Mücevher & Aksesuar

Longines Master Collection yenileniyor: Zamansız zarafetin yeni yorumu

Longines Master Collection yenileniyor: Zamansız zarafetin yeni yorumu

Longines, köklü zarafet mirasından ve saat üreticiliğindeki uzmanlığından aldığı ilhamla, hem kadınlar hem de erkekler için tamamen yeniden tasarlanan Longines Master Collection serisini beğeniye sunuyor. İlk kez 20 yılı aşkın bir süre önce tanıtılan koleksiyon; bugün yeni üç ibreli modelleri, Ay evresi göstergeli kronografları ve koleksiyon tarihinde bir ilk olan tek tuşlu (monopusher) kronograf modeliyle yenileniyor.

Klasik sofistike tarzın kalıcı birer ifadesi olarak yeniden yorumlanan bu modeller, Longines’in zarafet simgesi konumunu bir kez daha pekiştiriyor. Koleksiyon, markanın tüm Zarafet Elçilerini ilk kez incelik, denge ve karaktere dair ortak bir vizyonu yansıtan bir ortamda bir araya getiren Home of Elegance (Zarafetin Evi) kampanyasıyla tanıtılıyor. Bu evrenin içinde bir araya gelen elçiler, zamansız stil ve zarafetin kolektif bir ifadesini somutlaştırarak yeni Longines Master Collection modellerini ruhunu mükemmel bir biçimde yansıtıyor.

Longines Master Collection – Chrono Monopusher CHRONO MONOPUSHER

Çağdaş bir yeniden doğuş

Yeniden tasarlanan Longines Master Collection ile ilk kez tanıtılan Chrono Monopusher, pulsometre ölçeğiyle donatılmış iki farklı 41 mm’lik modelle görücüye çıkıyor. Sezgisel bir kullanım deneyimi gözetilerek geliştirilen bu yapıda; kurma koluna entegre tek bir tuşla yönetilen başlatma, durdurma ve sıfırlama kronograf işlevleri, teknik mükemmeliyeti zahmetsiz bir konforla zarif bir dengede buluşturuyor.

Kadranın dış çemberinde yer alan pulsometre ölçeği; kullanıcının belirli sayıda (genellikle 30) kalp atışını kronografla sayarak, buna karşılık gelen nabız değerini doğrudan kadran üzerinden okumasına imkân tanıyor. Elektronik nabız ölçerlerin icadından önce, ilk olarak doktorlar ve hemşireler için geliştirilen pulsometre; bir kol veya cep saati kronografı vasıtasıyla hızlı bir biçimde nabız ölçümü yapılmasını mümkün kılıyordu.

Günümüzde de varlığını ve kullanımını sürdüren pulsometre, markanın tıp tarihindeki köklerine ve vintage kronograf tasarımına zarif bir selam gönderiyor. Longines Master Collection Chrono Monopusher; bir yolculuğun, bir görevin ya da gün içindeki herhangi bir anın süresini ölçerken güvenilir performans sunuyor ve Longines’in hassasiyete, zarafete ve saat üreticiliği geleneğine bağlılığını yansıtıyor.

Her iki Longines Master Collection Chrono Monopusher modelinin de kalbinde, Longines’e özel manüel kurmalı mekanik bir mekanizma olan kolonlu çarklı L799.5 kalibre yer alıyor. Silikon denge yayı sayesinde 68 saate kadar güç rezervi sunan bu mekanizma, uzun ömürlü bir hassasiyet ve güvenilirlik sağlıyor. Kronograf göstergesi, merkezdeki 60 saniyelik ibre ve saat 3 yönündeki 30 dakikalık sayaç sayesinde zamanın son derece net ve etkin bir biçimde ölçülmesine imkân tanıyor. Safir kristal camlı şeffaf arka kapaktan izlenebilen mekanizma, 3 bara (30 metre) kadar suya dayanıklılık sunuyor.

Saat; modelin genel oranlarına kusursuz bir denge ve zarafet katan, konkav bir bezelin hatlarını belirlediği yuvarlak paslanmaz çelik bir kasa içinde yer alıyor. Her iki yüzünde çok katmanlı yansıma önleyici kaplama bulunan safir cam, her koşulda mükemmel okunurluk sağlıyor. Maksimum okunurluk için sade tasarlanan kadran; gümüş opalin veya buz mavisi arpa tanesi deseni seçenekleriyle dikkat çekerken, tasarıma salyangoz desenli alt kadranlar ile dış kenardaki kumlanmış doku detayları eşlik ediyor. Kadran, rodyum kaplama ve cilalı veya 5N pembe altın kaplama aplike Arap rakamları ile bunlarla uyumlu tondaki ibrelerle tamamlanıyor.

Her model, özenle seçilmiş antrasit renkli veya Oxford bitişli kahverengi deri kayış seçenekleriyle sunuluyor. Her iki seçenek de basmalı açma mekanizması ve mikro ayar sistemine sahip üç katlanır emniyet tokasıyla tamamlanarak bileğe güvenli ve kişiye özel bir uyum sağlarken saatin zarif estetiğini de pekiştiriyor.

Bu versiyon, Longines tarihinin dönüm noktası niteliğindeki belirleyici bir dönemini yeniden canlandırıyor. Marka, 1911 yılında bilek için tasarlanmış ilk tek tuşlu kronograflardan birini tanıttı. Bu, kronografların büyük ölçüde cep saati mekanizmalarını kullandığı bir dönemde saatçilik açısından önemli bir yenilikti. Bu konsept, 1913 yılında dünyanın ilk kompakt kronograf mekanizması olarak kabul edilen 13.33Z kalibresiyle daha da geliştirildi. Farklı varyasyonları geliştirilen bu mekanizma, hassasiyeti ve güvenilirliğiyle ün kazandı.

Amelia Earhart ve Richard E. Byrd gibi öncü havacıların kullandığı bu ilk kol kronografları, Longines’i havacılıkta olduğu kadar keşif ve teknik yenilikler tarihinde de önemli bir konuma taşıdı. Böylece markanın hassasiyet, güvenilirlik ve öncü ruha olan bağlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Longines Master Collection Chrono Monopusher, bu köklü mirası günümüze taşıyarak tarihsel özgünlüğü çağdaş saat üreticiliği uzmanlığıyla bir araya getiriyor.

LONGINES MASTER COLLECTION – CHRONO MOONPHASE

Zarafetin ve teknik ustalığın zarif yorumu

Markanın imza komplikasyonlarından biri olan Ay evresi göstergesi, Longines Master Collection kronograf modellerinde başrolü üstleniyor. Koleksiyonun rafine kimliğini korurken saate ilave bir teknik sofistikasyon kazandıran bu özellik, modeli Longines’in zarafet ikonları arasındaki konumunu da pekiştiriyor.

Bu modeller, 41 mm çapında yuvarlak paslanmaz çelik kasaları ve Longines’e özel kendinden kurmalı bir mekanik mekanizma olan kolon çarklı L687.5 kalibresiyle öne çıkıyor. Çapı 13¼ ligne (hat) olan bu mekanizma; silikon denge yayı, 27 değerli taş, saatte 28.800 titreşim frekansı ve 66 saate kadar güç rezerviyle yüksek performans sunuyor.

Saatin tüm fonksiyonları, optimum okunurluk ve görsel denge sağlayacak şekilde titizlikle konumlandırılmış. Saat ve dakika göstergeleri, saat 9 yönündeki küçük saniye ve 24 saat göstergeleriyle tamamlanırken tarih, kadran çevresinde hareket eden yarım ay biçimli merkez ibreyle gösteriliyor. Kronograf; merkezi 60 saniye kronograf ibresi, saat 12 yönünde gün ve ay göstergesine sahip 30 dakikalık sayaç ile saat 6 yönünde Ay evresi göstergesiyle bir arada sunulan 12 saatlik sayaçtan oluşuyor.

Yeni arpa tanesi deseniyle zenginleşen gümüş kadran, derinlik hissi ve zarif ışık oyunları yaratıyor. Alt kadranları salyangoz desenli işleme süslerken, kadranın en dış halkasındaki kumlanmış yüzey detayı tasarıma doku kazandırıyor. Dokuz adet mavi aplike rakamı ve mavi çelik ibreler, mükemmel okunurluğun yanı sıra rafine bir denge hissi de sağlıyor.

Kasa, her iki yüzü yansımaya karşı birkaç katmanla kaplanmış safir camla donatılırken kurma kolunda markanın ikonik kanatlı kum saati logosu yer alıyor. Safir kristal camlı şeffaf arka kapaktan izlenebilen mekanizma, 3 bara (30 metre) kadar suya dayanıklılık sunuyor.

Her model, paslanmaz çelik bilezik veya mavi deri kayış seçeneğiyle tercih edilebiliyor. Her iki seçenek de mikro ayar sistemine sahip, basmalı açma mekanizmalı üç katlanır emniyet tokasıyla tamamlanırken bileğe güvenli ve kişiye özel bir uyum sağlayarak saatin zarif karakterini tamamlıyor.

Kronograf özelliğinin, Ay evresi göstergesi de dâhil olmak üzere takvim göstergeleriyle buluşması, uzun yıllardır Longines’in saat üreticiliği mirasının karakteristik bir parçası olagelmiştir. 20. yüzyılın başlarında Longines, takvim ve Ay evresi göstergesine sahip cep kronografları üretiyordu. 1911 tarihli, çeyrek tekrarlamalı kronograf, tam takvim ve Ay evresi göstergesine sahip bu özel cep saati, bugün Longines Müzesi koleksiyonunda yer alıyor.

Dengeli kadran düzeni ve yüksek okunurluğuyla öne çıkan ilk Ay evresi göstergeli modeller, klasik İsviçre saatlerinin simgelerinden biri haline geldi. Günümüz yorumları, bu köklü geleneğe sadık kalarak işlevsellik ile estetik incelik arasındaki uyumu korurken çağdaş mekanik saatçilik yeniliklerinden de yararlanıyor. Ay evresi komplikasyonu ise markanın çağdaş imzalarından biri olarak öne çıkıyor.

Üç ibreli modeller

Yeni modellerle zarafetin farklı yorumları

Koleksiyonun merkezinde yer alan üç ibreli modeller, Longines Master Collection’ın temel tasarım kodlarını yansıtırken markanın zarafet ikonları arasındaki yerlerini pekiştiriyor. Haziran ayında tanıtılan yeni üç ibreli modellerin ardından koleksiyon, yeni mavi kadranlı versiyonlar ve iki tonlu bileziklere sahip rafine seçeneklerle daha da zenginleşerek estetik çeşitliliğini genişletiyor.

Bu saatler, 30 mm, 34 mm, 39 mm ve 41 mm kasa seçenekleriyle bütünlüklü kimliğini koruyarak geniş bir model yelpazesi sunuyor. Konkav bezeliyle öne çıkan yenilenmiş kasa, daha akıcı ve çağdaş bir görünüm sunarken bilekteki konforu da artırıyor.

Tasarımın merkezinde yine kadran yer alıyor. Arpa tanesi guilloché deseni, yüzeye derinlik ve ince ışık oyunları kazandırarak bileğin her hareketiyle değişen görsel etkiler yaratıyor. Bu desen, 30 mm ve 34 mm modellerde kadranın dış halkasını çerçeveleyebildiği gibi tüm yüzeye de yayılabiliyor. Beyaz sedef ve buz mavisi güneş ışını desenli kadranlara sahip seçili modeller, yuvarlak chaton yuvalara yerleştirilen pırlanta indekslerle tamamlanarak ölçülü bir ışıltı ve zarif bir doku kontrastı sunuyor.

Arpa tanesi deseni, 39 mm ve 41 mm modellerde gümüş, açık mavi ve koyu mavi kadranların tüm yüzeyine yayılıyor. Aplike rakamları üstün okunurluk sağlarken, mavileştirilmiş çelik veya rodyum kaplamalı yeni tasarım ibreler, kadrana denge ve hassasiyet kazandırıyor.

Kadran flanşının kaldırılması, daha ferah ve uyumlu bir kompozisyon oluştururken okunurluğu artırıyor ve kadran işçiliğinin zenginliğini öne çıkarıyor. Bu rafine yapı, aplike kanatlı kum saati logosu, yeniden tasarlanan kurma kolları ve iyileştirilen kasa işçiliğiyle tamamlanıyor.

Saatler, artık zarif iki tonlu versiyonları da bulunan yenilenmiş paslanmaz çelik bilezik veya deri kayış seçenekleriyle sunuluyor. İki tonlu bilezikler, malzemelerin rafine uyumunu yansıtıyor. Daha kısa baklalarla yeniden tasarlanan bilezikler, kullanım konforunu artıran mikro ayar özellikli yeni katlanır tokayla tamamlanıyor. Doğal dokusunun kalitesiyle öne çıkan deri kayışlar, ton sür ton dikişler ve mikro ayar sistemine sahip katlanır tokalarla zarif bir görünüm kazanıyor.

Şeffaf arka kapaktan izlenebilen Longines’e özel otomatik L592.5 ve L888.5 kalibreleri, özenle işlenmiş finisajlarıyla dikkat çekiyor. İki tonlu modellerde bezelin rengini yansıtan salınım ağırlığı ise markanın her ayrıntıya gösterdiği özeni gözler önüne seriyor.

Yeni marka kampanyası

Zarafetin evi

Yeni Longines Master Collection, markanın tüm Zarafet Elçilerini aynı ortamda bir araya getiren Zarafetin Evi kampanyasıyla tanıtılıyor. Kate Winslet, Eddie Peng, Jennifer Lawrence, Henry Cavill, Zhao Liying ve Yosh Yu; sıcak, samimi ve zahmetsiz şıklığı yansıtan bir ortamda aynı çatı altında doğal bir uyum içinde bir araya geliyor.

Zarafetin Evi, yalnızca bir arka plan olmanın ötesine geçerek kişiliklerin, kültürlerin ve zarafetin farklı ifadelerini doğal bir uyum içinde bir araya getiren ortak bir evrene dönüşüyor.

Zarafet Elçileri, Zarafetin Evi’nde doğal bir uyum içinde bir araya geliyor; her biri zarafeti kendi özgün yorumuyla yansıtarak ortak bir ahenk yaratıyor. Elçilerin bir araya gelişi, zarafetin bireysel değil, paylaşılan bir değer olduğu fikrini güçlendiriyor. Samimiyet üzerine kurulu bu diyalogda, her birinin kendine özgü duruşu kalıcı değerlerin ortak ifadesinde buluşuyor.

Bu ortamda Longines Master Collection, bu değerlerin doğal bir uzantısı olarak yerini alıyor. Ustalığın ve seçkinliğin simgesi hâline gelen koleksiyon, hassasiyet, yapısal denge ve zarafeti yalın bir estetik anlayışıyla bir araya getiriyor. Saatler, bu samimi dünyanın doğal bir parçası olarak kişisel ifade ile zamansız tasarım arasındaki bağı daha da güçlendiriyor. Zarafetin Evi’nde, Zarafet Elçileri ile saatler arasında sessiz bir diyalog kuruluyor. Ortak zarafet ikonları olarak her biri diğerinin yansıması hâline geliyor.

Longines zarafet elçileri

Kate Winslet

Duygusal derinliği ve sanatsal duruşuyla öne çıkan kariyeriyle Britanyalı oyuncu Kate Winslet, kuşağının en saygın oyuncuları arasında yer alıyor ve 2010 yılından bu yana Longines Zarafet Elçisi olarak markayı temsil ediyor.

Çok yönlülüğüyle tanınan Winslet, Peter Jackson imzalı Heavenly Creatures (1994) filmindeki ilk rolünden bu yana 33 yılı aşkın süredir olağanüstü bir kariyere imza attı. Bunun yanı sıra Winslet, eleştirmenlerin övgüsünü kazanan Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004) ve Titanic (1997) gibi filmlerdeki rolleriyle adından söz ettirdi. The Reader (2008) filmindeki performansıyla ise En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü kazandı. Karmaşık karakterleri cesur bir yaklaşımla canlandırmasıyla tanınan Winslet, başrolünü üstlendiği ve yürütücü yapımcılığını da yaptığı Mare of Easttown (2021) dizisindeki Mare Sheehan performansıyla ikinci Primetime Emmy Ödülü’nü kazandı. Yapımcı ve başrol oyuncusu olarak yer aldığı son projeleri arasında The Regime (2024) ve Lee (2024) bulunuyor.

Yaklaşık on yıldır tutkuyla üzerinde çalıştığı Lee filminde hem yapımcılığı üstlenen hem de başrolü üstlenen Winslet, ünlü İkinci Dünya Savaşı fotoğrafçısı ve savaş muhabiri Lee Miller’ı canlandırdı. Winslet, 2025 yılında Helen Mirren’ın başrolünde yer aldığı, Netflix için çekilen Goodbye June filmiyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturdu.

Sinemadaki başarılarının yanı sıra, sinema sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliğinin savunucuları arasında yer alan Winslet, evsiz ve risk altındaki bireyleri sanat aracılığıyla destekleyen Cardboard Citizens yardım kuruluşunun elçisi olarak da görev yapıyor. Kate ayrıca, Birleşik Krallık’ta günlük hayatlarında büyük zorluklarla karşılaşan çocuklara kısa süreli mola tatilleri sunan Go Beyond yardım kuruluşuyla da yakın bir iş birliği içinde çalışıyor.

Jennifer Lawrence

Akademi Ödüllü oyuncu, yapımcı ve aktivist Jennifer Lawrence, gücü ve samimiyeti bir araya getiren kendine özgü duruşuyla 2022 yılından bu yana Longines Zarafet Elçisi olarak markayı temsil ediyor.

Kendisine En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü kazandıran Silver Linings Playbook (2012), The Hunger Games (2012) üçlemesi ve son olarak aynı adlı romandan uyarlanan sürükleyici Die, My Love (2025) filminde rol alan Jennifer Lawrence, bu performansıyla yedinci Altın Küre adaylığını kazandı.

Lawrence’ın etkisi, cesur ve düşündürücü hikâyeler anlatmaya odaklanan yapım şirketi Excellent Cadaver’ın kurucu ortaklarından biri olarak kamera arkasına da uzanıyor. Şirket, eleştirmenlerden övgü toplayan Die, My Love (2025) ve Causeway (2022) filmlerinin yanı sıra Zurawski v Texas (2024) ve prestijli Peabody Ödülü’ne layık görülen Bread & Roses (2023) gibi güçlü belgeselleri de kapsayan dinamik bir yapım portföyü oluşturdu. Lawrence son olarak, Leonardo DiCaprio ile başrolü paylaştığı ve ortak yapımcılığını da üstlendiği Martin Scorsese’nin merakla beklenen yeni filmi What Happens at Night’ın çekimlerini tamamladı.

Henry Cavill

Britanyalı oyuncu Henry Cavill, 2025 yılından bu yana Longines Zarafet Elçisi olarak markayı temsil ediyor. Zarif duruşu ve disiplinli yaklaşımıyla tanınan Cavill, Man of Steel (2013), Batman v Superman: Dawn of Justice (2016) ve Justice League (2017) filmlerindeki Superman rolünün yanı sıra Mission: Impossible – Fallout (2018) filmindeki performansıyla da dünya çapında üne kavuştu. Performanslarında gücü ölçülülükle buluşturan Cavill, Önümüzdeki dönemde Amazon’un Warhammer 40,000 projesinde hem başrolü üstlenecek hem de yürütücü yapımcı olarak görev alacak. Ayrıca Highlander ve Voltron filmlerinde de başrolde yer alacak. Sürekli gelişen kariyeri, hassasiyete, sistematik bir yaklaşıma ve uzun vadeli yaratıcı vizyona olan bağlılığını yansıtırken Longines’in değerleriyle de güçlü bir uyum sergiliyor.

Zhao Liying

Çin’in en etkili oyuncularından biri olarak gösterilen Zhao Liying, 2017 yılından bu yana Longines Zarafet Elçisi olarak markayı temsil ediyor.

Etkileyici performanslarıyla tanınan Zhao Liying, The Story of Minglan (2018–2019) ve Wild Bloom (2022) gibi büyük beğeni toplayan dizilerle öne çıkarak hem izleyicilerin hem de sektörün takdirini kazandı. Sıklıkla “Reyting Kraliçesi” olarak anılan Zhao Liying, Flying Apsaras Ödülü, China TV Golden Eagle Ödülü ve Hundred Flowers Ödülü gibi Çin’in en prestijli ödüllerine layık görüldü.

Son yıllarda kariyerini beyaz perdeye de taşıyan Zhao Liying, Article 20 (2024), The Unseen Sister (2024), Tiger Wolf Rabbit (2024) ve We Girls (2025) gibi yapımlarda rol aldı. Farklı ve zorlu rolleri üstlenmeye yönelik kararlılığı ile sanatına duyduğu sarsılmaz bağlılık, Zhao Liying’in Çin’in en başarılı oyuncularından biri olarak konumunu daha da güçlendirdi.

Yosh Yu

Çinli oyuncu Yosh Yu, disiplin, azim ve özgünlükle şekillenen çağdaş vizyonunu Longines’e taşıyarak 2025 yılında markanın Zarafet Elçisi oldu. Kendine özgü oyunculuğuyla öne çıkan Yosh Yu, Creation of the Gods (2023–) üçlemesindeki rolüyle tanınırlık kazanırken, bu yapımdaki performansında etkileyici ifade gücünü teknik ustalıkla buluşturuyor.

Oyunculuğun yanı sıra başarılı bir atlı okçu olan Yosh Yu, odaklanma ve ustalığa duyduğu sarsılmaz bağlılığıyla dikkat çekiyor. Oyuncunun sürekli gelişen kariyeri, hikâye anlatımına duyduğu özenli ve sarsılmaz bağlılığı yansıtırken Longines’in ruhuyla da güçlü bir uyum sergiliyor.

Eddie Peng

Rollerindeki etkileyici dönüşümleri ve sarsılmaz disipliniyle tanınan Eddie Peng, 2014 yılından bu yana Longines Zarafet Elçisi olarak markayı temsil ediyor. Disiplini ve çok yönlü oyunculuğuyla tanınan Eddie Peng, Hear Me (2009) filmiyle geniş kitlelerce tanınırken, Operation Mekong (2016) ile uluslararası alanda övgü topladı. Jump Ashin! (2011) ve Unbeatable (2013) filmlerindeki performanslarıyla önemli ödüllere aday gösterilen Eddie Peng, Rise of the Legend (2014) filminde hayat verdiği Wong Fei Hung karakteriyle aksiyon sinemasındaki konumunu perçinledi.

Sanatçının son dönem projeleri arasında Are You Lonesome Tonight? (2021), I Did It My Way (2023) ve Cannes Film Festivali’nde gösterilen, eleştirmenlerin takdirini kazanan Black Dog (2024) yer alıyor. Peng’in sürekli gelişen kariyeri, önümüzdeki dönemde yer alacağı uluslararası yapımlarla küresel ölçekteki varlığını daha da güçlendirecek. Son olarak, ikonik İngiliz casus gerilim dizisinin resmî Asya uyarlaması The Night Manager ile dünya çapında izleyicilerin beğenisini kazanan Peng, bir sonraki projesi olarak 2026 Cannes Film Festivali’nde tanıtılan, Ewan Mitchell ile başrolü paylaştığı İngilizce The Healer filminde izleyici karşısına çıkacak.

Bir ikonun yeniden yorumu

Longines Master Collection, uzun yıllardır teknik hassasiyet ile zamansız zarafeti buluşturan, Longines’in saat üreticiliği kimliğinin ayırt edici bir ifadesi olarak öne çıkıyor. 2005 yılında tanıtılan koleksiyon, markanın tarihinin farklı dönemlerinden ilham alan simgesel tasarım unsurlarını bir araya getirerek marka mirasının bir sentezi olarak tasarlandı. 1928 tarihli Longines Weems Second-Setting Watch’tan ilham alan kendine özgü Arap rakamları, koleksiyona tarihsel süreklilik duygusu kazandırırken güçlü görsel kimliğini de pekiştiriyor. İlk tanıtıldığı günden bu yana markanın saatçilik ustalığına olan bağlılığını yansıtan koleksiyon, rafine komplikasyonları ve nesiller boyunca değerini koruyan klasik tasarım kodlarıyla Longines kimliğinin özündeki temel değerleri ifade ediyor.

Bu kapsamlı tasarım yenilenmesiyle koleksiyon, süreklilik ve dönüşümün şekillendirdiği yeni bir döneme adım atıyor. Bu dönüşüm, köklerinden uzaklaşmak yerine kadranın tasarımın merkezindeki konumu, oranların uyumu ve işlevsellik ile estetik sadelik arasındaki denge başta olmak üzere koleksiyonu tanımlayan unsurları daha rafine bir yaklaşımla yeniden yorumluyor. Yeni kasa yapıları, konkav bezeller ve yeniden yorumlanan guilloché desenli kadranlar, tasarımın daha ferah, hafif ve derinlikli bir anlayışa doğru bilinçli biçimde evrildiğini ortaya koyuyor.

Üç ibreli temel modellerden Ay evresi göstergeli kronograflarına ve tek tuşlu kronograflara kadar uzanan farklı boyut ve komplikasyon seçenekleriyle bu genişleyen koleksiyon, modern zarafetin daha kapsamlı bir yorumunu ortaya koyuyor. Kullanım rahatlığı, çok yönlülük ve hassasiyet konusundaki günümüz beklentilerine yanıt verirken, koleksiyona karakterini kazandıran gösterişten uzak zarafeti de koruyor.

Marka Elçileriyle birlikte Zarafetin Evi’nde tanıtılan Longines Master Collection, yalnızca köklü bir mirasın devamı değil, aynı zamanda bu mirasın yenilenen yorumu olarak konumunu ortaya koyuyor. Mirasına bağlı kalırken bugünün ruhuyla da uyum içinde olan koleksiyon, Longines imzasının modern bir yorumu olarak zamanla birlikte gelişirken karakterine daima sadık kalıyor.

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.