MODA

Bir neslin Balmain’i: Olivier Rousteing’in devrimi

Bir neslin Balmain’i: Olivier Rousteing’in devrimi

“Balmain Ordusu”, çevremde varlığından rahatsızlık duymadığım tek askeri oluşum. Olivier Rousteing’in 14 yılın ardından Balmain’den ayrılmasıyla birlikte, moda dünyasında ikonik bir yere sahip olan bu oluşumun geçmişine gelin, hep birlikte bir göz atalım.

Balmain’in altın çocuğu

Olivier Rousteing, hayatının ilk yılını bir yetimhanede geçirdi. Daha sonra evlat edinildi ve Fransa’nın güneybatısındaki Bordeaux’da büyüdü. Olivier, yeterince iyi olmadığı takdirde yetimhaneye geri gönderilmekten hep korkuyordu; “Ailemin yanlış bir seçim yaptıklarını düşünmemelerini sağlamam gerekiyordu”. Büyüdüğünde moda tutkusunun peşinden gitti ve 18 yaşına geldiğinde, moda tasarımcısı olarak iş bulma umuduyla Milano’nun yolunu tuttu. Ücretsiz stajlar yaptı ve masraflarını karşılayabilmek için geceleri kulüplerde dans etti. Yorulmaksızın çeşitli işlerde çalıştıktan sonra Balmain’de moda tasarımcısı olarak işe alındı. Bundan sadece iki yıl sonra markanın kreatif direktörü aniden ayrılınca, yerine sağ kolu getirildi. O kişi, 24 yaşındaki Olivier’ydi. Şirketteki herkesin onun adına sevinmesi beklenirken, o, odadakilere bakıp hangi ekip üyelerinin onun emrinde çalışmaya devam etmeyeceğini hemen anladığını hatırlıyor.

Başlangıçta eleştirmenleri memnun etmek adına temkinli davranmıştı; ancak eleştirmenlerin tasarımlarını “iğrenç” bulup Balmain’de tutunamayacağını söyleyerek ona karşı son derece acımasız davranmasıyla bu strateji işe yaramadı. Yine de pes etmedi ve sonunda o büyük çıkışını gerçekleştirdi. Artık insanlara yaranmaya çalışmayı bırakmış, iz bırakmaya hazırdı; planı ise markanın ikonik mirasını korurken Balmain’i modernize etmekti.

Balmain’in mirası; 1945’ten günümüze

İkinci Dünya Savaşı’ndan harap bir halde çıkan 1945 Fransa’sında Monsieur Pierre Balmain, kadınları güçlendirmeye ve onlara cesaret vermeye yönelik kıyafetler tasarlamak üzere yola çıkmıştı. Balmain kadını; belirgin omuzları ve vücuda oturan beliyle, hem güçlü hem de göz alıcı bir figür olarak tanımlanıyordu. Olivier, bu mirasa kendi yaratıcı ve kişisel dokunuşunu katarken, mirası onurlandırmayı da her zaman ön planda tuttu. 2011 yılında, tüm defilede siyahi modellere yer veren tek kişi olarak çeşitliliği modaya taşımayı kendine bir misyon edindi. Bu konudaki yaklaşımı, onun ne denli bir vizyoner ve pazarlama dehası olduğunu gözler önüne serdi; nitekim Olivier, hiç vakit kaybetmeden sosyal medyayı Balmain’in pazarlama stratejisinin merkezine yerleştirdi.

#BalmainArmy; Sosyal medyanın çağında Balmain

#BalmainArmy, moda endüstrisinin sosyal medya aracılığıyla tüketiciyle diyaloğu teşvik ettiği ilk girişimdi. Kim Kardashian “Balmain Army”nin merkezindeki isim olsa da, aslında Olivier’yi 2014 İlkbahar kampanyasının çekimlerinde “kuralları yıkmaya” teşvik eden kişi Rihanna’ydı. Görsellerin yayınlanmasıyla birlikte #BalmainArmy, dönemin kültürel ruhuna damgasını vurdu. Kim Kardashian’ın evlilik haberinin ardından, çok konuşulan bekarlığa veda partisinin Paris’te gerçekleşeceği ve Kim’in elbette baştan aşağı Balmain giyeceği duyuruldu. Balmain’e olan ilgi hızla artarken, Olivier 2014 Sonbahar koleksiyonunu önemli bir estetik değişimi başlatmak için bir fırsat olarak değerlendirdi. Balmain artık pastel tonlarda ve “hoş” bir tarza sahip olmaktan çıkıp; daha güçlü ve tavizsiz bir şekilde cesur bir kimliğe büründü.

Koleksiyonun büyük beğeni toplamasıyla birlikte, Balmain Army tanıtım çalışmaları da derhaldevreye girdi. Kim ve Kendall Jenner’ın yüksek moda modelleriyle yan yana görüntülenmesi ve Olivier Rousteing’in onları baştan aşağı Balmain giydirmesiyle, Kardashianlar bugün bildiğimiz moda dünyasına kabul edilmiş oldu.

2014 sonbaharı bir ön lansman niteliğindeydi; 2015 baharına gelindiğinde ise “Balmain Ordusu” giderek güç kazanıyordu. Günümüzde rapçilerin ve reality şov yıldızlarının moda kampanyalarının yüzü olması sıradan bir durum olsa da, on yıl önce vaziyet hiç de böyle değildi. Olivier, modadaki seçkincilik kurallarını bir kenara itip kendi kurallarını yazdı. Modaya ilgi duymayan insanlar bile bu dünyaya ilgi duymaya başlamıştı; çünkü televizyonda izlemeyi sevdikleri isimler artık bu işin bir parçasıydı. Herkes Balmain Ordusu’na davet ediliyordu ve bunun için o kıyafetlere sahip olmaları bile gerekmiyordu; tek yapmaları gereken ilgili etiketi kullanmaktı.

Moda ve pop kültür arasında

Olivier, topluluğu merkeze alan bir yaklaşım benimseyerek insanları hem hayatına hem de misyonuna dahil etti; bu strateji muazzam bir büyümeyi beraberinde getirdi ve Balmain’i her zamankinden daha popüler hale getirdi. Olivier’nin ünlü arkadaşlara sahip olması elbette bir avantajdı, ancak iş birliklerine yönelik yaklaşımı Balmain’i bilinirlik ve kültürel etki açısından yeni zirvelere taşıdı. 2018’de Olivier, gelmiş geçmiş en iyi Coachella performansı olarak kabul edilen gösterisi için Beyoncé’ye özel kıyafetler tasarlamak üzere sanatçıyla iş birliği yaptı; 2023’te ise ‘Renaissance’ albümünden ilham alan görünümler yaratmak için onunla yeniden bir araya geldi. İkonik kadınlarla iş birliği yapmak, her zaman Balmain’in DNA’sının bir parçası olmuştur. 1950’li ve 60’lı yıllarda Katherine Hepburn, Brigitte Bardot ve Dalida gibi isimler, Balmain kadını imajıyla özdeşleşmişti.

Moda ile güç arasında

2019’da Olivier ve Netflix, onun biyolojik ebeveynlerini bulma çabasını konu alan “Wonder Boy” adlı bir belgesel hazırladı; bu yapımda Olivier, hayatının en savunmasız anlarından bazılarını kamera karşısında paylaştı. O, bu savunmasız anları başkaları için birer güç ve ilham kaynağına dönüştürme konusunda inanılmaz bir yeteneğe sahip. Bunun bir başka örneği de, birkaç yıl önce şöminesinin yüzünde patlamasıyla yaşandı. Ağır şekilde yandıktan sonra, geçirdiği kazanın hikayesini ve iyileşme sürecini paylaştı; ardından, iyileşme sürecini simgeleyen sargıların yer aldığı olağanüstü kıyafetler tasarlayarak bu deneyimi sanata dönüştürdü. İşte bu da, Olivier’nin kişisel zorluklarını sanata dönüştürmesinin bir başka örneğidir.

Balmain’in ötesinde Olivier’yi neler bekliyor?

Yakın zamanda duyurulduğu üzere Olivier Rousteing, Paco Rabanne’ın yeni kreatif direktörü olarak atandı; bu görev beraberinde iki önemli sorumluluk getiriyor: biri kreatif, diğeri ise ticari nitelikte. Ancak bu aynı zamanda, Olivier Rousteing’in Balmain dışındaki kimliğini bize gerçekten göstermesi adına bir fırsat sunuyor. Olivier’yi Balmain ile tanıyor olsak da, Balmain’siz Olivier’yi henüz keşfetmiş değiliz.

Fotoğraflar: @newestcool

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.