Ödül Törenleri

Kırmızı Halıda “ICE OUT”

Kırmızı Halıda “ICE OUT”

Pazar akşamı Los Angeles’ta düzenlenen Grammy Ödülleri, müzikten çok politik mesajlarla konuşuldu. Kırmızı halıda dikkat çeken siyah-beyaz rozetler tek bir mesaj taşıyordu: “ICE OUT.”

Bu slogan, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) kurumuna yönelik bir protestoydu. Özellikle Minneapolis’te iki protestocunun federal ajanlar tarafından öldürülmesinin ardından sanat dünyasında yükselen tepkiler, Grammy gecesinde görünür bir sembole dönüştü.

Billie Eilish, Justin ve Hailey Bieber, Kehlani, Joni Mitchell ve daha birçok isim bu rozeti taktı. Ancak gece asıl politik kırılma anını Bad Bunny yarattı.

Yılın Albümü ödülünü kabul ederken konuşmasına “ICE Out” diyerek başladı ve şunu söyledi:

“Biz vahşi değiliz, hayvan değiliz, uzaylı değiliz. Biz insanız ve Amerikalıyız.”

Salonda ayakta alkış yükseldi.

Bu, son yılların en politize Grammy gecesiydi.

Sembol olarak rozet

“ICE OUT” rozetleri Working Families Power adlı aktivist bir grup tarafından organize edildi. Kampanya, Minneapolis’te öldürülen Renee Good ve Alex Pretti için başlatılan Be Good – ICE Out hareketinin bir uzantısıydı.

Sanat tarihinde küçük sembollerin büyük politik anlamlar taşıdığı çok oldu. AIDS krizi sırasında kırmızı kurdele, #MeToo döneminde siyah elbiseler, Filistin rozetleri, Ukrayna kurdeleleri…

Rozet, kırmızı halının en sessiz ama en güçlü aksesuarı haline geldi.

Konuşmalar ve kimlik

Kehlani, En İyi R&B Performansı ödülünü alırken şunu söyledi:

“Bu odadaki herkes çok güçlü. Birlikte olduğumuzda adaletsizliğe karşı daha güçlüyüz.”

Billie Eilish ise “No one is illegal on stolen land” diyerek, yayın sırasında sansürlenen sert bir eleştiride bulundu.

Olivia Dean kendini “bir göçmen torunu” olarak tanımladı.

Bu konuşmaların ortak noktası şuydu: Göçmenlik meselesi, sanatçıların kimliğinin bir parçası.

Trevor Noah ve medya riski

Gecenin sunucusu Trevor Noah ise Donald Trump’a doğrudan göndermeler yaptı. “Trump’ın Greenland’ı istemesi” esprisi ve Epstein referansı, Truth Social’da Trump’ın sert tepkisine yol açtı. Trump Grammys’i “izlenemez” olarak nitelendirdi ve Noah’ı dava etmekle tehdit etti.

Bu noktada mesele sadece sanatçıların politik olması değil; yayıncı kurumlar için de risk.

Geçtiğimiz yıl Paramount, Trump’la 16 milyon dolarlık bir dava uzlaşmasına gitmişti. CBS, Stephen Colbert’in programını iptal etmişti.

Politika, artık kırmızı halıda bir aksesuar değil; bir ekonomik risk faktörü.

Ünlüler politik olmalı mı?

Asıl soru şu:

Ünlüler politik duruş sergilemeli mi?

Bir görüşe göre sanatçılar “tarafsız kalmalı.”
Başka bir görüşe göre sanat zaten politik bir ifade biçimi.

NYU’daki Sony Audio Institute yöneticisi Larry Miller’ın dediği gibi:

“Büyük sanatçılar kendi gerçeklerini söylerler. Ve biz onları bunun için severiz. Onlar bir şirkete ya da CBS’e değil, kimliklerine bağlıdır.”

Buradaki kritik nokta şu: Grammy yapımcıları kurumsal bir pozisyon almadı. Politik mesaj, sahneden değil sanatçılardan geldi.

Bu fark önemli.

Kırmızı halı: Moda mı, platform mu?

Grammy’ler geçmişte de politikti.
2018’de Hillary Clinton Trump hakkında bir kitaptan pasaj okudu.
2022’de Zelensky video mesaj gönderdi.
2014’te 34 eşcinsel çift canlı yayında evlendirildi.

Ama bu yıl farklı olan şey, mesajın sanatçılardan gelmesiydi.

Rozet, mikrofon, alkış…

Grammy gecesi bir platforma dönüştü.

Ünlüler küresel bir megafona sahip. Bir rozet milyonlarca insana ulaşıyor. Ancak bu güç beraberinde sorumluluk da getiriyor.

Politik duruş samimi mi?
Yoksa görünürlük stratejisi mi?
Sessizlik mi daha güçlü, yoksa konuşmak mı?

Bad Bunny’nin sözleri belki gecenin özeti:

“Nefret, daha fazla nefretle büyür. Nefretten daha güçlü tek şey sevgidir.”

Fotoğraf: @badbunnypr

İlginizi çekebilecek bir diğer yazı >>>>> Georges Hobeika İlkbahar/Yaz 2026 Couture Koleksiyonu: “L’amour”

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.