Moschino bu sezon Milano Moda Haftası’na güçlü bir manifestoyla giriş yapıyor. Adrian Appiolaza’nın ayrılışının ardından markanın kreatif direktörlüğünü devralan Loris Messina ve Simone Rizzo, İtalyan moda evi için hazırladıkları ilk koleksiyonla karşımızda.
Paylaşılan defile manifestosunda, “Moschino’yu taklit etmeden yeniden canlandırmak” istedikleri yazıyordu. Yani amaçları Franco Moschino’yu kopyalamak değil. Markanın başına geçen yeni tasarımcılar olarak daha ilk defilelerinde kendi tasarım dillerini Moschino’ya taşımaları açıkçası cesur bir hareket. Sanırım koleksiyonun çıkış noktasını şu soruyla özetleyebiliriz: Moschino bugün yeniden başlasaydı nasıl görünürdü? 45 görünümden oluşan defile de biraz bu sorunun cevabını arıyor.


Parçalar günlük hayata kolayca adapte edilebilecek şekilde tasarlansa da Moschino’nun renkli dünyasından tamamen uzaklaşmıyor. Renkli etekler, baskılı alt-üst takımlar, püskül detayları… Benim koleksiyonda en beğendiğim parçalar ise renkli trençkotlar.





Defilede asıl dikkat çeken şey ise atmosferi oldu sanırım. Milano’nun Rogoredo bölgesindeki Unipol Dome’un otoparkının çatısında gerçekleşen defilede modeller bir yönde ilerlerken, gündelik kıyafetleriyle defile alanında bulunan insanlar onların tam tersi yönde yürüyordu. Bu karşılaşma bana koleksiyonun genel fikrini de oldukça iyi anlatıyor gibi geldi: Günlük hayata kolayca adapte edilebilen parçalar, ama kalabalığın içinde kaybolmak zorunda olmayan bir stil. Moschino’nun yeni döneminde gündelik olanla farklı olan arasındaki çizgi tam da burada kuruluyor.
Gündelik parçaların yanı sıra koleksiyonda, kalça hattında abartılı hacimler yaratan daha heykelsi tasarımlar da vardı. Bu yaklaşım yalnızca eteklerde değil, elbiselerin formlarında da karşımıza çıkıyor. Kollarındaki dev fiyonk detaylarıyla şekillenen, parlak saten görünümlü yeşil elbise de bunlardan biri.
Defilenin en eğlenceli görünümlerinden biri de kedi çantasıyla tamamlanan 32. görünüm oldu. Diz hizasına kadar uzanan beyaz gömlek elbisenin etek ucundaki yoğun yeşil püsküller, Moschino’nun alışık olduğumuz eğlenceli tarafını koleksiyonda tutmaya devam ediyor.



Messina ve Rizzo’nun ilk koleksiyonu olmasına rağmen ortaya oldukça güçlü bir başlangıç çıkıyor. Moschino hala Moschino gibi hissettiriyor, sadece artık daha modern ve farklı bir tasarım dilinde ilerleyeceğinin sinyallerini veriyor. Manifestoda bahsettikleri “yeniden canlandırmak” da tam olarak bu gibi duruyor. İlk defileden sonra ikilinin Moschino için sırada ne hazırladığını merak etmemek zor.
Fotoğraflar: Moschino Press, @moschino