Matteo Montanari tarafından fotoğraflanan model Grace Elizabeth’in yer aldığı bu projeyle marka, şehirdeki sade ve güzel yaşamımızın değerini bilmenin önemini vurguluyor.

Yaz mevsimini yaşadığınız şehirde geçirmenin avantajlarından biri, onun değerini anlamak ve tüm köşelerini keşfedebilmektir. Bu yeni yayında Mango, günlük yaşamın küçük ve basit güzelliklerinin önemini vurgulamak istiyor: Kitap okumak için bir parkın bankında oturmak, sinemada filmin başlamasını beklemek, mahallenizdeki mağazalardan alışveriş yapmak, en sevdiğiniz kafeteryada kahve içmek veya hoşunuza giden o caddede gezinmek. Gerçekleştirdiğimiz her küçük eylem, bize rahatlık veren ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan günlük alışkanlıklarımızın keyfini çıkardığımız özel anlarla dolu basit ama güzel bir rutin oluşturur.

Moda fotoğrafçısı Matteo Montanari, bu detayları kendine has, doğal ve spontane tarzı ve duyarlılığıyla yakalıyor. Başroldeki model Grace Elizabeth, şehirde fotoğraflanan bir dizi samimi görüntü aracılığıyla, bizi tam anlamıyla otantik bir Paris turuna çıkarıyor.

Bu kadın koleksiyonundaki tasarımlar, sofistike bir dokunuşa sahip olan casual görünümler aracılığıyla kentsel bir atmosferi yansıtıyor. Denim pantolonlar, tek renk tişörtler ve kazaklar gibi temel parçalar, ceket, mini etek ve gömlek gibi daha zarif seçimlerle kombinlenerek, şehir için mükemmel görünümler yaratıyor. Bu görünümlere daha özel bir ton katan diğer unsurlar arasında ise, kareliler ve kazayağı desenleriyle, pantolon ve ceketlerde deri görünümü yaratan kumaşlar. Başrollerdeki kırmızı, siyah ve beyaz renkler, silüetleri hoş gösteren, gündelik ve zarif stil arasındaki birliği vurgulamak için kilit bir nokta olan denim parçalarla birlikte görüntüleniyor. Öne çıkan aksesuarlar arasında ise, omuzdan askılı pratik çantalar, rahat mokasen ayakkabılar, topuksuz militer ve kovboy tarzı botlar dikkati çekiyor.