Madonna, pop müziğin kuşkusuz en önemli ikonu ve belki de son yüz yılın en etkili sanatçısı, müzik üretimi yapmaya geri dönüyor. Madonna 2005’de çıkardığı efsanevi elektronik dans müzik albümü “Confessions on a dance floor”un devamı niteliğinde olacak yeni albümü “Confessions 2”yi 3 Temmuz’da yayınlayacağını duyurdu. Duyurunun hemen ardından da “Like a Prayer” şarkısını beraber söylemek için, Coachella’nın ikinci haftasında Sabrina Carpenter’ın sahnesine konuk oldu. İnternettin bir kısmı bu haberleri heyecanla karşılarken, bir kısmı da Madonna’nın yaşı hakkında çirkin yorumlar yaparak pop müziğin şu anda olduğu yerde olmasını sağlayan bu kadının “emekli olma zamanının” geldiğini söyledi.
Madonna 2005’de çıkardığı efsanevi elektronik dans müzik albümü “Confessions on a dance floor”un devamı niteliğinde olacak yeni albümü “Confessions 2”yi 3 Temmuz’da yayınlayacağını duyurdu.
Pop müziğinin kraliçesi Madonna Coachella sahnesinde
Madonna ve eğlence sektöründeki bütün kadınlara sistematik olarak uygulanan bu “ageist” (yaş ayrımcısı) tutuma karşı verilebilecek en iyi cevap, yine Madonna’dan gelmişti. 2016’da Billboard Müzik Ödülleri’nde “Yılın Kadını” ödülünü kazanan Madonna, ödülünü alırken yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Açıkça görülen kadın düşmanlığına, cinsiyetçiliğe, sürekli zorbalığa ve amansız tacize rağmen 34 yıl boyunca kariyerime devam edebilme yeteneğimi takdir ettiğiniz için teşekkür ederim. (…) Erkekseniz, kurallar yoktur. Kadınsanız, bir oyunu oynamanız gerekir. Erkeklerin senden olmanı istediği kişi ol. Ama daha da önemlisi, kadınların diğer erkeklerin yanında olmandan rahat hissedecekleri kişi ol. Ve son olarak, yaşlanma. Çünkü yaşlanmak bir günahtır. Eleştirileceksin, kötüleneceksin ve kesinlikle radyoda çalınmayacaksın. (…) İnsanlar benim çok tartışmalı biri olduğumu söylüyor. Ama bence yaptığım en tartışmalı şey, ortalıkta kalmaya devam etmek oldu.”
Madonna geri dönüyor: “Confessions 2” albümü geliyor
“Confessions on a dance floor”, Madonna’nın 14. Stüdyo albümü. Çıktığında, müzik eleştirmenleri tarafından neredeyse hiç beğenilmiyor ve sanatçı “trendleri yakalamaya çalışan ama geride kalmış, zamanı geçmiş eski bir pop star” olmakla suçlanıyor. Albüm, 2005 yılında piyasaya sürülüyor ki bu dönemi anlamakta fayda var. Madonna, 90’ların başında olduğu kadar “başarılı” bulunmuyor. Artık eskisi kadar genç değil, daha da önemlisi tek değil. Yeni ve “farklı” müzik yapan pop kızları Disney gibi alanlarda çocuk sanatçı olarak yetiştirilip ünleniyor. İnsanlar, artık Madonna için değil Britney Spears ve Christina Aguilera için heyecanlanıyor. Yeni sarışın divalar doğuyor ve erkek egemen müzik piyasası hem yaşlı hem de tehditkar buldukları Madonna için artık “markette yer kalmadığını” iddia ediyorlar. Oysa “Confessions on a dance floor” hem çıktığı dönemin hem de sonrasının en önemli ilham kaynakları ve en etkili albümlerinden birine dönüşürken, Madonna fanları tarafından sonsuz benimseniyor. Albüm, pop müziğinin efsanevi şarkıları “How High”, “Jump”, “Sorry”, Isaac” ve “Hung up” gibi hitleri de içinde bulunduruyor.
Madonna, müzik üretimi yapmaktan vazgeçmeyeceğini ve hiçbir yere gitmeyeceğini defalarca kanıtlamaya devam ediyor. Pop kültürdeki etkisi hala o kadar büyük ki, bir devam albümünün duyurusu bile günlerce insanların ondan bahsetmesine sebep olabiliyor. Onun kariyerinin başında medya ve mizojini ile verdiği mücadele ise kendisinden sonra gelen kadın sanatçıların daha özgür bir dünyada üretim yapabilmesini sağlıyor. Pop müziğin değişmez kraliçesinin dans pistinden gelen itiraflarının devamını heyecanla bekliyoruz.
Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.