*Bu yazı Tuna Yılmaz tarafından kaleme alınmıştır.

Geçen hafta sonu boyunca gerçekleşen Milano Erkek Moda Haftası sadece erkekler değil kadınlar için de önem taşıyordu zira bazı markalar kadın koleksiyonlarını da bu süreçte göstermeyi tercih ermişlerdi. Bazı markalar ve tasarımcılar için bu oldukça verimli bir seçenek olabiliyor. Kalabalıklaşan moda haftası takviminde daha fazla ses getirebilmek ve görünür olabilmek için görece olarak daha sakin erkek haftalarında ayer almak giderek tercih edilen bir yol oldu. İşte bu haftada erkeklerle beraber kadın koleksiyonlarını da sunan markaların İlkbahar/Yaz 2020 sezonu için bize sundukları…

Sokak giyiminden gelen genç Dorian “Malibu” Tarantini’nin çığır açıcı markası M1992 şıklığın sadece üst sınıf markalarla olmayacağını gösteriyordu. Sokak giyimine öykünen geleneksel markaların tam tersine bu kez M1992 şıklığı sokağa taşıyan bir koleksiyon sundu. Şortları ceketlerle kombinleyen, enfes baskılı gömleklerle artık gına getiren Hawaii gömleklere yeni bir bakış açısı getiren marka gelecek sene havaların ısınmasıyla birlikte pek çok trendi de peşinden sürükleyecek gibi görünüyor.

İngiliz tasarımcı Neil Barrett her zamanki gibi gelenekten beslenen ama bu gelenekleri yıkmayı seven bir şovla karşımızdaydı. Şort takımların çoğunluğunu oluşturduğu koleksiyonda bomber ceketler, trençkotlar ve takım elbiseler spor ayakkabılarla sunulurken rahatlık ön planda tutulmuştu. Kadın parçalarının bile üniseks özellikler gösterdiğini söylemek mümkün. Güney Afrikalı sanatçı Jody Paulsen’le yapılan işbirliği sadece şov mekanının dekorasyonunda değil pek çok gömlek ve sweatshirt üzerinde baskı olarak da karşımızdaydı. Oyun dolu, eğlenceli ve genç bu koleksiyon “hibrit” tanımlamasını hak ediyor bence…

Kübalı Marcelo Burlon ve markası County of Milan neredeyse tamamı aktif spor giyimine adanmış gibi duran koleksiyonda neon renkler, antremana odaklı parçalar, taytlar, teknik kumaşlardan rüzgarlıklar sundu. Genel çizgisinin aksine desenler yerine baskın neon renkler tercih eden tasarımcı formdan çok işleve önem veriyor gibiydi.. Ve Edith Marcel…

Daha önce AltaRoma’da yaptıkları defilelerin ardından ilk kez Milano’da bir koleksiyon sunan ikili beklentilerin biraz altında kalarak rahatlığa oldukça önem veren ama göze pek de çekici gelmeyen kadın kıyafetleriyle vasatın pek de ötesine geçemedi…

Alman Philipp Plein yine kimseyi şaşırtmadı ve haftanın en şaşalı, pahalı ve büyük şovunu gerçekleştirdi. Devasa bir arenada Mad Max filmindeki kamyonlardan oluşan ve ateş şovlarıyla bezeli sunumunda 1980’lerin rock gruplarının estetiğini taşıyordu kıyafetlerine. Tamamı gece elbiselerinden oluşan kadın koleksiyonu tasarımcının önceki işlerine nazaran daha zarif duruyor ve şovdaki halleriyle değil de tekil olarak kullanıldıklarında oldukça iyi görünebilir izlenimi yaratıyordu.

Genelde minimal çizgisiyle hayran kitlesini her geçen gün artıran Belçikalı ikili Sunnei bu kez monokrom kumaşlar, devasa çantalar ve denimden bol parkalarla her zamanki çizgisini devam ettiriyordu. Ve bir başka ikili: Kanadalı ikizler Dean ve Dan Caten’a ait Dsquared2…

Alışılagelmiş tarzlarından biraz daha sakin ve zarif bir çizgiyi tercih eden marka her zamanki yıldızlarla dolu model kadrosundan da feragat etmişti. Yine de 1070’lerin Amerikan ve Hong Kong filmlerinden esinlenen koleksiyon renk açısından oldukça zengin. Her zamanki gibi baskılardan beslenen gömlek ve tişörtler, neon ve lame parçalar markanın beklenen çizgisini devam ettiriyor. Denimler, kısa şalvar pantolonlar ve Bruce Lee baskılı tişörtlerin gelecek yaz oldukça ses getireceğini tahmin etmek hiç de zor değil…

Total
2
Shares