Stil dendiğinde aklınıza ilk gelen şey muhtemelen kıyafetler oluyor ama kıyafetlerin üstünüzde parlaması için hayat tarzınızın bununla paralel olması gerekiyor. Hey, eğer stil sadece kıyafetlerden ibaret olsaydı, Lady Diana’yı bugün hala bir ikon yapan şeyin elbiselerinden fazlası olduğunu düşünmezdik bile. Stilinizin seviye atlaması için hayatınıza dahil etmeniz gereken 10 şeyi sizin için sıraladık.
Aniden bir değnek gelip beni moda ikonuna çevirsin diye bir dilek dilediyseniz tebrikler, gerçekleşti. Çünkü burada sıraladıklarımdan sonra “nereden alışveriş yaptın?” sorusunun yerini “ben bunları aldığımda üstümde böyle durmuyor, sen neyi farklı yapıyorsun?” sorusu alacak. Hayatımızı nasıl yaşamayı tercih ettiğimizin kıyafetlerimizle ne alakası var diyorsanız size burada durdurmam gerek. Kıyafetleriniz sizin ruh halinizi, zevklerinizi, kendi karakterinizden birçok parçayı somutlaştırıp dışarı yansıtabilmenizi sağlayan araçlar. Dolayısıyla nasıl yaşıyorsanız öyle giyiniyorsunuz.
Mesela diyelim ki her önemli toplantıya basit bir jean ve gömlekle gidiyorsunuz ve sadece bir gün değişiklik yapıp elbise giymek istediniz. Muhtemelen elbiseyi giydiğiniz gün herkes iltifat ederken siz evden çıkmadan önce “acaba bunu giymesem miydim, fazla mı oldu, abarttım mı?” sorularıyla kendinizi çileden çıkaracak noktaya getirdiniz. Çünkü yaşam tarzınıza adapte etmediğiniz her şey size konforsuz gelir ve konforsuz gelen şeylerin içinde de özgüvenli olmak zorlaşır.
Nasıl giyinmek ve gözükmek istiyorsanız, kendinizi öyle hissettirecek bir ortam ve yaşam tarzı oluşturmalısınız. Nasıl mı? Ben 10 tanesini sizin için aşağıya bırakıyorum…
İçindekiler
İyi ışıklandırma

Güzel konumlandırılmış ışıklar her şeyi çok daha iyi gösterir. Işıklarınızı düzenledikten sonra evin içinden dolaşırken aynada her kendinizle göz göze geldiğinizde kendinize göz kırpmaya alışsanız iyi olur, çünkü sorun sizde değil kötü ışıklandırmada.
Dik bir duruş

@tildefallgren
Tamam, gündelik hayat bir podyum değil ama bu, bel ve sırt sağlığını tehlikeye atman gerekiyor demek değil. Hem ayrıca kambur bir duruş ne giyersen giy, her zaman kıyafetin ışığını söndürür. O omuzları dik tutmayı öğren ve gerekirse kafanda kitapla gez. Bunu birkaç gün pratik yaptıktan sonra bel ağrılarının son bulduğunu görürsen şaşırma.
Telefonun dışında bir hayat

Öncelikle mesela bu yazıyı okuduktan sonra telefonu bir kenara koyup derin birkaç nefes almayı deneyebilirsin. Sonra ayağa kalk ve sosyal medya dışında sana ilham veren neler var öğren. Camdan baktığında ne görüyorsun mesela ya da evde desenini beğendiğin neler var? Ya da kenara attığın o kitabı okumanın vakti gelmiştir belki de. Hadi koş, tam şu anda sana ilham olacak bir cümle, onu görmen için sayfayı çevirmeni bekliyor.
Sana gerçekten uyan kıyafetler

Başkasının üstünde güzel duran her şey senin üzerinde aynı şekilde durmayabilir. Tekrar ediyorum: modellerin üstünde gördüğün kıyafetler senin bedenine ait olmayabilir ve bu çok normal. Hayır, kilolu değilsin ya da giyecek hiçbir şeyin yok değil. Sadece küçük beden alıp iki saatlik dopamin yerine, iki beden büyük alıp her giydiğinde içinde rahatça hareket edebileceğin uzun süreli mutluluğu tercih etmen gerektiğini söylüyorum. Kıyafetler sana kafes gibi gelmediğinde, üstünde aslında “çok da” kötü durmadıklarını ve harika hissettireceğini göreceksin.
Kürate edilmiş bir oda

Çevrenden ilham alabilmek için kendi alanını kürate etmelisin. Estetik dilin yaşadığın ortama yansıdığında, her gün daha kreatif bir kombin ile sokaklarda salınabilme olasılığın artıyor. Unutma, insanız ve doğamızda çevremize uyum sağlama zorunluluğu var; yani neye bakıyorsan onu taşıyorsun.
Renk paletini bilmek


Hangi tonlardan uzak durman gerektiğini bilmek hem cüzdanına hem de aynanın karşısında “ben solgun mu görünüyorum?” telaşına iyi gelir. Farklı renkleri üzerinde deneyerek yüzünü en canlı gösterenleri not al ve küçük bir araştırmayla hangi renk paletine ait olduklarını bul. İnsanların sen giydiğinde en çok iltifat ettiği renklerle başlayabilirsin.
Dağınık ama şık bir saç modeli

Saçını hızlıca yapabileceğin, biraz dağınık ama seni iyi hissettiren bir saç modelin olsun. Bu, kötü saç günlerinde kurtarıcın olacak. Saç, kıyafetin büyük bir parçası ve sana yakışan klasik bir model her zaman günü kurtarır.
Rutinlerini romantize etmek

Sabah kahvesi, hazırlanma süreci, playlistler… Kendine gösterdiğin özen stile yansır. Hayat, bazı şeyleri romantize etmemek için çok kısa. O en sevdiğin playlist’i kahvaltı hazırlarken aç, makyaj yaparken fırçanı mikrofon olarak kullan ve sabah kahveni içerken kendine küçük notlar yaz. Günün ilk jestini sen kendine yaparsan, geri kalanında modunun çok daha yüksek olacağına eminim.
Sana ait bir ‘şeyin’ olması

Tek bir desen, aksesuar, renk ya da makyaj stili… Herhangi bir detayı o kadar kendinle özdeşleştir ki, birisi bunu sen yokken bile gördüğünde seni hatırlasın. Sana ait bir imza, özgün bir stilin en önemli kuralı.
Bir bakış açısına sahip olmak

En önemlisi bir fikrin olsun. Sadece güzel görünmeye odaklanmadan, sevdiğin için hayatına dahil ettiğin detaylar olsun. Bir zevkin, estetik bakışın, dünyaya dair bir hissin olması kıyafetlerine dokunan son değnek olacak. Ve işte hazırsın, parlıyorsun. Bugün kendine güzel bir tatlı ısmarlayabilirsin.