Asimetrik ve yumuşak hatlı tasarımlardan üç farklı altının kusursuz uyumuna uzanan beş yeni yaratım, koleksiyonun öncü ruhunu ve olağanüstü zanaatkârlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Avangart işçiliği ve endüstriyel tasarımdan ilham alan estetik anlayışıyla şekillenen kendine özgü kimliğine sadık kalan Bvlgari Tubogas, beş yeni yaratımıyla hikâyesinde yeni bir sayfa açıyor. Lansmanın merkezinde yer alan asimetrik mücevher seti, kuyumculuk ustalığı ve tasarım anlayışının sınırlarını yeniden tanımlarken; üç farklı altını bir araya getiren yeni kolye ve yumuşak hatlara sahip yarım halka küpeler koleksiyonun teknik ustalığını daha da ileriye taşıyor. Tubogas’ın doğuşundan bu yana koleksiyona yön veren öncü ruhu yansıtan bu yeni yaratımlar, sarı altının sıcak ışıltısı etrafında buluşuyor.
1970’li yıllarda Bvlgari estetiğinin en ikonik ifadelerinden biri hâline gelen Bvlgari Tubogas, teknik dehayı yaratıcı özgürlükle buluşturan cesur bir mücevher vizyonunu temsil ediyor. Lehim kullanılmadan kusursuz bir şekilde birbirine geçirilen altın şeritlerden oluşan esnek sarmal formu, adını 1920’li yıllarda basınçlı gaz taşımak için kullanılan endüstriyel gaz borularından alıyor. Bu yenilikçi teknik, minimalist tasarımlardan pırlantalar, renkli değerli taşlar ve Bvlgari’nin ikonik motifleriyle zenginleştirilen yaratımlara uzanan sayısız yoruma ilham veriyor. Yıllar boyunca koleksiyon, düz, yuvarlak ve heykelsi formlarla imza niteliğindeki örgü yapısını yeniden yorumlarken, karakteristik esnekliğini ve cesur duruşunu her zaman korumayı başarıyor.


Bugün Tubogas işçiliği, sarı altın ve pırlantalardan oluşan kolye, bilezik ve küpeleri bir araya getiren yeni asimetrik parure ile yeni bir yorum kazanıyor. Yaklaşık 1974 yılına ait bir Serpenti Tubogas bilezik-saatten ilham alan bu yaratımlar, Romalı Mücevher Evi’nin High Jewelry evreninden beslenen son derece sofistike ve olağanüstü karmaşık bir üretim tekniğiyle hayat bulan cesur, dışa doğru genişleyen geometrik uç detaylarıyla öne çıkıyor. Silueti yalnızca yeniden şekillendirmekle kalmayan bu tasarımlarda, kademeli olarak incelen örgü yapı için özel olarak geliştirilen dereceli bir iskelet sistemi kullanıldı. Böylece bu olağanüstü zanaatkârlık başarısı ilk kez Bvlgari Tubogas ana koleksiyonuna taşınmış oldu. Brillant kesim pavé pırlantalarla ışıldayan heykelsi uçlarla tamamlanan tasarımlar, gelişen hacim anlayışı sayesinde Tubogas’ın imza niteliğindeki esnekliğini korurken tekniği yeni yaratıcı ufuklara taşıyor. Ön bölümünde asimetrik motife yer veren tek sarmallı bilezik, açık ve esnek yapısıyla bileği doğal bir şekilde sararken; yapımı 17 saati aşkın titiz bir işçilik gerektiren kolye ise uzunluğunun kolayca ayarlanmasını sağlayan zarif kayar tokasıyla tamamlanıyor.
Koleksiyonu daha da zenginleştiren üç farklı altını bir araya getiren yeni kolye, mevcut bilezik tasarımını tamamlayarak koleksiyonun en ayırt edici imzalarından birini ve yenilikçi yaklaşımını bir kez daha vurguluyor. İkonik düz örgü yapının içerisinde sarı, beyaz ve pembe altının kusursuz uyumunu sağlamak amacıyla her bir altın şerit büyük bir özenle elde şekillendiriliyor. Minimalist, çok yönlü ve çağdaş bir estetik anlayışıyla yorumlanan tasarım, zamana ve cinsiyet kalıplarına meydan okuyan duruşuyla sade zarafeti incelikli bir cesaret dokunuşuyla buluşturuyor.
Lansmanı tamamlayan bir diğer yenilik ise yumuşak kıvrımlı hatlara sahip yeni sarı altın yarım halka küpeler oluyor. Mevcut yüzük tasarımına eşlik eden bu yeni yaratım, koleksiyon estetiğine saf ve akıcı hatlarla şekillenen yeni bir işçilik yorumunu kazandırıyor.