Müzik ve moda uzun zamandır birbirinden ayrı düşünülemiyor. Özellikle bazı kadın sanatçılar sahne kimliklerini kıyafetleriyle de kuruyor. Giydikleri parçalar zamanla şarkıları kadar hatırlanıyor, hatta bazı görünümleri moda tarihinin parçası haline geliyor.
Rihanna’dan Cher’e, Dolly Parton’dan Beyoncé ve Jennifer Lopez’e uzanan bu isimlerin ortak noktası ise trendleri takip etmekten çok kendi stillerini yaratmaları. Kimi cesur seçimleriyle, kimi yıllardır değiştirmediği imzasıyla moda dünyasında kendine ayrı bir yer açıyor.
Rihanna’nın kuralları yıkan stili


Rihanna’nın moda yolculuğu, müzik kariyeriyle birlikte sürekli değişti. Kariyerinin ilk yıllarındaki klasik pop yıldızı görünümünden zamanla uzaklaştı. Sokak stilini yüksek modayla bir araya getirdi. Transparan parçalar, oversize silüetler ve beklenmedik kombinler onun stilinin önemli parçaları haline geldi. 2014’te CFDA tarafından Fashion Icon Award’a layık görülmesi de bu etkinin moda dünyasındaki karşılığını gösterdi.
Rihanna için moda sadece kırmızı halıda iyi görünmek anlamına gelmiyor. Riri, Fenty ile moda dünyasına attığı doğrudan adımın ardından hamilelik döneminde tercih ettiği cesur görünümler de yine çok konuşuldu. Rihanna’nın stilinde belirli kurallara uymak yerine kendi istediğini yapmak öne çıkıyor. Bu nedenle onun görünüşleri çoğu zaman yeni trendlerin başlangıcı oluyor.
Cher: Modanın sınırlarını yıllar önce zorlayan isim


Cher, bugün hala moda ikonları arasında anılıyorsa bunun önemli bir nedeni var: Döneminin çok ilerisinde görünmesi. Cher, 1960’lar ve 70’lerde sahneye çıktığında uzun saçları, vücudu saran elbiseleri ve cesur kostümleriyle dikkat çekti. Özellikle tasarımcı Bob Mackie ile yaptığı çalışmalar Cher’in sahne stilinin temelini oluşturdu. Transparan kumaşlar, ışıltılar ve gösterişli kostümler zamanla onun imzasına dönüştü.
Cher’in moda üzerindeki etkisi yalnızca kendi döneminde kalmadı. Bugün birçok genç sanatçı onun eski görünümlerinden ilham alıyor. 1974 Met Gala’da giydiği transparan ve tüylü elbise hala en çok hatırlanan moda anlarından biri. Cher’in yaptığı şey aslında modanın yıllar sonra cesur kabul edeceği birçok fikri daha önce denemekti. Bu yüzden stili dönemsel bir trendden çok kalıcı bir referans olarak görülüyor.
Dolly Parton ve ışıltının gücü


Dolly Parton’ın stilini birkaç kelimeyle anlatmak gerekirse akla hemen payetler, kristaller, yüksek topuklar ve büyük saçlar geliyor. Parton, yıllardır bu görünümden vazgeçmedi, aksine onu kendi kimliğinin en önemli parçalarından biri haline getirdi. Gösterişli kıyafetleri, Dolly Parton’ın sahne personasının doğal bir devamı gibi görünüyordu.
Parton’ın moda anlayışını kendine has kılan ise trendlerle fazla ilgilenmemesi. Kendi görünümünü yaratıyor ve bunun arkasında duruyor. Dolly Parton, 2023’te yayımlanan Behind the Seams: My Life in Rhinestones kitabında da hayatını kıyafetleri üzerinden anlatmıştı. Onun stilinde sadelikten çok kişiliğin ön planda olduğunu görmek mümkün. Büyük, parlak ve dikkat çekici parçalar seçmesi de tam olarak bu yüzden yıllar içinde bir imzaya dönüştü.
Beyoncé: Sahne kostümünden kültürel ifadeye


@beyonce & @destinyschild
Beyoncé’nin moda anlayışı da kariyeri boyunca büyük bir değişim geçirdi. Destiny’s Child döneminde giydiği sahne kostümlerinden bugün büyük moda evleriyle yaptığı iş birliklerine kadar uzanan bir süreçten söz ediyoruz. Annesi Tina Knowles’ın hazırladığı kostümler, grubun ilk dönem görsel kimliğinin önemli bir parçasıydı. Beyoncé ilerleyen yıllarda bu anlayışı kendi solo kariyerine taşıdı. 2016’da CFDA Fashion Icon Award’ı alması da bunun bir göstergesi oldu.
Beyoncé için moda, albümlerinin ve sahne şovlarının da bir parçası. Beyonce, özellikle son yıllarda siyahi tasarımcıları desteklemesi ve farklı kültürel referansları kıyafetlerine taşımasıyla dikkat çekiyor. Renaissance döneminde kullandığı metalik görünümler ve özel tasarımlar da albümün genel estetiğini tamamladı. Onun stilinde kıyafet, müzikten bağımsız bir detay olmaktan çıkıp anlatının bir parçasına dönüşüyor.
Jennifer Lopez’in unutulmayan moda anları


@jlo & @datewithversace
Jennifer Lopez denildiğinde akla gelen ilk moda anlarından biri şüphesiz yeşil Versace elbisesi. Lopez bu elbiseyi 2000 yılında Grammy Ödülleri’nde giydiğinde görünüm kısa sürede gecenin en çok konuşulan anlarından biri olmuştu. Düşük yakalı ve transparan elbise, Lopez’in moda kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından birine dönüştü. Yıllar sonra Google Görseller’in ortaya çıkış hikayesinde bile bu elbisenin adı geçti.
Ancak J.Lo’nun moda ikonu olmasını yalnızca bu elbiseye bağlamak eksik kalır. Sahne kostümleri, kırmızı halı seçimleri ve günlük stilinde kullandığı vücuda oturan silüetler yıllar içinde Jennifer Lopez imzası oldu. 2019’da Versace’nin podyumunda yeşil elbisenin yeni versiyonunu giymesi de eski bir moda anını yeniden gündeme taşıdı. Lopez’in stilinin en güçlü tarafı ise yıllar geçse de kendine ait çizgiyi koruması.
Fotoğraf: @datewithversace