Fransız moda evi Maje, Sonbahar-Kış 2026–2027 koleksiyonunu Soho House İstanbul’da gerçekleşen özel bir davetle tanıttı. Paris’in görkemli saray otellerinden ilham alan “The Living Suite” konseptiyle yeniden yorumlanan The Apartment Suite, “Maje Living Suite”e dönüşerek markanın özgür, sofistike ve modern Parizyen dünyasına ev sahipliği yaptı.
Paris’in zamansız zarafetini modern feminenlikle buluşturan Maje, yeni sezon hikayesini İstanbul’da özel bir deneyime dönüştürdü. Soho House İstanbul’un karakteristik mimarisiyle bütünleşen ve iki kata yayılan Maje Living Suite, koleksiyonun güçlü siluetlerini ve rafine detaylarını özgün bir sergileme kurgusuyla konuklarla buluşturdu. Moda, müzik ve tasarımın iç içe geçtiği davet, markanın yeni sezon estetiğini yansıtan özel bir buluşmaya sahne oldu. Bir Paris sarayının kapıları bu kez kendi kurallarını yazan Maje kadını için aralanıyor. Gece yarısı verilen room service siparişleri, spontane buluşmalar, uzayan sohbetler ve şehrin ritmine karışan anlar… “The Living Suite”, bir otel süitinin mahremiyetinden ilham alarak özgürlüğün, bireyselliğin ve zahmetsiz şıklığın ön planda olduğu bir yaşam biçimini yansıtıyor.

Bir Paris sarayının mahremiyetinden şehrin dinamik ritmine
Maje Sonbahar-Kış 2026–2027 koleksiyonu, özel anların kamusal bir şıklığa dönüştüğü, Paris saraylarının sofistike atmosferinden beslenen modern bir gardırop sunuyor. Mahremiyet ve gösteriş, rahatlık ve zarafet arasındaki incelikli karşıtlıklardan ilham alan koleksiyon, Parizyen stilin özgür ve kendinden emin tavrını yeniden yorumluyor. Koleksiyonun merkezinde güçlü dış giyim tasarımları yer alıyor. Yapay kürkler, zengin dokularıyla öne çıkan buklet ceketler, geniş yakalar ve keskin kesimli paltolar koleksiyona güçlü ve modern bir duruş kazandırıyor. Saten elbiseler ve iç giyimden ilham alan zarif tasarımlar ise feminenliği sofistike detaylarla buluşturarak gündüzden geceye uzanan şık bir stil anlayışı sunuyor.
Rafine terzilik anlayışı, sezonun öne çıkan tasarımlarında kendini gösteriyor. Çıkarılabilir bağlar, kemerler ve fiyonklar gibi modüler detaylar, parçaların farklı şekillerde yorumlanmasına olanak tanıyor. Geniş kesim denimler ve rahat pantolonlar zahmetsiz bir stil anlayışını yansıtırken, heykelsi blazer’lar ve geceye uyum sağlayan tasarımlar koleksiyonun güçlü karakterini tamamlıyor.


Dokuların ve kontrastların ön planda olduğu koleksiyonda saten, bouclé, deri ve dantel bir araya gelirken; taş işlemeler, kristal detaylar ve nakışlı aplikeler tasarımlara incelikli bir ışıltı katıyor. Pilili çantalar ve dikkat çekici aksesuarlar ise gündüzden geceye uzanan görünümlerin tamamlayıcı parçaları arasında yer alıyor.
Bu sezon Maje kadını; kendinden emin, meraklı, özgür ve şehirli bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Zarif ama cesur, teatral ama doğal… Gardırobu ise bir Paris otelinin zamansız atmosferi gibi, keşfedilmeyi ve farklı anlarda yeniden yorumlanmayı bekliyor.

Moda ve stil dünyasının önemli isimleri Maje davetinde buluştu
Moda, basın, sanat ve cemiyet dünyasından seçkin isimleri bir araya getiren davette, Maje’nin yeni sezon tasarımları da konukların stillerine yansıdı. Gülen Yelmen, Gözde Kahveci, Nursena Say, Eylül Aydın, Ecem Alsan, Tuana Yücel, Kübra Özel Çiftçi, Selin Yıldırımer ve Talya Nisari gibi isimlerin yer aldığı gecede, Sonbahar/Kış 2026–2027 koleksiyonunun güçlü siluetleri, dikkat çekici dokuları ve rafine detayları ön plana çıktı.
“The Living Suite” ile Maje, Parizyen zarafeti yalnızca bir stil kodu olarak değil, özgürlüğün ve bireyselliğin şekillendirdiği bir yaşam biçimi olarak yeniden yorumluyor.