İlişki İpuçları

İkinci bahar : Katy Perry ve Justin Trudeau

İkinci bahar : Katy Perry ve Justin Trudeau

Evlilikler, boşanmalar ve ebeveynlik sonrası kırklı yaşlarında hala “lisede gibi hissettiren” bir aşk yaşamak…Davos zirvesinden Coachella’ya, beraber oldukları sürece problem değil. Katy Perry ve Justin Trudeau son yılların en beklenmedik ve takip etmesi en keyifli çiftlerinden biri. 

Katy Perry geçtiğimiz yıl beraber bir çocuk sahibi olduğu ünlü oyuncu Orlonda Bloom ile birlikteliğini sonlandırmış, beklentilerin oldukça altında bir performans sergileyen yeni bir albüm çıkarmıştı. Kendisi, hem “artistik gelişim göstermemekle” suçlanmış hem de sosyal medya tarafından “zamanını doldurmuş” olduğu yönünde eleştirilmişti. Katy, tüm bunlara rağmen ve belki de tüm bunlar sayesinde yeni bir aşka yelken açtı. Popun (belki de eski) kraliçesinin yeni sevgilisi ise adını magazin haberlerinde okumayı beklemediğimiz bir isim: Justin Trudeau, eski Kanada başbakanı. Justin Trudeau, genç ve dinamik bir siyasetçi olarak lideri olduğu Liberal Parti’yle beraber 2015 seçimlerini kazanmış ve on yıl boyunca Kanada’nın başbakanı olarak görev yapmıştı. 

Bu ikilinin en büyüleyici yanı, yarattığı o muazzam kontrast. Justin Trudeau, yıllarca takım elbiseler içinde, devlet protokollerinde küresel diplomasinin bir parçasıydı. Katy ise arenaları dolduran, rengarenk, fütüristik bir pop dünyasının hakimiydi. Şimdi ise ikili, birbirinin dünyasının bir parçası olmanın yollarını buluyor. Katy, Trudeau ile Davos zirvesine katılırken bir hafta sonra beraber Coachella’da görüntüleniyorlar. Bir sonraki adımları ne? Kimse bilmiyor. Bir bakıyorsunuz, Justin ceketini ve kravatını atmış, Katy ile birlikte bir konserin VIP alanında, müziğin ritmine kapılmış bir genç gibi eğleniyor. Ertesi hafta ise Katy, küresel bir vakfın resmi konferansında, Justin’in yanında diplomatik bir zarafetle konuşma yapıyor.

Belki beraber bir iklim zirvesine katılırlar, belki de bir ödül töreninin kırmızı halısında görüntülenirler. Tek bildiğimiz, Katy Perry’nin açıklamalarına göre “daha önce hiç mutlu olmadıkları kadar mutlu” oldukları.

Katy, Justin hakkında konuşurken “hayatımın aşkı” diyor. Medya tarafından bambaşka alanlarda hayatının parlak dönemleri bitmiş, geride kalmış oldukları söylenen iki insanın tüm farklılıklarına rağmen birbirlerini utanmadan sıkılmadan sevmesini izlemek ise oldukça keyifli. Özellikle de bu ilişki, ikisinin de ayrılık ve boşanmaları sonrasında, “geç kalmış” gibi hissettirebilecek kırklı yaşlarında olduğu için. Katy ve Justin, kelimenin tam anlamıyla “ikinci bahar” yaşıyor. 

Liberal bir hayal kırıklığı

Justin Trudeau, bir zamanlar küresel liberalizmin “kurtarıcı prensi”ydi. Kanada’da ilk seçimleri kazandığında medya tarafından ileri görüşlü ve çevreci olduğu için sürekli övülüyor, sosyal politikaları sebebiyle yerel halkın gönlünden tahtlar kuruyordu. Özellikle, büyük zaferinin hemen sonrasında sabahları “işe” bisikletle giderken görüntülenmesi ve gençlerle kurduğu ilişki onu uluslararası arenada da kitleler tarafından sevilen biri haline getirmişti. 

Katy Perry ise Trump’ın ilk döneminde demokratların, özellikle de o dönem Trump’ın rakibi olan Hillary Clinton’ın en büyük destekçisi, neredeyse mavi atlı prensesi idi. 

Trudeau‘nun özellikle ofiste olduğu son döneminde ciddi anlamda kaybettiği halk desteği ve ekonomik kriz, Katy’nin ise kendi çizdiği politik doğrucu çizgiye rağmen Dr. Look gibi isimlerle çalışmaya devam etmesi ikisi için de; farklı açılar ve büyüklüklerde de olsa “kariyer krizi” noktaları oldu. Biri siyasette biri ise müzikte “liberal hayal kırıklıkları”na dönüştüler. Böyle bakınca, birliktelikleri daha da romantik. 

Bir yandan da, dünya üzerinde hızlıca yükselen muhafazakar sağın korkulu rüyası gibi fonksiyonlayan bir çift olmaya devam ediyorlar. Hem yaşları hem de kariyerleri boyunca yaptıkları hatalar sebebiyle yenilgiyi kabul edip köşesine çekilmesi, ışıklardan uzak sessiz sakin bir hayat yaşaması beklenen bu ikili kendileri için çizilen senaryoların dışına çıkıyor. Justin Trudeau alıştığımız siyasetçiler gibi hayatını “eski bir başbakan” olarak geçirmiyor, Katy ise annelik ve ayrılık sonrası “emekli bir pop star” olmuyor. 

Bu ilişki bize, hayatın 40’lı yaşlardan sonra da tıpkı 17 yaşındaki gibi heyecanlı, pervasız ve tutkulu olabileceğini gösteriyor. Onlarınki, tüm o ağır unvanların, boşanma yıpranmışlıklarının ve kariyer baskılarının altından fırlayan bir “lise aşkı” 

Fotoğraflar: @katyperry

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.