Moda Haberleri

Bir tote hikayesi

Bir tote hikayesi

Kanvas tote bag ilk bakışta günlük hayatın en sıradan aksesuarlarından biri gibi görünebilir ancak doğru mağazadan, doğru şehirden ve doğru bağlamdan geldiğinde lüksün yeni koduna da dönüşebilir. Erewhon’dan Shakespeare & Co’ya uzanan bu bez çanta meselesi, günümüzde lüksün her zaman pahalı olanda değil bazen sadece “bilenlerin bildiği” gizli bir şifreyi taşımakta saklı olduğunu gösteriyor.

Moda ve tüketim sosyolojisinde hikayeyi biraz başa sarıp incelediğimizde, dünya üzerinde bazı mitik sayılan, sadık müşterilerinin kendilerini adeta yüksek bir entelijansiyaya ait hissettiği niş lokasyonlar göze çarpıyor. Amerika’da Erewhon ve Trader Joe’s, Fransa’da ise efsanevi kitabevi Shakespeare & Co bu akımın en güçlü temsilcileri. Bu mekanlardan somut bir parça edinmenin, en azından o kültürün varlığından ve felsefesinden haberdar olmanın en eforsuz kanıtı, günlük hayata casual bir şekilde entegre edilen kanvas tote bag’ler oluyor. Fakat asıl dikkat çekici ve ilginç olan kısım, bu çantaların doğdukları topraklarda değil, sınırların ötesinde çok daha büyük birer arzu nesnesine dönüşmesi.

Örnek vermek gerekirse, herhangi bir Parizyeni kendi şehrinde bir Shakespeare & Co bez çantasıyla etkilemek pek mümkün değil ancak aynı çantayı Londra veya New York sokaklarında omzunuza taktığınızda işin rengi tamamen değişiyor ve bir anda entelektüel anlamda “in- the-know” (işi bilen) statüye dahil oluyorsunuz. Benzer şekilde, lüks organik market zinciri Erewhon’un ya da Trader Joe’s’un ikonik logolu çantaları Los Angeles lokalleri için oldukça sıradan, hatta banal birer günlük ihtiyaç malzemesiyken; Paris sokaklarında taşındığında küresel birer statü sembolü haline geliyor.

Bu kültürel fenomenin arka planına bakıldığında, ilk bakışta sadece basit bir bez çanta gibi duran bir nesnenin belli bir hayat tarzını, rafine bir çevreyi ve rafine bir topluluğa ait olma hissini temsil etmesi modanın algı yönetimi açısından son derece düşündürücü. Günümüz dünyasında aidiyet duygusu, maddiyata dayalı pırıltılı logolardan ziyade, benzer deneyimlere sahip ve aynı kültürel kodları paylaşan “in-the-know” insanlarla buluşma arzusundan besleniyor. Artık bir nesnenin sadece yüksek fiyat etiketiyle değer bulmasından ziyade, onun nereden alındığı, nasıl bir hikayeyle taşındığı ve arkasındaki o entelektüel şifrenin çözülüp çözülemediği çok daha büyük bir önem taşıyor.

Fotoğraflar: Getty Images Türkiye

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.