Bazekol Sağlık Grubu & Duymer Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Figen Baz ile değerler, annelik ve sürdürülebilir başarı üzerine…
Figen Baz, başarıyı yalnızca rakamlarla değil, değerlerle tanımlayan isimlerden. Onun hikayesi, büyük kırılmalardan çok, sessiz ama kararlı adımlarla örülmüş bir yolculuk.
İçindekiler
Sizi siz yapan dönüm noktaları nelerdi?
Hayatımı değiştiren anların çoğu sessizce geldi. İlk büyük farkındalığım, eşimin mecburi hizmeti için gittiğimiz Artvin Yusufeli’nde, imkanların çok kısıtlı olduğu bir köyde anne olduğum dönemde başladı. Orada şunu çok net anladım: İlerlemek için yalnızca iyi niyet yetmiyor; bilgi, donanım ve kendi ayakları üzerinde durabilme gücü gerekiyor. İkinci önemli eşik, sağlık alanındaki gerçek ihtiyaçları sahada bire bir görmek oldu. İzmir’e taşındığımızda kliniğin yönetimini üstlenirken daha çok okumaya, araştırmaya başladım. Bu süreç beni işitme sağlığı alanına yönlendirdi ve bugün Duymer’e dönüşen girişimin temelleri böyle atıldı. Ve elbette, anne olmak… Çocuklarım için daha iyi bir gelecek kurma isteği, beni hem daha cesur hem de daha sorumlu biri yaptı. Bugün geriye baktığımda, hayatımı değiştiren asıl şeyin büyük kırılmalar değil, doğru zamanda alınan doğru kararlar olduğunu görüyorum.
Bu yolculukta sizi en çok zorlayan neydi?
Bir şeyleri kurmak kadar, onları aynı değerlerle sürdürebilmek de zor. Özellikle sağlık gibi insan hayatına doğrudan dokunan bir alanda, ekip ruhu ve ortak Bazekol Sağlık Grubu & Duymer Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Figen Bazetik anlayış çok belirleyici. Zaman zaman insan kendini yalnız hissetse de bu süreç bana sabrı ve daha derin düşünmeyi öğretti.
Şuna inanıyorum: Hedefe giderken engeller çıkıyorsa, hedefi değil planı değiştirmek gerekir. Başarı, büyük sıçramalardan değil; tutarlı ve bilinçli adımlardan oluşuyor.
Bugün sıfırdan başlasaydınız yine aynı yolu seçer miydiniz?
Evet, yine aynı yolu seçerdim. Çünkü bu yol yalnızca ulaşılan sonuçlardan değil, süreçte öğrenilenlerden oluşuyor. Şu anda Bazekol’ü yeni ve daha büyük bir hastane yatırımıyla büyütmeye hazırlanıyoruz. Sağlık turizmi ve onkoloji alanındaki yatırımlar da önceliklerimiz arasında. Ama bizim için önemli olan hiçbir zaman “hızlı büyümek” değil; doğru şekilde büyümek.
Bir yılı geride bırakırken sizde kalan duygu ne?
Yıllar geçtikçe insan şunu daha iyi anlıyor: Geriye kalanlar rakamlar değil, paylaşılan anlar oluyor. İnsan hayatına dokunan bir alanda üretmek ve aynı değerleri paylaşan bir ekiple yol almak büyük bir şükür sebebi. Yeni yıl için dileğim; herkesin sevdikleriyle, sağlıkla ve huzurla bir arada olabildiği, küçük ama gerçek mutlulukların çoğaldığı bir yıl olması.
Genç kadınlara ne söylemek istersiniz?
Başarı hikayeleri genelde sonucu anlatır, yolun içindeki korkuları ve tereddütleri değil. İnandığınız yolda ilerlemekten korkmayın. Korku, çoğu zaman doğru eşiğe geldiğinizin işaretidir. Özgüven, her şeyi bilmek değil; öğrenmeye açık kalabilmektir. Merak edin, okuyun, araştırın. Ve en önemlisi: Kendi pusulanızla yürüyün, kendi hızınızda… Başarı zaten bir sonuç olarak geliyor.