak ilgi merak ve bilgi işidir.

Peki, her fanatik futboldan anlar mı?
Tabii ki anlar.

Erkekler neden kadınların iyi bir taraftar olarak yorum yapmalarını istemiyorlar sizce?

Hazmedemediklerinden yorum yapmalarını istemiyorlar bence.  Toplumumuzda eskiden beri süregelen bir erkek önderliği var ve bu önderliklerinin önüne bayanların geçmesini istemiyorlar, bu yüzden durumu da hazmedemiyorlar çünkü ellerinde ve tekellerinde bulunan futbolu bayanlara kaptırmaktan korkuyorlar.

Aynı zamanda Yenişehir Spor Kulübü başkanısınız. Bu konuma neden bir kadın seçtiler ve kadın olmanızdan dolayı sizi dışlayan, ciddiye almayan veya sizinle futbol tartışmayan arkadaşlarınız oldu mu?
Artık toplumumuzda kadınlar her alanda kendini geliştirmeye başladı ve ben de bunun için elimden geleni yapıyorum. Kulübün yönetimini bana teklif ettiklerinde pek şaşırmadım aslında, çok memnun oldum ve düşünmeden kabul ettim. Çünkü hamileliğimden dolayı hakemliği bırakmak zorunda kalmıştım ve böylelikle futboldan uzaklaşmayacaktım. Hiçbir zaman dışlanmadığım gibi, her zaman da güzel tepkiler aldım. Burada olmaktan çok mutluyum, etrafımdakiler de öyle ve umarım bu memnuniyet hep böyle devam eder.

Artık Türkiye’de kadınlar futbol muhabiri, spor yazarı, teknik direktörü hatta kulüp başkanı olmaya başladılar…
Bu halkımızın spora ve futbola olan ilgisinin artığının göstergesinden başka bir şey değildir. Ayrıca bu durum Türkiye’deki bayanlar için de çok güzel bir gelişmedir.

Geçenlerde Simge Fıstıkoğlu’nun katıldığı bir programda Ümit Özat; “Kadınlar futboldan erkekler kadar anlamaz” diyerek programı terk etti. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ümit Özat’ın yaptığı hareket de söylediği söz de yanlıştır bana göre. Futboldan anlamak, hayatta ki her konuda ve her alanda olduğu gibi, önce insanlıktan anlamayı gerektirir. Futbol bir insan eylemidir.    Dolayısıyla futboldan anlamak demek, öncelikle futbolu insanların sağlıklı, mutlu olmasını sağlayacak şekilde pratiğe dökebilmek  demektir. Kadın erkek ayrımı yapan birisi, insanlıktan anlamaz ki, futboldan anlasın!  Ümit Özat hastanede yatarken, kendisi ile ilgilenen kaç tane erkek hemşire vardı acaba?

Seyircisiz maç cezalarında kadınların stada alınmasına ne diyorsunuz?
Kesinlikle bu ceza kadınlara verilmiyor. Ben bunu kadınlara ceza olarak görenlere katılmıyorum. Erkeklerin olmadığı yerde argo, küfür ve rencide edilmeden rahatça maç izliyorlar. Aslında burada ceza alan erkeklerin ta kendisidir.

Futbolun kendisinde cinsiyet ayrımcılığı var mı?
Futbol ne tek kimsenin elindedir, nede sadece erkeklerin egemenliğindedir. Futbolu seviyorsan, bunun cinsiyet ayrımcılığı olmaz.

Kadın futboldan anlar mı gerçekten?
Kadınlar futboldan niye anlamasın? Anlar da, takip de eder, bazı kadınlar vardır ki futbolu kendinden bile çok sever. Maçlara giden, uykusuz kalıp deplasmanlara giden, futbolla yaşayan ve futbolun iyi geldiği onca kız çocuğu ve kadınlar… Bu futbol bağımlılığının nasıl başladığını bilmeyiz bazen, neden ve nasıl sevdiğimizi bile anlatamayız, sadece severiz. Bu anlatılmaz sadece hissedilir dediğimiz o futbol sevgisi bambaşka bir şeydir.  Futbolu bilmek, futbol tartışmak kavramlarından çok öte bir yerde bu… Seviyorsan hakkındır; eğer futbolsa sevdiğin, çaba harcadığın, iyi günde sevindiğin, kötü günde desteklediğin, yenildiğinde gözyaşı döktüğün, o zaman futbol da hakkındır…

Mersin de sponsorlar size destek oluyor mu?
Bütçelerinin rakiplerine göre daha iyi durumda olmasına rağmen sponsor desteğine ihtiyaç duyuyoruz elbette.  Ama maalesef Mersin’de sponsorlar kulüplere destek olmuyor. İşimiz zor ancak yöneticilerimiz ve Eşim İsmail Mermi nin destekleri ile kulübü ileri noktalara taşımaya çalışıyoruz.

Ünlü Taraftarlar

BEŞİKTAŞ : HÜLYA KOÇYİĞİT, ECE ERKEN, DEMET AKALIN, HÜLYA AVŞAR, ŞEVVAL SAM, SİBEL KEKİLLİ, ÖZGE ÖZBERK

FENERBAHÇE : BERNA LAÇİN TÜLİN ŞAHİN, DENİZ AKKAYA, SEDA SAYAN, ASUMAN KRAUSE, SERAY SEVER, SİBEL CAN, BÜLENT ERSOY, GÜLBEN ERGEN, EMEL SAYIN, AJDA PEKKAN

GALATASARAY : AYSUN KAYACI, DOĞA RUTKAY, TUĞBA ÖZAY, İPEK TUZCUOĞLU, CANDAN ERÇETİN, PINAR ALTUĞ, NURGÜL YEŞİLÇAY, CEYDA DÜVENCİ

Yabancılar
Victoria Beckham, Manchester United taraftarı.

Süper model Adriana Lima İnter Milan’ı tutuyor…

Ünlü şarkıcı Shakira Real Madrid’i destekliyor.

Ünlü şarkıcı Shania Twain ve Spice girls’den EmmaTottenham Hotspur fanatiği.

Beyazperdenin genç yıldızı Keira Knightley, Weshtam takımını tutuyor.

Catherine Zeta Jones’un tuttuğu takım Swansea City.

Ünlü yıldız Cameron Diaz, Brentford takımının taraftarı.

Ünlü yıldız Kate Winslet, Reading takımının taraftarı.

Eva Longoria, Chivas USA takımının taraftarı.

Total
12
Shares

Bir cevap yazın