mansetmini

Son dönemlerde popülaritesine popülerlik katan bir akım olarak minimalizm, ismini Fransızca’da minimum kelimesinin türemesinden almıştır. Kökü 1960’lara kadar dayanan minimalizmin kelime anlamı ise sade, nesnelliği odak noktası haline getiren bir tür akım. Bu akımı diğerlerinden ayıran kilit noktası ise işlevsel oluşu. Hızlı tüketimin bir kural olduğu bu dönemlerde ihtiyacımız olanı bize kısa ve öz olarak uzun vadeli sunması da avantajlarının en güzeli. Modadan resme, müzikten mimariye, fotoğrafa kadar uzanması, sanat akımından tutun yaşam felsefesine kadar kendini göstermesi işlevselliğini kanıtlar nitelikte.

Minimalizmin en etkin olduğu alanlardan biri de moda. Yansımaya başladığı yıldan itibaren kendisini sevdiren bu akım, birçok tasarımcının koleksiyonuna da ilham kaynağı oldu. Örnekler için çok da geriye dönmemize gerek yok.  Yakın geçmişe baktığımız zaman Raf Simons’ın minimalist bakış açısını Jil Sander’in DNA’sına kazıdığını unutmamak lazım.  Calvin Klein, Celine, Dior gibi köklü moda evleri de bu akıma kayıtsız kalamıyor. Geniş bir renk skalasına sahip bu trend’i hangi parçalarla birlikte kullandığınız ise çok önemli. Ya baştan aşağı minimalist parçalar seçip süper minimalist bir görünüme bürünebilir ya da aksesuarlarınızda bu tarz parçalara yönelip mini minimalist bir görünüm elde edebilirsiniz.

Seda Uçar

Total
10
Shares

Bir cevap yazın