MODA

Dünya anneannemizin salonunu keşfediyor: Grandma chic ve Sümerbank deseni

Dünya anneannemizin salonunu keşfediyor: Grandma chic ve Sümerbank deseni

Son zamanlarda hayranlıkla kaydettiğiniz kombin ilhamlarının bir ortak noktası olduğunu fark etmişsinizdir. Pantolon üzerine bağlanan dantel şallar, retro desenlerin modern parçalarla bir araya gelmesi ve romantik bohem aksesuarlar… Dünya bugün buna “grandma chic” diyor olabilir. Bizim içinse bu estetik çok daha tanıdık bir yerden geliyor: anneannemizin salonundan.

Sizi bir zaman yolculuğuna çıkarıp çocukluğunuza götürmek istiyorum. Hatta daha çok annelerinizin çocukluğuna. Küçükken anneannelerimizin yazlığına gittiğimizde evin dekorasyonundan tutun, kullanılan desenler, anneannemizin giydiği elbiseler bize hep demode gelirdi. Mesela zeytinyağlılarla dolu sofranın yanı sıra dantelden yapılmış masa örtüleri, yarım kalmış ve sehpanın üzerine bırakılmış yün ve şiş ikilisi ve yorgandan tutun kıyafetlere kadar gördüğümüz çiçekli ve ebruli desenli kumaşlar bizi “Bu ne böyle hiç de güzel durmuyor“ fikrine iterdi. Anneannemizin bugünün trendsetter’ı olacağını bilmeden burun kıvırıp evlerimize geri dönerdik.

@blueyedgin

Bugün her tarafta İskandinav estetiğini hayranlıkla izliyoruz. Miu Miu veya Chloé podyumlarında çiçekler ve danteller görünce “Aa ne kadar nostaljik ve günümüze modern bir şekilde uyarlanmış“ diyoruz. Halbuki onların yaptığı şey kendi Batılı anneannelerinin geleneksel estetiğini cottagecore veya romantik bohem olarak pazarlayabilme kabiliyeti. Pazarlama kısmını bir kenara bıraktığımda da arşiv modanın zirvede ve her yeni koleksiyona ilham olduğu bir dönemdeyken, bu geleneksel estetik kategorilerinin görünür olmaya başlaması garip değil tabii ki. Hatta global modanın gelenekseli yenilemekten korkmaması ve bunu kreatif süreçlerine dahil etmeleri bizim de referans alabileceğimiz tekniklerden biri olabilir. Özellikle de elimizde Türkiye’nin bir dönem toplumunu giydirmiş bir Sümerbank deseni arşivi varken.

İtalya’nın Pucci’si varsa bizim de Sümerbank’ımız var!

@reemalsanea

Sümerbank Cumhuriyet’in ilk estetik projesiydi, bunu göz ardı etmemize oldukça şaşırıyorum. İnsanların giydiği elbiselerden evlerindeki perdelere kadar ortak bir görsel dil yaratıyordu. Bugün vintage pazarlarında gördüğümüz birçok desen aslında Türkiye’nin kendi tasarım arşivinin parçalarına çok benzer desenler. Emilio Pucci’nin renkli ve enerjik desenleri bugün moda tarihinin ikonik örnekleri arasında sayılıyor. Peki Türkiye’nin kolektif hafızasında yer eden Sümerbank desenlerini neden benzer bir tasarım mirası olarak konuşmuyoruz?

Fotoğraf: Ekin Dağdelen

Çünkü İtalya kendi estetik mirasını korurken biz ise uzun süre kendi görsel geçmişimizi “eski” olarak kodladık. Onların desenleri bir jet-set felsefesiyle birleştiğinden her zaman döneminin modernize alanını temsil etse de günümüzün modernlik anlayışı “sessiz” dediğimiz net çizgiler ve klasik renk paletinden oluşuyor. Bu sessizliğin içinde özgün diye adlandırdığımız stiller artık geçmişin ve bugünün dokularını, kumaşlarını harmanlanıyor. Tam da bu yüzden Türkiye’nin Sümerbank desenleri de gayet bugün gün yüzüne çıkarabileceğimiz bir arşiv.

Sümerbank belgeseli

Siz de Sümerbank arşivine dalmak isterseniz yakın zamanda yayınlanacak bir belgesel önerebilirim. Bir kurumun tarihini hatırlarken aynı zamanda Türkiye’nin görsel kültürüne, uzun yıllar boyunca sıradan veya demode kabul edilmiş estetik mirasına yeniden bakabilmek heyecan verici. Yazar Ekin Dağdelen’in hazırladığı Sümerbank belgeseli de bu yüzden dört gözle beklediğim bir arşiv anlatısı.

Dağdelen, Nazilli Sümerbank Fabrikası’nı ortak yaşamın, dayanışmanın ve kültürel hafızanın kurulduğu bir alan olarak ele alıyor. Belgeselde izleyeceğimiz şey desenlerden ibaret değil. O desenlerin taşıdığı hikayeler, yaşam biçimleri ve kolektif hafıza projenin ana temalarından.

@azraakin

Size son bir fun fact daha vermem gerekirse Azra Akın’ın 2002’de Londra’da yapılan Miss World finalinde giydiği, Cemil İpekçi imzalı elbise Nazilli Sümerbank Basma Fabrikasında üretilmiş.

Gördüğünüz gibi bu desen uluslararası bir sahnede dahi karşılık bulabilen bir estetik hafızayı da taşıyor. Yani bu durumda bir zamanlar gündelik hayatın sıradan parçaları olarak görülen motifleri ortaya çıkarıp anneannelerimizi gururlandırmak da bizim üzerimize düşüyor. Mesela o televizyonun üstünde duran dantel örtüyü alıp beline bağlamakla başlayabilirsin.

Fotoğraf: Instagram, @blueyedgin

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.