Çok az markanın Harry Winston gibi büyüleyici bir hikayesi vardır.

1932’de New York City’de kurulan Harry Winston, mükemmel işçilikli mücevhercilik ve yüksek saatçilik alanında en üst seviyenin standartlarını belirlemeye devam etmektedir. Hayatı boyunca “Elmasların Kralı” ve “Yıldızların Mücevhercisi” olarak bilinen Bay Winston’ın, günümüzün mücevherciliğinde devrim yaratan, değerli taşların tasarımı belirlediği yenilikçi felsefesi, bugün halen bütün Winston tasarımlarına ilham veren eskimeyen estetik anlayışının temeli olmaya devam etmektedir.

Jonker, Hope ve Winston Legacy Elmasları gibi dünyanın en ünlü değerli taşlarını koleksiyonuna kazandırmaktan ve Hollywood film yıldızlarından kraliyet mensuplarına kadar kuşaklardır ünlü yüzleri süslemeye uzanan yolculuğunda Harry Winston, seksen yılı aşkın süredir var olanın en iyisiyle eş anlamlı olarak anılmaktadır.

cluster dıamond bracelet

Bugün Harry Winston’ın, New York, Londra, Paris, Cenevre, Tokyo, Hong Kong ve Şangay dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanında bulunan Salonlarıyla, yaratıcılık, nadidelik ve kalite geleneğini ödün vermeden sürdürmektedir.

Harry Winston, tıpkı hayatının merkezinde yer alan nadir değerli taşlar ve paha biçilemez mücevherler gibi, birçok parlak yönü olan bir kişilikti. Doğuştan değerli taş tutkunu, sezgileri kuvvetli bir iş adamı, kendini adamış bir hayırsever ve son derece cesur kararlar alabilen biri olan Harry Winston’ın kariyerine; dünyanın en sıradışı elmas ve değerli taşlarıyla ilgili cesur maceralar ve manşetlere çıkan hikayeler, devlet başkanları ve kırmızı halı soylularıyla karşılaşmalar, sektör çapında “ilk”ler ve mükemmel işçilikli mücevherin nasıl takılabileceği ve takılması gerektiğiyle ilgili algıyı sonsuza kadar değiştiren yenilikçi tasarım felsefesi damgasını vurdu.

Bay Winston bir keresinde şöyle demiş, “Mücevherler çok küçüklüğümden beri beni büyülemiştir. Sanırım onlar hakkında bir çeşit bilgiyle doğdum.” Küçük bir mücevher dükkanı sahibinin oğlu olarak çok erken yaşta mücevherle tanışan Winston, kısa sürede değerli taşların kalite ve potansiyelini görme ve onları değerlendirme konusunda doğal bir yeteneği ve güçlü bir sezgisi olduğunu kanıtlamış.

Harry Winston’ın değerli mücevherlere merakı gençliğinde, daha 12 yaşındayken yerel bir rehine dükkanında bir tepsi değersiz mücevher arasında 2 karatlık bir zümrüt fark ettiğinde başlamış. Ne bulduğunun farkında olan Winston, dükkan sahibinin değersiz bir sahte mücevher sandığı parçayı 25 sente alarak, iki gün sonra 800 dolara satmış.

Değerli taş tutkusunun ve sezgisinin peşinden gitmeye karar veren Winston, 15 yaşındayken okulu bırakıp babasının Los Angeles’taki küçük mücevher mağazasında çalışmaya başlamış. 1920’de New York City’ye dönüp ilk şirketi Premier  Diamond  Company’yi kurmuş. Rekabetçi elmas piyasasında yolunu bulmanın zor olduğunu fark eden Winston, bütçesine daha uygun değerli taşlar satın almak için alternatif bir kaynak bulmuş: aile mücevheri mezatları. Bay Winston, elmastan anlayan olağanüstü bir göze ve bir elmasın nihai potansiyelini açığa çıkarmak için bazılarının altıncı his diyebileceği bir yeteneğe sahipti.

Winston, doğuştan gelen bu yeteneğine güvenerek, zamanın en ünlü aile satışlarında mücevher koleksiyonlarının tamamını satın aldı ve değerli taşları demode montürlerinden çıkararak, onları yeniden kesti ve her bir taşın doğal güzelliğini ve pırıltısını pekiştiren daha çağdaş tarzlarda sundu. Tanınmış Amerikan ailelerinin sattığı aile koleksiyonlarını satın alma şeklindeki sıradışı uygulamasıyla Harry Winston hızla ilgi odağı haline gelerek sıkça yerel gazetelere haber olmaya başladı ve böylece mükemmel işçilikli mücevhercilikte bir lider olarak konumlandı.

Winston’ın aile mücevherleri piyasasında 1920’ler boyunca devam eden başarısı ona işini büyütmek için gereken maddi özgürlüğü sağladı. 1932’de Winston Premier Diamond Company’yi kapatıp kendi adını taşıyan Harry Winston, Inc. markasını kurarak, kendi mücevherlerini tasarlamaya, üretmeye ve satmaya başladı. O zamanlar pek bilmese de, bu adım, daha sonra kuşaklar boyunca kutlanacak olan olağanüstü bir geleneğin başlangıcını oluşturdu.

ÜNLÜ ELMASLAR ve DEĞERLİ TAŞLAR

Harry Winston’un kariyeri boyunca dünyadaki en ünlü ve en çok beğenilen elmasların üçte birinden fazlasına sahip olduğu tahmin edilmektedir. Genelde ham elmas olarak satın alınan bu inanılmaz taşlar, Harry Winston’un ellerinde efsanevi değerli taşlara dönüşmüş, ona “Elmasların Kralı” unvanını kazandırmıştır.

Bay Winston’ın hayatı boyunca arzusu, işteki başarısının ötesinde, elmaslara olan tutkusunu bütün dünyayla paylaşmaktı. Nadir mücevherlerden oluşan muazzam koleksiyonuyla Winston, tutkusunu paylaşabilmeleri için halkı eğitti, yerel hayır kurumları için para topladı ve Washington D.C.’deki Smithsonian Müzesinde Ulusal Değerli Taşlar Koleksiyonunun başlatılmasına yardımcı oldu.

Harry Winston’un geçmişindeki en ünlü ve büyüleyici elmaslardan bazılarının hikayesi aşağıda sunulmuştur:

Briolette

Briolette, sıradışı şekli ve istisnai boyutu (90.38 karat) ve kalitesiyle (en beyaz ve en temiz), bugün halen dünyanın en nadir ve paha biçilemez değerli taşlarındandır. 1947’de Hintli bir mihracenin satın alıp, hem kolye ucu hem de taç olarak kullandığı nefes kesici Briolette, Bay Winston tarafından birkaç kez satın alınıp tekrar satılmış, en son 1971’de ünlü bir Avrupalı aileye geçmiştir.

Idol’s Eye*

Idol’s Eye’ın geçmişi gizemlerle dolu. 17. Yüzyılda Hindistan’da keşfedilen taş, 1909’da bir Sultana ait olarak ortaya çıkana kadar neredeyse 300 yıl ortadan kaybolmuş. Bay Winston sıra dışı şekilli bu 70.20 karatlık kusursuz, oval kesim elması 1946’da, yani bu ilgi çekici taşı satın almayı aklına koyduktan yaklaşık 10 yıl sonra satın almış.  

Indore Pears*

1946’da Harry Winston, Indore’nin eski Mihracesinden iki tane damla kesim Golconda elması satın almış. Bay Winston 1953 ile 1976 arasında sırasıyla 46.62 ve 44.18 karat ağırlığındaki damla kesimli bu iki çarpıcı taşı üç kez alıp satmış, son olarak da bir kraliyet ailesi mensubuna satmıştır.

jonker

Jonker*

Harry Winston tarafından 1935’te satın alınan 726 karatlık Jonker, Bay Winston’un ilk önemli elması olmanın yanı sıra, Amerika’da kesilen ilk büyük ham elmastır. Bir elması, hele de bu boyutlardaysa, bölme riskinin yüksek olmasından dolayı Bay Winston’un sigorta şirketi, Bay Winston’u taşta oluşabilecek zarara karşı sigortalamayı reddetmiş.

14 aylık titiz bir hazırlıktan sonra Jonker başarılı bir şekilde bölünmüş ve toplam 12 elmas ortaya çıkmış. Bay Winston bunların en büyüğü olan 125.35 karatlık zümrüt kesim elması o kadar sevmiş ki 14 yıl satmaya yanaşmamış.

Lesotho

İlk olarak 1967’de Güney Afrika’daki Lesotho Krallığında bulunan 601 karatlık ham elmas 1968’de Bay Winston tarafından satın alınmış. Winston’un isteği üzerine taşın bölünmesi televizyonda canlı yayında verilmiş ve neticede taş, en büyüğü 71.73 karatlık zümrüt kesim bir taş olmak üzere 18 eşsiz taş halinde kesilmiş.

Belki de bunların en ünlüsü, 40.42 karatlık markiz kesimli III. Lesotho’dur; çünkü Aristotle Onassis onu Jacqueline Kennedy için nişan yüzüğü olarak satın almış.

McLean

Adını Washington sosyetesinden olan mücevher meraklısı  Evalyn Walsh McLean’den alan 31.26 karatlık elmas, Hope Elması ve Star of the East’le birlikte 1949’da Bay Winston tarafından McLean ailesinden satın alınmış. McLean daha sonra, Winston’dan taşı 1950’de satın alan Windsor Düşesinin taktığı en sevilen mücevherlerden biri olmuş.

Portuguese

Bir zamanlar Portekiz Tacının bir parçası olduğuna inanılan 127.01 karatlık zümrüt kesim elmas Bay Winston tarafından 1951’de satın alınmış.  

Smithsonian Müzesinin 1963’te Bay Winston’dan aldığı taş bugün hala sürekli teşhirde olan eserlerdendir.

Star of the East*

Bay Winston Star of the East’i 1949’da Evalyn Walsh McLean ailesinden satın almış. Bayan McLean, 94.80 karatlık en beyaz ve en temiz nitelikteki bu elması da, koleksiyonundaki bir başka değerli mücevher olan Hope Elması gibi sıkça takarmış.

Star of Independence

75.52 karatlık en beyaz ve en temiz nitelikteki kusursuz elmas 1976 yılında Harry Winston tarafından 204 karatlık bir ham elmastan kesilmiş. Bay Winston, sırf böylesi mükemmel bir taşın üzerinde olmasının verdiği hazdan dolayı cebinde taşıdığı rivayet edilen bu mükemmel taşa Amerika’nın kuruluşunun iki yüzüncü yılı münasebetiyle Star of Independence adını vermiş.

Vargas

Brezilya’da 1938’de bulunan Vargas, Bay Winston’un satın aldığı ikinci önemli elmas olmuş.  

Winston, 726.60 karatlık bu ham elması nihayet satın alana kadar üç kıtada izini sürmüş. Elması bölme işlemi başarılı bir şekilde tamamlandığında, Winston’un kesim ustası taşın kesiminin sebep olduğu muazzam stresten dolayı bayılmış. Vargas’tan toplam 29 ayrı elmas çıkmış.

Washington

Harry Winston tarafından Amerika’nın kuruluşunun iki yüzüncü yılında 1976’da kesilen bu 89.23 karatlık damla kesimli elmasa Amerika’nın ilk başkanı olan George Washington’ın adı verilmiş.

Winston

Bay Winston’un onuruna kendi adıyla anılan 62.05 karatlık, en beyaz ve en temiz nitelikteki kusursuz elmas, Harry Winston tarafından 1953’te 155 karatlık ham bir elmastan kesilmiş. Bu elmastan bahsederken Bay Winston, “Şimdiye kadar müthiş taşlar gördüm, ama bana öyle geliyor ki bu, dünyadaki en güzel elmaslardan biri olacak,” demiş.

Winston Blue

Harry Winston, Inc. 2014’te bir mezatta 13.22 karatlık, kusursuz berraklıkta, gösterişli canlı mavi renkli bir elmas satın aldı. “Winston Blue” adı verilen ve türünün en büyük örneği olarak tanımlanan damla kesimli bu muhteşem taş, Harry Winston’ın “Elmasların Kralı” ünvanını sürdürürken dünyanın en ünlü ve en çok beğenilen değerli taşlarından biri olmuştur.

Winston Legacy

Christie’s müzayede evi tarafından “bugüne kadar bir müzayedede satışa sunulan en mükemmel elmas” olarak tanımlanan 101.73 karatlık kusursuz, berrak, damla kesimli Winston Legacy, Harry  Winston,  Inc. tarafından 2013’te satın alındı. Botsvana’da Jwaneng Madeninde bulunan bu olağanüstü taşın, 236 karatlık ham elmastan mükemmel bir şekilde parlatılmış damla kesimli bir değerli taşa dönüştürülmesi neredeyse iki yıl sürdü.

* Bay Winston’un gezici sergisi, The Court of Jewels’ta yer alan elmasları işaret etmektedir.

       HOPE ELMASI

Bugüne kadar keşfedilmiş en büyük elmaslardan biri olmakla beraber, belki de hiçbir elmas dünyayı Hope Elması kadar büyülememiştir. 45.52 karat ağırlığı, boyutları ve derin mavi tonuyla Hope Elması, doğanın nadide mucizelerinden biri olarak anılsa da, ona dünya çapında şöhret kazandıran sıradışı geçmişi olmuştur.

Rivayete göre bu gizemli mavi elmas kutsal bir tapınaktan çalınmış (ve üzerinde ona sahip olacaklara uğursuzluk getirecek bir laneti) olsa da, aslında Hope Elmasının yüzlerce yıl sürecek hikayesi; Hindistan’ın, çoğu kişinin doğanın en istisnai ve nadide elmaslarından bazılarının doğum yeri olarak kabul ettiği ve artık tükenmiş olan madencilik bölgesi Golconda’nın madenlerinde başlıyor.

On yedinci yüzyılın ortalarında bu muhteşem elmas, ünlü Fransız değerli taş taciri Jean Baptiste Tavernier tarafından satın alınmıştır. Ünlü tacir, bu muhteşem keşfini eflatun-mavi renginde 112 3/16 karatlık kalp kesimli büyüleyici bir taş olarak tanımlamıştır.

Bu inanılmaz nadide taş, elmasın yeniden kesilmesini emreden Kral XIV. Lui tarafından kısa süre sonra 1668’de satın alınınca kraliyet hazinesinin bir parçası haline gelmiş. “French Blue” adıyla artık 67.50 karat ağırlığında kalan elmas, bir yüzyıldan uzun süre boyunca Fransız Tacının Mücevherleri arasındaki orta taşlardan biri olmuş. Törenlerde takılan elmas, krallar arasında kuşaktan kuşağa aktarılmış: Elması bir kurdelenin ucunda boynuna asan XIV. Lui’den, önce taşın Altın Post Nişanı olarak bilinen gösterişli bir tören mücevherine yerleştirilmesini isteyen XV. Lui’ye, ardından da XVI. Lui ve eşi Kraliçe Marie Antoinette’e geçmiş. Onların hükümdarlığında elmas Fransız Devrimi sırasında Hazine’den çalınınca “French Blue”nun dönemi sona ermiş ve elmas neredeyse 40 yıl ortadan kaybolmuş.

Bu süre zarfında Hope Elmasının nerede olduğu pek bilinmese de Kral IV. George tarafından satın alınmasıyla yolunun İngiltere’ye düştüğüne inanılıyor. 1830’da Hope Elması Londra’da Lord Henry Philip Hope’a satılınca elmasın kayıtlı tarihi kaldığı yerden devam etmiş ve bugünkü adını o zaman almış. Bu değerli taşı bir sonraki sahibi, Amerikan sosyetesinden batıl inançlı Evelyn Walsh McLean’in gözünde bu kadar çekici kılan ve taşı 1911’de satın almasına yol açan Hope Elmasının “laneti” söylentisi olmuş. Evelyn Walsh McLean’ın, Washington D.C.’deki evinde düzenlediği partilerde taktığı bu gizemli mavi değerli taştan bahsederken “Bana şans getirdiğini düşünmeyi tercih ediyorum,” dediği söylenir.

1947’de McLean’in ölümünün ardından Hope Elması, içinde 94.80 karatlık Star of the East’in de bulunduğu etkileyici mücevher koleksiyonuyla birlikte satışa çıkarılmış. Böylesine önemli bir aile koleksiyonu, kariyerine en önemli Amerikan aile mücevherleri koleksiyonlarını satın alarak başlamış olan Harry Winston’ın dikkatini kısa sürede çekmiş. 1949’da satın alma işlemi tamamlanmış ve Hope Elması Harry Winston’ın en çok kıymet verdiği değerli taşlarının arasında yerini almış.

Çok geçmeden Winston, geçmişi yüzyıllara ve kıtalara yayılan böyle bir elmasın tek bir sahiptense herkesle paylaşılmayı hak ettiğini fark etmiş. Taşla ilgili efsaneye ve gizeme rağmen, artık Hope Elmasının ilham verici adının hakkını vermesinin vakti gelmiş.

Hope Elması 1949-1953 yılları arasında Harry Winston’ın ünlü sergisi The Court of Jewels’ın (Harry Winston’ın en etkileyici ve tarihi öneme sahip değerli taşlarının teşhir edildiği muhteşem bir gezici sergi) bir parçası olarak Amerika’yı turlamış ve her durakta başta gelen yerel hayır kurumları için para toplanmasına katkıda bulunmuş. Hope Elmasının topladığı ilgiyi fark eden Winston, elması halkın sürekli erişimine açık hale getirmeye karar vermiş. 1958’de Hope Elmasını Washington D.C.’deki Smithsonian Müzesine bağışlamış ve paha biçilemez taşı müzeye sıradan taahhütlü postayla göndermiş.

Bağıştan elli yıl sonra Hope Elmasının tarihinde yeni bir dönem başladı: Smithsonian Müzesi Harry Winston Inc.’i taşa yeni, çağdaş bir montür yaratması için seçti. İnternet üzerinden herkese açık bir oylamayla belirlenen “Embracing Hope” (Umudu Kucaklamak) montürü Kasım 2010’da bütün dünyaya tanıtıldı ve bir yılı aşkın süre teşhirde kaldı.

Bugün Smithsonian Müzesindeki Harry Winston Galerisinde sürekli teşhir edilen parçalardan olan Hope Elmasının yılda 7 milyonu aşkın ziyaretçi çektiği tahmin ediliyor. Böylece elmas, dünyanın en çok ziyaret edilen müze objelerinden biri olma unvanını kazandı.

star of ındependence

YILDIZLARIN MÜCEVHERCİSİ

“Yıldızların Mücevhercisi” olarak tanınan Harry Winston, Hollywood’un göz alıcı tarihinin gösterişli bir kısmını yetmiş yılı aşkın süredir paylaşıyor. 1944’te En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alan Jennifer Jones’a mücevher vererek Oscar Ödülleri için bir kadın oyuncuya mücevher veren ilk mücevherci olan Bay Winston, günümüz kırmızı halı ihtişamında devrim yaşanmasını sağladı.

Bay Winston’a “Yıldızların Mücevhercisi” unvanını kazandıran kırmızı halı olsa da, aslında Hollywood’la ilk bağlantısı bundan on yıldan fazla süre öncesinde, 1930’larda, ilk önemli ham elması 726 karatlık Jonker’i satın aldığında başlamış. Jonker, Amerikan halkında öyle bir heyecan yaratmış ki Bay Winston elması ABD çapında turneye çıkarmış ve bu süre zarfında Shirley Temple ve Bir Gecede Oldu’nun yıldızı Oscar Ödüllü Claudette Colbert gibi önde gelen Hollywood yıldızlarıyla fotoğrafları çekilmiş. Jonker aynı zamanda 1936’da MGM tarafından yapılan bir kısa filmin de konusu olmuş.

Harry Winston’un Hollywood bağlantıları kırmızı halının ötesine geçmiş, imzasını taşıyan mücevherler film ve televizyonlarda unutulmaz sahnelerde görünmüştür. Alfred Hitchcock’un Aşktan da Üstün’ünden, Mezun’a, Woody Allen’ın Herkes Seni Seviyorum Der’e, Harry Winston’ın nadide pırlantaları beyaz perdede göz kamaştırmış, kuşaklar boyunca sinema büyüsünü paylaşmıştır.

Bugün marka, Bay Winston’un “Yıldızların Mücevhercisi” olarak egemenliğini, yeni bir kitleye olağanüstü mücevherlerin heyecanını ve ihtişamını sunarak sürdürüyor. Gwyneth Paltrow ve Halle Berry gibi Oscar ödüllü sanatçıları ve Anne Hathaway, Natalie Portman, Scarlett Johansson ve Jessica Chastain gibi yeni şöhretleri süslemekten, Sex and the City ve Gossip Girl gibi trend belirleyici televizyon dizilerine muhteşem mücevherler vermeye kadar, Harry Winston mücevherleri, eskimeyen stil ve ince zevkin bir ifadesi olmanın ötesinde, Hollywood Yıldızlar’ının arasında ışık saçan yıldızlar olduklarını kanıtlamaya devam ediyor.

718 FIFTH AVENUE

718 Fifth Avenue’daki Harry Winston’ın en önemli Salonu, 1960’ta Bay Winston markayı, mevcut yerine taşıdığından bu yana tasarım merkezi olma işlevini görmektedir. Bu adım, gelmiş geçmiş en büyük mücevher taşınması olarak tarihe geçmiştir.

Manhattan’da Batı 56. Cadde ile Fifth Avenue’nun köşesinde bulunan heybetli traverten konak, tamamlayıcı yaldızlı demir kapısıyla birlikte on sekizinci yüzyıl tarzında tasarlanmış.

Bay Winston salonun, görkemli aile konaklarının samimiyetini ve sıcaklığını yansıtmasını istediğinden, müşterilerine daha rahat ve özel bir deneyim sunabilmek için meşhur Fransız tasarım şirketi Maison Jansen’i (Kennedy döneminde Beyaz Saray’da yaptığı çalışmalarla ünlü) tutmuştur. “Salon”un her bir dekoratif ayrıntısı, bir Winston mücevheri gibi hassas ve kusursuzdur; vitrinlere Bay Winston’un favorisi olan zümrüt kesim şekli mükemmel bir şekilde verilmiştir.

Bay Winston’un, ana salon katının hemen üzerinde bulunan özel ofisi de, uçuk gri XV. Lui tarzı duvar kaplamaları ve yaldızlı bronz dokunuşlarla aynı geleneksel tonu yansıtıyordu. Özel bir asansörle ulaşılan tam da bu odada, bu duvarların arasında, kristal avizenin parlak ışıltısının altında Bay Winston, onlara uygun en mükemmel mücevheri bulmak için Kral ve Kraliçelerden Film Yıldızlarına ve Mihracelere, dünyanın her yerinden müşterilerini ağırlardı.

Bugün bina hala, Harry Winston’un En Önemli Salonuna, Atölyeye, Tasarım Stüdyosuna ve Arşivlere ev sahipliği yapmakta ve şirketin inanılmaz geçmişinin kıymetli bir hatırlatıcısı olma işlevini görmektedir.

YARDIMSEVERLİK

Yerel toplulukları ve ihtiyaç sahiplerini desteklemek, kurucumuz Bay Winston’la başlayan yerleşmiş bir marka geleneğimizdir.

Bay Winston, 1949–1953 arasında “The Court of Jewels” olarak bilinen ve Amerika çapında önemli kentleri gezerek yerel yardımseverlik çalışmaları için para toplayan bir sergi düzenlemiştir. Sergiyle gezen sıradışı mücevherler arasında Hope Elması, Star of the East, Indore Pears, Idol’s Eye ve Jonker da bulunuyordu.

Geniş kitleleri paha biçilemez değerli taşlar konusunda daha fazla eğitme arzusunu sürdüren Bay Winston, 1958’de Hope Elmasını Washington D.C.’deki Smithsonian Müzesine dünyaya bir armağan olarak bağışlamıştır. Bugün elmas halen müzenin Harry Winston Değerli Taşlar Galerisinde sürekli teşhirdedir.

Bay Winston’un cömertlik mirasından ilham alan Harry Winston Inc., Kasım 2010’da yeni bir yardımseverlik platformu olan Harry Winston Parlak Gelecekler (The Harry Winston Brilliant Futures™) Yardım Programını başlattı. Bu programla şirket, dünyanın her yerinden, dezavantajlı gençlerin önündeki engelleri kaldırmaya, onlara nitelikli bir eğitim ve hayatta başarılı olmak için gerekli beceriler kazandırmaya ve sağlıklı bir geleceğe sahip olmalarını mümkün kılmaya çalışan kurumları desteklemeyi sürdürmektedir.

WINSTON TASARIMI

Harry Winston kariyeri boyunca elmasların doğru şekilde kesilerek, doğal pırıltılarının tasarıma rehber olması gerektiğine inanmıştır.

1940’larda bir Aralık gecesi, Bay Winston’un elmaslara bakış şekli sonsuza kadar değişmiş. Scarsdale’deki evinin kapısında asılı bir çoban püskülü çelenginin üstündeki taze karın ışıltısından ilham alan Bay Winston, doğanın güzelliğiyle elmaslar arasındaki benzerlikleri fark etmiş. Bay Winston, çelenge verilen şekli belirleyenin dallar değil, iç içe geçen yapraklar olması gibi, mücevher tasarımını da belirleyenin montürden ziyade elmaslar olması gerektiğine karar vermiş.

Bu felsefe sayesinde Winston ve tasarımcıları, günümüz mükemmel işçilikli mücevher tasarımında devrim yaratacak, “clustering” (kümeleme) olarak bilinen kendilerine özel bir teknik geliştirmişler. Bay Winston ve tasarımcıları, farklı kesimlerden elmasları gruplayıp, zarif platine yerleştirerek, elmasları hareketli ve hayat dolu üç boyutlu heykellere dönüştürmüşler. Her yönden maksimum pırıltı ve ışıltıyı yakalamak üzere yerleştirilen damla ve markiz kesim elmaslarla yuvarlak pırıltılı taşlara mükemmel bir uyum gözetilerek açı verilmiş.

Günümüzde Winston Cluster’ı halen markanın en çok beğenilen motifidir. Nefes kesen Wreath (Çelenk) gerdanlıktan, zarif cluster kolyelere ve klasik cluster küpelere kadar, koleksiyon bütün Harry Winston tasarımlarının temelini oluşturmakta, gelecek nesil klasik mücevherler için ilham vermeye devam etmektedir.

KRONOLOJİSİ

1932 : Doğuştan değerli taş tutkunu, sezgileri kuvvetli bir iş adamı ve kendini adamış bir hayırsever olan Harry Winston, New York City’de Harry Winston, Inc.’i kurarak daha sonra yıllarca kutlanacak olan olağanüstü bir geleneği başlatır.

1935 : Harry Winston’ın ilk önemli elması Jonker’ı (726 karatlık kesilmemiş bir ham elmas) alarak bütün dünyada manşetlere çıkar. Taşı New York’taki merkeze taşımanın en güvenli yolunun ne olabileceği uzun süre tartışıldıktan sonra Bay Winston kıymetli ham elmas parçasını 0,64 dolara sıradan taahhütlü postayla göndermeye karar verir. Jonker’in bölünmesiyle, toplam 125.35 karat ağırlığında, en büyüğü zümrüt kesimli, on iki ayrı taş çıkar.

1938 : Brezilya’da 726.60 karatlık bir ham elmasın bulunduğuna dair küçük bir gazete haberi okuyan Harry Winston, bu etkileyici taşın izini sürmek için derhal kıtalar arası bir yolculuğa çıkar. Önce uçakla Brezilya’ya, oradan tekneyle Antwerp’e giden Bay Winston, daha resmi olarak herhangi bir başka mücevherciye teklif edilmeden Vargas adındaki olağanüstü ham elması inceler ve satın alır.

1940s : Doğadaki geometriden ilham alan Harry Winston ve tasarımcıları yenilikçi clustering (kümeleme) tekniğine öncülük ederler. Bu teknikte, mücevherin tasarımına metal montür değil, tek tek elmaslar yön verdiğinden her bir kıymetli taşın pırıltısı en üst seviyeye taşınmış olur. Klasik Winston Cluster tasarımı sonraki yıllarda da markanın tasarımcılarına ilham vermeye devam edecektir.

1944 : Harry Winston, En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alan Jennifer Jones’a kıyafetini tamamlayacak mücevher vererek, Oscar Ödülleri için bir oyuncuya mücevher veren ilk kişi olur ve “Yıldızların Mücevhercisi” unvanını alır.

1948 :  Harry Winston, Windsor Dük ve Düşesiyle tanışır. Buluşmalarından önce, tutkulu bir mücevher koleksiyoncusu olan Düşes, Bay Winston’a bir mektup yazar ve şöyle der: “Arkadaşlarım sizde harika şeyler olduğunu anlattı…” Dük ve Düşes daha sonra kendi kişisel koleksiyonları için ünlü McLean Elması dahil, çok sayıda Harry Winston mücevheri satın alacaktır.

1949 : Harry Winston, Amerikan sosyetesinden Evalyn Walsh McLean’in bütün mücevher koleksiyonunu satın alır. Koleksiyonda, 94.80 karatlık Star of the East ve bir zamanlar XIV. Lui, Marie Antoinette ve Lord Henry Hope’un sahip olduğu 45.52 karatlık nadir mavi elmas Hope Elması da bulunmaktadır.

1949 : Harry Winston, en kıymetli ve önemli elmas ve değerli taşlarından bazılarını The Court of Jewels adında ulusal bir sergi kapsamında turneye çıkarır. Serginin gelirleri başta gelen yerel hayır kurumlarına bağışlanır. Sergi dört yıl gezerek, 1953’te sona erecektir.

1950 : Doğanın en görkemli çiçeklerinden birinin simetrisinden ve güzelliğinden ilham alan Harry Winston ve tasarımcıları, Ayçiçeği motifini ilk kez kullanır.

1952 : Life Dergisi, Harry Winston’un dünyanın ikinci en büyük tarihi mücevher koleksiyonuna sahip  olduğunu yazar. En büyük koleksiyonun sahibi İngiliz Kraliyet Ailesidir.

1953 : Erkekler Sarışınları Sever gösterime girer. Filmin hit şarkısı Diamonds are a Girl’s Best Friend’de ünlü “Talk to me Harry Winston! Tell me all about it!” (“Harry Winston konuş benimle! Bana her şeyi anlat!”) sözü geçer.

1955 : Harry Winston ilk uluslararası salonunu İsviçre’nin Cenevre kentinde açar. Ardından 1957’de Fransa, Paris’te açtığı salon gelir.

1958 : Harry Winston Hope Elmasını, dünyaya bir armağan olarak Washington D.C.’deki Smithsonian Müzesine bağışlar. Bu bağış sayesinde müze Ulusal Değerli Taşlar Koleksiyonunu başlatır.

1960 : Harry Winston salonunu 718 Fifth Avenue’ya taşıyarak mücevher tarihindeki en büyük taşınmaya imza atar. Burası, Harry Winston’un En Önemli Salonunun, Tasarım Stüdyosunun ve Arşivlerinin daimi adresi olarak kalacaktır.

1966 : Harry Winston 241 karatlık bir ham elmas satın alarak, kusursuz bir 69.42 karatlık damla kesimli elmasa dönüştürtür. Daha sonra oyuncu Richard Burton tarafından, eşi oyuncu Elizabeth Taylor için satın alınan bu olağanüstü taş, Taylor-Burton Elması olarak anılacaktır.

1968 : Harry Winston en son satın aldığı ham elmas olan 601 karatlık Lesotho’nun bölünmesini canlı yayında televizyonda gösterir. Lesotho’dan on sekiz muhteşem değerli taş çıkacaktır. Bunların arasında 71.73 karatlık bir zümrüt kesim ve Aristotle Onassis’in Jacqueline Kennedy’ye nişan yüzüğü olarak satın alacağı 40.42 karatlık markiz kesim bir elmas da bulunmaktadır.

1976 :   Harry Winston 204 karatlık bir ham elmastan 75.52 karatlık en beyaz ve en temiz nitelikte bir damla  kesim  elmas çıkarır. Muhteşem taşa, Amerika’nın kuruluşunun iki yüzüncü yıl dönümü münasebetiyle  Star of Independence adı verilir.

1978 : Bay Winston 82 yaşında New York City’de hayata veda eder.

1988 : Harry Winston Japonya, Tokyo’da ilk salonunu açar.

1989 : Harry Winston ilk saat koleksiyonunun lansmanını yaparak mükemmel işçilikli saatçilik dünyasına  adımını atar.

1997 : Ünlü Hope Elmasına ev sahipliği yapan Harry Winston Galerisi Washington D.C.’deki Smithsonian Müzesinde açılır.

2001 : Harry Winston çığır açan Opus Serisini tanıtarak, ünlü saatçilerle işbirliği halinde her yıl sınırlı sayıda üreteceği yeni bir saat yaratır. 

2004 : Harry Winston, dünyanın ilk zirkonyum bazlı yenilikçi bir alaşım olan Zalyumdan yapılmış saatinin lansmanını yapar.

2007 : Harry Winston, dünyanın saatçilik başkenti İsviçre, Cenevre’de bir Saat Fabrikası kurar.

2009 : Harry Winston, Manhattan’ın ihtişamından ilham alan New York Koleksiyonunu tanıtır.

2009 : Marka, en üst düzey saatçiliğin sofistike mekanizmalarından birinin ustalığına adanmış özel bir koleksiyon olan Histoire de Tourbillon’u başlatır.

2010 : Harry Winston, klasik Winston Cluster motifinin, ilhamını açmış zambakların rafine şeklinden alan çağdaş bir yorumu niteliğindeki Lily Cluster Koleksiyonunun lansmanını yapar.

2011 : Harry Winston, elmas ve platinden el işçiliğiyle yapılmış sıradışı bir lüks mücevher koleksiyonu olan Ultimate Adornments’ı tanıtır. Bu eşsiz koleksiyon; geçmişten gelen miras, gelenekler ve kültürü barındıran bir yolculuğu temsil etmektedir.

2012 : Harry Winston, dünyanın en paha biçilemez nadir değerli taşların ve suyun olağanüstü harikalarını keşfeden mücevher koleksiyonu Water by Harry Winston’un tanıtımını yapar.

2013 : Harry Winston, Inc. 101.73 karatlık Winston Legacy elmasını satın alır. Kusursuz, berrak, damla kesimli bu çarpıcı taş, Christie’s müzayede evi tarafından “bugüne kadar bir müzayedede satışa sunulmuş en mükemmel elmas” olarak tanımlanmaktadır.

2014 : Harry Winston, Inc. bir müzayedede, 13.22 karatlık, kusursuz berraklıkta, gösterişli canlı mavi bir nadir elmas satın alır. “Winston Blue” adı verilen muhteşem damla kesimli taş, türünün en büyük örneği olarak tanımlanmıştır.

Total
0
Shares