KADINLAR NEDEN ALDATIR

İlişkilerde aldatma nedenleri her zaman merak konusu olmuştur. Ancak söz konusu kadınlar olduğunda durum daha karmaşık olabilir. Peki “Kadınlar neden aldatır?” İşte bu sorunun yanıtlarını ve kadınların aldatma nedenlerini hep beraber inceleyelim.

bosanmak

“Bunu hiç beklemiyordum.”.

“Çok da mutlu görünüyorlardı aslında.”.

“Aklından ne geçiyordu ki böyle bir şey yapmış?”…

Birisinin aldattığı öğrenildiğinde, çoğunlukla bu tarz tepkiler verilir. Aldatma mefhumunun insanlar tarafından tam anlamıyla kavranabilmesi oldukça zor bir mesele.

Uzun dönemli ilişkiler, her ne kadar mükemmel ve birçok açıdan her iki tarafa da fayda sağlayıcı olsalar bile duygusal, fiziksel, entelektüel ve arkadaşlık gibi birçok alanda büyük emek ister. Aldatmanın genel olarak ilişkide cinsel yakınlığın olmaması durumunda ortaya çıktığı düşünülür. Ancak araştırmacılara göre durum bu kadar basit değil. Dahası, aldatma çoğunlukla erkeklere has bir eylemmiş gibi görülüyor. Bu noktada da durup bir düşünmek lazım. Çünkü istatistiklere göre, partnerini aldatan kadınların sayısı hiç de önemsenmeyecek boyutlarda değil. Örneğin, 2015 yılında The Journal of Marital and Family Therapy, evlilikleri boyunca kadınların %14’ünün eşlerini en az bir kere aldattığını ortaya koydu. Eşini en az bir kere aldatmış olan erkeklerin oranı ise %22 olarak belirlenmişti.

İlişkiler konusunda uzmanlaşmış olan Psikoterapist Esther Perel’e göre, bu durum, modern zamanlardaki toplumun ilişkiye dair algısı ile ilişkili. Ona göre, evlilik kurumu daha önceleri geçim,birliktelik, yoldaşlık, sosyal statü ve çocuk gibi şeylere dayanırken, günümüzde çiftlerden sırdaş, arkadaş ve tutkulu birer aşık olmaları bekleniyor.

Genellikle de toplum tarafından bir insanın bu taleplerin her birini karşılaması bekleniyor. Bunun için de, tarihte ilk defa, evlilikte mutlu olmak ile cinsel tatmin birbirleriyle ilişkilendiriliyor.

Öyleyse, özellikle de kadınlar arasında sadakatsizlik mefhumunun oluşma nedenleri nelerdir? Elbette elimizde kadınların neden aldattıklarına dair genel birkaç konu bulunuyor. Şimdi o konulara hep beraber eğilip tartışma zamanı.

kavga eden cift

1- İletişim eksikliği

İletişim, ilişkide oldukça önemli bir role sahip. Partnerlerden birisinin karşılıkta bulunmadığı zaman ise ilişkiyi yok edebilecek sonuçlar doğabiliyor. Erkekler görselliğe daha fazla önem verirken, kadınlardaki vurgu ise sözcüklere eğiliyor. Sözlü iletişim ise duygusal yakınlığın inşasına yardımcı oluyor ki bu da uzun soluklu bir ilişkinin altın kuralı konumunda oluyor.

İletişim ortadan kalktığında ise kişi kendisini saygısızlığa uğramış hissediyor, ilişkiyi dayanılmaz bir şey olarak algılamaya başlıyor ve hüsrana uğruyor. Bunun sonucunda da kadınlar duygusal tatmin yokluğunda oluşan boşluğu ilişki haricindeki kaynaklar ile doldurma gayretine giriyor.
aşk kavga

2- Duygusal yakınlığın yok oluşu

Duygusal yakınlık sadece sözlü iletişimle sağlanmıyor. Seks dışındaki fiziksel dokunmalar – örneğin kucaklaşmak ve el ele tutuşmak- da bu konuda büyük rol oynuyor. Elbette her iki tarafın söz konusu eylemleri eşit seviyede yerine getirmesi beklenmiyor; ancak ikili uyumun sağlanması, ilişkinin devamı için fazlasıyla önem taşımakta.

Öpüşme ya da dokunma sırasında  nörokimyasal olan oksitosin salgılanır. Bu da, iki insanın ilişki içerisinde birbirlerine bağlanmasını sağlar. Eğer bir erkek karşısındakine sadece cinsel amaç ile dokunursa, kadın zaman içerisinde kullanılma hissine kapılacak ve partnerinin kendisi ile sadece seks için birlikte olduğunu düşünecektir. Bilinçli ya da bilinçsiz, kadın zaman içerisinde ihtiyaçlarını karşılayabilmenin yollarını dışarıda aramaya başlayacaktır.

 

depresyon 2

3- Saygı ve takdir yoksunluğu

Bu durum iki faktörden kaynaklanabilir. Eğer bir erkek hiçbir zaman partnerine karşı memnuniyetini ifade etmezse ya da hakkını teslim etmezse ya da her olumsuz durumda sorumlu olarak karşı tarafı tutuyorsa, uzun dönemde ilişkiyi birçok ciddi problem bekliyor demektir.

Eğer bir kadın ne istediğini ifade etmeye çalışıyor ve karşısındaki onun hislerini kısıtlayıp duruyorsa, hatta bunu kaba bir üslup ile yapıyorsa, bu da problemlerin çıkmasını körükleyecektir.

Zaman içerisinde, bu tarz tutumlar ilişkinin istikrarını yıpratacak ve sinirlerin sürekli olarak gerilmesine neden olacaktır. Hiçbir insan da sürekli olarak olumsuzluklara maruz kaldığı ilişki içerisine hapsolmaya boyun eğmeyecek ve de zamanla kaçış yolları aramanın peşine düşecektir.
depresyon

4- Taciz

Fiziksel, duygusal ya da sözsel olması fark etmez; taciz, ilişkinin katilidir. Ve de bazı zamanlarda fark edilebilmesi güçtür.

Şiddetine bağlı olarak, duygusal ya da sözsel taciz durumunda kadınlar kendilerine yöneltilen hak etmedikleri negatif tutum nedeniyle usanabilirler. Rehberlik, arkadaş çevresi ya da yaşam koşullarındaki değişimler ışığında kadın, daha iyisini hak ettiğine kanaat getirebilir ve kendisine “düzgün” davranacak birileri ile tanışma gayretine girebilir.

 

yalnizlik

5- Beraber zaman geçirilmemesi

İlişkinin beslenebilmesi için beraber zaman geçirilmesi oldukça önemli. Bu koşul sağlanamadığında ya da beraber zaman geçirmek televizyon karşısında sessizce oturmaktan ibaret bir aktivite haline dönüştüğünde, ilişki zamanla yıpranmaya başlayacaktır.

Az değer görüldüğünün düşünülmesi, uzaklaşmak ya da beraber zaman geçirme gayretine bile girilmemesi, kişileri bu bağı diğer insanlarla kurmaya yönlendirebilir. Beraber zaman geçirmede yaşanan eksiklik, kişileri aldatmaya yönlendiren en büyük motivasyonlardan birisidir.
alkol

6- Bağımlılık türleri

Kumar, pornografi, uyuşturucu ya da alkol gibi bağımlılık türlerinden herhangi birisine sahip bir insan için hayatında bağımlısı olduğu şeyden daha önemli bir şey yoktur. Bağımlılığın diğer şeyler üzerindeki değersizleştirici etkisine kişinin partneri ve çocukları bile maruz kalabilir. Ayrıca, bu kişilerde kontrol kabiliyeti zayıfladığı için de uzun süreli ilişkilerde istikrarlı bir yol izlemeleri de güçtür. Böyle bir kişi ile hayatı paylaşmak zorunda kalan kadınlar ise zaman içerisinde duygularının tatmin edilmediğinden, ekonomik sıkıntılardan ve gündelik küçük meseleler ile başa çıkmanın  zorluklarından ötürü tükenirler. Ayrıca, partnerlerine yardım edemezlerse de elleri kolları bağlı bir şekilde yaşamaya devam etmek zorunda kalırlar. Kadının enerjisi tükendiği zaman, yani yapacak bir şeyi kalmadığı zaman da aldatma yoluna doğru sürüklenebilir.

 

mutsuzluk

7- Çıkış yolu aranması

Aldatmak, bilinçli ya da bilinç dışı bir yol ile ilişkiden kaçış aranmasıdır. Diğer tarafın ilişkiyi bitirmeye yanaşmaması durumunda ya da sorunların çözümüne dair sunulan yöntemler tıkandığında, aldatma ihtimali de kuvvetlenerek artar.

Burada sıralanan maddeler elbette meseleyi tam anlamıyla kavramaya yeterli değil. Ayrıca, herkesin hayatındaki senaryolar da farklı işleyebiliyor. Fakat bu nedenler, aldatma nedenleri konusunu genel hatlarıyla işlemeye gayret ediyor.

 

 

 

Total
2
Shares

Bir cevap yazın