Beymen CEO’su Elif Çapçı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların kurum içinde her alanda görünür, değerli ve güçlendirici rollerini Marie Claire’e anlattı. “Bizde Sen Varsın” yaklaşımıyla yalnızca başarıları paylaşılmıyor; her hikaye, geleceğe ilham olan bir yol haritası ve cesaretle ilerleyen kadınların ortak gücünü ortaya koyuyor. Kadınların yaratıcılığı, kararlılığı ve emeği, Beymen’de her gün fark yaratıyor ve kurumun sürdürülebilir başarısının temelini oluşturuyor.
“Bizde Sen Varsın” ifadesi oldukça güçlü ve kişisel bir mesaj taşıyor. Beymen Group içinde bu cümle aslında nasıl bir kurum kültürünü tarif ediyor?
İşveren markası yaklaşımımız “Bizde Sen Varsın” kapsamında başlattığımız ve sürdürülebilirlik vizyonumuz “Beymen Promise” çerçevesinde hayata geçirdiğimiz filmimiz Beymen Group’un kurum kültürünün güçlü bir yansıması. Beymen Group olarak her bir ekip arkadaşımızın emeğini ve katkısını ortak başarımızın en önemli unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu yaklaşım, kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturma, çeşitlilik ve eşitliği destekleme ve çalışanlarımızın kendilerini değerli hissettikleri bir kurum kültürü inşa etme anlayışımıza dayanıyor.
Beymen’de güçlü bir kurum kültürü oluşturmanın temelinde, çalışanlarımızın potansiyellerini geliştirebilecekleri, fikirlerini özgürce ifade edebilecekleri ve birlikte değer üretebilecekleri bir ortam yaratmak yer alıyor. “Bizde Sen Varsın” yaklaşımı da tam olarak bu anlayışı görünür kılmayı amaçlıyor. Bu kapsamda hazırlanan devam iletişim filmimizde; mağazalardan genel merkeze, tasarım ekiplerimizden lojistik operasyonlara uzanan geniş yapı içinde yer alan kadın çalışanlarımız başrolde.
Bu projede farklı departmanlardan kadın çalışanların hikayelerini izliyoruz. Sizce bir kurumun gerçek hikayesi en çok nerede yazılır: yönetim katında mı, günlük operasyonun içinde mi?
Bir kurumun gerçek hikayesinin tek bir yerde değil, birçok katmanla ve ekiplerle birlikte yazıldığına inanıyorum. Kurum kültürü stratejiler ve kararlarla birlikte, o kararları her gün hayata geçiren insanların yaklaşımı, katkısı ve birbirleriyle kurdukları bağ sayesinde şekilleniyor.
Beymen Group olarak her bir ekip arkadaşımızın katkısını ortak başarımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. İşveren markası yaklaşımımız “Bizde Sen Varsın” da bu bakış açısının en önemli göstergelerinden biri. Tüm bölümlerimizde çalışan ilham veren, üreten ve bulunduğu her alanda değer yaratan kadınların gücünü görünür kılıyor.
Bu yaklaşımımız kapsamında başlattığımız ve sürdürülebilirlik vizyonumuz “Beymen Promise” çerçevesinde hayata geçirdiğimiz Kadınlar Günü filmimizde kadın çalışanlarımızı odağımıza alarak; başarılarıyla ilham veren, inşa ettikleriyle yarını tasarlayan, bir dikişin özeninde her detayda iz bırakan, cesaretle geleceğe umutla bakan, deneyimiyle gelecek nesillere ilham olan ve taşıdığı sorumlulukla ekibine örnek olan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.
Moda ve lüks perakende sektörü çoğu zaman kadın enerjisiyle besleniyor; ancak karar alma mekanizmalarında bu denge her zaman aynı değil. Sizce bu dönüşüm bugün gerçekten yaşanıyor mu?
Moda ve lüks perakende sektörü, yaratıcılığı, sezgiyi ve estetik bakışıyla her zaman güçlü bir kadın enerjisinden beslenen bir alan oldu. Geçmiş yıllar boyunca bu güçlü katkının karar alma mekanizmalarındaki temsili aynı ölçüde görünür olmasa da bugün sektör genelinde daha kapsayıcı bir dönüşüm yaşandığını görüyoruz. Kadınların operasyonun merkezinde olmasıyla birlikte stratejinin ve karar alma süreçlerinin de belirleyici aktörleri haline gelmesi, kurum kültürlerinde yaşanan bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri.
Bu değişimin kalıcı ve sürdürülebilir olması için kurumların yeteneği, çeşitliliği ve eşit fırsatları merkeze alan bir yaklaşımı benimsemesi büyük önem taşıyor.
Türkiye’de kadın haklarını ve fırsat eşitsizliğini çok sık dile getiriyoruz ve gidecek çok yolumuz olduğunu düşünüyoruz. Geçtiğimiz yıl konuşmacı olarak katıldığım WWD konferansında da dünyanın dört bir yanından katılımcıların benzer problemlerle karşılaştıklarını gördüm.
Beymen Group olarak “Bizde Sen Varsın” yaklaşımımız ve sürdürülebilirlik vizyonumuz “Beymen Promise” doğrultusunda; çeşitliliği destekleyen, eşit fırsatlar sunan ve her bir çalışma arkadaşımızın potansiyelini ortaya koyabileceği kapsayıcı bir kurum kültürü inşa etmeyi en büyük önceliğimiz arasında görüyoruz.
2030 yılına kadar kadın çalışan oranımızı %50’ye çıkarmayı taahhüt ediyoruz ve taahhütlerimizi somut aksiyonlarla ortaya koyuyoruz. Çalışanlarımızın %44’ü kadınlardan oluşuyor. Yeni işe alımlarda ise bu oran %50’nin üzerinde. Bu bizim için oldukça kıymetli ancak özellikle mağaza ekiplerimiz içinde kadın temsiliyetini artırmak adına hala gidecek yolumuz olduğunu düşünüyoruz.
Perakende ve mağazacılık sektör dinamikleri gereği zaman zaman daha zorlayıcı bir yapıya sahip olabiliyor. Ancak biz bu alanda da sürdürülebilir, kapsayıcı ve eşitlikçi politikalarla ilerlemeye devam ediyoruz.
Beymen Group olarak Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) imzacısıyız. Bu kapsamda yönetişimden istihdama, eğitimden kariyer gelişim fırsatlarına kadar pek çok alanda kadınların güçlenmesini destekleyen uygulamalar hayata geçiriyoruz. Kurum kültürümüzün merkezine yerleştirdiğimiz eşitlik ilkesiyle, yalnızca kendi çalışma ortamımızda değil, içinde bulunduğumuz toplumda da pozitif bir etki yaratmayı önemsiyoruz.
Bugün dünya genelinde üst düzey liderlik pozisyonlarında kadın temsilinin hâlâ sınırlı olduğunu görüyoruz. Örneğin ABD’de Fortune 500 şirketlerinde kadın CEO oranı yaklaşık %11 civarında. Bu tablo bize dönüşümün başladığını ancak henüz tamamlanmadığını gösteriyor. Kurumların bu noktada eşit fırsatlar sunan, kapsayıcı ve adil çalışma ortamları yaratması kritik bir rol oynuyor.
Bir kurumun kapsayıcı bir kültür kurabilmesi için en kritik eşik sizce nedir: politikalar mı, liderlik yaklaşımı mı, yoksa çalışanların birbirleriyle kurduğu ilişki mi?
Kapsayıcı bir kurum kültürü oluşturmanın temelinde elbette politikalar ve uygulamalar önemli bir rol oynuyor. Ancak bu kültürün gerçekten hayata geçebilmesi için belirleyici olanın liderlik yaklaşımı ve kurum içinde kurulan ilişki biçimi olduğuna inanıyorum. Çünkü kapsayıcılık, yalnızca yazılı politikalarla değil; kurumun değerleri, yönetim anlayışı ve çalışanların birbirleriyle kurduğu dayanışma kültürüyle güç kazanıyor.
Beymen Group olarak çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılığı kurum kültürümüzün merkezine koyuyoruz. Çalışanlarımızı yalnızca organizasyonun bir parçası olarak değil, dönüşümün gerçek aktörleri olarak görüyor; onların fikirlerine, emeğine ve gelişimini merkeze alan bir çalışma ortamı yaratmaya odaklanıyoruz. Bu yaklaşım, kapsayıcı ve ilham veren bir kurum kültürünün en güçlü temelini oluşturuyor.
Bizim için güçlü bir kurum kültürü; farklı bakış açılarını destekleyen, çalışanların kendilerini değerli ve görünür hissettikleri bir ortam yaratmakla mümkün oluyor. Böyle bir ortamda kapsayıcılık yalnızca bir söylem olarak kalmıyor; kurumun günlük işleyişine ve birlikte üretme kültürüne doğal bir şekilde yansıyor.
“Bizde Sen Varsın” filminiz İşveren Markası yaklaşımı kapsamında başlattığınız ve sürdürülebilirlik vizyonunuz “Beymen Promise” çerçevesinde hayata geçirdiğiniz bir film. Siz sürdürülebilirliği sadece çevresel değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir mesele olarak tanımlıyorsunuz.
Beymen Group olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk alanı olarak değil; aynı zamanda toplumsal ve kültürel boyutları olan bütünsel bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. “Dünyaya Sözümüz Var” diyerek başlattığımız Beymen Promise sürdürülebilirlik yolculuğu da bu anlayışın somut bir ifadesi.
Amacımız, çevreye duyarlı, sosyal olarak adil ve eşitlikçi, kültürel olarak saygılı ve ekonomik olarak sürdürülebilir bir iş modeliyle geleceğe değer katmak. Bu kapsamda sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçleri ya da çevresel etkilerle sınırlı görmüyoruz. Döngüsel moda yaklaşımını merkeze alan projelerimiz, şeffaflık ilkemiz ve insan odaklı kurum kültürümüz bu yaklaşımın önemli parçalarını oluşturuyor.
Çalışanlarımızın katkısını görünür kılan, eşitlik ve dayanışma kültürünü güçlendiren projeler de sürdürülebilirliğin sosyal boyutunun güçlü bir parçası. “Bizde Sen Varsın” yaklaşımı da bu bakış açısının bir parçası olarak konumlandı. Böylece sürdürülebilirliği yalnızca çevreyle sınırlı bir kavram olarak değil, insanı ve kültürü merkeze alan uzun vadeli bir değer yaratma yaklaşımı olarak ele alıyoruz.