DEFİLE

Geçmişe değil, temeline dönmek: Chanel’in Biarritz meselesi

Geçmişe değil, temeline dönmek: Chanel’in Biarritz meselesi

1915’e dönelim. Avrupa, I. Dünya Savaşı’nın gölgesinde. Zor yıllar ama hayatın ritmi değişiyor; erkekler cephede, kadınlar gündelik hayatın içinde daha görünür, daha hareketli, daha bağımsız roller üstleniyor. Moda da ister istemez bu değişimi takip ediyor. Belle Époque’un (Fransa’nın “güzel çağ” dönemi) ağır, süslü, bedeni kısıtlayan siluetleri yerini daha pratik, daha hafif, daha gerçek bir giyinme anlayışına bırakmaya başlıyor.

Böyle zorlu bir geçiş döneminde Gabrielle Chanel, Fransa’nın Güneybatısı’nda yer alan Biarritz’de ilk couture evini açıyor. Paris’in kalıplarından uzakta, Bask kıyısında, okyanusun, sporun, seyahatin ve kozmopolit hayatın iç içe geçtiği bir şehirde… O dönem bu şehrin moda için gerçekten ikonik bir yeri var. Chanel’in burada butik, atölye, salonlar ve daireyi aynı çatı altında toplamasını, daha sonra 31 rue Cambon’da (Chanel’in Paris’teki ikonik adresi) kurulacak yapısının da bir öncüsü olarak yorumlayabiliriz. Yani Biarritz, Chanel tarihinde gerçekten tüm hikayeyi başlatan lokasyon.

O dönem Biarritz’in kendisi de önemli. Burası, yalnızca bir sayfiye noktası değil; aristokrasinin, sanatçıların ve uluslararası bir çevrenin buluştuğu bir alan. Deniz kenarında geçirilen hayat, spor, seyahat, otel salonları… Kadınlar burada kıyafetlerinin içerisinde sıkışmak istemiyor, daha rahat hareket etmek, daha sade ama güçlü görünmek ve şıklığı gündelik hayatın içine taşımak istiyor.

İşte Gabrielle Chanel’in Biarritz’de yaptığı tam da buydu. Kadını süsleyen ama durduran kıyafetler yerine; ona hareket alanı açan bir gardırop önerdi. Akışkan formlar, daha maskülen referanslar, sadeleşmiş çizgiler… Bugün “effortless” dediğimiz şeyin o dönem için ne kadar radikal olduğunu unutmamak gerek. Yani yaratılan bu gardırop modada büyük bir kırılma noktasıydı. Bu yüzden Biarritz, Chanel için bir coğrafyadan fazlası. Bir ruh hali. Özgürlükle şıklığın ilk kez bu kadar güçlü yan yana geldiği yer. Chanel’in Paris-Biarritz parfümü de bu hafızayı bugün hala taşıyor.

Şimdi gelelim Chanel’in Cruise 2026/27 koleksiyonuyla Biarritz’i tercih etmesine… Bu hamleyi yalnızca nostaljik bir jest olarak yorumlamak doğru olmaz. Özellikle Matthieu Blazy’nin Chanel için hazırladığı ilk Cruise koleksiyonunun burada gösterilecek olması, markanın başlangıç noktasına elbette bilinçli bir dönüş.

Blazy’nin Chanel’deki yaklaşımını düşündüğümüzde bu seçim daha da anlamlı hale geliyor. Göreve geldiğinden beri markayı modernize ederken aynı anda köklerine bağlamaya çalışan bir çizgisi var. New York metrosunda gerçekleştirdiği son Métiers d’Art şovu, Chanel’i alışılmış lüks alanlarının dışına taşıyıp gündelik hayatın içine yerleştiren bir hamleydi ve inanılmaz akıllıcaydı. Biarritz ise bunun tam karşı ucunda duruyor gibi değil mi? Daha tarihsel, daha içsel, daha sıfır noktasına dönüş halinde. Galiba Blazy Chanel’i sadece ileri taşımıyor; aynı zamanda geri çağırıyor. Çünkü orada büyük bir hikaye var, kadınlara özgürlüğünü veren kadınlardan birinin hikayesi. Bu büyük bir miras ve onu ara ara mutlaka hatırlamak lazım.

Biarritz’in marka için bugün hala aktif bir ilişki alanı olmasını da vurgulamak gerek. Chanel, her yıl düzenlenen Biarritz Film Festivali’nin sponsorlarından biri. Yani bu bağ sadece tarihsel değil; kültürel olarak da devam ediyor.

Cruise koleksiyonları zaten doğası gereği hareketle ilgili. Seyahat, geçiş mevsimleri, şehirden denize, gündüzden geceye uzanan bir gardırop fikri… Belki biraz romantik ve nostaljik bakmaktan kaçamıyorum, ama markanın geçmişiyle geleceği arasında seyahat etmesi, bence Cruise ruhuyla çok iyi bağdaşıyor.

Biarritz’de gerçekleşecek Cruise 2026/27 şovu bu yüzden geçmişe bakan bir moda anından çok, Chanel’in en temel fikrine dönüş gibi… Şovda henüz ne göreceğiz bilmiyoruz, ama Chanel’in başlangıç noktasına dönerken, koleksiyon da elbette, onun ilk yaratımlarından ilham alacaktır. Ve tam 101 yıl sonra, özgürlük yine yeniden stille buluşacaktır.

Fotoğraflar: Chanel Press, @chanel_archive

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.