Röportaj

Kapsül koleksiyonların ötesinde: Defacto yaratıcı iş birlikleriyle sınırları genişletiyor

Kapsül koleksiyonların ötesinde: Defacto yaratıcı iş birlikleriyle sınırları genişletiyor

Haftalık yenilenme temposunu koleksiyon bütünlüğü ve yüksek yaratıcılıkla harmanlayan Defacto, her hafta güncellenen koleksiyonlarıyla yaşayan bir stil dünyası sunuyor. Sinem Çolak ile dinamik üretim süreçlerinden sokak modasının mikro trendlerine ve modern kadının özgürleşen gardırobuna uzanan keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

DeFacto olarak moda dünyasındaki “hız” kavramını yeniden tanımlıyor ve kadın koleksiyonunuzda her hafta yepyeni ürünleri moda severlerle buluşturuyorsunuz. Bu dinamik üretim süreçlerinin arkasında nasıl bir vizyon ve operasyonel güç yatıyor? Kadın tüketiciler için bu “sürekli yenilenme” hali ne ifade ediyor?

Bizim için hız, daha fazla ürünü daha kısa sürede üretmek anlamına gelmiyor. Hızı, kadınların değişen hayatına ve beklentilerine zamanında karşılık verebilme yeteneği olarak tanımlıyoruz. Çünkü bugün moda, sezon başında belirlenip aylar boyunca aynı kalan bir yapı değil. Sosyal medya, sokak kültürü ve dijital platformlarla birlikte trendlerin oluşma ve yayılma süresi haftalara indi. Kadınlar da modayla çok daha özgür, kişisel ve anlık bir ilişki kuruyor. Bazen küçük bir dokunuşla stilini yenilemek, bazen farklı bir ruh halini yansıtmak, bazen de hayatına giren yeni bir ana uygun görünmek istiyor.

“Yeni Ne Var Bu Hafta?” iş modelimiz bu değişime verdiğimiz yanıt. Her hafta mağazalarımıza ve dijital kanallarımıza taşıdığımız yeni ürünler, kombinler ve stil önerileriyle koleksiyonlarımızı yaşayan, gelişen bir yapıya dönüştürüyoruz. Sürekli yenilenme kadınlar açısından tek bir sezonun ya da tek bir görünümün içine sıkışmamak; kendi ihtiyaçlarına, ruh haline ve stiline uygun seçenekleri dilediği anda bulabilmek anlamına geliyor. DeFacto’yu her ziyaretlerinde farklı bir fikirle, yeni bir parçayla ya da kendilerine dair yeni bir ilhamla karşılaşabilecekleri dinamik bir moda adresi olarak konumlandırıyoruz. 

Bunun arkasında çok güçlü ve birbiriyle bağlantılı bir operasyon bulunuyor. Tasarımdan ürün geliştirmeye, satın almadan tedarik zincirine, lojistikten mağaza ve dijital kanal yönetimine kadar bütün süreçlerimizi aynı hız anlayışıyla yönetiyoruz. Üretimimizin yaklaşık yüzde 65’ini Türkiye’de gerçekleştirmemiz önemli bir çeviklik sağlıyor. Yapay zeka destekli tahminleme sistemlerimiz, hangi ürünün hangi pazarda, mağazada veya kanalda talep göreceğini yüzde 97’nin üzerinde doğrulukla öngörmemize yardımcı oluyor. Böylece hız, kontrolsüz bir üretim temposuna değil; doğru ürünü doğru miktarda ve doğru zamanda sunan verimli bir modele dönüşüyor.

Sürekli yeni bir şeyler üretme heyecanı, koleksiyon bütünlüğünü korurken yaratıcılığı nasıl besliyor? Bir ürünün fikir aşamasından raflara inme yolculuğu bu stratejiyle birlikte nasıl dönüştü?

Sürekli yenilenmek, doğru bir yaratıcı çerçeve kurulduğunda koleksiyon bütünlüğünü zayıflatmıyor; aksine tasarım ekibine kendini her hafta yeniden ifade edebileceği güçlü bir alan açıyor. Kadın koleksiyonumuzun ana tasarım dili, renk dünyası, silüetleri ve kullanım anları bize yol gösteriyor. Haftalık yenilikler de bu ana hikâyeyi bozmak yerine yeni yorumlar, güncel detaylar ve farklı kombin olanaklarıyla zenginleştiriyor.

Bu yapı yaratıcılığı da daha canlı tutuyor. Tasarım ekiplerimiz dünyadaki değişimi uzaktan izleyen bir konumda kalmıyor; sokakla, dijital kültürle ve müşterilerimizin değişen beklentileriyle sürekli temas halinde çalışıyor. Bir fikrin koleksiyona girebilmesi için popüler olması yeterli değil. O fikrin DeFacto Kadın dünyasında nasıl yorumlanabileceğine, kadınların gerçek hayatında nasıl karşılık bulacağına ve mevcut koleksiyonla nasıl bir bağ kuracağına bakıyoruz. 

Böylece ürün geliştirme, aylar öncesinden belirlenip değişmeden ilerleyen kapalı bir süreç olmaktan çıkıyor. Fikrin hızla görünür hale geldiği, değerlendirildiği, geliştirildiği ve müşteriden gelen sinyallerle sürekli beslendiği canlı bir döngüye dönüşüyor. Yaratıcılığı besleyen de tam olarak bu hareket alanı.

Geleneksel moda takvimindeki “sezonluk” trend yaklaşımı artık yerini anlık değişimlere bıraktı. Trendleri haftalık olarak analiz etmek, tahminlemek ve yönetmek nasıl bir refleks gerektiriyor? DeFacto, sokaktaki ve dijital dünyadaki mikro trendleri bu kadar hızlı yakalayıp koleksiyonlarına nasıl entegre ediyor?

Biz trendleri tek bir kaynaktan okumuyoruz. Küresel moda akımlarını, sosyal ve dijital dünyadaki hareketleri, arama ve etkileşim davranışlarını, mağaza ve online satış verilerini, ürün performansını, mevsim koşullarını ve farklı pazarlardaki yerel tercihleri birlikte değerlendiriyoruz. Güçlü CRM altyapımız ve yapay zeka destekli trend tahminleme sistemlerimiz, bu çok katmanlı veri içinden anlamlı sinyalleri çıkarmamızı sağlıyor.

Trend tahminleme sistemlerimiz ve müşteri verilerimiz tasarım sürecinin ilk aşamasını besliyor. Refabric entegrasyonumuz sayesinde ürünleri fiziksel numune aşamasına geçmeden dijital ortamda hayata geçirebiliyor, yapay zeka destekli görseller ve sanal mankenler üzerinde değerlendirebiliyoruz. Tasarım kararlarının ardından yakın üretim gücümüz, yapay zeka destekli planlama ve satın alma modellerimiz devreye giriyor. Ürün performanslarından elde ettiğimiz veriler de sonraki koleksiyon kararlarına geri dönüyor.

Günümüz kadını oldukça bilinçli, seçici ve stilinde özgürlüğü arıyor. Sizce bugün modern kadının modadan, giydiği kıyafetten en büyük beklentisi nedir? DeFacto’nun bu hızlı ve dinamik yapısı, kadınların “hem konforlu, hem şık hem de güncel olma” arzusuna nasıl yanıt veriyor?

Bugünün kadını, kıyafetin kendisine kim olması gerektiğini söylemesini değil, o gün kim olmak istiyorsa ona eşlik etmesini bekliyor. Kendi bedenini, yaşam biçimini ve stilini çok daha iyi tanıyor; trendleri takip ederken kişisel çizgisinden vazgeçmek istemiyor. Bu nedenle modadan en büyük beklentisinin özgürlük olduğunu düşünüyorum: Günün farklı anlarına uyum sağlayabilmek, kendini iyi hissetmek ve stilini kendi kurallarıyla ifade edebilmek.

Konfor ve şıklık da artık birbirinin karşısında duran iki ayrı tercih değil. İyi bir kalıp, doğru kumaş ve işlevsel bir tasarım, gün boyu rahatlık sağlarken güçlü bir siluet ve güncel detaylar kadının stilini tamamlıyor. Modern kadın sabah işe giderken, gün içinde şehirde hareket ederken ve akşam sosyal hayatına devam ederken kıyafet değiştirmek zorunda kalmadan kendini iyi hissetmek istiyor. Biz DeFacto Woman koleksiyonlarını bu gerçek hayat ritmi üzerinden tasarlıyoruz.

“Yeni Ne Var Bu Hafta?” yaklaşımımızla her hafta farklı siluetler, kombinler ve güncel yorumlar sunuyoruz. Buradaki amacımız kadını her yeni trendin peşinden gitmeye yönlendirmek değil; kendi stiline uyarlayabileceği zengin bir seçenek alanı yaratmak. Konforu tasarımın temeline yerleştiriyor, şıklığı erişilebilir kılıyor ve güncel modayı kadınların gerçek hayatında karşılık bulacak şekilde yorumluyoruz.

DeFacto’nun gerçekleştirdiği iş birliklerini sadece birer koleksiyon olarak mı görmeliyiz? Bu iş birlikleri markanın yenilikçilik vizyonunda nasıl stratejik bir rol üstleniyorlar? Ortak bir sinerji yaratırken partner seçimlerinizde neleri ön planda tutuyorsunuz?

İş birliklerini belirli bir dönem için hazırlanan kapsül koleksiyonlardan daha geniş bir perspektifle ele alıyoruz. Her iş birliği, DeFacto’nun kendi yaratıcı sınırlarını yeniden düşünmesine, farklı stil dünyalarıyla temas kurmasına ve müşterilerine beklemedikleri bir moda deneyimi sunmasına alan açıyor. Bu nedenle iş birliklerini yenilikçilik vizyonumuzun önemli bir parçası, markanın farklı fikirlerle kurduğu yaratıcı bir diyalog olarak görüyoruz. 

Partner seçiminde bizim için ilk kriter güçlü ve özgün bir bakış açısı. DeFacto’nun dünyasıyla doğal bir kesişim noktası bulunmasına, iki tarafın da kendi kimliğini koruyabilmesine ve ortaya çıkan fikrin müşteride gerçek bir karşılık yaratmasına önem veriyoruz.

Önümüzdeki dönemde bizi şaşırtacak ne gibi sürprizler, nasıl yeni oyun alanları bekliyor?

Sürprizlerin bütün ayrıntılarını bugünden paylaşmak istemem ancak DeFacto Woman dünyasının önümüzdeki dönemde daha zengin, daha kişisel ve daha deneyim odaklı hale geleceğini söyleyebilirim. Yeni yaratıcı iş birlikleri bu dünyanın önemli parçalarından biri olmaya devam edecek. DeFacto’nun güçlü tasarım ve üretim kabiliyetini farklı markaların ve yaratıcı isimlerin özgün bakışlarıyla buluşturarak kadınları şaşırtacak yeni koleksiyonlar hazırlamak istiyoruz. 

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.