Lila Moss’un da yürüdüğü Conner Ives İlkbahar/Yaz 2027 defilesi, Ives’ın New York Moda Haftası’ndaki ilk defilesiydi. Amerikalı bir tasarımcı olmasına rağmen eğitimini tamamladığı ve kariyerini şekillendirdiği Londra’da defilelerini sunan Ives, bu sene ilk kez New York Moda Haftası takvimine dahil oldu.
Conner Ives’ın Londra’da geçirdiği yılların ardından Amerikan köklerine yeniden dönmesi, koleksiyonun çıkış noktasını oluşturuyor. Across the Pond koleksiyonu, tasarımcının Londra ve New York arasında şekillenen dünyasını bir araya getiriyor.
Defile, New York’un power-lunch geleneğiyle özdeşleşmiş mekanlardan biri olan The Grill’de gerçekleşti. New York’taki debut koleksiyonu için şehrin geçmişine dönmeyi tercih eden Conner Ives, The Grill’in temsil ettiği eski New York dünyasını da koleksiyonun hikayesine dahil ediyor.


Londra ve New York aynı gardıropta
Vintage detaylar ve işlemelerle geçmiş sezonlardan taşıdığı dekoratif tekstil ilgisi bu koleksiyonda da tekrardan kendini gösteriyor. Açılışı Ida Heiner, demi-couture işlemeli midi bir elbise ile yapıyor. Elbisenin yan kısımlarında yarısı iliklenmemiş frog closure detayları bulunuyor. Kürk detayları ilk görünümde olduğu gibi defile boyunca ceketlerde karşımıza çıkmaya devam ediyor.
İşlemeli, midi saten kokteyl elbiseleri, slogan baskılı tişörtler ve vintage dokunuşlar ile New York’un yeni gardırobu şekilleniyor.


Koleksiyondaki iki erkek takım elbise ise Savile Row’un köklü terzilik evlerinden Gieves & Hawkes ile birlikte hazırlandı. Londra’nın Mayfair bölgesinde bulunan ve yüzyıllardır ısmarlama erkek terziliğiyle özdeşleşen Savile Row’un koleksiyona dahil olması, Ives’ın İngiltere ve Amerika arasında kurduğu bağı tekrardan hatırlatıyor.
Amerikan ikonografisi Conner Ives’ın gözünden
Defilenin son görünümlerinden biri olan “Lady Liberty” elbisesi, mint yeşiliyle New York’taki Özgürlük Heykeli’ne ve Parisli moda evi Callot Soeurs’ün tasarım diline gönderme yapıyor. Gertrud Rose’un taşıdığı görünümde Conner Ives, Amerikan ikonografisini koleksiyonun bir detayına daha ekleyerek New York’a dönüş hikayesini tamamlıyor.

Gösterişli tasarımların yer aldığı defilede slogan tişörtler de karşımıza çıkıyor. Peki Conner Ives bu tişörtlerle bizlere ne anlatmak istiyor?
Geçen seneki “Protect the Dolls” tişörtünün ardından bu sezon karşımıza “Bring Back Shame” çıkıyor. Belki de Conner Ives slogan tişörtlerden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğini söylüyor olabilir diye düşündüm. Belki de bu slogan tişörtler, Conner Ives’ın popüler kültürle kurduğu bağlantıyı güçlendirirken aynı zamanda tasarımcının kendi geleneğine dönüşmeye başlıyor.
Görünüm ise siyah püsküller üzerinde işlemeleri olan etek ve boncuk işlemeli Tile çanta ile tamamlanıyor.

44 görünümden oluşan Conner Ives İlkbahar/Yaz 2027 defilesinde Ives’ın geri dönüşüm ve vintage tasarım dilini merkeze aldığını görüyoruz. Vintage kürk detayları da bu yaklaşımın en iyi örneklerinden biri. Yeni bir New York gardırobu fikri üzerine kurulan defile, Ives’ın geçmişten aldığı referansları bugünün New York’una taşıdığı kişisel bir dönüş hikayesi anlatıyor. Londra’da şekillenen tasarım diliyle Amerikan köklerini bir araya getiren Ives, Across the Pond ile iki şehir arasında kurduğu bağı kendi New York gardırobuyla anlatıyor.
Across the Pond, Ives’ın yıllarca Londra’dan baktığı Amerika’yı, bu kez kendi şehrinde, New York’ta anlatmasıyla tamamlanıyor.



Fotoğraflar: @connerives