Sosyal medyada dikkat çeken yeni bir iş birliği gördüğümüzde Hailey Bieber’ın kampanya yüzü olmasına alıştık sanırım. Bu yeni iş birliğinde ise Hailey Bieber, Adanola ile hazırladığı ve tasarım sürecine de dahil olduğu koleksiyonda kendi bale hikayesinden ilham alıyor. Ama bu sefer işin içinde daha kişisel bir hikaye ve belki de Hailey’nin baleyle kurduğu bağın yıllar içinde nasıl değiştiğine dair bir şeyler var.
Belirli sebepler yüzünden uzaklaşılan ya da bırakılan hobileri hatırlattı bana bu koleksiyon. Belki de benim de altı sene bale yaptıktan sonra bırakmış olmam, bu koleksiyonun bana başka şeyler düşündürmesine sebep oldu. Bilmiyorum ama bu hikayede koleksiyonun kendisinden daha çok ilgimi çeken bir şeyler olduğu kesin. Bu düşünceye daha derinlemesine girmeden önce bale estetiğini daha rahat silüetlerle birleştiren koleksiyona yakından bakalım.

23 parçadan oluşan kapsül koleksiyonda biker şortlar, yoga taytları, tozluklar ve bolerolar gibi klasik parçaların yanı sıra pembe ve gri renklerde çift katmanlı spor çantası ve çapraz sırt detayına sahip spor üstleri de bulunuyor. Los Angeles’ta Angelo Pennetta tarafından çekilen kampanyanın styling’i ise aynı zamanda Kendall Jenner ve Daisy Edgar-Jones’un da stilisti olan Dani Michelle’e ait.
Koleksiyonun hazırlanması bir yılı aşkın bir süreç almış. Hailey de sadece kampanyanın yüzü olmakla kalmamış, koleksiyonun geliştirilme aşamasında kumaş, renk, kalıp ve tasarım süreçlerinde aktif olarak bulunmuş. Bu koleksiyona bu kadar önem vermesinin sebebinin, iş birliği yaptığı markaya verdiği değer ve ortaya güzel bir iş çıkarma isteği olduğunu düşünebiliriz ki büyük ihtimalle de ilk sebebi budur. Ancak ben, tüm bunların yanında bale yaptığı yıllara duyduğu özlemin de ağır bastığını düşünmeden edemedim.

Hailey’nin çocukluk ve gençlik yıllarında aldığı 12 senelik bale eğitimi, bu kez tasarladığı parçaların ilham kaynağı oluyor. Aslında asıl değinmek istediğim kısım da buydu. Hayatımızın belirli dönemlerinde yaptığımız, daha sonra isteyerek ya da zorunlu olarak uzaklaştığımız şeylerin yıllar sonra yeniden karşımıza çıkması. Bu bir hobi olabilir ya da aklınıza gelebilecek herhangi bir şey, bir kişi bile olabilir. O dönem hayatımızdan çıktığını düşündüğümüz bir şeyin, yıllar sonra hiç beklemediğimiz bir şekilde yeniden hayatımıza dahil olması. Bu da aslında o şeyle bağımızın tamamen kopmadığını, hissetmesek de hala bir yerlerde ona tutunan parçalarımız olduğunu gösteriyor. Ama tabii ki hayatımızdan çıkan her şey için aynısını söyleyemeyeceğim. Yine de Hailey için bale biraz öyle olmuş gibi duruyor.
Hailey baleyi modelliğe yönelmek istediği için bırakmış. Ayrıca bir röportajında, baleyi hayatının sonuna kadar sürdürebileceği bir meslek olarak görmediğini de belirtmiş. Gerçekten öyle düşünüyor da olabilir, bilemeyiz. Ya da bu düşünce, yaşadığı sakatlıkların getirdiği korkuyla da ilgiliydi. Bale eğitimi aldığı yıllar boyunca çeşitli sakatlıklar yaşadığını belirtmiş. Tabii her şeyi sakatlıklara bağlamak da doğru olmayabilir, ya da sadece modelliğin ona daha iyi geleceğini düşünmüştür.

Ama tüm bunların içinde bir de şöyle bir ironi var. Yıllar önce geride bıraktığı bale, bu kez tasarım sürecine dahil olduğu koleksiyonun kampanya temasında karşısına çıkıyor. Üstelik bir balerin olarak değil, baleyi uğruna bıraktığı modellik kariyeri sayesinde. Belki de insanın bir dönem isteyerek ya da istemeyerek uzaklaştığı şeylerle yeniden karşılaşması için onlara geri dönmesi gerekmiyordur.
Asıl merak ettiğim ise bu kampanyanın Hailey’nin baleye karşı hislerini değiştirip değiştirmediği. Bale yaptığı yılları özledi mi, yoksa artık hayatının geride kalmış bir dönemine dışarıdan mı bakıyor?
Belki de Hailey x Adanola çekimi, sizin de geride bıraktığınız ama bağınızın hala bir yerlerde kopmadığını düşündüğünüz şeyleri aklınıza getirmiştir.


Fotoğraflar: Adanola Press, @haileybieber @adanola