MODA

Fondation Azzedine Alaïa: Bir koleksiyonerin gizli mirası

Fondation Azzedine Alaïa: Bir koleksiyonerin gizli mirası

Ünlü modacı Azzedine Alaïa’nın maddi zorluklar nedeniyle moda evlerinin satılmayan stokları ve kumaşlarını satın almaya başlaması, onu,150.000’den fazla parçası olan bir koleksiyonere dönüştürmüştür. Modaya olan eşsiz mirası, bugün Paris’in kalbinde “Fondation Azzedine Alaïa” adlı vakıfta korunmaktadır.

Azzedine Alaïa kimdir?

Azzedine Alaïa, 26 Şubat 1935 yılında Kuzey Afrika’da Tunus’ta doğmuştur. Küçüklüğünde kız kardeşi tarafından ve ailesinin Fransız bir arkadaşının ona moda dergilerinin sayılarını iletmesiyle modaya karşı olan sevgisini keşfetmiştir. 15 yaşında Tunus Güzel Sanatlar Akademisi’nde heykel eğitimi alarak insan vücudunun detayları ve biçimini öğrenmiştir. Bu eğitimin etkilerini tasarımlarında ve Alaïa markasındaki o ikonik silüetlerde görürüz. O dönemlerde okulunun ücretini ödeyebilmek için bir terzide çalışmaya başlar. Terzilik işleri sayesinde Alaïa, 1956’da Paris’e taşınır ve kısa bir süreliğine House of Christian Dior’da çalışır. Guy Laroche ve Thierry Mugler ile çalışarak yeteneğini geliştirmeye devam etmiş, 1980’lerin başında kendi atölyesini açmıştır.

Azzedine Alaïa, giysileri yapısal heykeller olarak ele alarak modada bir devrim yaratmıştır. 80’ler ve 90’larda ‘’bodycon’’ elbiselerini popülerleştirmiştir ve Herve Ledger gibi markaların sıkça kullandığı ‘’bandaj elbise’’ kalıbını yaratmıştır.

Azzedine Alaïa, teknik ustalığı ve kesim konusundaki titiz standartları ile kendisini tarihin en büyükleri arasına yükseltti. Zamanla, adı Cristóbel Balenciaga ve Hubert de Givenchy ile aynı çizgide yer aldı. Alaïa, “haute couture”ün standartları ve ustalarına meydan okurken aynı zamanda onların miras ve eserlerini korumayı garanti etmiştir.

Bir koleksiyoner olarak Alaïa

Alaïa koleksiyonerliğe 1968’de Cristóbal Balenciaga moda evini kapattıktan sonra başlatmıştır. Alaïa satılmayan stokları ve kumaşları yeniden biçip kullanmak için satın alır, ancak parçaların kesilip parçalanamayacak kadar güzel olduğunu fark eder. Bu andan itibaren mesleğinin tarihini koruyabilmek, seleflerinin ustaca olan tekniklerini inceleyebilmek ve öğrenebilmek için kıyafetler toplamaya başlamıştır.

‘’Uzun yıllardır, modanın muhteşem tarihini anlatan elbiseler, paltolar ve ceketler alıp biriktiriyorum. Bunları korumak benim için neredeyse kurumsal bir davranış haline geldi…’’ – Azzedine Alaïa

2007 yılında, Alaïa, ressam Christoph Von Weyhe ve yakın arkadaşı, yayıncı Carla Sozzani ile birlikte, kendi eserlerini ve geniş koleksiyonunu korumak amacıyla Fondation Azzedine Alaïa’yı kurdu. Olivier Saillar tarafından da farklı sergi ve sezonlar derlendi.

Paris’te Marais semtinde, 18 Rue de la Verrerie’de 2018’de açılmış olan Fondation Azzedine Alaïa, moda, sanat ve tarihin bir buluşma noktası haline geldi. Koleksiyon kendi içinde iki önemli bölüme ayrılır, birincisi yaklaşık 22.000 parçadan oluşan Azzedine Alaïa’nın kendi çalışmaları, ayakkabıları ve aksesuarları. İkinci bölümse moda tarihine odaklanan bir koleksiyon: Azzedine Alaïa’nın 1968 yılından beri topladığı Elsa Schiaparelli, Gabrielle Chanel ve Comme des Garçons gibi modanın büyük isimlerinin bulunduğu 150,000 parçadan oluşan bir arşiv.

Alaïa bir elbisenin üç temel anıya sahip olduğuna inanırdı: onu tasarlayan ve diken tasarımcı, hayata geldiği atölye ve onu giyen kadın. Bu ‘’anıların’’ korunabilmesi ve büyük tasarımcıların dehasını gelecek nesiller için arşivlemek istedi.

Marais’in kalbindeki Vakıf, bitkilerle düzenmiş bir iç avlu etrafında yer alan bir bina kompleksinde yer almaktadır. Ben ilk defa bu sergiye 2024’de annem ve babamla beraber gitmiştim ve zamanında Alaïa markası ve tasarımcısı hakkında çok az bilgim vardı. Ama o binanın içine girdiğinizde kendisinin modaya verdiği değeri ve Alaïa’nın kendi tarihi hakkında çok kolayca bir fikre varabilirsiniz. Eğer 1988’den itibaren defilelerini hiç izlediyseniz, elbiselerin sergilendiği açık bölgede eskiden kendi koleksiyonlarını samimi bir ortam olarak işleyen atölyesini ve defilelerini düzenlediği yer olarak tanıyabilirsiniz.

Ocak 2024’de gittiğimde, 1930’ların ünlü modacısı Madame Grès ve Azzedine Alaïa’nın kendi parçaları sergilenmekteydi ve benim şansıma hiç kalabalık değildi. Böylece elbiselere istediğim kadar yaklaşabilmiş ve inceleyebilmiştim. Parçaların sadece tasarımdan değil yıllarca heykel mühendisliğinde ustalaştırılmış teknikleri ve detaylarını fark etmemek zordu. Kumaşta desenleri yüzeye uygulamak yerine kumaşın içine entegre ederek yapmıştı. Örnek olarak tek bir iplikten oluşan ve kusursuz kavisli bir form sağlayan üç boyutlu örgü desenleri kaçırılamazdı.

Vakfın üst katında, Azzedine Alaïa’nın kendi atölye / çalışma odası bulunuyor. Odanın içini bir cam pencerenin arkasından görebilirsiniz. Anladığım kadarıyla odanın içi zaman zaman değiştiriliyor ve sergilenen elbiselerle bir ilişkilendirme yapılıyor. Odanın içinde eski kumaşlar, çizimler, kitaplar ve yarım kalmış elbise mankenleri duruyor.

İkinci ziyaretim Ocak 2026’da neredeyse tam iki yıl sonra gerçekleşti, bu ziyaretimde çok daha kalabalıktı ve bu defa Alaïa’nın yanında Christian Dior’un parçaları gösteriliyordu. Bu dönemde de eş zamanlı bu dev koleksiyonun devamı Christian Dior’un sergi alanı olan “La Galerie Dior”da da devam ediyordu.

Azzedine Alaïa ve Christian Dior arasındaki ilişki, derin bir mentorluk ve etki ilişkisiydi ve bunun kıyafetlerde yansıdığını hızlı bir şekilde fark etmiştim. Alaïa’nın aynı Dior’a benzer şekilde siluetlerin kadınların fizik ve formuna oturacak ve vurgulamak için olduğunu görebilirsiniz. Farklı dönemlerde gelişmiş olsalar da, Alaïa’nın kariyeri Dior’un çalışmalarıyla şekillenmiş ve 1953’e kadar dayanan elbiselerle beraber Dior’un moda mirasının en önemli koleksiyoncularından ve koruyucularından biri olmuştur.

Fondation Azzedine Alaïa’daki Christian Dior ile olan sergiyi 24 Mayıs 2026 tarihine kadar görme şansınız var ve bence bu tarz kalıpları tercih edenler veya modaya yeni bir bakış açısı kazanmak isteyen herkes gitmeli. Gitme fırsatı bulamazsanız Alaïa’nın koleksiyonundaki Christian Dior parçalarını detaylı anlatan benim de çok sevdiğim Laurence Benaim’in yazılarıyla Rizzoli’nin “Azzedine Alaïa’si Christian Dior Collection” kitabını inceleyebilirsiniz. Alaïa markasını tanımıyor olsanız bile böyle bir yerde bir tasarımcının kendi atölyesi ve markanın önemli doğuş yerlerinden birini gidip görmek çok değerli ve nadir

Fotoğraflar: Fondation Azzedine Alaïa

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.