Bali’nin sakin ritmi içinde kendine başka bir alan açan Gülcan, seyahati; yavaşlama, ritüeller ve sade yaşamın açtığı içsel bir deneyim olarak tanımlıyor.

Seyahat notu: “Sanırım en çok oradaki Gülcan’ı seviyorum; daha sakin, daha hafif ve anda kalan halimi.”
Bugüne kadar sizi en çok etkileyen, ruhunuzu dinlendiren seyahat rotası neresiydi? Bu destinasyonu sizin için unutulmaz kılan detay neydi?
Bali uzun zamandır çok sevdiğim bir yer ama artık benim için yalnızca bir seyahat rotası değil. Orada kendimin başka bir versiyonuyla bağ kuruyormuşum gibi hissediyorum. Sanırım en çok da oradaki Gülcan’ı seviyorum; daha sakin, daha hafif ve anda kalan halimi.
Favori lokasyonunuz neresi? Burayla kurduğunuz bağı nasıl tarif edersiniz?
Gözlerimin, gün batımın renk geçişlerine şahit olduğu her yer diyebilirim.
Bu destinasyona ilk kez gidecek olan birine mutlaka görmesini önerdiğiniz gizli bir bölge var mı?
Bali’de gün batımı ritüeliyle Tanah Lot Tapınağı’nı ve doğayla iç içe atmosferiyle Ubud’daki Bambu Indah’ı mutlaka öneririm. Beji Griya Şelalesi’nde rehber eşliğinde yapılan arınma ritüeli ise hafızamda yer eden, oldukça güçlü bir deneyimdi.
“Bunu denemeden dönmeyin” dediğiniz, o bölgeye has favori yemeğiniz ve içeceğiniz nedir?
O bölgeye gidip de Nasi Goreng yemeden dönülmez bence. Bir diğer favorim de, Ayam Betawi; Hindistan cevizi sütüyle yapılan körili tavuk inanılmaz lezzetli. İçecek olarak da kesinlikle taze Hindistan cevizi suyu derim.
Bali’yi deneyimlemek için ideal zaman sizce ne zaman? Mevsim, ışık, kalabalık; sizin için hangisi belirleyici?
Kış aylarını Bali’de geçirmeyi seviyorum. Yağmur sezonu olsa da hiç soğuk olmuyor. Yağmurun ardından motorla keşfetmek ya da sadece manzaraya karşı oturmak çok farklı bir hayat hissi yaratıyor.
Bir sonraki keşif durağınız neresi olacak?
Gitmek istediğim çok fazla yer var ama önceliğim Japonya. Sürekli hızın normalleştirildiği bu sistemde, her şeyi daha sakin, özenli ve sindire sindire yaşayan bir kültürün içinde bulunmanın ruhuma çok iyi geleceğini hissediyorum.