Fitness & Beslenme

Kış aylarında kilo almanın 8 yolu

Yazı, Women’s Health arşivinden alınmıştır.

Kış aylarında kilo almamak için neler yapmanız gerekiyor?

Yapılan çalışmalar, havalar soğudukça hareket etme seviyemizin düştüğünü, daha yağlı ve karbonhidrat oranı yüksek besinlere yöneldiğimizi gösteriyor. Ayrıca güneş ışınlarına maruz kalma süremiz de kısalıyor. Tüm bunlar da vücudumuzun biyolojik ritmini ve hormonal dengesini etkileyerek bizi kilo almaya daha yatkın bir hale getiriyor.

Aslında soğuk kış aylarını kilo almadan geçirmeniz mümkün. Üstelik bunun için fazla çaba sarf etmemiz de gerekmiyor. Peki kilomuzu korumak için neler yapmalı, nelerden kaçınmalıyız? Kış aylarında kilo almayı önlemek için Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal’ın bahsettiği önemli noktaları dikkate alabilirsiniz.

Kilo başına 30 ml su için

Havalar soğudukça terleme oranımız azalıyor. Vücuttan kaybettiğimiz su miktarının azalması da susama refleksimizi yavaşlatıyor. Ancak hücrelerimizin çalışmaları için yeterli düzeyde su alabiliyor olmaları çok önemli. Çünkü su hem vücudumuzun çalışması hem de toksik öğelerden arınması için şart. Bu yüzden pratik olarak aldığınız 1 kkal enerji başına 1 ml su veya kilogram başına 30 ml su içmeye özen göster. Örneğin bu değer 70 kg ağırlığında bir kişi için 70 x 30 = 2100 ml oluyor.

Ara öğünleri atlamayın

Hepimiz 3 ana ve 3 ara öğün olacak şekilde beslenmek zorunda değiliz. Ancak açlık durumlarında vücudumuzu dinlememiz çok önemli. Özellikle 4 saatten uzun süren açlıklarda, eğer kan şekerimiz düşmüşse, yediğimiz ilk öğünle beraber insülin seviyemiz de hızla yükselebiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal artan insülin seviyesinin de özellikle bel ve karın bölgesi yağlanmasıyla sonuçlandığına işaret ederek, “Özellikle öğle ve akşam yemekleri arasında, proteinden zengin (tam buğday ekmeğe beyaz peynirli tost veya meyve ile beraber tüketeceğimiz bir yoğurt) bir ara öğün yapmak hem akşam yemeklerinde fazla enerji alımının önüne geçecek hem de metabolizmanızın çalışmasına destek olacaktır.”

Öğlen protein, akşam sebze tüketin

Unutmayın; kolay pişen kolay sindirilir. Özellikle amacınız kilo vermek ise kırmızı et, tavuk, balık gibi hayvansal protein kaynaklarını öğlen tüketmeye özen gösterin. Çünkü proteinlerin sindirimi karbonhidratlara göre uzun sürüyor. Akşam saatlerinde ise sebze ağırlıklı beslenmeniz sindirim sisteminizi rahatlatacak ve ertesi güne daha dinlenmiş kalkmanızı sağlayacaktır.

Günde 2 fincan yeşil çay için

Özellikle ana öğünlerden sonra içilen yeşil çay, karbonhidrat emilimini yavaşlatarak kan şekerinin hızla yükselmesinin, dolayısıyla insülin seviyenin de hızla artmasının önüne geçiyor. Ayrıca içerisindeki antioksidanlar sayesinde vücutta oksidatif stres oluşumunu azaltarak kilo kaybına destek oluyor. Eğer tansiyon probleminiz yoksa günde 2 fincan yeşil çay içmeye gayret edin.

Probiyotikleri ihmal etmeyin

“Sağlıklı bir bağırsak, sağlıklı bir insan” demektir, bunu unutmayın. Yoğurt ve kefir, içerdikleri yararlı bakteriler sayesinde sindirim sisteminin daha düzenli çalışmasına destek oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal özellikle zararlı bakterilerin yararlı bakterilere göre daha baskın olduğu bağırsak florasında obezite ve tip 2 diyabet riski arttığı uyarısında bulunarak, “Bu yüzden günde 2 su bardağı kadar yoğurt veya kefir mutlaka tüketmeye çalışın” diyor.

Tuz yerine baharat kullanın

Bazı besinler içerdikleri moleküller sayesinde metabolizmamızın hızlanmasına destek oluyorlar. Özelikle kırmızı biber içerdiği kapseisin sayesinde yağ yakımına yardımcı oluyor. Ayrıca taze öğütülmüş karabiberin yağ hücrelerinin büyümesini yavaşlattığına dair yapılan çalışmalar da mevcut. Eğer herhangi bir mide probleminiz yoksa, yemeklerinizi tuz ile değil, kırmızı biber, karabiber, zencefil ve zerdeçal gibi baharatlarla lezzetlendirebilirsiniz. Böylelikle sodyum (tuz) tüketimini kısarak vücutta ödem riskini azaltırsınız. Ayrıca baharatların antioksidan özelliklerinden yararlanarak yemeklerinizin lezzetine de lezzet katmış olursunuz.