Onu içeriye girdiğinde fark etmemeniz mümkün değil. Aynı yaşta olmamızın verdiği rahatlıkla yaptığımız sohbete, yeni dizisi Şeref Meselesi’yle başlıyoruz. İşte bilinen ve bilinmeyenleriyle Şükrü Özyıldız…

 

Röportaj: Selen Meçoğlu

Styling: Erkan Altunay

Fotoğraflar: Serhat Hayri

Saç: Serkan Yıldırım

Makyaj: Gökhan Yalçıner

SUKRU-OZYILDIZ

 

Herkesin merakla beklediği Şeref Meselesi başlıyor. Heyecanlı mısınız? 
Çekimler güzel gidiyor. Oyunculardan rejiye, kameramanlardan makyaj ekibine kadar herkes çok iyi anlaşıyor. Bu olumlu enerjinin de diziye yansıyacağını düşünüyorum.
Dizi oldukça genç bir kadroya sahip. İyi anlaşıyor musunuz? 
Aramızdaki iletişim gerçekten çok güzel. Kerem’le aramızda, biraz da benim rolümden ötürü diğerlerine nazaran daha bir yakınlık söz konusu oldu. Yasemin, Şükran, Burcu; herkes çok iyi. Kendimi bu açıdan çok şanslı hissediyorum.
Canlandırdığınız Emir karakteriyle ortak noktalarınız var mı? 
Oyunculukta şöyle bir durum söz konusu; büründüğünüz her karakterin özelliğini içinizde zaten taşıyorsunuz. Benim de Emir karakteriyle ortak yönlerim var. Özellikle algımı bu ortak yönlerim üzerine yoğunlaştırıyor ve onu daha gerçekçi kılmaya çalışıyorum.
Peki, hayatınızda oyunculuk tutkusu ne zaman başladı? 
Bir dönem her şeyden sıkılıp yurt dışına kaçtım. O dönem hem hayata hem de sanata bakış açım değişti. Bu işlerin çok da basit şeyler olmadığını, kendi kişisel gelişimim için bir araç olduğunu fark ettim. Oyunculuk kendimi aramak yolunda çıktığım güzel bir başlangıç oldu.
Televizyon, beyazperde ya da tiyatro sahnesi… En çok hangisinde olmayı seviyorsunuz? 
Tiyatro, oyuncuyu çok besliyor. Ondaki haz hiçbir şeyde yok. Beyazperdede mükemmel bir iş çıkardıktan sonra, ardından gelen tepkiler çok keyifli oluyor. Ben hakkını verdiğim bütün işlerin heyecanlı olduğunu düşünüyorum. Hiçbir dalı birbirinden ayırmıyorum. Benim için önemli olan emeklerin geri dönüşü, bu da takım çalışmasıyla oluyor. Tek başına yaptığım bir işten değil de, ortaya çıkan o güzel sinerjiden haz alıyorum.
Tiyatroda seyirciyle yüz yüze olmak nasıl bir his?
Sahnede hiçbir tepkiyi görmezden gelemezsiniz, bu imkânsız. Örneğin seyirci kahkaha atıyorsa, onun bitmesini bekliyoruz. Bizi en motive eden şey seyircinin coşkusu. Her ne kadar kendimizi sahnede seyirciye açabiliyorsak, seyirci de bize o kadar tepki gösteriyor. Zerrin Tekindor’la çalışmak benim için bir avantaj, çok iyi bir akıl hocası. Onun çabasıyla eksiklerimi gideriyorum.
Her şeyi bırakıp; İzmir’den buraya gelmek sizin için zor oldu mu?
Hayır, aksine iyi geldi diyebilirim. 

Total
0
Shares

Bir cevap yazın