YAŞAM

Arzu Kayar ile GastroVista Art’ın yolculuğu

Arzu Kayar ile GastroVista Art’ın yolculuğu

Sanatın ilham veren gücü ile gastronominin birleştirici ruhunu aynı sofrada buluşturan GastroVista Art, klasik etkinlik anlayışının ötesine geçerek anlamlı karşılaşmalara alan açıyor. GastroVista Art’ın kurucusu Arzu Kayar, bu yolculuğun çıkış noktasını, insanları aynı masa etrafında buluşturan motivasyonu ve markanın zaman içinde nasıl bir kültür platformuna dönüştüğünü anlatıyor.

GastroVista Art’ı hayata geçirirken çıkış noktanız neydi? Bugün geldiği noktada onu nasıl tanımlıyorsunuz?

GastroVista Art, aslında bir etkinlik fikri olarak değil, bir ihtiyaçtan doğdu.

Uzun yıllar iş hayatının içinde farklı insanlarla çalışırken şunu fark ettim; İnsanlar aynı masada oturuyor ama çoğu zaman gerçek bir bağ kuramıyor. Oysa sanat da gastronomide insanları ortak bir duyguda  buluşturabilen evrensel iki dil.

Benim çıkış noktam da tam da buydu. Bir sofranın yalnızca yemek yenilen bir yer değil; fikirlerin paylaşıldığı, ilhamın doğduğu ve yeni bağların kurulduğu bir alan olduğuna inanıyorum. Sanat ise bu deneyime derinlik, duygu ve anlam katıyor.

Benim için en büyük başarı, bir davetin sonunda misafirlerin sadece güzel vakit geçirmeleri değil, yeni bir bakış açısıyla, yeni tanışıklıklarla ve ilhamla ayrıldıklarını hissetmeleri.  Çünkü inanıyorum ki gerçek değer, bir davetin ihtişamında değil, geride bıraktığı duyguda saklıdır.

Sanat ve gastronomi ilk bakışta iki farklı disiplin gibi görünse de siz onları aynı deneyimin parçası haline getiriyorsunuz. Sizce bu iki alanın ortak dili nedir?

Bence sanat ve gastronominin ortak dili, insanı birbirine yaklaştırma gücüdür.

GastroVista Art’ta bu iki alanı bir araya getirirken amacımız yalnızca sanat eserleriyle yemekleri aynı mekanda buluşturmak değil; İlham veren kendi alanlarında rol model olan konuşmacılarında yer aldığı etkinliklerimizde  insanların  duygularını, merakını ve sohbetlerini aynı deneyimin parçası haline  getirmek.

İnsanları bugün aynı masa etrafında buluşturan en güçlü motivasyon sizce nedir?

Bence bugün insanları aynı masa etrafında buluşturan en güçlü motivasyon, gerçek bağ kurma ihtiyacı.

Bugün teknoloji sayesinde her an birbirimize ulaşabiliyoruz; ancak aynı hızla derin sohbetlerden ve gerçek karşılaşmalardan da uzaklaşıyoruz. Oysa aynı sofrayı paylaşmak, zamanı biraz yavaşlatıyor. İnsanlar birbirini gerçekten dinliyor, yeni fikirlerle tanışıyor ve ortak anılar biriktiriyor.

GastroVista Art’ta amacımız tam da bu: İnsanların sadece aynı masayı değil, aynı duyguyu ve aynı hikayeyi paylaşabilecekleri atmosferler yaratmak. Her etkinlik  bana da yeni bir şey öğretiyor ve ilham alıyorum.

Etkinliklerimizde katılımcılar dünyaca ünlü bir ressam, piyanist, modacı ya da heykeltraş ile yan yana oturup sohbet etme ve tanışma ayrıcalığına ulaşabilmektedirler.

Bu sebep ile bugün GastroVista Art’ı bir etkinlik markasından çok, insanları sanat, gastronomi ve estetik etrafında buluşturan bir kültür platformu olarak tanımlıyorum.

GatroVista Art etkinliklerine herkes katılabiliyormu?, yoksa özel bir katılım sistemi mi uyguluyorsunuz?

GastroVista Art’ta bizim için önemli olan yalnızca katılım sayısı değil, paylaşılan değerlerdir. Bu nedenle etkinliklerimize katılım, topluluğumuzun mevcut üyelerinin referansıyla gerçekleşiyor. Böylece sanatı, gastronomiyi ve nitelikli sohbeti gerçekten önemseyen, birbirine değer katan insanları aynı masa etrafında buluşturabiliyoruz. Çünkü Gastro Vista Art bir etkinlik takvimin den çok, yaşayan bir kültür ve topluluktur. Her yeni katılımcının bu kültüre katkı sağlayacağına inanıyoruz. Referans sistemi de bu ruhu korumamıza yardımcı oluyor.

GastroVista Art anıldığında, insanların aklına  nasıl bir duygu, nasıl bir iz düşmesini istersiniz?

GastroVista Art anıldığında insanların aklına öncelikle ilham veren, samimi, estetik bir deneyim gelsin isterim.

Uzun vadede GastroVista Art ın, sanatı ve gastronomiyi yalnızca bir araya getiren bir platform olarak değil; insanların aynı masa etrafında anlamlı bağlar kurmasını sağlayan bir kültür hareketi  olarak anılmasını isterim. Çünkü inanıyorum ki en değerli anlar, sadece gördüklerimiz ya da tattıklarımız değil; birlikte hissettiklerimiz ve paylaştıklarımızdır.

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.